tabur ile cümle
tabur kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Ağır yaralı olarak gelmiş, ama Korgeneral Raven ziyaretine gelince hemen iyileşmiş ve taburcu edilmiş.Han blev indlagt med kvæstelser, men efter Ravens besøg - - kom han sig straks.
Ağır yaralı olarak gelmiş, ama Korgeneral Raven ziyaretine gelince hemen iyileşmiş ve taburcu edilmiş.Han las in med svåra skador men efter Ravens besök- -återhämtade han sig direkt.
Ağır yaralı olarak gelmiş, ama Korgeneral Raven ziyaretine gelince hemen iyileşmiş ve taburcu edilmiş.Kimblee oli loukkaantunut, mutta kun Raven kävi- -hän toipui heti ja pääsi pois.
Ağır yaralı olarak gelmiş, ama Korgeneral Raven ziyaretine gelince hemen iyileşmiş ve taburcu edilmiş.Εισήχθη με σοβαρά τραύματα, αλλά μετά την επίσκεψη του Ρέιβεν, ανέρρωσε αμέσως και πήρε εξιτήριο.
Ağır yaralı olarak gelmiş, ama Korgeneral Raven ziyaretine gelince hemen iyileşmiş ve taburcu edilmiş.Она сказала, он был тяжело ранен, но после посещения генерала Рейвена он сразу поправился, и его выписали.
Ancak sonrasında Ulusal Meclis oraya bazı taburlar gönderdi.Aber dann sandte die Nationalversammlung einige Truppen.
Ancak sonrasında Ulusal Meclis oraya bazı taburlar gönderdi.Ale poté vyslalo Národní shromáždění vojenské jednotky.
Ancak sonrasında Ulusal Meclis oraya bazı taburlar gönderdi.Ale wtedy, Zgromadzenie Narodowe wysłało oddziały żołnierzy.
Ancak sonrasında Ulusal Meclis oraya bazı taburlar gönderdi.Dar apoi, Adunarea Nationala a trimis trupe de soldati.
Ancak sonrasında Ulusal Meclis oraya bazı taburlar gönderdi. İşler çirkinleşti.Pero entonces, la asamblea nacional mandó algunas tropas y las cosas se pusieron feas
Ancak sonrasında Ulusal Meclis oraya bazı taburlar gönderdi. İşler çirkinleşti.Но тогава Националното събрание изпраща войска и нещата загрубяват.
Ancak sonrasında Ulusal Meclis oraya bazı taburlar gönderdi.그런데 그 때 프랑스 국민 의회가 몇 몇 군대를 보내왔습니다
Ancak sonrasında Ulusal Meclis oraya bazı taburlar gönderdi.Mais alors, l'Assemblée nationale a envoyé des troupes et les choses ont très mal tourné.
Ancak sonrasında Ulusal Meclis oraya bazı taburlar gönderdi.Ma poi, l'Assemblea Nazionale ha mandato delle truppe.
Ancak sonrasında Ulusal Meclis oraya bazı taburlar gönderdi.Mas, em seguida, a Assembleia Nacional enviou algumas tropas.
Ancak sonrasında Ulusal Meclis oraya bazı taburlar gönderdi.Але тоді, Національна Асамблея послала воїнів.
Ancak sonrasında Ulusal Meclis oraya bazı taburlar gönderdi.و لكن وقتها أرسلت الجمعية القومية بعض الجيوش.
Ancak sonrasında Ulusal Meclis oraya bazı taburlar gönderdi.そうすると、事態はやっかいなことになる。
Askerler İsayı, Pretorium denilen vali konağına götürüp bütün taburu topladılar.Allora i soldati lo condussero dentro il cortile, cioè nel pretorio, e convocarono tutta la coorte
Askerler İsayı, Pretorium denilen vali konağına götürüp bütün taburu topladılar.A vitézek pedig elvivék õt az udvar belsõ részébe, a mi az õrház; és összehívák az egész csapatot.
Askerler İsayı, Pretorium denilen vali konağına götürüp bütün taburu topladılar.A vojaci ho odviedli do vnútra do nádvoria, ktoré je prätórium, a svolali celú čatu.
Askerler İsayı, Pretorium denilen vali konağına götürüp bütün taburu topladılar.Die Kriegsknechte aber führten ihn hinein in das Richthaus und riefen zusammen die ganze Schar
Askerler İsayı, Pretorium denilen vali konağına götürüp bütün taburu topladılar.Entonces los soldados le llevaron dentro del atrio, que es el Pretorio, y convocaron a toda la compañía
Askerler İsayı, Pretorium denilen vali konağına götürüp bütün taburu topladılar.In vojaki ga odpeljejo noter na dvor, to je v sodno palačo, in skličejo vso trumo.
Askerler İsayı, Pretorium denilen vali konağına götürüp bütün taburu topladılar.군병들이 예수를 끌고 브라이도리온이라는 뜰 안으로 들어가서 온 군대를 모으고
Askerler İsayı, Pretorium denilen vali konağına götürüp bütün taburu topladılar.Lecz żołnierze wprowadzili go do dworu, to jest do ratusza, i zwołali wszystkiej roty.
Askerler İsayı, Pretorium denilen vali konağına götürüp bütün taburu topladılar.Lính điệu Ðức Chúa Jêsus vào sân trong, tức là trong chỗ trường án; và nhóm cả cơ binh lại đó.
Askerler İsayı, Pretorium denilen vali konağına götürüp bütün taburu topladılar.Lính điệu Ðức_Chúa_Jêsus vào sân trong , tức_là trong chỗ trường án ; và nhóm cả cơ binh lại đó .
Askerler İsayı, Pretorium denilen vali konağına götürüp bütün taburu topladılar.Men Stridsmændene førte ham ind i Gården, det vil sige Borgen, og de sammenkalde hele Vagtafdelingen.
Askerler İsayı, Pretorium denilen vali konağına götürüp bütün taburu topladılar.Niin sotamiehet veivät hänet sisälle linnaan, se on palatsiin, ja kutsuivat siihen koko sotilasjoukon.
Askerler İsayı, Pretorium denilen vali konağına götürüp bütün taburu topladılar.Och krigsmännen förde honom in i palatset, eller pretoriet, och kallade tillhopa hela den romerska vakten.
Askerler İsayı, Pretorium denilen vali konağına götürüp bütün taburu topladılar.Og stridsmennene førte ham bort, inn i gården, det er borgen, og kalte hele vakten sammen,
Askerler İsayı, Pretorium denilen vali konağına götürüp bütün taburu topladılar.Os soldados, pois, levaram-no para dentro, ao pátio, que é o pretório, e convocaram toda a coorte;
Askerler İsayı, Pretorium denilen vali konağına götürüp bütün taburu topladılar.Ostaşii au adus pe Isus în curte, adică în palat, şi au adunat toată ceata ostaşilor.
Askerler İsayı, Pretorium denilen vali konağına götürüp bütün taburu topladılar.Zij namen Hem mee naar de binnenplaats van de burcht en riepen het hele bataljon bijeen.
Askerler İsayı, Pretorium denilen vali konağına götürüp bütün taburu topladılar.Žoldnéři pak uvedli jej vnitř do síně, do radného domu, a svolali všecku sběř.
Askerler İsayı, Pretorium denilen vali konağına götürüp bütün taburu topladılar.А воины отвели Его внутрь двора, то есть в преторию, и собрали весь полк,
Askerler İsayı, Pretorium denilen vali konağına götürüp bütün taburu topladılar.Воїни ж повели Його в середину двору, чи то в Претор, і скликали всю роту.
Askerler İsayı, Pretorium denilen vali konağına götürüp bütün taburu topladılar.Тогава Пилат, като искаше да угоди на народа, пусна им Варава, а Исуса би и Го предаде на разпятие.
Askerler İsayı, Pretorium denilen vali konağına götürüp bütün taburu topladılar.ויוליכהו אנשי הצלב אל החצר הפנימית הוא בית המשפט ויזעיקו את כל הגדוד׃
Askerler İsayı, Pretorium denilen vali konağına götürüp bütün taburu topladılar.فمضى به العسكر الى داخل الدار التي هي دار الولاية وجمعوا كل الكتيبة.
