tabu ile cümle

tabu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Taburcu olduktan sonra spor yorumculuğuna tekrar dönmüştür.Pomimo niepełnosprawności postanawia wrócić do sportu.
1939'da yine bir yıl taburu yöneterek 266.Ponieważ w 1939 odbył się kolejny, 26.
Tank Avcıları Taburu.Taktycznej Eskadry Myśliwskiej.
1911 - Sonradan IBM adını alacak olan "Computing Tabulating Recording Corporation" adlı şirket kuruldu.15 czerwca – w Nowym Jorku zarejestrowano firmę Computing Tabulating Recording, późniejszy IBM.
Tank Taburu'nda ise 4 KV-1, 6 T-34 ve 20 T-60 tankı faal durumdaydı.Batalion Pancerny z czterema czołgami KW-1, sześcioma T-34 i dwudziestoma T-60.
22 Temmuz günü hastaneden taburcu olur.22 lipca obchodzony jest odpust parafialny.
19 Haziran 1940'ta taburcu edildi.W dniu 19 czerwca 1940 r. został ewakuowany.
Piyade Tugayı'nın ayrı bir piyade taburunun komiseri olarak atandı.Z resztek jednostki został zorganizowany prowizoryczny oddział piechoty.
Karadaki taburlar zor durumda kalmıştır.Sytuacja w drużynie jest napięta.
Yaklaşık iki yüzyıl sonra işçiler Barnabas'ın tabutunu açarlar ve Barnabas serbest kalır.Dwa wieki później Barnabas zostaje przypadkowo uwolniony ze swojego grobowca.
Diğer büyük parçaları da sandalye ve tabureler için hazırlanmış olabilir.Może być też uprawiana w skrzynkach na tarasach i balkonach.
Ertesi gün taburcu oldu.Następnego dnia ofensywa się załamała.
Esas taarruz bir kısmı taze kuvvetlerden oluşmak üzere beş tabur gücünde bir kuvvetti.Szczególnie wokół pięciu strategicznych obszarów można zbudować kompromis wszystkich sił politycznych.
Modern bir tank genellikle bölük ya da tabur telsiz ağına bağlı çalışan telsizlerle donatılmıştır.Częstotliwość robocza–częstotliwość na jakiej zazwyczaj pracuje dana radiostacja lub inne urządzenie radiowe.
Üç taburu bulunmaktaydı.Istniały trzy schroniska.
Muharebe taburları genelde aşağıdaki gibi teşkilatlanmıştır.Dolne podsadki zwykle nieobłonione.
1. Tabur'un emir subayı olarak görev yaptı.Pełnił funkcję zastępcy dowódcy 1 batalionu.
Tabut ve aracın sürücüsü ise kaybolmuştur.Zmniejszony został także kokpit oraz kierownica.
1793'e gelindiğinde Landes gönüllüleri 4e tabur komutanı oldu.Od 1793 dowodził 7 Brygadą Kawalerii Narodowej.
Bu taburlarda toplam 2200 asker vardır.W każdym batalionie znajdowało się po 236 żołnierzy.
Ama daha sonra görevliler gelip tabutu açtığında Undertaker içinde yoktu!Po otwarciu trumny okazało się, że Undertakera w niej nie ma.
Çoğu kültürde ensest bir tabudur.W wielu kulturach kazirodztwo pozostaje tematem tabu.
Sonra onu tabut şeklinde götürürler.Następnie wywieziony do Kaługi.
Kahverengi Ayı, hayvanların en kutsalı sayılırdı ve adını doğrudan anmak bir tabuydu.Jedyną ofiarą wojny była świnia, od której konflikt przyjął swoją nazwę.
Hemen sonra Muhafız Taburu komutan vekilliğine getirildi.Zaraz potem były sierżant odchodzi na wartę.
Bu dönemde Kuzey Fırtınası taburu Kilis'te çalışmalar yürütmüşlerdir.Przez cały ten czas odbywały się tutaj szkolenia kompanii szturmowych Palmach.
Üstelik bu taburun tamamı kızlardan oluşmaktadır.Zdarza się też, że utwór ten wykonują młode dziewczęta.
Taburcu olduktan iki gün sonra 1961’de evinde kendini av silahı ile vurarak hayatına son verdi.Ostatecznie w sześć tygodni później popełnił samobójstwo, strzelając sobie w głowę.
Osmanlı topçusu hemen güçlü bir karşılık vererek bu kanattaki Podolya Avcı Taburlarını epey hırpaladı.Wawrzyniec Goślicki obsypał go zaraz po wyświęceniu licznymi kanoniami.
