Fışkırtan balina Inn? Peter Tabut "Tabut - fışkırtan balina - Aksine uğursuz特定の接続、思想I.
Footscary'deki bir Budist tapınağına gittik ve tabutunun çevresine oturduk.푸츠크레이에 있는 불교 사원에 가 할머니의 관을 둘러 앉았습니다.
Footscary'deki bir Budist tapınağına gittik ve tabutunun çevresine oturduk.הלכנו למקדש בודהיסטי בפוטסקריי וישבנו סביב ארונה.
Footscary'deki bir Budist tapınağına gittik ve tabutunun çevresine oturduk.ذهبنا الى معبد بوذي في "فوتسكراي" وجلسنا حول النعش
Footscary'deki bir Budist tapınağına gittik ve tabutunun çevresine oturduk.皆で集まって棺の周りに座って 祖母の思い出を語り合って
Gece yarısı keşiş gelip tabutu kapatması gerektiğini söyledi.A la noche un monje vino y nos dijo que tenía que cerrar el ataúd.
Gece yarısı keşiş gelip tabutu kapatması gerektiğini söyledi.A mezzanotte giunse il monaco che ci disse che doveva chiudere il feretro.
Gece yarısı keşiş gelip tabutu kapatması gerektiğini söyledi.A minuit, le moine est venu et nous a dit qu'il devait fermer le cercueil.
Gece yarısı keşiş gelip tabutu kapatması gerektiğini söyledi.Éjfélkor jött a szerzetes, és mondta, hogy le kell zárnia a koporsót.
Gece yarısı keşiş gelip tabutu kapatması gerektiğini söyledi.자정에 스님이 오셔서 이제 관을 닫아야 한다고 말씀하시자 어머니는 저희들에게 할머니의 손을
Gece yarısı keşiş gelip tabutu kapatması gerektiğini söyledi.La miezul nopţii a venit călugărul şi ne-a spus că trebuie să închidă sicriul.
Gece yarısı keşiş gelip tabutu kapatması gerektiğini söyledi.Lúc nửa đêm một nhà sư đến và bảo chúng tôi là ông phải đóng quan tài rồi.
Gece yarısı keşiş gelip tabutu kapatması gerektiğini söyledi.Ob polnoči je prišel menih in nam dejal, da mora zapreti krsto.
Gece yarısı keşiş gelip tabutu kapatması gerektiğini söyledi.Om middernacht kwam de monnik ons vertellen dat hij de kist moest sluiten.
Gece yarısı keşiş gelip tabutu kapatması gerektiğini söyledi.O Monge chegou à meia-noite e disse-nos que tinha de fechar o caixão.
Gece yarısı keşiş gelip tabutu kapatması gerektiğini söyledi.O polnoci prišiel mních a oznámil nám, že musí rakvu zatvoriť.
Gece yarısı keşiş gelip tabutu kapatması gerektiğini söyledi.O północy przyszedł mnich i powiedział, że musi zamknąć trumnę.
Gece yarısı keşiş gelip tabutu kapatması gerektiğini söyledi.O půlnoci přišel mnich a řekl nám, že musí zavřít rakev.
Gece yarısı keşiş gelip tabutu kapatması gerektiğini söyledi.Saat tengah malam seorang biksu datang dan mengatakan dia harus menutup peti itu.
Gece yarısı keşiş gelip tabutu kapatması gerektiğini söyledi.Um Mitternacht kam der Mönch und sagte, er müsse den Sarg schließen.
Gece yarısı keşiş gelip tabutu kapatması gerektiğini söyledi.Τα μεσάνυχτα ήρθε ο μοναχός και μας είπε ότι έπρεπε να κλείσουμε το φέρετρο.
Gece yarısı keşiş gelip tabutu kapatması gerektiğini söyledi.В полночь монах сказал, что должен закрыть гроб.
Gece yarısı keşiş gelip tabutu kapatması gerektiğini söyledi.В полунощ дойде монах и ни каза, че трябва да затвори ковчега.
Gece yarısı keşiş gelip tabutu kapatması gerektiğini söyledi.У північ прийшов ченець і сказав, що мусить закрити труну.
Gece yarısı keşiş gelip tabutu kapatması gerektiğini söyledi.בחצות הגיע הנזיר ואמר שעליו לסגור את הארון.
Gece yarısı keşiş gelip tabutu kapatması gerektiğini söyledi.في منتصف الليل جاء الراهب واخبرنا ان عليه اغلاق النعش.
Gece yarısı keşiş gelip tabutu kapatması gerektiğini söyledi.棺に蓋をしなければならないと言いました 母はみんなに祖母の手に触ってごらんと言い
Harabe halindeki bu manastıra doğru yürüyen bir sıra insan var, ve bu insanlar bir tabut taşıyorlar.و موكب من الرهبان يدخل هذا الدير المتدمر حاملً كفن
Hassas olmaya devam ediyor, olaylar hakkında konuşmak zor, ama tabu bunu açıklamak için bir kelime değil.Es difícil hablar de los hechos, pero tabú no es la palabra para describirlo.
