Ana içeriğe geç
Sözlük

tabu ile cümle

tabu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Israr etti, mumyalamak yok, açık tabut yok, cenaze yok.Он настоял. Никакого бальзамирования и открытого гроба, никаких похорон.
Israr etti, mumyalamak yok, açık tabut yok, cenaze yok.Той настоя, без балсамиране, без отворен ковчег, без погребение.
Israr etti, mumyalamak yok, açık tabut yok, cenaze yok.הוא התעקש: בלי חניטה, בלי ארון פתוח, בלי לוויה.
Israr etti, mumyalamak yok, açık tabut yok, cenaze yok.أصر على ذلك، لا تحنيط ولا كفن مفتوح، ولا جنازة.
Israr etti, mumyalamak yok, açık tabut yok, cenaze yok.弔問も 葬列も 絶対するなとおっしゃいました まぁ 普通の人のようにしていたら おじさまのような 富を我がモノにすることはできないのでしょうね
İşte bu bağlamda bugün sizlerle çocuk yetiştirmenin 4 tabusunu paylaşmayı istiyoruz.Deshalb möchten wir heute gerne vier Tabus der Elternschaft mit Ihnen teilen.
İşte bu bağlamda bugün sizlerle çocuk yetiştirmenin 4 tabusunu paylaşmayı istiyoruz.Dus wat we vandaag graag willen doen is vier ouderschapstaboes met jullie delen.
İşte bu bağlamda bugün sizlerle çocuk yetiştirmenin 4 tabusunu paylaşmayı istiyoruz.Jadi sekarang, yang ingin kami lakukan berbagi empat pantangan dalam mengasuh anak.
İşte bu bağlamda bugün sizlerle çocuk yetiştirmenin 4 tabusunu paylaşmayı istiyoruz.O que queremos fazer hoje é partilhar convosco quatro tabus da paternidade.
İşte bu bağlamda bugün sizlerle çocuk yetiştirmenin 4 tabusunu paylaşmayı istiyoruz.Por eso hoy nos encantaría compartir con Uds los 4 tabúes sobre la crianza.
İşte bu bağlamda bugün sizlerle çocuk yetiştirmenin 4 tabusunu paylaşmayı istiyoruz.Quindi oggi, quello che ci piacerebbe fare è condividere con voi i quattro tabù dei genitori.
İşte bu bağlamda bugün sizlerle çocuk yetiştirmenin 4 tabusunu paylaşmayı istiyoruz.RG: Deci azi, ce-am vrea să facem este să vă împărtăşim patru tabuuri ale creşterii copiilor.
İşte bu bağlamda bugün sizlerle çocuk yetiştirmenin 4 tabusunu paylaşmayı istiyoruz.RG: Dnes by sme sa chceli s vami podeliť o naše štyri tabu o rodičovstve.
İşte bu bağlamda bugün sizlerle çocuk yetiştirmenin 4 tabusunu paylaşmayı istiyoruz.RG:그래서 오늘, 우리가 하려고 하는 것은 여러분과 함께 네가지 양육의 금기 사항을 나누는 것입니다.
İşte bu bağlamda bugün sizlerle çocuk yetiştirmenin 4 tabusunu paylaşmayı istiyoruz.RG: To, co chcielibyśmy zrobić dzisiaj to podzielić się z wami czterema tabu rodzicielstwa.
İşte bu bağlamda bugün sizlerle çocuk yetiştirmenin 4 tabusunu paylaşmayı istiyoruz.Takže to, co bychom dnes velice rádi udělali, je sdílet s vámi naše rodičovská tabu.
İşte bu bağlamda bugün sizlerle çocuk yetiştirmenin 4 tabusunu paylaşmayı istiyoruz.Tehát, ma szeretnénk megosztani önökkel négy tabut a szülői szerepről.
İşte bu bağlamda bugün sizlerle çocuk yetiştirmenin 4 tabusunu paylaşmayı istiyoruz.Vì vậy hôm nay, điều chúng tôi muốn làm là chia sẻ với các bạn 4 điều cấm kị khi làm cha mẹ.
