tabur ile cümle

tabur kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ben-Gurion 1918 yılında İngiliz ordusuna bağlı Yahudi Lejyonu'nun 38. Tabur'una katıldı.1918 trat Ben-Gurion in die Jüdische Legion der britischen Armee ein.
Daha sonra aynı alayda tabur komutanı oldu.Später wurde er im selben Regiment Bataillonskommandeur.
27. Alay’ın 2. Tabur'u, geniş bir cephede yayılmış bulunmaktaydı.Die Überquerung der indischen 7. Division erfolgte auf breiter Front.
Taburun diğer bölüğü Kırmızısırt’a taarruz etmiştir.Das verbleibende Trio nahm Red auf.
XI. Uluslararası Tugay ve bu tugaya bağlı bir tabur Ernst Thälmann Taburu olarak adlandırıldı.Die XI. Internationale Brigade und ein ihr untergliedertes Bataillon benannten sich nach Ernst Thälmann.
Bu hedef için 25 piyade taburu, 37 süvari birimi ve 120 topçudan oluşan bir kuvveti ayırmışlardı.Die Russen griffen mit 25 Infanteriebataillonen, 37 Kavallerieeinheiten und 120 Artilleriegeschützen an.
1917 yılında yaralandıktan sonra tıbbi gerekçelerle taburcu edildi.Nach einer Verwundung im Jahre 1917 wurde er für dienstuntauglich erklärt.
Millwood taburcu edilmiş ancak görünüşe göre 31 Mart 1888 yılında doğal sebeplerden 38 yaşında ölmüştür.Sie wurde aus dem Krankenhaus entlassen, starb aber am 31. März 1888 eines natürlichen Todes.
Ağır tank taburu (Almanya) 506.Panzer-Brigade sowie die schwere Panzer-Abteilung 506.
Bu taburlardan 117.117 Tabellen.
Şu anda 3 Ranger taburu bulunmaktadır.Zurzeit sind 3 Herrenmannschaften gemeldet.
Karadaki taburlar zor durumda kalmıştır.Die Möbel Union geht schweren Zeiten entgegen.
Yirmi iki saat boyunca insanlar ve hayvanlar oradan taburcu edildi.Innerhalb von zwei Stunden wurden etwa 15 Männer und Jungen abtransportiert.
Böylece 25 Nisan akşamı Seddülbahir Cephesi’nde 12 İngiliz taburuna karşı 5 Osmanlı taburu mevzi almıştır.Am 25. April wurden im Stollen 12 Miniergeräusche des Feindes vernommen.
Nisan 1935'te SS-Verfügungstruppe'e geçerek 2. SS Alayı 2. Taburu komutanlığına getirildi.Am 3. April 1945 näherte sich von Süden her die 2. US-Panzerdivision.
Tank Avcıları Taburu.Aufgestellte Bataillone der Jägertruppe.
Daha sonra bir tabur 23 araçtan oluşturuldu.Zusätzlich wurde eine Option für den Bau von 83 weiteren Fahrzeugen vereinbart.
Initially, 65 tankette taburu bulunuyordu.Ursprünglich hatte das Dakota 65 Suiten.
Ertesi gün taburcu oldu.Am folgenden Tag erfolgte der Abbruch des Langhauses.
Saat 21.40'ta karadan bir Piyade Taburu bölgeye geldi ve köprü ele geçirildi.Um 21:00 Uhr kam der Kapitän auf die Brücke, der Rudergänger wurde abgelöst.
Fakat toplar seyyar değildi; tüfekli piyade taburlarının prestiji düşüktü.Ohne einen Schuss abzugeben, drang die schwedische Infanterie voran.
Panzergrenadier Alayı (üç taburlu) 433.Bombenfliegerregiment (733.
Tümen emrinde ayrıca iki topçu taburu vardır.Auf dem Wappen der Mannschaft befinden sich zwei gekreuzte Artillerie Kanonen.
Tabur Leningrad'a ulaştı ve hemen savaş için konuşlandırıldı.Kurz darauf wurde er zum Militär eingezogen und nach Leningrad abkommandiert.
Her Abteilung/Taburda 30 Nashorn aracı bulunuyordu.Chaque bataillon était équipé de 30 Nashorn.
Daha sonra aynı alayda tabur komutanı oldu.Il devient plus tard commandant de bataillon dans le même régiment.
1793'e gelindiğinde Landes gönüllüleri 4e tabur komutanı oldu.Au début de 1793 il est au 4e bataillon de volontaires des Landes.
Waffen-SS'nin "Das Reich" taburuna komuta etti.Division « Das Reich » de la Waffen-SS.
Karadaki taburlar zor durumda kalmıştır.Les barbiers se retrouvent dans une position difficile.
Şu anda 3 Ranger taburu bulunmaktadır.Il a actuellement 3 bataillons actifs.
Bu taburlara en seçkin birlikler gözüyle bakılmıştır.Nous voulons seulement les meilleurs combattants.
Taburlar doğrudan tugaylara veya tümenlere bölünme birliklerine bağlıdır.Les bataillons sont directement subordonnés aux brigades ou divisions de troupes divisionnaires.
Ağır Tank Taburu da bulunmaktadır.Il y a aussi un bataillon anti-chars.
Bölük ve tabur komutanlarının tanklarında genellikle ek bir telsiz vardır.Le commandement de la compagnie ou du bataillon est généralement équipé d'une radio supplémentaire.
1942 yılında piyade taburları kendilerine ait altı adet tanksavar topuyla donatılmış müfrezelere kavuştu.À partir de 1942, chaque bataillon d'infanterie reçut son propre peloton de 6 canons anti-char.
Ayrıca oluşturulan tabur halk arasında "Pehlivan taburu" olarak da biliniyordu.Son bataillon était connu comme « Bataillon des combattants » parmi le peuple.
Her tabur 500 ila 1000 arasında jandarma barındırır.Chaque commando compte entre 500 et 1 000 hommes.
Ağır tank taburu (Almanya) 502.Kompanie (2./schwere Panzer-Abteilung 502).
Tank Avcıları Taburu.Bataillon des chasseurs de la Garde.
Bir tabur haricinde bütün birimleri tugay içerisindedir.Toutes les unités à l'exception de l'infanterie sont mises sur transport.
Taburun %71'i zayiata uğradı.Elles ont shooté à 71 % de réussite.
1911'de Annecy'deki Chasseurs Alpinler 11. Taburunun komutası verildi.En 1939, le 11e bataillon de chasseurs alpins fut mis en garnison dans la vallée.
Yaklaşık 36 kişi hafif yaralanmalardan hastaneye kaldırılmış; aynı gün çoğu hasta taburcu edilmiştir.Environ 36 personnes ont été traitées pour des blessures légères à modérées, la plupart de façon ambulante.
Tümen emrinde ayrıca iki topçu taburu vardır.À sa base nous trouvons deux archères-canonnières.
1942'de Erzurum Müstahkem Mevkii İstihkam Taburu Bölük Komutanlığı'na atandı ve bir bomba kazasında yaralandı.En 1942, il rejoignit le commandement d'Erzurum et fut grièvement blessé par une bombe.
Alay İkinci Tabur Komutanlığı'na atandı.Il est remplacé par le commandant du 2e bataillon.
Tedavi için hastaneye götürüldü ve bir sonraki gün taburcu edildi.Il l'avait amenée à l'hôpital et elle était décédée le lendemain.
Mayıs ayında taburcu edildi.Il est libéré en mai.
Piyade Alayı’nın 1. Taburu, 10 Ocak muharebelerine katılabilmiştir.Impressionnées par les capacités du 1er escadron, elles rejoignirent la Belle Verte.
Aile bir masa çevresindeki taburelerde oturarak birlikte yerdi.Il est l'occasion de se retrouver en famille autour de la table.
Sınavlarda, yıllık teftişlerde ve Cuma sabahı divan taburlarında giyilirdi.Lors des essais libres du vendredi matin.
Diğer iki taburun kaybı ise 766’dır.Le nombre total de joueurs a été de 766.
Oluşumu: Piyade: Altı alay ve altı tüfek taburu.Opérateurs radio : 6 soldats avec fusils.
Gürcü Taburu, ilk gün 400 Nazi askerini öldürdü.En tout, quatorze Huelgoatains ont été sauvagement abattus par les soldats nazis ce jour-là.
19 Haziran 1940'ta taburcu edildi.Elle fut dissoute le 11 juin 1940.
15 Mart - Alman taburları Çekoslovakya'ya doğru yola çıktı.15 mars : l'Allemagne occupe la Tchécoslovaquie.
Üç taburu bulunmaktaydı.Elle disposait de trois usines.
İstihkam taburları genelde aşağıdaki gibi teşkillenmiştir.La diffusion se fait, comme d'habitude, en direct.
Sonraki, kondansatör sabit akım deşarj bir İdischarge ile taburcu olması gerekiyor.Le caissier doit alors encaisser la facture, dans une caisse protégée contre l'effraction.
Neredeyse tüm bakım işleri merdiven veya tabure bile kullanılmadan yapılabiliyordu.Casi todas las tareas de mantenimiento se podían realizar sin utilizar una escalera o taburete.

İlgili Sayfalar