tabu ile cümle
tabu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Her gün birçok insan, bu tabu yüzünden kendi canlarına kıyıyor.많은 사람들이 이 터부 때문에 스스로 생을 마감한다.
Her gün birçok insan, bu tabu yüzünden kendi canlarına kıyıyor.Kvôli tabuizovaní tejto témy sa každý deň priprajujú mnohí ľudia o život.
Her gün birçok insan, bu tabu yüzünden kendi canlarına kıyıyor.Kvůli tabuizování tohoto tématu se každý den připravují mnozí lidé o život.
Her gün birçok insan, bu tabu yüzünden kendi canlarına kıyıyor.Många människor tar sina liv varje dag på grund av detta tabu.
Her gün birçok insan, bu tabu yüzünden kendi canlarına kıyıyor.Mange mennesker tager hver dag deres eget liv pga. dette tabu.
Her gün birçok insan, bu tabu yüzünden kendi canlarına kıyıyor.Monet ihmiset tappavat itsensä joka päivä tämän tabun takia.
Her gün birçok insan, bu tabu yüzünden kendi canlarına kıyıyor.Multi oameni se sinucid din cauza acestui tabu.
Her gün birçok insan, bu tabu yüzünden kendi canlarına kıyıyor.Nhieu nguoi danh mat cuoc song cua minh moi ngay vi dieu cam ky nay.
Her gün birçok insan, bu tabu yüzünden kendi canlarına kıyıyor.Ogni giorno molte persone si suicidano a causa di questo tabù.
Her gün birçok insan, bu tabu yüzünden kendi canlarına kıyıyor.Przez ten temat tabu każdego dnia wiele osób popełnia samobójstwo.
Her gün birçok insan, bu tabu yüzünden kendi canlarına kıyıyor.Wegen diesem Tabu bringen sich jeden Tag viele Menschen um.
Her gün birçok insan, bu tabu yüzünden kendi canlarına kıyıyor.Zaradi tega tabuja mnogo ljudi po svetu vsak dan konča svoje življenje.
Her gün birçok insan, bu tabu yüzünden kendi canlarına kıyıyor.Πολλοί άνθρωποι τελειώνουν την ζωή τους καθημερινά εξαιτίας αυτού του ταμπού.
Her gün birçok insan, bu tabu yüzünden kendi canlarına kıyıyor.Из-за этого табу каждый день происходят самоубийства.
Her gün birçok insan, bu tabu yüzünden kendi canlarına kıyıyor.Много хора ежедневно отнемат живота си, заради това табу.
Her gün birçok insan, bu tabu yüzünden kendi canlarına kıyıyor.Через це табу багато людей закінчують життя самогубством кожен день.
Her gün birçok insan, bu tabu yüzünden kendi canlarına kıyıyor.كثير من الناس انتحروا بسبب هذه المحرمات.
Her gün birçok insan, bu tabu yüzünden kendi canlarına kıyıyor.この点において、聖書は大変危険なテキストと言えます。
Hiçbiri tutuklanmadı. Tabuyu kırdık.아무도 체포되지 않았습니다. 우리는 금기를 깨뜨렸습니다.
Hiçbiri tutuklanmadı. Tabuyu kırdık.(Оплески)
Hiçbiri tutuklanmadı. Tabuyu kırdık.אף אחת לא נעצרה. שברנו את הטאבו.
Hiçbiri tutuklanmadı. Tabuyu kırdık.لم تُعتقل أي منهن. كسرنا حاجز المسكوت عنه.
Hiçbiri tutuklanmadı. Tabuyu kırdık.(拍手)
Hz. Meryem'in yavaşça tabutuna yerleştirildiğini görüyoruz.그림은 자신의 무덤에 부드럽게 몸을 눕히고 있는 성모 마리아의 모습을 보여주는 동시에
Hz. Meryem'in yavaşça tabutuna yerleştirildiğini görüyoruz."O Sepultamento de Maria"
İkinci tabuya geçeceğim.Áttérek a kettes számú tabura.
İkinci tabuya geçeceğim. Çocuk sahibi olmanın ne kadar yalnızlaştırdığından bahsedemezsiniz."É proibido dizer que ter um bebé pode ser uma tarefa solitária".
İkinci tabuya geçeceğim.Ik ga verder met taboe nummer twee.
İkinci tabuya geçeceğim.Je vais passer au deuxième tabou.
İkinci tabuya geçeceğim.금기사항 두 번째로 넘어가겠습니다.
İkinci tabuya geçeceğim.Kommen wir zu Tabu Nummer zwei.
İkinci tabuya geçeceğim.O să trec mai departe la tabuul numărul doi.
İkinci tabuya geçeceğim.Passerò al tabù numero due.
İkinci tabuya geçeceğim.Pojďme dál, tabu číslo dvě.
İkinci tabuya geçeceğim.Prejdem na tabu číslo dva.
İkinci tabuya geçeceğim.Przejdę do tabu numer dwa.
İkinci tabuya geçeceğim.Saya akan melanjutkan ke pantangan kedua.
İkinci tabuya geçeceğim.(smeh)
İkinci tabuya geçeceğim.Tôi sẽ nói tiếp điều cấm kỵ số hai.
İkinci tabuya geçeceğim.Voy a pasar al tabú número dos.
İkinci tabuya geçeceğim.Θα προχωρήσω στο ταμπού νούμερο δύο.
İkinci tabuya geçeceğim.Переходжу до табу номер два.
İkinci tabuya geçeceğim.Перехожу к табу номер два.
İkinci tabuya geçeceğim.Ще премина към табу номер две.
İkinci tabuya geçeceğim.אני אעבור לטאבו מס' 2.
İkinci tabuya geçeceğim.سوف انتقل الى التابو الثاني
İkinci tabuya geçeceğim.子育てがどんなに孤独かを打ち明けてはいけません
İlk kez bir tabut hazırlama törenine şahit olmuştum.Atunci am fost martoră prima oară la pregătirea defunctului.
İlk kez bir tabut hazırlama törenine şahit olmuştum.C'est là que je l'ai vu procéder à des obsèques pour la première fois.
İlk kez bir tabut hazırlama törenine şahit olmuştum.Era la prima volta che assistevo al rito della deposizione.
İlk kez bir tabut hazırlama törenine şahit olmuştum.Foi quando eu vi o embalsamento pela primeira vez.
İlk kez bir tabut hazırlama törenine şahit olmuştum.Fue cuando vi por primera vez embalsamar a alguien.
İlk kez bir tabut hazırlama törenine şahit olmuştum.Takrat sem prvič prisostvovala balzamiranju.
İlk kez bir tabut hazırlama törenine şahit olmuştum.Toen was ik voor het eerst getuige van een aflegging.
İlk kez bir tabut hazırlama törenine şahit olmuştum.Именно тогда я впервые увидела обряд положения во гроб.
İlk kez bir tabut hazırlama törenine şahit olmuştum.وكانت تلك المرة الأولى التي أشاهد فيها التكفين
İlk tabur komutanlarımdan biri,18ヶ月間勤めたのですが
İlk tabur komutanlarımdan biri,제가 모시던 대대장 한 분이 있는데요.
İlk tabur komutanlarımdan biri,Một trong những tiểu đoàn trưởng đầu tiên của tôi,
İlk tabur komutanlarımdan biri,Uno dei primi comandanti di battaglione,