tabur ile cümle

tabur kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ben Muhafız Taburundan Gamelon.Det här är Gamelan.
Ben Muhafız Taburundan Gamelon.Fala Gamelan, do Batalhão Sovereign.
Ben Muhafız Taburundan Gamelon.Gamelan z trzeciego batalionu.
Ben Muhafız Taburundan Gamelon.Qui è Gamelan, del Battaglione Sovrano.
Ben Muhafız Taburundan Gamelon.Γκάμελαν, Διοικητικό Τάγμα.
Ben Muhafız Taburundan Gamelon.Говорит Гамелан из независимого батальона.
Böylece taburcu kağıtlarını imzaladım, ve bir ambülans geldi, onu evine götürmek için acil personeli geldi.Así fue que firmé el alta, y la ambulancia junto con los paramédicos la llevaron a su casa.
Böylece taburcu kağıtlarını imzaladım, ve bir ambülans geldi, onu evine götürmek için acil personeli geldi.Assim, assinei os papéis da alta e uma ambulância veio e os paramédicos levaram-se para casa.
Böylece taburcu kağıtlarını imzaladım, ve bir ambülans geldi, onu evine götürmek için acil personeli geldi.A tak som podpísal prepúšťaciu správu, došla sanitka a odviezla ju domov.
Böylece taburcu kağıtlarını imzaladım, ve bir ambülans geldi, onu evine götürmek için acil personeli geldi.Donc j'ai signé les formulaires, et une ambulance est arrivée, et les ambulanciers sont venus la chercher.
Böylece taburcu kağıtlarını imzaladım, ve bir ambülans geldi, onu evine götürmek için acil personeli geldi.Dus ik tekende de ontslagpapieren, en de ambulance kwam om haar naar huis te brengen.
Böylece taburcu kağıtlarını imzaladım, ve bir ambülans geldi, onu evine götürmek için acil personeli geldi.그래서 전 퇴원 허가서에 서명을 했고 구급차가 와서 응급구조요원들이 그녀를 집으로 데려다 줬죠.
Böylece taburcu kağıtlarını imzaladım, ve bir ambülans geldi, onu evine götürmek için acil personeli geldi.Podpisałem więc wypis ze szpitala i podjechała karetka z sanitariuszami, by zabrać ją do domu.
Böylece taburcu kağıtlarını imzaladım, ve bir ambülans geldi, onu evine götürmek için acil personeli geldi.Tak jsem podepsal propouštěcí formuláře, a sanitka přijela, a odvezli ji domů.
Böylece taburcu kağıtlarını imzaladım, ve bir ambülans geldi, onu evine götürmek için acil personeli geldi.Thế là tôi kí giấy tờ xuất viện, và xe cứu thương tới, y sĩ đưa bà về nhà.
Böylece taburcu kağıtlarını imzaladım, ve bir ambülans geldi, onu evine götürmek için acil personeli geldi.Οπότε υπέγραψα το εξιτήριο, και ήρθε ένα νοσοκομειακό όχημα με τους τραυματιοφορείς να την πάνε σπίτι.
Böylece taburcu kağıtlarını imzaladım, ve bir ambülans geldi, onu evine götürmek için acil personeli geldi.Подписах документите за изписване, линейката дойде и парамедиците я отведоха в къщи.
Böylece taburcu kağıtlarını imzaladım, ve bir ambülans geldi, onu evine götürmek için acil personeli geldi.Я виписав її, приїхала швидка і парамедики забрали її додому.
Böylece taburcu kağıtlarını imzaladım, ve bir ambülans geldi, onu evine götürmek için acil personeli geldi.Я подписал бумаги о выписке, приехала скорая, и медицинские работники увезли её домой.
Böylece taburcu kağıtlarını imzaladım, ve bir ambülans geldi, onu evine götürmek için acil personeli geldi.אז חתמתי על מסמכי השיחרור, הגיע אמבולנס, באו פרמדיקים כדי לקחתה הביתה.
Böylece taburcu kağıtlarını imzaladım, ve bir ambülans geldi, onu evine götürmek için acil personeli geldi.بهذا قمت بتوقيع اوراق الخروج, وجاءت سيارت الاسعاف, المسعفين واخذوها لمنزلها.
Böylece taburcu kağıtlarını imzaladım, ve bir ambülans geldi, onu evine götürmek için acil personeli geldi.救急車が着くと 救急隊員が来て彼女を帰しました 私は病棟の仕事に戻りました
Bunu taburenin üç ayađý olarak adlandýrýrýz.Nazýváme to tři nohy stoličky.