Finlandiya topçu tabur komutanlığı Hämeenlinna topçu müzesinde bir konteyner.Za granicą Jedna z armat eksponowana jest w fińskim Muzeum Czołgów w Parola.
Bu sıkı geçiş döneminde yemek yasakları (tabuları) da olur.Vid matbrist kan de tidvis inta ett stelt tillstånd (torpor).
Kyuhyun 5 Temmuz 2007 tarihinde hastaneden tam 78 gün sonra taburcu oldu.Kyuhyun blev utskriven 5 juli 2007, 78 dagar senare.
Initially, 65 tankette taburu bulunuyordu.Huset innehöll i början 54 enrumslägenheter.
Yaklaşık iki yüzyıl sonra işçiler Barnabas'ın tabutunu açarlar ve Barnabas serbest kalır.200 år senare befrias Barnabas av en slump ur sin grav.
Shew cenaze töreninin düzenlenmesine yardımcı oldu; hatta tabutu kendisi aldı.Det var Gumiljov som organiserade begravningen och tog emot kistan på flygplatsen.
Hizmeti kısa sürdü çünkü Ocak 1907'de bir astım krizi sonrasında taburcu edildi.Vissa vrakdelar kvarstod, men försvann efter en storm i januari 1904 .
Tümen emrinde ayrıca iki topçu taburu vardır.Två soldater tillika pansarskottsskyttar.
Angola'da LGBT hakları, toplum kesimlerince tabulaştırılır ve eşcinsel ilişkiler yasadışıdır.Prostitution i Hongkong är i sig självt lagligt, men organiserad prostitution är olaglig.
En sonunda beyaz bir tabut seçerler.Äntligen har jag ett libretto.
Ekzogami ve ensest tabusu onun genel araştırma konularıdır.Han var bror till Helena Westermarck.
Shew cenaze töreninin düzenlenmesine yardımcı oldu; hatta tabutu kendisi aldı.Хор супроводжував церковні відправи, а також похорони.
İnsanlar için tabu sayılan pek çok şey hentailerin konusu olabilir.За взуттям чоботар може багато чого сказати про людину.
Bir bisiklet piyade taburu komutanı olarak binbaşı rütbesiyle İsviçre Ordusu'nda görev yaptı.Служив в Швейцарській армії у званні майора, керуючи батальйоном велосипедної піхоти.
Onun beğeneceği bir tabut olmalı.""Було собі одне поросятко, яке полюбляло мандрувати.
27 Mart 1901 tarihinde Tabuse, Yamaguchi Prefecture 'da doğmuştur.Сато Ейсаку народився 27 березня 1901 року в Табусе префектури Ямагуті.
Aile bir masa çevresindeki taburelerde oturarak birlikte yerdi.Всі інші гості сідали за стіл де розподілявся коровай.
Eski ismi Tabur'dur.Колишня назва Войнарівка.
Tabutun içerisinden, Paul Bearer çıkıverdi.Між півостровами розташована затока Павла Кеппена.
Sonraki, kondansatör sabit akım deşarj bir İdischarge ile taburcu olması gerekiyor.В такому випадку, зловмиснику доведеться співвідносити вартість огранізації атаки з очікуваною вигодою.
Konuya diğer bir açıdan bakılırsa totemin tabu olduğu görülür.Лише з глобалізацією це дивне табу було знято.
Kyuhyun 5 Temmuz 2007 tarihinde hastaneden tam 78 gün sonra taburcu oldu.Кьохьона виписали з лікарні 5 липня 2007 року.
Ağır tank taburu (Almanya) 504.Reserve-Panzer-Division)???; 504-й важкий танковий батальйон (Schwere Panzer Abteilung 504).
Tecrübelerine göre, Aghdam'ın kendini savunma taburunun komutanı olmuştur.Згідно зі спогадами Яхмеса, цього разу він був сам командувачем у битві.
Tabutu yerel sendika binasına getirildi.Хрест було встановлено на місцевому кладовищі.
Taarruz Top Taburu ve bazı diğer birliklerdir.Змієвих валів та зведено кілька нових міст).
Bu bir tabu.Це табу.
Malcolm ve kardeşleri annelerini tam 24 yıl sonra hastaneden taburcu edebildiler.Malcolm a jeho sourozenci svou matku dostali z léčebny až o 24 let později.
Senna'nın rakiplerinden Alain Prost, tabutunu taşıyanlar arasındaydı.Sennův rival Alain Prost byl jedním z lidí, kteří nesli rakev.
19 Haziran 1940'ta taburcu edildi.Dne 19. června 1940 byl evakuován.
Bu taburlarda toplam 2200 asker vardır.Tato divize má dnes něco okolo 2600 vojáků.

İlgili Sayfalar