Ana içeriğe geç
Sözlük

tabu ile cümle

tabu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Hz. Meryem'in yavaşça tabutuna yerleştirildiğini görüyoruz.그림은 자신의 무덤에 부드럽게 몸을 눕히고 있는 성모 마리아의 모습을 보여주는 동시에
Hz. Meryem'in yavaşça tabutuna yerleştirildiğini görüyoruz."O Sepultamento de Maria"
İkinci tabuya geçeceğim.Áttérek a kettes számú tabura.
İkinci tabuya geçeceğim. Çocuk sahibi olmanın ne kadar yalnızlaştırdığından bahsedemezsiniz."É proibido dizer que ter um bebé pode ser uma tarefa solitária".
İkinci tabuya geçeceğim.Ik ga verder met taboe nummer twee.
İkinci tabuya geçeceğim.Je vais passer au deuxième tabou.
İkinci tabuya geçeceğim.금기사항 두 번째로 넘어가겠습니다.
İkinci tabuya geçeceğim.Kommen wir zu Tabu Nummer zwei.
İkinci tabuya geçeceğim.O să trec mai departe la tabuul numărul doi.
İkinci tabuya geçeceğim.Passerò al tabù numero due.
İkinci tabuya geçeceğim.Pojďme dál, tabu číslo dvě.
İkinci tabuya geçeceğim.Prejdem na tabu číslo dva.
İkinci tabuya geçeceğim.Przejdę do tabu numer dwa.
İkinci tabuya geçeceğim.Saya akan melanjutkan ke pantangan kedua.
İkinci tabuya geçeceğim.(smeh)
İkinci tabuya geçeceğim.Tôi sẽ nói tiếp điều cấm kỵ số hai.
İkinci tabuya geçeceğim.Voy a pasar al tabú número dos.
İkinci tabuya geçeceğim.Θα προχωρήσω στο ταμπού νούμερο δύο.
İkinci tabuya geçeceğim.Переходжу до табу номер два.
İkinci tabuya geçeceğim.Перехожу к табу номер два.
İkinci tabuya geçeceğim.Ще премина към табу номер две.
İkinci tabuya geçeceğim.אני אעבור לטאבו מס' 2.
İkinci tabuya geçeceğim.سوف انتقل الى التابو الثاني
İkinci tabuya geçeceğim.子育てがどんなに孤独かを打ち明けてはいけません
İlk kez bir tabut hazırlama törenine şahit olmuştum.Atunci am fost martoră prima oară la pregătirea defunctului.
İlk kez bir tabut hazırlama törenine şahit olmuştum.C'est là que je l'ai vu procéder à des obsèques pour la première fois.
İlk kez bir tabut hazırlama törenine şahit olmuştum.Era la prima volta che assistevo al rito della deposizione.
İlk kez bir tabut hazırlama törenine şahit olmuştum.Foi quando eu vi o embalsamento pela primeira vez.
İlk kez bir tabut hazırlama törenine şahit olmuştum.Fue cuando vi por primera vez embalsamar a alguien.
İlk kez bir tabut hazırlama törenine şahit olmuştum.Takrat sem prvič prisostvovala balzamiranju.
İlk kez bir tabut hazırlama törenine şahit olmuştum.Toen was ik voor het eerst getuige van een aflegging.
İlk kez bir tabut hazırlama törenine şahit olmuştum.Именно тогда я впервые увидела обряд положения во гроб.
İlk kez bir tabut hazırlama törenine şahit olmuştum.وكانت تلك المرة الأولى التي أشاهد فيها التكفين
İlk tabur komutanlarımdan biri,18ヶ月間勤めたのですが
İlk tabur komutanlarımdan biri,제가 모시던 대대장 한 분이 있는데요.
İlk tabur komutanlarımdan biri,Một trong những tiểu đoàn trưởng đầu tiên của tôi,
İlk tabur komutanlarımdan biri,Uno dei primi comandanti di battaglione,
İlk tabur komutanlarımdan biri,אחד מהמג"דים הראשונים שלי,
İlk tabur komutanlarımdan biri,ان قائد كتيبتي الاولى
İnsan dönüşümü yaptınız. Simyanın en büyük tabusu!Avete effettuato una trasmutazione umana, il più grande tabù dell'alchimia!
İnsan dönüşümü yaptınız. Simyanın en büyük tabusu!Przeprowadziliście transmutację ludzi, gwałcąc największe tabu alchemii!
İnsan dönüşümü yaptınız. Simyanın en büyük tabusu!Realizaram a transmutação humana, o maior tabu da alquimia!
İnsan dönüşümü yaptınız. Simyanın en büyük tabusu!Вы осуществили человеческую трансмутацию, страшнейший запрет алхимии!
Israr etti, mumyalamak yok, açık tabut yok, cenaze yok.A insistat, fără îmbălsămare, fără sicriu deschis, fără slujbă.
Israr etti, mumyalamak yok, açık tabut yok, cenaze yok.Dia bersikeras, tanpa pembalseman, tanpa peti terbuka, tanpa pemakaman.
Israr etti, mumyalamak yok, açık tabut yok, cenaze yok.Ele insistiu: nem embalsamento, nem caixão aberto, nem funeral.
Israr etti, mumyalamak yok, açık tabut yok, cenaze yok.Él insistió: sin embalsamar, sin ataúd abierto, ni funeral.
Israr etti, mumyalamak yok, açık tabut yok, cenaze yok.Er hat darauf bestanden: keine Einbalsamierung, kein offener Sarg, keine Beerdigung.
Israr etti, mumyalamak yok, açık tabut yok, cenaze yok.Ha insistito, niente imbalsamazione, nessuna camera ardente, nessun funerale.
Israr etti, mumyalamak yok, açık tabut yok, cenaze yok.Han envisades. Ingen balsamering, ingen öppen kista, ingen begravning.
Israr etti, mumyalamak yok, açık tabut yok, cenaze yok.Han insisterede, ingen balsamering, ingen åben kiste, ingen begravelse.
Israr etti, mumyalamak yok, açık tabut yok, cenaze yok.Hij stond erop, geen balseming, geen open kist, geen begrafenis.
Israr etti, mumyalamak yok, açık tabut yok, cenaze yok.Il a insisté, pas d'embaumement, pas de cercueil ouvert, pas de funérailles.
Israr etti, mumyalamak yok, açık tabut yok, cenaze yok.그는 주장했단다. 시체 방부처리 하지 말고, 관도 열어놓지 말고, 장례식도 없어야 한다고.
Israr etti, mumyalamak yok, açık tabut yok, cenaze yok.Nalegał, by nie było żadnego balsamowania, otwartej trumny, ani pogrzebu.
Israr etti, mumyalamak yok, açık tabut yok, cenaze yok.Ông ấy một mực không ướp xác, không mở quan tài, không đám tang.
Israr etti, mumyalamak yok, açık tabut yok, cenaze yok.Ragaszkodott hozzá, semmi balzsamozás, nyitott koporsó, semmi temetési szertartás.
Israr etti, mumyalamak yok, açık tabut yok, cenaze yok.Trval na tom, žádné balzamování, žádná otevřená rakev, žádný pohřeb.
Israr etti, mumyalamak yok, açık tabut yok, cenaze yok.Trval na tom, žiadne balzamovanie, žiadna otvorená rakva, žiadny pohreb.
Israr etti, mumyalamak yok, açık tabut yok, cenaze yok.Επέμενε, όχι ταρίχευση, όχι ανοικτό φέρετρο, όχι κηδεία.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod