tabu ile cümle

tabu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
- MIRIAM TABUT YA DA WHALE BALIKÇI.- Miriam koporsó vagy a bálna horgász.
- MIRIAM TABUT YA DA WHALE BALIKÇI.- Miriam quan tài HOẶC ngư dân cá voi.
- MIRIAM TABUT YA DA WHALE BALIKÇI.- Miriam rakve nebo Velryba rybáře.
- MIRIAM TABUT YA DA WHALE BALIKÇI.- Miriam rakvy alebo Veľryba rybárov.
- MIRIAM TABUT YA DA WHALE BALIKÇI.- MIRIAM Sarg ODER DER WAL Fischer.
- MIRIAM TABUT YA DA WHALE BALIKÇI.- Miriam sicriu SAU pescar de balene.
- MIRIAM TABUT YA DA WHALE BALIKÇI.- MIRIAM trumny lub RYBAK wieloryba.
- MIRIAM TABUT YA DA WHALE BALIKÇI.- MIRIAM φέρετρο ή η FISHERMAN φάλαινα.
- MIRIAM TABUT YA DA WHALE BALIKÇI.- Mirjam krsti ali Whale ribič.
- MIRIAM TABUT YA DA WHALE BALIKÇI.- МИРИАМ гроба или КИТ рыбака.
- MIRIAM TABUT YA DA WHALE BALIKÇI.- Мириам ковчег ИЛИ рибаря кит.
- MIRIAM TABUT YA DA WHALE BALIKÇI.- Міріам труни або КІТ рибалки.
- MIRIAM TABUT YA DA WHALE BALIKÇI.- מרים הארון או דייג לוויתן.
- MIRIAM TABUT YA DA WHALE BALIKÇI.-- ميريام نعش أو الصياد الحوت.
- MIRIAM TABUT YA DA WHALE BALIKÇI.あなたが管理するだろうかが、あなたを熟考する、"鯨は確かにharpooned is
Muhtemelen daha öncede taburcu olan bir arkadaşına hoşçakal demek zorunda kaldı.Yine de oda üzüldü.Có lẽ cậu bé đã từng tạm biệt một người bạn được xuất viện trước đó, mặc dù cậu bé cũng rất buồn.
Muhtemelen daha öncede taburcu olan bir arkadaşına hoşçakal demek zorunda kaldı.Yine de oda üzüldü.Dia mungkin harus mengatakan selamat tingal pada teman yang pertama kali dia habiskan waktu bersama.
Muhtemelen daha öncede taburcu olan bir arkadaşına hoşçakal demek zorunda kaldı.Yine de oda üzüldü.Han har trodligen sagt farväl till en vän som har blivit utskriven innan förut. Även om han är ledsen också.
Muhtemelen daha öncede taburcu olan bir arkadaşına hoşçakal demek zorunda kaldı.Yine de oda üzüldü.Il a du dire au revoir à un ami qui est sorti de l'hôpital avant. Il doit être très triste.
Muhtemelen daha öncede taburcu olan bir arkadaşına hoşçakal demek zorunda kaldı.Yine de oda üzüldü.Pewnie wielokrotnie już musiał się żegnać z dziećmi, które były wypisywane
Muhtemelen daha öncede taburcu olan bir arkadaşına hoşçakal demek zorunda kaldı.Yine de oda üzüldü.Pravdepodobne sa už musel rozlúčiť s mnohými kamarátmi, ktorí sa vyliečili.
Muhtemelen daha öncede taburcu olan bir arkadaşına hoşçakal demek zorunda kaldı.Yine de oda üzüldü.Probabilmente ha già detto addio a qualcuno che è stato dimesso prima di lui. Ciononostante pure lui è triste.
Muhtemelen daha öncede taburcu olan bir arkadaşına hoşçakal demek zorunda kaldı.Yine de oda üzüldü.Ему, наверное, часто приходилось прощаться с друзьями, которых выписывали. Хоть ему и было грустно.
Muhtemelen daha öncede taburcu olan bir arkadaşına hoşçakal demek zorunda kaldı.Yine de oda üzüldü.غالباً كان يجب عليه توديع صديق قد غادر المستشفى قبله، بالرغم من انه حزين جداً..
Muhtemelen daha öncede taburcu olan bir arkadaşına hoşçakal demek zorunda kaldı.Yine de oda üzüldü.ウンジョ出発するぞ
Ne de olsa tabuta sığmaz.Afinal, não cabe dentro de um caixão.
Ne de olsa tabuta sığmaz.Al fin y al cabo, no me la puedo llevar a la tumba.
Ne de olsa tabuta sığmaz.Do trumny nie wejdzie.
Ne de olsa tabuta sığmaz.Jag är för stor för en kista.
Ne de olsa tabuta sığmaz.Jeg kan alligevel ikke være i en kiste.
Ne de olsa tabuta sığmaz.Non ci starebbe in una bara, dopotutto.
Ne de olsa tabuta sığmaz.Se ei mahdu arkkuun.
Ne de olsa tabuta sığmaz.Δεν χωράει σε φέρετρο εξάλλου!
Ne de olsa tabuta sığmaz.Ведь в гроб его не положишь.
New York'ta bir tabutun içinde canlı olarak gömülmüştüm, 1999'un Nisan ayıydı, bir hafta kaldım.저는 뉴욕시에서 산채로 관에 들어간 채 묻혔는데요, 1999년 4월에 1주일동안 산채로 묻혔습니다.