İşte bu bağlamda bugün sizlerle çocuk yetiştirmenin 4 tabusunu paylaşmayı istiyoruz.Οπότε σήμερα, αυτό που θα θέλαμε να κάνουμε είναι να μοιραστούμε μαζί σας τέσσερα γονεϊκά ταμπού.
İşte bu bağlamda bugün sizlerle çocuk yetiştirmenin 4 tabusunu paylaşmayı istiyoruz.Р.Г. И вот, сегодня мы бы хотели рассказать вам о четырех родительских табу.
İşte bu bağlamda bugün sizlerle çocuk yetiştirmenin 4 tabusunu paylaşmayı istiyoruz.Р.Г.: І ось, сьогодні ми б хотіли поділитись з вами чотирма батьківськими табу.
İşte bu bağlamda bugün sizlerle çocuk yetiştirmenin 4 tabusunu paylaşmayı istiyoruz.Така че днес това, което ще направим с удоволствие е да споделим с вас четири табута за отглеждането на деца.
İşte bu bağlamda bugün sizlerle çocuk yetiştirmenin 4 tabusunu paylaşmayı istiyoruz.רופוס: אז היום, מה שהיינו רוצים לעשות זה לשתף אתכם בארבעה טאבוים של הורות.
İşte bu bağlamda bugün sizlerle çocuk yetiştirmenin 4 tabusunu paylaşmayı istiyoruz.子育ての4つのタブーをご紹介します もちろん 子育てでのタブーは
İşte ilk tabu: yüzünü görür görmez bebeğime aşık olmadım diyemezsiniz.A więc na początek, tabu numer jeden: nie wolno mówić, że nie pokochałeś swojego dziecka od pierwszej minuty.
İşte ilk tabu: yüzünü görür görmez bebeğime aşık olmadım diyemezsiniz.Deci, tabuul numărul unu: nu poţi spune că nu te-ai îndrăgostit de bebeluşul tău chiar din primul minut.
İşte ilk tabu: yüzünü görür görmez bebeğime aşık olmadım diyemezsiniz.Điều cầm kị đầu tiền là bạn không thế nói bạn không yêu quý con mình ngay từ giây phút đầu tiên.
İşte ilk tabu: yüzünü görür görmez bebeğime aşık olmadım diyemezsiniz.먼저, 금기사항 첫번째: 여러분은 처음 바로 그 순간에 당신의 아기를 사랑하게 된 것은 아니라고 말해서는 안됩니다.
İşte ilk tabu: yüzünü görür görmez bebeğime aşık olmadım diyemezsiniz.Primero, el tabú número uno: no se puede decir que uno no se enamoró de su bebé desde el primer instante.
İşte ilk tabu: yüzünü görür görmez bebeğime aşık olmadım diyemezsiniz.Taboe nummer één: je mag niet zeggen dat je niet verliefd werd op je baby vanaf de eerste minuut.
İşte ilk tabu: yüzünü görür görmez bebeğime aşık olmadım diyemezsiniz.Tabu št.1: Ne reci, da se nisi že prvo minuto zaljubil v svojega dojenčka.
İşte ilk tabu: yüzünü görür görmez bebeğime aşık olmadım diyemezsiniz.Takže, tabu číslo jedna: Nesmíte říct, že jste se do svého dítěte nezamilovali hned v první minutě.
İşte ilk tabu: yüzünü görür görmez bebeğime aşık olmadım diyemezsiniz.Οπότε το πρώτο, ταμπού νούμερο ένα: δε μπορείς να πεις πως δεν ερωτεύτηκες το μωρό σου από το πρώτο λεπτό.
İşte ilk tabu: yüzünü görür görmez bebeğime aşık olmadım diyemezsiniz.И така първото, табу номер едно: не можете да кажете, че не сте се влюбили в бебето си още в първата минута.
İşte ilk tabu: yüzünü görür görmez bebeğime aşık olmadım diyemezsiniz.Отже, для початку, табу номер один: не можна говорити, що ви не закохалися у свою дитину з найпершої хвилини.
İşte ilk tabu: yüzünü görür görmez bebeğime aşık olmadım diyemezsiniz.אז הראשון, טאבו מספר אחד: אסור לך לומר שלא התאהבת בתינוק שלך ברגע הראשון.
İşte ilk tabu: yüzünü görür görmez bebeğime aşık olmadım diyemezsiniz.بداية .. التابو رقم واحد : لا يمكنك ان تقول ( تعترف ) انك لم تغرم بطفلك منذ اول نظرة ..
İşte ilk tabu: yüzünü görür görmez bebeğime aşık olmadım diyemezsiniz.誕生した瞬間に赤ん坊を愛さなかった とは 言ってはいけません 私は病院で待っていた時を鮮明に覚えています
Izleyin! Tabut!Hodinky!
Izleyin! Tabut!Hodinky!
Izleyin! Tabut!Regardez!
Izleyin! Tabut!Προσέξτε!
Izleyin! Tabut!Внимавай!
Izleyin! Tabut!Дивитися!
Izleyin! Tabut!Смотреть!
Kağıt grafik sira olsun, charlie hitap sonra tabutAbtreibung sicher Das Hotel
Kağıt grafik sira olsun, charlie hitap sonra tabutles papiers avec moi se battre pour se protéger et a tiré et qui est sur le
Kağıt grafik sira olsun, charlie hitap sonra tabut당신은 종이 그래픽 SEGA의를받을 때 관을은 찰리에게 매력적인 후
Kağıt grafik sira olsun, charlie hitap sonra tabutعندما تحصل على ورقة والرسومات SEGA بعد مناشدة نعش تشارلي
Kağıt grafik sira olsun, charlie hitap sonra tabut私と一緒に紙
Kendi kendime dedim ki "Hangi tabularını yıktım da beni ağırlayan kişiye hakaret etmiş oldum?"Húha, milyen tabut szegtem meg vajon, kérdeztem magamban. Mivel sértettem meg a vendéglátómat?
Kendi kendime dedim ki "Hangi tabularını yıktım da beni ağırlayan kişiye hakaret etmiş oldum?"Ich dachte: "Oh, mein Gott! Was für ein Tabu habe ich jetzt gebrochen?
Kendi kendime dedim ki "Hangi tabularını yıktım da beni ağırlayan kişiye hakaret etmiş oldum?"Ik dacht: "Mijn hemel, welk taboe heb ik overtreden? Hoe heb ik mijn gastheer beledigd?"
Kendi kendime dedim ki "Hangi tabularını yıktım da beni ağırlayan kişiye hakaret etmiş oldum?"Jag tänkte: "Herregud, vilket tabu har jag brutit? Hur har jag förolämpat min värd?"
Kendi kendime dedim ki "Hangi tabularını yıktım da beni ağırlayan kişiye hakaret etmiş oldum?"Je me suis dit : " Bonté divine, quel tabou ais-je bafoué ? De quelle manière ais-je pu insulter mon hôte ? "
Kendi kendime dedim ki "Hangi tabularını yıktım da beni ağırlayan kişiye hakaret etmiş oldum?"저는 생각했죠, "아차, 내가 금기사항을 어겼나? 내가 이사람들의 호의를 무시했나?"
Kendi kendime dedim ki "Hangi tabularını yıktım da beni ağırlayan kişiye hakaret etmiş oldum?"M-am gândit, "Doamne, ce tabu am încălcat? Oare cum mi-am insultat gazda?"
Kendi kendime dedim ki "Hangi tabularını yıktım da beni ağırlayan kişiye hakaret etmiş oldum?"Me dije: "¿caramba, qué tabú habré quebrantado? ¿Habré ofendido a mi anfitrión?"
Kendi kendime dedim ki "Hangi tabularını yıktım da beni ağırlayan kişiye hakaret etmiş oldum?"Pensai, "Mio Dio, che tabù avrò mai violato? Come avrò mai insultato il mio ospite?"
Kendi kendime dedim ki "Hangi tabularını yıktım da beni ağırlayan kişiye hakaret etmiş oldum?"Pomyślałem: "Mój Boże, co zrobiłem nie tak? Czym obraziłem gospodarza?"
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod