tabu ile cümle
tabu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
İşte ilk tabu: yüzünü görür görmez bebeğime aşık olmadım diyemezsiniz.誕生した瞬間に赤ん坊を愛さなかった とは 言ってはいけません 私は病院で待っていた時を鮮明に覚えています
Izleyin! Tabut!Hodinky!
Izleyin! Tabut!Hodinky!
Izleyin! Tabut!Regardez!
Izleyin! Tabut!Προσέξτε!
Izleyin! Tabut!Внимавай!
Izleyin! Tabut!Дивитися!
Izleyin! Tabut!Смотреть!
Kağıt grafik sira olsun, charlie hitap sonra tabutAbtreibung sicher Das Hotel
Kağıt grafik sira olsun, charlie hitap sonra tabutles papiers avec moi se battre pour se protéger et a tiré et qui est sur le
Kağıt grafik sira olsun, charlie hitap sonra tabut당신은 종이 그래픽 SEGA의를받을 때 관을은 찰리에게 매력적인 후
Kağıt grafik sira olsun, charlie hitap sonra tabutعندما تحصل على ورقة والرسومات SEGA بعد مناشدة نعش تشارلي
Kağıt grafik sira olsun, charlie hitap sonra tabut私と一緒に紙
Kendi kendime dedim ki "Hangi tabularını yıktım da beni ağırlayan kişiye hakaret etmiş oldum?"Húha, milyen tabut szegtem meg vajon, kérdeztem magamban. Mivel sértettem meg a vendéglátómat?
Kendi kendime dedim ki "Hangi tabularını yıktım da beni ağırlayan kişiye hakaret etmiş oldum?"Ich dachte: "Oh, mein Gott! Was für ein Tabu habe ich jetzt gebrochen?
Kendi kendime dedim ki "Hangi tabularını yıktım da beni ağırlayan kişiye hakaret etmiş oldum?"Ik dacht: "Mijn hemel, welk taboe heb ik overtreden? Hoe heb ik mijn gastheer beledigd?"
Kendi kendime dedim ki "Hangi tabularını yıktım da beni ağırlayan kişiye hakaret etmiş oldum?"Jag tänkte: "Herregud, vilket tabu har jag brutit? Hur har jag förolämpat min värd?"
Kendi kendime dedim ki "Hangi tabularını yıktım da beni ağırlayan kişiye hakaret etmiş oldum?"Je me suis dit : " Bonté divine, quel tabou ais-je bafoué ? De quelle manière ais-je pu insulter mon hôte ? "
Kendi kendime dedim ki "Hangi tabularını yıktım da beni ağırlayan kişiye hakaret etmiş oldum?"저는 생각했죠, "아차, 내가 금기사항을 어겼나? 내가 이사람들의 호의를 무시했나?"
Kendi kendime dedim ki "Hangi tabularını yıktım da beni ağırlayan kişiye hakaret etmiş oldum?"M-am gândit, "Doamne, ce tabu am încălcat? Oare cum mi-am insultat gazda?"
Kendi kendime dedim ki "Hangi tabularını yıktım da beni ağırlayan kişiye hakaret etmiş oldum?"Me dije: "¿caramba, qué tabú habré quebrantado? ¿Habré ofendido a mi anfitrión?"
Kendi kendime dedim ki "Hangi tabularını yıktım da beni ağırlayan kişiye hakaret etmiş oldum?"Pensai, "Mio Dio, che tabù avrò mai violato? Come avrò mai insultato il mio ospite?"
Kendi kendime dedim ki "Hangi tabularını yıktım da beni ağırlayan kişiye hakaret etmiş oldum?"Pomyślałem: "Mój Boże, co zrobiłem nie tak? Czym obraziłem gospodarza?"
Kendi kendime dedim ki "Hangi tabularını yıktım da beni ağırlayan kişiye hakaret etmiş oldum?"Pomyslel som si: "Panebože, aké tabu som porušil? Čím som svojho hostiteľa urazil?"
Kendi kendime dedim ki "Hangi tabularını yıktım da beni ağırlayan kişiye hakaret etmiş oldum?"Říkal jsem si: "Můj bože, jaké tabu jsem porušil? Jak jsem urazil svého hostitele?!"
Kendi kendime dedim ki "Hangi tabularını yıktım da beni ağırlayan kişiye hakaret etmiş oldum?"Σκέφτηκα, "Θεέ μου, ποιο ταμπού δεν τήρησα Με ποιο τρόπο πρόσβαλα τον οικοδεσπότη μου;"
Kendi kendime dedim ki "Hangi tabularını yıktım da beni ağırlayan kişiye hakaret etmiş oldum?"Помислих си: "Боже, какво табу наруших?" "С какво обидих домакина си?"
Kendi kendime dedim ki "Hangi tabularını yıktım da beni ağırlayan kişiye hakaret etmiş oldum?"Я подумал: "Боже, какое табу я нарушил? Чем я его оскорбил?"
Kendi kendime dedim ki "Hangi tabularını yıktım da beni ağırlayan kişiye hakaret etmiş oldum?"חשבתי, "אוי ואבוי, איזה טאבו הפרתי? איך העלבתי את המארח שלי?"
Kendi kendime dedim ki "Hangi tabularını yıktım da beni ağırlayan kişiye hakaret etmiş oldum?"فكرت، "يا إلهي، ماذا تجاوزت من محرمات؟ كيف أهنت مضيفي؟"
Kendi kendime dedim ki "Hangi tabularını yıktım da beni ağırlayan kişiye hakaret etmiş oldum?"何か彼を怒らせてしまったのか? と考えました 彼は食器についた
Kimse bu tabuyu çignememelidir.Der må ingen beskæftige sig med.
Kimse bu tabuyu çignememelidir.Det är förbjudet.
Kimse bu tabuyu çignememelidir.Det är nåt ingen får ägna sig åt.
Kimse bu tabuyu çignememelidir.Det må ingen bekæftige sig med.
Kimse bu tabuyu çignememelidir.Det må ingen beskæftige sig med.
Kimse bu tabuyu çignememelidir.É o que ninguém deve fazer.
Kimse bu tabuyu çiğnememelidir.É o que ninguém deve fazer.
Kimse bu tabuyu çignememelidir.È qualcosa di impossibile e proibito.
Kimse bu tabuyu çiğnememelidir.È qualcosa di impossibile e proibito.
Kimse bu tabuyu çignememelidir.Es algo que nadie debe cometer.
Kimse bu tabuyu çiğnememelidir.Es algo que nadie debe cometer.
Kimse bu tabuyu çignememelidir.Ingen får bryta mot det.
Kimse bu tabuyu çiğnememelidir.Ingen får bryta mot det.
Kimse bu tabuyu çignememelidir.Ingen må overtræde det.
Kimse bu tabuyu çiğnememelidir.Ingen må overtræde dette.
Kimse bu tabuyu çignememelidir.Jej jednej nie wolno im próbować.
Kimse bu tabuyu çiğnememelidir.Jej jednej nie wolno im próbować.
Kimse bu tabuyu çignememelidir.Kenenkään ei pidä sitä rikkoa.
Kimse bu tabuyu çiğnememelidir.Kenenkään ei pidä sitä rikkoa.
Kimse bu tabuyu çignememelidir.Είναι αυτό που δεν πρέπει να διαπράξει κανείς.
Kimse bu tabuyu çignememelidir.Είναι αυτό που κανείς δεν πρέπει να διαπράξει.
Kimse bu tabuyu çiğnememelidir.Κανείς δεν πρέπει να την επιχειρεί.
Kimse bu tabuyu çignememelidir.Κανείς δεν πρέπει να την επιχειρήσει.
Kimse bu tabuyu çignememelidir.Κανείς δεν πρέπει να την κάνει.
Kimse bu tabuyu çignememelidir.Этого никто не должен осуществлять.
Kimse bu tabuyu çiğnememelidir.Этого никто не должен осуществлять.
"Landlord, Allah rızası için, Peter Tabut!" I. diye bağırdı"Chủ nhà, vì lợi ích của Thiên Chúa, Peter Coffin!" Hét lên I.
"Landlord, Allah rızası için, Peter Tabut!" I. diye bağırdı"Hostinský, preboha, Peter rakva!" Kričal I.
"Landlord, Allah rızası için, Peter Tabut!" I. diye bağırdı"Hostinský, proboha, Peter rakev!" Křičel I.