Onlar Pavlusu öldürmeye çalışırken, bütün Yeruşalimin karıştığı haberi Roma taburunun komutanına ulaştı.他 們 正 想要 殺 他 、 有 人 報信給營裡 的 千 夫 長說 、 耶路撒冷 合 城都亂了
Onun kaybolan gülüşünü ararken bir tabuyu gerçekleştirir... ...ve gerçeğe tanık olurlar.Ao procurarem o seu sorriso perdido, os rapazes cometeram um pecado capital e testemunharam a verdade.
Onun kaybolan gülüşünü ararken bir tabuyu gerçekleştirir... ...ve gerçeğe tanık olurlar.Buscando su sonrisa perdida, rompieron un tabú y fueron testigos de la verdad.
Onun kaybolan gülüşünü ararken bir tabuyu gerçekleştirir... ...ve gerçeğe tanık olurlar.I deres søgen efter hende brød drengene et tabu - - og så sandheden.
Onun kaybolan gülüşünü ararken bir tabuyu gerçekleştirir... ...ve gerçeğe tanık olurlar.I sökandet efter henne bröt pojkarna mot ett tabu- -och fick se sanningen.
Onun kaybolan gülüşünü ararken bir tabuyu gerçekleştirir... ...ve gerçeğe tanık olurlar.Per ritrovare il suo sorriso perduto, i ragazzi infrangono un tabù e vedono la verità.
Onun kaybolan gülüşünü ararken bir tabuyu gerçekleştirir... ...ve gerçeğe tanık olurlar.Pojat rikkoivat tabua etsiessään äidin hymyä. He todistivat totuutta.
Onun kaybolan gülüşünü ararken bir tabuyu gerçekleştirir... ...ve gerçeğe tanık olurlar.Tęskniąc za jej uśmiechem, złamali tabu i stali się świadkami prawdy.
Onun kaybolan gülüşünü ararken bir tabuyu gerçekleştirir... ...ve gerçeğe tanık olurlar.Προσπαθώντας να την κάνουν να γελάσει, έκαναν παράβαση. Έγιναν μάρτυρες της αλήθειας.
Onun kaybolan gülüşünü ararken bir tabuyu gerçekleştirir... ...ve gerçeğe tanık olurlar.В поисках её потерянной улыбки мальчики нарушают запрет и становятся свидетелями истины.
Ortalama olarak her gün birden fazla Tacik işçi vatanına tabut içinde dönüyor.Das Grab des Vaters auf der einen Seite und das des Bruders auf der anderen:
Ortalama olarak her gün birden fazla Tacik işçi vatanına tabut içinde dönüyor.En moyenne, au moins un travailleur migrant tadjik retourne chaque jour au pays dans un cercueil.
Pekâla. TABUT HAZIRLAMA REHBERİ ...önce pamuk tıkayıp sonra vücudu temizliyoruz.ΟΚ [ Εγχειρίδιο τοποθέτησης νεκρού ] ...πρώτα εφαρμόζουμε γέμιση με βαμβάκι και καθαρισμό.
Pekâla. TABUT HAZIRLAMA REHBERİ ...önce pamuk tıkayıp sonra vücudu temizliyoruz.Хорошо. ... сначала - тампонада и очищение.
Peter Tabut "Tabut - fışkırtan balina - Aksine uğursuz"Coffin? - Spouter? - Inkább baljós ebben a különösen Connexion, gondolta I.
Peter Tabut "Tabut - fışkırtan balina - Aksine uğursuz"Coffin? - Spouter? - Pikemminkin pahaenteinen siinä
Peter Tabut "Tabut - fışkırtan balina - Aksine uğursuz Özellikle bağlantıların, düşünce I.Ataúd de Pedro "Ataúd - Spouter - En lugar siniestro en que conexión particular, el pensamiento I.
Peter Tabut "Tabut - fışkırtan balina - Aksine uğursuz Özellikle bağlantıların, düşünce I."Coffin Peter Coffin - Spouter - piuttosto inquietante in quanto connessione particolare, il pensiero I.
Peter Tabut "Tabut - fışkırtan balina - Aksine uğursuz Özellikle bağlantıların, düşünce I.Coffin Peter "sicrie - orator - Mai degrabă rau augur în această conexiune special, gândit I.
Peter Tabut "Tabut - fışkırtan balina - Aksine uğursuz Özellikle bağlantıların, düşünce I.Coffin Peter "Trumna - Spouter - raczej złowrogi w tym szczególności związku, myśli I.
Peter Tabut "Tabut - fışkırtan balina - Aksine uğursuz Özellikle bağlantıların, düşünce I.Coffin Petrus "Coffin - Spouter - Lebih menyenangkan di hubungan khusus, berpikir I.
Peter Tabut "Tabut - fışkırtan balina - Aksine uğursuz Özellikle bağlantıların, düşünce I.Peter Coffin Caixão "- Jorro - Em vez sinistro em que conexão particular, o pensamento I.
Peter Tabut "Tabut - fışkırtan balina - Aksine uğursuz Özellikle bağlantıların, düşünce I.Peter Coffin "Coffin - Spouter - Bolj zlovešč v tem zlasti priključitev, misli I.
Peter Tabut "Tabut - fışkırtan balina - Aksine uğursuz Özellikle bağlantıların, düşünce I.Peter Coffin 'Coffin - Spouter - Liever onheilspellend in dat bepaalde verbinding, dacht ik
Peter Tabut "Tabut - fışkırtan balina - Aksine uğursuz Özellikle bağlantıların, düşünce I.Peter Coffin "Coffin - Spouter - Plutôt inquiétant dans cette connexion particulière, la pensée I.
Peter Tabut "Tabut - fışkırtan balina - Aksine uğursuz Özellikle bağlantıların, düşünce I.Peter Coffin "Coffin - Spouter - Snarere ildevarslende i den pågældende bestemt sammenhæng, tænkte I.
Peter Tabut "Tabut - fışkırtan balina - Aksine uğursuz Özellikle bağlantıların, düşünce I.- Peter Coffin "Coffin - Spouter - Thay đáng ngại đặc biệt có liên quan, nghĩ I.
Peter Tabut "Tabut - fışkırtan balina - Aksine uğursuz Özellikle bağlantıların, düşünce I.Петър Кофин "Кофин - Spouter - доста зловещо в това специално Connexion, помисли I.
Peter Tabut "Tabut - fışkırtan balina - Aksine uğursuz Özellikle bağlantıların, düşünce I.Питер Гроб "Гроб - Spouter - Скорее зловещее в том, что частности связи, подумал я
Peter Tabut "Tabut - fışkırtan balina - Aksine uğursuzPeter Coffin "Coffin - Spouter - Eher bedrohlich in die
Peter Tabut "Tabut - fışkırtan balina - Aksine uğursuzPeter Coffin "Coffin - Spouter - Hellre illavarslande i den
Peter Tabut "Tabut - fışkırtan balina - Aksine uğursuzPeter Coffin "Coffin - στομφώδης ρήτορ - μάλλον δυσοίωνα στην εν λόγω
Peter Tabut "Tabut - fışkırtan balina - Aksine uğursuzPeter rakev "Rakev - chrlič - poněkud zlověstné v tom, že
Peter Tabut "Tabut - fışkırtan balina - Aksine uğursuzPeter rakva "Rakva - chrlič - trochu zlovestné v tom, že
Peter Tabut "Tabut - fışkırtan balina - Aksine uğursuzПітер Труна "Труна - Spouter - Швидше зловісне в тому, що
‹‹RABbin konutuna gidelim, Ayağının taburesi önünde tapınalım›› dedik.(131:7) Пойдем к жилищу Его, поклонимся подножию ног Его.
‹‹RABbin konutuna gidelim, Ayağının taburesi önünde tapınalım›› dedik.Allons à sa demeure, Prosternons-nous devant son marchepied!...
‹‹RABbin konutuna gidelim, Ayağının taburesi önünde tapınalım›› dedik.Chúng tôi sẽ vào nơi ở Ngài, Thờ lạy trước bệ chơn Ngài.