Askerler İsayı, Pretorium denilen vali konağına götürüp bütün taburu topladılar.兵 丁 把 耶 穌 帶 進 衙 門 院 裡 . 叫 齊 了 全 營 的 兵
Askerler İsayı, Pretorium denilen vali konağına götürüp bütün taburu topladılar.兵丁 把 耶穌帶進 衙門 院裡 . 叫齊 了 全營 的 兵
Babam bugün hastaneden taburcu oluyor. bu sebeple eve gidip yemeği ailecek yemek durumundayım.Astazi tata este externat din spital. Trebuie sa merg acasa si sa iau cina cu familia.
Babam bugün hastaneden taburcu oluyor. bu sebeple eve gidip yemeği ailecek yemek durumundayım.Aujourd'hui, mon père sort de l'hôpital, donc je dois rentrer manger à la maison.
Babam bugün hastaneden taburcu oluyor. bu sebeple eve gidip yemeği ailecek yemek durumundayım.Danes bodo odpustili mojega očeta iz bolnišnice, zato se moram vrniti domov in tam večerjati.
Babam bugün hastaneden taburcu oluyor. bu sebeple eve gidip yemeği ailecek yemek durumundayım. Demek öyle?Dzisiaj mój tata jest wypisywany ze szpitala więc muszę wracac do domu, tam zjem ze wszystkimi ah, naprawdę?
Babam bugün hastaneden taburcu oluyor. bu sebeple eve gidip yemeği ailecek yemek durumundayım.Hari ini Ayah saya keluar dari rumah sakit. Jadi saya ingin pulang dan makan malam di rumah.
Babam bugün hastaneden taburcu oluyor. bu sebeple eve gidip yemeği ailecek yemek durumundayım.Hôm nay là ngày ba cháu xuất viện, vì thế cháu phải về nhà dùng cơm tối.
Babam bugün hastaneden taburcu oluyor. bu sebeple eve gidip yemeği ailecek yemek durumundayım.Idag så skrivs min pappa ut från sjukhuset, så jag behöver gå hem å äta middag hemma.
Babam bugün hastaneden taburcu oluyor. bu sebeple eve gidip yemeği ailecek yemek durumundayım.Questo è il giorno in cui mio padre esce dall'ospedale, quindi devo andare a casa e mangiare.
Babam bugün hastaneden taburcu oluyor. bu sebeple eve gidip yemeği ailecek yemek durumundayım.Vandaag is de dag dat mijn vader wordt ontslagen van het ziekenhuis. Dus moet ik naar huis en thuis eten.
Babam bugün hastaneden taburcu oluyor. bu sebeple eve gidip yemeği ailecek yemek durumundayım.Σήμερα είναι η μέρα που βγαίνει ο πατέρας απ'το νοσοκομείο, γι'αυτό πρέπει να πάω σπίτι και να δειπνήσω εκεί.
Babam bugün hastaneden taburcu oluyor. bu sebeple eve gidip yemeği ailecek yemek durumundayım.Сегодня мой отец выписался из больницы, так что мне нужно идти домой и пообедать там.
Babam bugün hastaneden taburcu oluyor. bu sebeple eve gidip yemeği ailecek yemek durumundayım.,היום זה היום שאבא שלי משתחרר מהעבודה .אז אני צריך לחזור הביתה ולאכול ארוחת ערב בבית
Babam bugün hastaneden taburcu oluyor. bu sebeple eve gidip yemeği ailecek yemek durumundayım.اليوم هو يوم خروج والدي من المشفى لذلك يجب على الذهاب للمنزل وتناول العشاء فيه
Babam bugün hastaneden taburcu oluyor. bu sebeple eve gidip yemeği ailecek yemek durumundayım.家で食事する事になってるんです そうか
Ben Muhafız Taburundan Gamelon.Al habla Gamelan, del batallón soberano.
Ben Muhafız Taburundan Gamelon. Ana kapıdayız.Täällä Gamelan, olemme pääportilla.
Ben Muhafız Taburundan Gamelon.Det er Gribelan.