Ana içeriğe geç
Sözlük

tabu ile cümle

tabu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Çıkan kum fırtınasında taburunun yarısı ölmüş.חצי מהגדוד שלו נעלם בסופת החול
Çıkan kum fırtınasında taburunun yarısı ölmüş.نصف كتيبته كانت تتنزه في عاصفة رملية.
Çıkan kum fırtınasında taburunun yarısı ölmüş.神話によると、大王は神のお告げに拝謁し
Croatia'dan uyum içinde bir grup lezbiyen ve Liberia'dan (Batı Afrika) bir tabu kırıcı var.크로아티아의 한 무리의 조화로운 레즈비언(합창단)이 있습니다. 라이베리아의 금기를 깨는 사람이 있습니다.
Croatia'dan uyum içinde bir grup lezbiyen ve Liberia'dan (Batı Afrika) bir tabu kırıcı var.קבוצה של זמרות לסביות מקרואטיה, ואישה ששברה טאבו מליבריה.
Croatia'dan uyum içinde bir grup lezbiyen ve Liberia'dan (Batı Afrika) bir tabu kırıcı var.مجموعة من السحاقيات موسيقيات في كرواتيا و سيدة خارقة للمحرمات في ليبيريا.
Croatia'dan uyum içinde bir grup lezbiyen ve Liberia'dan (Batı Afrika) bir tabu kırıcı var.そしてリベリアのタブー破りがいます 私は彼女達に恩があります
, CSV separator: tabulator,
, CSV separator: tabulator، CSV separator: tabulator
, CSV separator: tabulator, CSV separator: tabulator
, CSV separator: tabulator, CSV separator: tabulator
, CSV separator: tabulator,CSV separator: tabulator
, CSV separator: tabulator, CSV separator: tabulator
, CSV separator: tabulator, CSV separator: tabulator
, CSV separator: tabulator, CSV separator: tabulator
, CSV separator: tabulator, CSV separator: tabulator
, CSV separator: tabulator, CSV separator: tabulator
, CSV separator: tabulator,CSV separator: tabulator
, CSV separator: tabulator,CSV separator: tabulator
, CSV separator: tabulator, CSV separator: tabulator
, CSV separator: tabulator, CSV separator: tabulator
, CSV separator: tabulatorCSV separator: tabulator
, CSV separator: tabulator, CSV separator: tabulator
, CSV separator: tabulator, CSV separator: tabulator
, CSV separator: tabulator, CSV separator: tabulator
, CSV separator: tabulator,
, CSV separator: tabulator,
, CSV separator: tabulator,
Çünkü ben o hastaneden taburcu olacağımı bilmiyordum.Aber ich wusste nicht, dass ich deswegen aus dem Krankenhaus entlassen werden würde.
Çünkü ben o hastaneden taburcu olacağımı bilmiyordum.Je ne savais pas que je sortirais de l'hôpital pour cette raison.
Çünkü ben o hastaneden taburcu olacağımı bilmiyordum.Ma io non sapevo che sarei uscito dall'ospedale per questo. Ah, André!
Çünkü ben o hastaneden taburcu olacağımı bilmiyordum.Nem tudtam, hogy ezért már nem maradhatok a kórházban.
Çünkü ben o hastaneden taburcu olacağımı bilmiyordum.Nevěděl jsem, že mě kvůli tomu z nemocnice propustí.
Çünkü ben o hastaneden taburcu olacağımı bilmiyordum.Nie wiedziałem, że przez to zostanę wypisany ze szpitala.
Çünkü ben o hastaneden taburcu olacağımı bilmiyordum.Nu stiam ca voi fi eliberat din spital din cauza acestui lucru.
Çünkü ben o hastaneden taburcu olacağımı bilmiyordum.Δεν ήξερα ότι θα με απάλλασσαν από το νοσοκομείο εξαιτίας αυτού.
Çünkü ben o hastaneden taburcu olacağımı bilmiyordum.Не думаю, меня как раз из-за этого выгнали.
Çünkü taburunuzun bir kısmı ishalse, savaş alanında o kadar da etkili olmayacaklardır.Denn mit Durchfall sind die Truppen nicht so wirklich effektiv auf dem Schlachtfeld.
Çünkü taburunuzun bir kısmı ishalse, savaş alanında o kadar da etkili olmayacaklardır.Eftersom, ifall dina trupper får diarré, är de inte lika effektiva på slagfältet.
Çünkü taburunuzun bir kısmı ishalse, savaş alanında o kadar da etkili olmayacaklardır.왜냐하면 병사들 중 일부라도 설사에 걸리면 전장에서의 전투력이 떨어지기 때문입니다.