‹‹RABbin konutuna gidelim, Ayağının taburesi önünde tapınalım›› dedik.Chúng_tôi sẽ vào nơi ở Ngài , Thờ lạy trước bệ chơn Ngài .
‹‹RABbin konutuna gidelim, Ayağının taburesi önünde tapınalım›› dedik."Entremos en su tabernáculo; postrémonos ante el estrado de sus pies.
‹‹RABbin konutuna gidelim, Ayağının taburesi önünde tapınalım›› dedik.Entremos nos seus tabernáculos; prostremo-nos ante o escabelo de seus pés.
‹‹RABbin konutuna gidelim, Ayağının taburesi önünde tapınalım›› dedik.Entriamo nella sua dimora, prostriamoci allo sgabello dei suoi piedi
‹‹RABbin konutuna gidelim, Ayağının taburesi önünde tapınalım›› dedik.Hadd menjünk be az õ hajlékaiba, boruljunk le lábainak zsámolyához!
‹‹RABbin konutuna gidelim, Ayağının taburesi önünde tapınalım›› dedik.,,Haidem la locuinţa Lui, să ne închinăm înaintea aşternutului picioarelor Lui!...
‹‹RABbin konutuna gidelim, Ayağının taburesi önünde tapınalım›› dedik.우리가 그의 성막에 들어가서 그 발등상 앞에서 경배하리로다
‹‹RABbin konutuna gidelim, Ayağının taburesi önünde tapınalım›› dedik.lad os gå hen til hans Bolig, tilbede ved hans Fødders Skammel!"
‹‹RABbin konutuna gidelim, Ayağının taburesi önünde tapınalım›› dedik.Laten wij Zijn huis binnengaan en ons diep voor Hem buigen.
‹‹RABbin konutuna gidelim, Ayağının taburesi önünde tapınalım›› dedik.Låtom oss gå in i hans boning, tillbedja vid hans fotapall.
‹‹RABbin konutuna gidelim, Ayağının taburesi önünde tapınalım›› dedik.Marilah kita pergi ke tempat kediaman TUHAN, dan menyembah Dia di depan takhta-Nya
‹‹RABbin konutuna gidelim, Ayağının taburesi önünde tapınalım›› dedik.Menkäämme hänen asumukseensa, kumartukaamme hänen jalkainsa astinlaudan eteen.
‹‹RABbin konutuna gidelim, Ayağının taburesi önünde tapınalım›› dedik.Pojdimo v šatore njegove, priklanjajmo se pred nog njegovih podnožjem!
‹‹RABbin konutuna gidelim, Ayağının taburesi önünde tapınalım›› dedik.Vejdemeť již do příbytků jeho, a skláněti se budeme u podnoží noh jeho.
‹‹RABbin konutuna gidelim, Ayağının taburesi önünde tapınalım›› dedik.Vi vil komme til hans bolig, vi vil tilbede for hans føtters skammel.
‹‹RABbin konutuna gidelim, Ayağının taburesi önünde tapınalım›› dedik.Vojdime do jeho príbytkov; klaňajme sa podnožiu jeho nôh!
‹‹RABbin konutuna gidelim, Ayağının taburesi önünde tapınalım›› dedik.Wir wollen in seine Wohnung gehen und anbeten vor seinem Fußschemel.
‹‹RABbin konutuna gidelim, Ayağının taburesi önünde tapınalım›› dedik.Wnijdźmyż do przybytków jego, a kłaniajmy się u podnóżka nóg jego.
‹‹RABbin konutuna gidelim, Ayağının taburesi önünde tapınalım›› dedik.Ας εισελθωμεν εις τας σκηνας αυτου ας προσκυνησωμεν εις το υποποδιον των ποδων αυτου.
‹‹RABbin konutuna gidelim, Ayağının taburesi önünde tapınalım›› dedik.Нека влезем в скинията Му, Нека се поклоним при подножието Му.
‹‹RABbin konutuna gidelim, Ayağının taburesi önünde tapınalım›› dedik.נבואה למשכנותיו נשתחוה להדם רגליו׃
‹‹RABbin konutuna gidelim, Ayağının taburesi önünde tapınalım›› dedik.لندخل الى مساكنه. لنسجد عند موطئ قدميه