Bunu taburenin üç ayađý olarak adlandýrýrýz.Ми називаємо це "три ніжки стільця".
Bunu taburenin üç ayađý olarak adlandýrýrýz.Наричаме ги трите крака на стола
Burası 3. Muhafız Taburu.Al habla el tercer batallón soberano.
Burası 3. Muhafız Taburu.Det här är tredje bataljonen.
Burası 3. Muhafız Taburu.Dette er tredje bataljon.
Burası 3. Muhafız Taburu.Fala o 3.º Batalhão Sovereign.
Burası 3. Muhafız Taburu.Questo è il terzo Battaglione Sovrano.
Burası 3. Muhafız Taburu.Täällä kolmas pataljoona.
Burası 3. Muhafız Taburu.Tu trzeci batalion.
Burası 3. Muhafız Taburu.Τρίτο Διοικητικό Τάγμα καλεί.
Burası 3. Muhafız Taburu.Говорит Третий независимый батальон.
Buraya bir bölük... hayır, koca bir tabur sığar.Aquí cabría una compañía... no, un batallón entero.
Buraya bir bölük... hayır, koca bir tabur sığar.C'è posto per un reggimento qui. Anzi, per un battaglione intero.
Buraya bir bölük... hayır, koca bir tabur sığar.Her er der plads til et kompagni eller en hel bataljon.
Buraya bir bölük... hayır, koca bir tabur sığar.Man får plats med ett kompani eller en hel bataljon här.
Buraya bir bölük... hayır, koca bir tabur sığar.Mogłaby tu pani pomieścić kompanię... nie, cały batalion.
Buraya bir bölük... hayır, koca bir tabur sığar.Se reuníssemos aqui uma companhia... Não, um batalhão inteiro.
Buraya bir bölük... hayır, koca bir tabur sığar.Tänne mahtuisi koko komppania tai pataljoona.
Buraya bir bölük... hayır, koca bir tabur sığar.Χωράει ένας λόχος εδώ μέσα. Όχι, ολόκληρο τάγμα!
Buraya bir bölük... hayır, koca bir tabur sığar.Здесь можно разместить роту... нет, целый батальон.
Çıkan kum fırtınasında taburunun yarısı ölmüş.½ jego batalionu została zmieciona przez burzę piaskową.
Çıkan kum fırtınasında taburunun yarısı ölmüş.Die Hälfte seines Batallions wurde von Sandstürmen ausgeschaltet.
Çıkan kum fırtınasında taburunun yarısı ölmüş.Jumătate din batalionul său s-a pierdut în furtuna de nisip.
Çıkan kum fırtınasında taburunun yarısı ölmüş.모래 폭풍으로 대대 절반이 사망합니다
Çıkan kum fırtınasında taburunun yarısı ölmüş.La mitad de su batallón fue aniquilado en una tormenta de arena.
Çıkan kum fırtınasında taburunun yarısı ölmüş.La moitié de son bataillon a été détruit lors d'une tempête de sable.
Çıkan kum fırtınasında taburunun yarısı ölmüş.Metà del suo esercito fu spazzato via dalle tempeste di sabbia.
Çıkan kum fırtınasında taburunun yarısı ölmüş.Polovica jeho armády zahynula v púštnej búrke.
Çıkan kum fırtınasında taburunun yarısı ölmüş.Ο μισός του στρατός εξολοθρεύτηκε από την αμμοθύελλα.
Çıkan kum fırtınasında taburunun yarısı ölmüş.Половината от батальона му загинал в пясъчната буря.
Çıkan kum fırtınasında taburunun yarısı ölmüş.חצי מהגדוד שלו נעלם בסופת החול
Çıkan kum fırtınasında taburunun yarısı ölmüş.نصف كتيبته كانت تتنزه في عاصفة رملية.
Çıkan kum fırtınasında taburunun yarısı ölmüş.神話によると、大王は神のお告げに拝謁し
Çünkü ben o hastaneden taburcu olacağımı bilmiyordum.Aber ich wusste nicht, dass ich deswegen aus dem Krankenhaus entlassen werden würde.
Çünkü ben o hastaneden taburcu olacağımı bilmiyordum.Je ne savais pas que je sortirais de l'hôpital pour cette raison.
Çünkü ben o hastaneden taburcu olacağımı bilmiyordum.Ma io non sapevo che sarei uscito dall'ospedale per questo. Ah, André!
Çünkü ben o hastaneden taburcu olacağımı bilmiyordum.Nem tudtam, hogy ezért már nem maradhatok a kórházban.

İlgili Sayfalar