Çünkü taburunuzun bir kısmı ishalse, savaş alanında o kadar da etkili olmayacaklardır.Mert ha a katonáid egy részének megy a hasa, nem annyira hasznosak a csatatéren.
Çünkü taburunuzun bir kısmı ishalse, savaş alanında o kadar da etkili olmayacaklardır.Parce que si certains de vos soldats ont la diarrhée ils ne sont pas si efficaces sur le champ de bataille.
Çünkü taburunuzun bir kısmı ishalse, savaş alanında o kadar da etkili olmayacaklardır.Pentru că dacă trupele tale fac diaree nu mai sunt aşa de eficace pe câmpul de luptă.
Çünkü taburunuzun bir kısmı ishalse, savaş alanında o kadar da etkili olmayacaklardır.Perché se alcune delle tue truppe contraggono la diarrea, non sono più efficienti sul campo di battaglia.
Çünkü taburunuzun bir kısmı ishalse, savaş alanında o kadar da etkili olmayacaklardır.Ponieważ, jeśli niektóre z twoich oddziałów zapadną na biegunkę, ich skuteczność na polu walki osłabnie.
Çünkü taburunuzun bir kısmı ishalse, savaş alanında o kadar da etkili olmayacaklardır.Porque si algunas de sus tropas tenían diarrea no eran tan efectivos en el campo de batalla.
Çünkü taburunuzun bir kısmı ishalse, savaş alanında o kadar da etkili olmayacaklardır.Want als je troepen diarree krijgen, zijn ze lang niet zo effectief op het slagveld.
Çünkü taburunuzun bir kısmı ishalse, savaş alanında o kadar da etkili olmayacaklardır.Защото, ако някои от войниците ти получат диария, не са толкова ефективни на бойното поле.
Çünkü taburunuzun bir kısmı ishalse, savaş alanında o kadar da etkili olmayacaklardır.Потому что если у кого-то из вашего войска диарея, оно не столь эффективно на поле боя.
Çünkü taburunuzun bir kısmı ishalse, savaş alanında o kadar da etkili olmayacaklardır.מכיוון שאם חלק מכוחותיך סובלים משלשול, הם לא אפקטיביים בשדה הקרב
Çünkü taburunuzun bir kısmı ishalse, savaş alanında o kadar da etkili olmayacaklardır.لأنه إذا أصيب بعض جنودك بالإسهال فإنهم لم يكونوا بتلك الفاعلية في ساحة المعركة.
Çünkü taburunuzun bir kısmı ishalse, savaş alanında o kadar da etkili olmayacaklardır.効果的に戦えません 胸の鎧 装甲は ローマのとても優れた戦略の一部ですが
Diğer bir sebep -- belkide bence en kuvvetli sebep-- yavaşlamanın neden zor gelmesi kültürel bir tabudur.또다른 이유는 - 아마도 가장 강력한 이유라고 생각하지만요 -- 왜 느려지기가 어려운가는, 그것이 문화적 금기로서
Diğer bir sebep -- belkide bence en kuvvetli sebep-- yavaşlamanın neden zor gelmesi kültürel bir tabudur.סיבה נוספת -- אם כי, לדעתי, הסיבה החזקה ביותר -- מדוע קשה לנו כל-כך להאט היא הטאבו התרבותי
Diğer bir sebep -- belkide bence en kuvvetli sebep-- yavaşlamanın neden zor gelmesi kültürel bir tabudur.文化的なタブーが関わっています 私たちの文化でスローダウンは
Evet. Tabut hazırlama işleri... ...eskiden aile arasında yapılırdı.-Da, včasih so trupla balzamirali svojci.
Fakat siz artık çalışmaya başladınız. Çünkü ben o hastaneden taburcu olacağımı bilmiyordum.Tôi không biết mình sẽ ra khỏi Viện vì việc đó.
Fışkırtan balina Inn? Peter Tabut "Tabut - fışkırtan balina - Aksine uğursuzSpouter Inn: -.? פיטר קופין "קופין - Spouter - רעות למדי כי
Fışkırtan balina Inn? Peter Tabut "Tabut - fışkırtan balina - Aksine uğursuzSpouter 호텔 : -.? 피터 코핀은 "코핀 - Spouter - 그걸 오히려 불길한
Fışkırtan balina Inn? Peter Tabut "Tabut - fışkırtan balina - Aksine uğursuzنزل الثرثار : --؟ بيتر التابوت "التابوت -- الثرثار -- لا تحمد عقباها وإنما في أن
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
tabu ile cümle - Sayfa 21 - tabu kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App