New York'ta bir tabutun içinde canlı olarak gömülmüştüm, 1999'un Nisan ayıydı, bir hafta kaldım.Bol som pochovaný zaživa v New York City v rakve, pochovaný zaživa v rakve v apríli 1999 na týždeň.
New York'ta bir tabutun içinde canlı olarak gömülmüştüm, 1999'un Nisan ayıydı, bir hafta kaldım.Byłem pochowany żywcem w trumnie w Nowym Jorku, w kwietniu 1999 r. na tydzień.
New York'ta bir tabutun içinde canlı olarak gömülmüştüm, 1999'un Nisan ayıydı, bir hafta kaldım.Byl jsem zaživa pořhben v rakvi v New Yorku, pohřben zaživa v rakvi v dubnu 1999 na týden.
New York'ta bir tabutun içinde canlı olarak gömülmüştüm, 1999'un Nisan ayıydı, bir hafta kaldım.In april 1999 werd ik in New York een week lang levend begraven in een doodskist.
New York'ta bir tabutun içinde canlı olarak gömülmüştüm, 1999'un Nisan ayıydı, bir hafta kaldım.In New York City wurde ich lebendig begraben, in einem Sarg lebendig begraben, im April 1999, eine Woche lang.
New York'ta bir tabutun içinde canlı olarak gömülmüştüm, 1999'un Nisan ayıydı, bir hafta kaldım.Jag blev levande begravd i New York City i en kista, levande begravd i en kista i april, 1999, i en vecka.
New York'ta bir tabutun içinde canlı olarak gömülmüştüm, 1999'un Nisan ayıydı, bir hafta kaldım.Jeg blev begravet levende i New York City i en kiste, begravet levende i en kiste i April, 1999, i en uge.
New York'ta bir tabutun içinde canlı olarak gömülmüştüm, 1999'un Nisan ayıydı, bir hafta kaldım.Minut haudattiin elävältä New Yorkissa, haudattuna arkussa huhtikuussa 1999 viikon.
New York'ta bir tabutun içinde canlı olarak gömülmüştüm, 1999'un Nisan ayıydı, bir hafta kaldım.New Yorkban élve eltemettek egy koporsóban, 1999 áprilisában, egy teljes hétre.
New York'ta bir tabutun içinde canlı olarak gömülmüştüm, 1999'un Nisan ayıydı, bir hafta kaldım.В Ню Йорк Сити бях заровен в ковчег през април 1999 г., за една седмица.
New York'ta bir tabutun içinde canlı olarak gömülmüştüm, 1999'un Nisan ayıydı, bir hafta kaldım.Я был заживо похоронен в гробу, в Нью-Йорке, похоронен в гробу в апреле 1999-года на неделю.
New York'ta bir tabutun içinde canlı olarak gömülmüştüm, 1999'un Nisan ayıydı, bir hafta kaldım.נקברתי חי בארון מתים בניו יורק, נקבר חי בארון מתים באפריל, 1999 לשבוע.
New York'ta bir tabutun içinde canlı olarak gömülmüştüm, 1999'un Nisan ayıydı, bir hafta kaldım.لقد دفنت حياً في مدينة نيويورك في تابوت دفنت حيا في تابوت في ابريل /نيسان 1999 لمدة أسبوع
New York'ta bir tabutun içinde canlı olarak gömülmüştüm, 1999'un Nisan ayıydı, bir hafta kaldım.ニューヨークシティに 1週間 埋められました その間 口にしたのは水だけです
Oğlunuz ya da komşunuzun oğlu bayrağa sarılmış bir tabutla eve geldiğinde bunu hatırlayın.Amintiţi-vă că, atunci când fiul tau sau Vecinul tău fiu vine acasă într-un sicriu de pavilion drapată.
Oğlunuz ya da komşunuzun oğlu bayrağa sarılmış bir tabutla eve geldiğinde bunu hatırlayın.Emlékezz, majd ha a fiad, vagy a szomszéd fia zászlóval borított koporsóban tér haza.
Oğlunuz ya da komşunuzun oğlu bayrağa sarılmış bir tabutla eve geldiğinde bunu hatırlayın.Erinnern Sie sich daran, wenn ihr Sohn, oder der ihres Nachbarn in einem Sarg nach Hause kommt.
Oğlunuz ya da komşunuzun oğlu bayrağa sarılmış bir tabutla eve geldiğinde bunu hatırlayın.Minns detta när din son eller din grannes son kommer hem i en flaggprydd kista.
Oğlunuz ya da komşunuzun oğlu bayrağa sarılmış bir tabutla eve geldiğinde bunu hatırlayın.Recuerde esto cuando su hijo o el hijo de su vecino regrese a casa en un ataúd cubierto de la bandera.
Oğlunuz ya da komşunuzun oğlu bayrağa sarılmış bir tabutla eve geldiğinde bunu hatırlayın.Vzpomeňte si na to, až se váš syn nebo syn vašeho souseda vrátí domů v rakvi, obalené vlajkou.
Ölüleri tabutlarına koyma işi. Çiçek açmaya başlamış.Um trabalho de preparar um defunto para o caixão.
Ölüleri tabutlarına koyma işi. Çiçek açmaya başlamış.Η δουλειά μας είναι να τοποθετούμε το σώμα μέσα στο φέρετρο. "ρχισε να ανθίζει!
Ölüleri tabutlarına koyma işi.Ci occupiamo di mettere cadaveri nelle bare.
Ölüleri tabutlarına koyma işi.Een baan die een lijk in de doodskist legt.
Ölüleri tabutlarına koyma işi.O slujbă ce constă în a aşeza cadavrul într-un sicriu.

İlgili Sayfalar