Askerler İsayı, Pretorium denilen vali konağına götürüp bütün taburu topladılar.Men Stridsmændene førte ham ind i Gården, det vil sige Borgen, og de sammenkalde hele Vagtafdelingen.
Askerler İsayı, Pretorium denilen vali konağına götürüp bütün taburu topladılar.Niin sotamiehet veivät hänet sisälle linnaan, se on palatsiin, ja kutsuivat siihen koko sotilasjoukon.
Askerler İsayı, Pretorium denilen vali konağına götürüp bütün taburu topladılar.Och krigsmännen förde honom in i palatset, eller pretoriet, och kallade tillhopa hela den romerska vakten.
Askerler İsayı, Pretorium denilen vali konağına götürüp bütün taburu topladılar.Og stridsmennene førte ham bort, inn i gården, det er borgen, og kalte hele vakten sammen,
Askerler İsayı, Pretorium denilen vali konağına götürüp bütün taburu topladılar.Os soldados, pois, levaram-no para dentro, ao pátio, que é o pretório, e convocaram toda a coorte;
Askerler İsayı, Pretorium denilen vali konağına götürüp bütün taburu topladılar.Ostaşii au adus pe Isus în curte, adică în palat, şi au adunat toată ceata ostaşilor.
Askerler İsayı, Pretorium denilen vali konağına götürüp bütün taburu topladılar.Zij namen Hem mee naar de binnenplaats van de burcht en riepen het hele bataljon bijeen.
Askerler İsayı, Pretorium denilen vali konağına götürüp bütün taburu topladılar.Žoldnéři pak uvedli jej vnitř do síně, do radného domu, a svolali všecku sběř.
Askerler İsayı, Pretorium denilen vali konağına götürüp bütün taburu topladılar.А воины отвели Его внутрь двора, то есть в преторию, и собрали весь полк,
Askerler İsayı, Pretorium denilen vali konağına götürüp bütün taburu topladılar.Воїни ж повели Його в середину двору, чи то в Претор, і скликали всю роту.
Askerler İsayı, Pretorium denilen vali konağına götürüp bütün taburu topladılar.Тогава Пилат, като искаше да угоди на народа, пусна им Варава, а Исуса би и Го предаде на разпятие.
Askerler İsayı, Pretorium denilen vali konağına götürüp bütün taburu topladılar.ויוליכהו אנשי הצלב אל החצר הפנימית הוא בית המשפט ויזעיקו את כל הגדוד׃
Askerler İsayı, Pretorium denilen vali konağına götürüp bütün taburu topladılar.فمضى به العسكر الى داخل الدار التي هي دار الولاية وجمعوا كل الكتيبة.
Askerler İsayı, Pretorium denilen vali konağına götürüp bütün taburu topladılar.兵 丁 把 耶 穌 帶 進 衙 門 院 裡 . 叫 齊 了 全 營 的 兵
Askerler İsayı, Pretorium denilen vali konağına götürüp bütün taburu topladılar.兵丁 把 耶穌帶進 衙門 院裡 . 叫齊 了 全營 的 兵
AV: Üç çocuğun varken aynı işte çalışmamalısın, tabusu ki biz bunu yapıyoruz.Krátky bonus pre vás, a to, že by sme nemali pracovať spolu, hlavne keď máme tri deti -- a pracujeme.
AV: Üç çocuğun varken aynı işte çalışmamalısın, tabusu ki biz bunu yapıyoruz.Бързо бонус табу за вас, че ние не трябва да работим заедно, най-вече с трите си деца -- но ние го правим.
AV: Üç çocuğun varken aynı işte çalışmamalısın, tabusu ki biz bunu yapıyoruz.Ось воно: нам не слід було б працювати разом, та ще й маючи трьох дітей, але ми працюємо.
Babam bugün hastaneden taburcu oluyor. bu sebeple eve gidip yemeği ailecek yemek durumundayım.Astazi tata este externat din spital. Trebuie sa merg acasa si sa iau cina cu familia.
Babam bugün hastaneden taburcu oluyor. bu sebeple eve gidip yemeği ailecek yemek durumundayım.Aujourd'hui, mon père sort de l'hôpital, donc je dois rentrer manger à la maison.
Babam bugün hastaneden taburcu oluyor. bu sebeple eve gidip yemeği ailecek yemek durumundayım.Danes bodo odpustili mojega očeta iz bolnišnice, zato se moram vrniti domov in tam večerjati.
Babam bugün hastaneden taburcu oluyor. bu sebeple eve gidip yemeği ailecek yemek durumundayım. Demek öyle?Dzisiaj mój tata jest wypisywany ze szpitala więc muszę wracac do domu, tam zjem ze wszystkimi ah, naprawdę?
Babam bugün hastaneden taburcu oluyor. bu sebeple eve gidip yemeği ailecek yemek durumundayım.Hari ini Ayah saya keluar dari rumah sakit. Jadi saya ingin pulang dan makan malam di rumah.
Babam bugün hastaneden taburcu oluyor. bu sebeple eve gidip yemeği ailecek yemek durumundayım.Hôm nay là ngày ba cháu xuất viện, vì thế cháu phải về nhà dùng cơm tối.
Babam bugün hastaneden taburcu oluyor. bu sebeple eve gidip yemeği ailecek yemek durumundayım.Idag så skrivs min pappa ut från sjukhuset, så jag behöver gå hem å äta middag hemma.
Babam bugün hastaneden taburcu oluyor. bu sebeple eve gidip yemeği ailecek yemek durumundayım.Questo è il giorno in cui mio padre esce dall'ospedale, quindi devo andare a casa e mangiare.
Babam bugün hastaneden taburcu oluyor. bu sebeple eve gidip yemeği ailecek yemek durumundayım.Vandaag is de dag dat mijn vader wordt ontslagen van het ziekenhuis. Dus moet ik naar huis en thuis eten.
Babam bugün hastaneden taburcu oluyor. bu sebeple eve gidip yemeği ailecek yemek durumundayım.Σήμερα είναι η μέρα που βγαίνει ο πατέρας απ'το νοσοκομείο, γι'αυτό πρέπει να πάω σπίτι και να δειπνήσω εκεί.
Babam bugün hastaneden taburcu oluyor. bu sebeple eve gidip yemeği ailecek yemek durumundayım.Сегодня мой отец выписался из больницы, так что мне нужно идти домой и пообедать там.
Babam bugün hastaneden taburcu oluyor. bu sebeple eve gidip yemeği ailecek yemek durumundayım.,היום זה היום שאבא שלי משתחרר מהעבודה .אז אני צריך לחזור הביתה ולאכול ארוחת ערב בבית
Babam bugün hastaneden taburcu oluyor. bu sebeple eve gidip yemeği ailecek yemek durumundayım.اليوم هو يوم خروج والدي من المشفى لذلك يجب على الذهاب للمنزل وتناول العشاء فيه
Babam bugün hastaneden taburcu oluyor. bu sebeple eve gidip yemeği ailecek yemek durumundayım.家で食事する事になってるんです そうか
Ben Muhafız Taburundan Gamelon.Al habla Gamelan, del batallón soberano.
Ben Muhafız Taburundan Gamelon. Ana kapıdayız.Täällä Gamelan, olemme pääportilla.
Ben Muhafız Taburundan Gamelon.Det er Gribelan.
Ben Muhafız Taburundan Gamelon.Det här är Gamelan.
Ben Muhafız Taburundan Gamelon.Fala Gamelan, do Batalhão Sovereign.
Ben Muhafız Taburundan Gamelon.Gamelan z trzeciego batalionu.
Ben Muhafız Taburundan Gamelon.Qui è Gamelan, del Battaglione Sovrano.
Ben Muhafız Taburundan Gamelon.Γκάμελαν, Διοικητικό Τάγμα.
Ben Muhafız Taburundan Gamelon.Говорит Гамелан из независимого батальона.
Bir başka tabuyu daha devirdik, yaşamımızda.Abbiamo violato un altro tabù nelle nostre vite.
Bir başka tabuyu daha devirdik, yaşamımızda.Am încălcat încă un tabu în vieţile noastre.
Bir başka tabuyu daha devirdik, yaşamımızda. Bu bonus tabuChúng tôi đã phạm vào một điều tối kỵ khác trong cuộc sống của mình, và đâu là một điều tối kỵ thưởng thêm.
Bir başka tabuyu daha devirdik, yaşamımızda. Bu bonus tabuNamreč prekršila sva še en tabu v najinem življenju, to bo tudi bonus tabu.
Bir başka tabuyu daha devirdik, yaşamımızda.Hemos violado otro tabú en nuestras vidas.
Bir başka tabuyu daha devirdik, yaşamımızda.Kami telah melanggar pantangan lainnya dalam hidup.
Bir başka tabuyu daha devirdik, yaşamımızda.우리는 우리의 삶에서 또 다른 금기를 위반해 왔습니다.
Bir başka tabuyu daha devirdik, yaşamımızda.Megsértettünk még egy tabut a saját életünkben is.
Bir başka tabuyu daha devirdik, yaşamımızda.Nós violámos mais um tabu na nossa vida,
Bir başka tabuyu daha devirdik, yaşamımızda.Nous avons enfreint encore un autre tabou dans nos propres vies.
Bir başka tabuyu daha devirdik, yaşamımızda.V našem životě jsme se dotkli ještě jednoho tabu.
Bir başka tabuyu daha devirdik, yaşamımızda.V našich životoch sme porušili ešte ďalšie tabu.
Bir başka tabuyu daha devirdik, yaşamımızda.We hebben nog een taboe geschonden in ons leven.
Bir başka tabuyu daha devirdik, yaşamımızda.Wir haben noch ein weiteres Tabu in unserem Leben gebrochen.
Bir başka tabuyu daha devirdik, yaşamımızda.Złamaliśmy jeszcze jedno tabu w naszych życiach.
Bir başka tabuyu daha devirdik, yaşamımızda.Παραβιάσαμε και άλλο ένα ταμπού στις ζωές μας.
Bir başka tabuyu daha devirdik, yaşamımızda.Ми порушили ще одне табу у своєму житті.
Bir başka tabuyu daha devirdik, yaşamımızda.Мы нарушили ещё одно табу в своей жизни.
Bir başka tabuyu daha devirdik, yaşamımızda.Ние нарушихме още едно табу в нашия живот.