tabur ile cümle
tabur kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Çünkü ben o hastaneden taburcu olacağımı bilmiyordum.Nevěděl jsem, že mě kvůli tomu z nemocnice propustí.
Çünkü ben o hastaneden taburcu olacağımı bilmiyordum.Nie wiedziałem, że przez to zostanę wypisany ze szpitala.
Çünkü ben o hastaneden taburcu olacağımı bilmiyordum.Nu stiam ca voi fi eliberat din spital din cauza acestui lucru.
Çünkü ben o hastaneden taburcu olacağımı bilmiyordum.Δεν ήξερα ότι θα με απάλλασσαν από το νοσοκομείο εξαιτίας αυτού.
Çünkü ben o hastaneden taburcu olacağımı bilmiyordum.Не думаю, меня как раз из-за этого выгнали.
Çünkü taburunuzun bir kısmı ishalse, savaş alanında o kadar da etkili olmayacaklardır.Denn mit Durchfall sind die Truppen nicht so wirklich effektiv auf dem Schlachtfeld.
Çünkü taburunuzun bir kısmı ishalse, savaş alanında o kadar da etkili olmayacaklardır.Eftersom, ifall dina trupper får diarré, är de inte lika effektiva på slagfältet.
Çünkü taburunuzun bir kısmı ishalse, savaş alanında o kadar da etkili olmayacaklardır.왜냐하면 병사들 중 일부라도 설사에 걸리면 전장에서의 전투력이 떨어지기 때문입니다.
Çünkü taburunuzun bir kısmı ishalse, savaş alanında o kadar da etkili olmayacaklardır.Mert ha a katonáid egy részének megy a hasa, nem annyira hasznosak a csatatéren.
Çünkü taburunuzun bir kısmı ishalse, savaş alanında o kadar da etkili olmayacaklardır.Parce que si certains de vos soldats ont la diarrhée ils ne sont pas si efficaces sur le champ de bataille.
Çünkü taburunuzun bir kısmı ishalse, savaş alanında o kadar da etkili olmayacaklardır.Pentru că dacă trupele tale fac diaree nu mai sunt aşa de eficace pe câmpul de luptă.
Çünkü taburunuzun bir kısmı ishalse, savaş alanında o kadar da etkili olmayacaklardır.Perché se alcune delle tue truppe contraggono la diarrea, non sono più efficienti sul campo di battaglia.
Çünkü taburunuzun bir kısmı ishalse, savaş alanında o kadar da etkili olmayacaklardır.Ponieważ, jeśli niektóre z twoich oddziałów zapadną na biegunkę, ich skuteczność na polu walki osłabnie.
Çünkü taburunuzun bir kısmı ishalse, savaş alanında o kadar da etkili olmayacaklardır.Porque si algunas de sus tropas tenían diarrea no eran tan efectivos en el campo de batalla.
Çünkü taburunuzun bir kısmı ishalse, savaş alanında o kadar da etkili olmayacaklardır.Want als je troepen diarree krijgen, zijn ze lang niet zo effectief op het slagveld.
Çünkü taburunuzun bir kısmı ishalse, savaş alanında o kadar da etkili olmayacaklardır.Защото, ако някои от войниците ти получат диария, не са толкова ефективни на бойното поле.
Çünkü taburunuzun bir kısmı ishalse, savaş alanında o kadar da etkili olmayacaklardır.Потому что если у кого-то из вашего войска диарея, оно не столь эффективно на поле боя.
Çünkü taburunuzun bir kısmı ishalse, savaş alanında o kadar da etkili olmayacaklardır.מכיוון שאם חלק מכוחותיך סובלים משלשול, הם לא אפקטיביים בשדה הקרב
Çünkü taburunuzun bir kısmı ishalse, savaş alanında o kadar da etkili olmayacaklardır.لأنه إذا أصيب بعض جنودك بالإسهال فإنهم لم يكونوا بتلك الفاعلية في ساحة المعركة.
Çünkü taburunuzun bir kısmı ishalse, savaş alanında o kadar da etkili olmayacaklardır.効果的に戦えません 胸の鎧 装甲は ローマのとても優れた戦略の一部ですが
Fakat siz artık çalışmaya başladınız. Çünkü ben o hastaneden taburcu olacağımı bilmiyordum.Tôi không biết mình sẽ ra khỏi Viện vì việc đó.