Hassas olmaya devam ediyor, olaylar hakkında konuşmak zor, ama tabu bunu açıklamak için bir kelime değil.É um tema sensível. É difícil falar sobre os acontecimentos, mas tabu não é a palavra para descrevê-los.
Hassas olmaya devam ediyor, olaylar hakkında konuşmak zor, ama tabu bunu açıklamak için bir kelime değil.Il reste sensible, c'est difficile de parler de ces événements, mais tabou n'est pas le mot qui les décrivent.
Hassas olmaya devam ediyor, olaylar hakkında konuşmak zor, ama tabu bunu açıklamak için bir kelime değil.Rimane un problema delicato, è difficile parlare degli eventi, ma tabù non è la parola per descriverlo.
Hassas olmaya devam ediyor, olaylar hakkında konuşmak zor, ama tabu bunu açıklamak için bir kelime değil.Wciąż jest to temat drażliwy, ciężko się o tym mówi, ale tabu nie jest dobrym słowem na jego określenie.
Her gün birçok insan, bu tabu yüzünden kendi canlarına kıyıyor.Wegen diesem Tabu bringen sich jeden Tag viele Menschen um.
Her gün birçok insan, bu tabu yüzünden kendi canlarına kıyıyor.Banyak orang yang bunuh diri setiap hari karena hal tabu ini
Her gün birçok insan, bu tabu yüzünden kendi canlarına kıyıyor.Beaucoup de gens se suicident à cause de ce tabou.
Her gün birçok insan, bu tabu yüzünden kendi canlarına kıyıyor.Het komt door dit taboe dat er elke dag veel mensen zichzelf om het leven brengen.
Her gün birçok insan, bu tabu yüzünden kendi canlarına kıyıyor. İncil, çok tehlikeli bir metin.E tabu miatt minden nap sokan öngyilkosak lesznek.
Her gün birçok insan, bu tabu yüzünden kendi canlarına kıyıyor.많은 사람들이 이 터부 때문에 스스로 생을 마감한다.
Her gün birçok insan, bu tabu yüzünden kendi canlarına kıyıyor.Kvôli tabuizovaní tejto témy sa každý deň priprajujú mnohí ľudia o život.
Her gün birçok insan, bu tabu yüzünden kendi canlarına kıyıyor.Kvůli tabuizování tohoto tématu se každý den připravují mnozí lidé o život.
Her gün birçok insan, bu tabu yüzünden kendi canlarına kıyıyor.Många människor tar sina liv varje dag på grund av detta tabu.
Her gün birçok insan, bu tabu yüzünden kendi canlarına kıyıyor.Mange mennesker tager hver dag deres eget liv pga. dette tabu.
Her gün birçok insan, bu tabu yüzünden kendi canlarına kıyıyor.Monet ihmiset tappavat itsensä joka päivä tämän tabun takia.
Her gün birçok insan, bu tabu yüzünden kendi canlarına kıyıyor.Multi oameni se sinucid din cauza acestui tabu.
Her gün birçok insan, bu tabu yüzünden kendi canlarına kıyıyor.Nhieu nguoi danh mat cuoc song cua minh moi ngay vi dieu cam ky nay.
Her gün birçok insan, bu tabu yüzünden kendi canlarına kıyıyor.Ogni giorno molte persone si suicidano a causa di questo tabù.
Her gün birçok insan, bu tabu yüzünden kendi canlarına kıyıyor.Przez ten temat tabu każdego dnia wiele osób popełnia samobójstwo.
Her gün birçok insan, bu tabu yüzünden kendi canlarına kıyıyor.Zaradi tega tabuja mnogo ljudi po svetu vsak dan konča svoje življenje.
Her gün birçok insan, bu tabu yüzünden kendi canlarına kıyıyor.Πολλοί άνθρωποι τελειώνουν την ζωή τους καθημερινά εξαιτίας αυτού του ταμπού.
Her gün birçok insan, bu tabu yüzünden kendi canlarına kıyıyor.Из-за этого табу каждый день происходят самоубийства.
Her gün birçok insan, bu tabu yüzünden kendi canlarına kıyıyor.Много хора ежедневно отнемат живота си, заради това табу.
Her gün birçok insan, bu tabu yüzünden kendi canlarına kıyıyor.Через це табу багато людей закінчують життя самогубством кожен день.
Her gün birçok insan, bu tabu yüzünden kendi canlarına kıyıyor.كثير من الناس انتحروا بسبب هذه المحرمات.
Her gün birçok insan, bu tabu yüzünden kendi canlarına kıyıyor.この点において、聖書は大変危険なテキストと言えます。
Hiçbiri tutuklanmadı. Tabuyu kırdık.아무도 체포되지 않았습니다. 우리는 금기를 깨뜨렸습니다.
Hiçbiri tutuklanmadı. Tabuyu kırdık.(Оплески)
Hiçbiri tutuklanmadı. Tabuyu kırdık.אף אחת לא נעצרה. שברנו את הטאבו.
Hiçbiri tutuklanmadı. Tabuyu kırdık.لم تُعتقل أي منهن. كسرنا حاجز المسكوت عنه.
Hiçbiri tutuklanmadı. Tabuyu kırdık.(拍手)