İlk tabur komutanlarımdan biri,18ヶ月間勤めたのですが
İlk tabur komutanlarımdan biri,제가 모시던 대대장 한 분이 있는데요.
İlk tabur komutanlarımdan biri,Một trong những tiểu đoàn trưởng đầu tiên của tôi,
İlk tabur komutanlarımdan biri,Uno dei primi comandanti di battaglione,
İlk tabur komutanlarımdan biri,אחד מהמג"דים הראשונים שלי,
İlk tabur komutanlarımdan biri,ان قائد كتيبتي الاولى
Matthew bebek dört gün hastahanede kaldıktan sonra, sonunda taburcu edildi.Baby Matthew bracht vier dagen in het ziekenhuis door en werd uiteindelijk ontslagen.
Matthew bebek dört gün hastahanede kaldıktan sonra, sonunda taburcu edildi.Bayi Matthew menghabiskan waktu empat hari di rumah sakit dan akhirnya dipulangkan.
Matthew bebek dört gün hastahanede kaldıktan sonra, sonunda taburcu edildi.El bebé Matthew pasó cuatro días en el hospital y finalmente fue dado de alta.
Matthew bebek dört gün hastahanede kaldıktan sonra, sonunda taburcu edildi.Mały Matthew spędził cztery dni w szpitalu i ostatecznie został wypuszczony.
Matthew bebek dört gün hastahanede kaldıktan sonra, sonunda taburcu edildi.Matthew verbrachte vier Tage im Krankenhaus und wurde schließlich entlassen.
Matthew bebek dört gün hastahanede kaldıktan sonra, sonunda taburcu edildi.O bebê Matthew passou quatro dias no hospital e depois recebeu alta.
Muhtemelen daha öncede taburcu olan bir arkadaşına hoşçakal demek zorunda kaldı.Yine de oda üzüldü.Có lẽ cậu bé đã từng tạm biệt một người bạn được xuất viện trước đó, mặc dù cậu bé cũng rất buồn.
Muhtemelen daha öncede taburcu olan bir arkadaşına hoşçakal demek zorunda kaldı.Yine de oda üzüldü.Dia mungkin harus mengatakan selamat tingal pada teman yang pertama kali dia habiskan waktu bersama.
Muhtemelen daha öncede taburcu olan bir arkadaşına hoşçakal demek zorunda kaldı.Yine de oda üzüldü.Han har trodligen sagt farväl till en vän som har blivit utskriven innan förut. Även om han är ledsen också.
Muhtemelen daha öncede taburcu olan bir arkadaşına hoşçakal demek zorunda kaldı.Yine de oda üzüldü.Il a du dire au revoir à un ami qui est sorti de l'hôpital avant. Il doit être très triste.
Muhtemelen daha öncede taburcu olan bir arkadaşına hoşçakal demek zorunda kaldı.Yine de oda üzüldü.Pewnie wielokrotnie już musiał się żegnać z dziećmi, które były wypisywane
Muhtemelen daha öncede taburcu olan bir arkadaşına hoşçakal demek zorunda kaldı.Yine de oda üzüldü.Pravdepodobne sa už musel rozlúčiť s mnohými kamarátmi, ktorí sa vyliečili.
Muhtemelen daha öncede taburcu olan bir arkadaşına hoşçakal demek zorunda kaldı.Yine de oda üzüldü.Probabilmente ha già detto addio a qualcuno che è stato dimesso prima di lui. Ciononostante pure lui è triste.
Muhtemelen daha öncede taburcu olan bir arkadaşına hoşçakal demek zorunda kaldı.Yine de oda üzüldü.Ему, наверное, часто приходилось прощаться с друзьями, которых выписывали. Хоть ему и было грустно.
Muhtemelen daha öncede taburcu olan bir arkadaşına hoşçakal demek zorunda kaldı.Yine de oda üzüldü.غالباً كان يجب عليه توديع صديق قد غادر المستشفى قبله، بالرغم من انه حزين جداً..
Muhtemelen daha öncede taburcu olan bir arkadaşına hoşçakal demek zorunda kaldı.Yine de oda üzüldü.ウンジョ出発するぞ
Onlar Pavlusu öldürmeye çalışırken, bütün Yeruşalimin karıştığı haberi Roma taburunun komutanına ulaştı.A gdy się starali, jakoby go zabili, dano znać hetmanowi wojska, iż się wzruszyło wszystko Jeruzalem.
Onlar Pavlusu öldürmeye çalışırken, bütün Yeruşalimin karıştığı haberi Roma taburunun komutanına ulaştı.A když jej chtěli zamordovati, povědíno hejtmanu vojska, že se bouří všecken Jeruzalém.
Onlar Pavlusu öldürmeye çalışırken, bütün Yeruşalimin karıştığı haberi Roma taburunun komutanına ulaştı.A kým ho hľadali zabiť, prišla hore tisícnikovi pluku zpráva, že sa vzbúril celý Jeruzalem.
Onlar Pavlusu öldürmeye çalışırken, bütün Yeruşalimin karıştığı haberi Roma taburunun komutanına ulaştı.Chúng đương tìm phương giết người , thì tiếng đồn đến quan quản_cơ rằng cả thành Giê-ru-sa lem-đều xôn_xao .
Onlar Pavlusu öldürmeye çalışırken, bütün Yeruşalimin karıştığı haberi Roma taburunun komutanına ulaştı.Chúng đương tìm phương giết người, thì tiếng đồn đến quan quản cơ rằng cả thành Giê-ru-sa lem-đều xôn xao.
Onlar Pavlusu öldürmeye çalışırken, bütün Yeruşalimin karıştığı haberi Roma taburunun komutanına ulaştı.Comme ils cherchaient à le tuer, le bruit vint au tribun de la cohorte que tout Jérusalem était en confusion.
Onlar Pavlusu öldürmeye çalışırken, bütün Yeruşalimin karıştığı haberi Roma taburunun komutanına ulaştı.E, procurando eles matá-lo, chegou ao comandante da coorte o aviso de que Jerusalém estava toda em confusão;
Onlar Pavlusu öldürmeye çalışırken, bütün Yeruşalimin karıştığı haberi Roma taburunun komutanına ulaştı.Ja kun he tahtoivat hänet tappaa, sai sotaväenosaston päällikkö sanan, että koko Jerusalem oli kuohuksissa.
Onlar Pavlusu öldürmeye çalışırken, bütün Yeruşalimin karıştığı haberi Roma taburunun komutanına ulaştı.저희가 그를 죽이려 할 때에 온 예루살렘의 요란하다는 소문이 군대의 천부장에게 들리매
Onlar Pavlusu öldürmeye çalışırken, bütün Yeruşalimin karıştığı haberi Roma taburunun komutanına ulaştı.Ko so ga pa že hoteli umoriti, pride glas do tisočnika vojaške trume, da se je vzdignil ves Jeruzalem.
Onlar Pavlusu öldürmeye çalışırken, bütün Yeruşalimin karıştığı haberi Roma taburunun komutanına ulaştı.Mientras ellos procuraban matarle, llegó aviso al tribuno de la compañía que toda Jerusalén estaba alborotada
Onlar Pavlusu öldürmeye çalışırken, bütün Yeruşalimin karıştığı haberi Roma taburunun komutanına ulaştı.Mikor pedig meg akarák õt ölni, feljuta a hír a sereg ezredeséhez, hogy az egész Jeruzsálem felzendült.
Onlar Pavlusu öldürmeye çalışırken, bütün Yeruşalimin karıştığı haberi Roma taburunun komutanına ulaştı.Pe cînd cercau să -l omoare, s'a dus vestea la căpitanul oastei că tot Ierusalimul s'a turburat.
Onlar Pavlusu öldürmeye çalışırken, bütün Yeruşalimin karıştığı haberi Roma taburunun komutanına ulaştı.Когда же они хотели убить его, до тысяченачальника полка дошла весть, что весь Иерусалим возмутился.
Onlar Pavlusu öldürmeye çalışırken, bütün Yeruşalimin karıştığı haberi Roma taburunun komutanına ulaştı.Та, як хотїли вбити його, дойшла вістка до тисячника роти, що ввесь Єрусалим збунтував ся.
Onlar Pavlusu öldürmeye çalışırken, bütün Yeruşalimin karıştığı haberi Roma taburunun komutanına ulaştı.והמה מבקשים להמיתו והשמועה באה אל שר האלף של הגדוד כי כל ירושלים נבוכה׃
Onlar Pavlusu öldürmeye çalışırken, bütün Yeruşalimin karıştığı haberi Roma taburunun komutanına ulaştı.وبينما هم يطلبون ان يقتلوه نما خبر الى امير الكتيبة ان اورشليم كلها اضطربت.