tablo ile cümle

tablo kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bu tablonun zamanlaması konusunda bir sorun bulunmaktadır.Il existe un conflit concernant la date de réalisation de cette peinture.
Bu tablo onda daha önce hiç hissetmediği duygular uyandırır.Il commence à ressentir des sensations qu'il n'avait jamais connu.
Tablonun kopyası buraya, savaşın korkunçluğunu anımsatması için asılmıştır.Elle y a été placée pour rappeler les horreurs de la guerre.
Aşağıdaki tabloda bilgi eksiklikleri bulunmaktadır.Ailleurs, les données manquent.
1981 - Picasso'nun Guernica tablosu 40 yıl sonra ABD'den İspanya'ya döndü.10 septembre 1981 : le tableau Guernica de Pablo Picasso regagne Madrid après 40 ans au musée de New York.
Bu gereksinimler tabloda belirtilmiştir.C'est pourquoi elles sont indiquées sur le tableau.
Tabloda çeşitli sayılar için π değerleri gösterilmiştir.On obtient pour diverses températures les valeurs présentées dans le tableau suivant.
Kadıköy'ün altyapı bilgileri aşağıdaki tabloda gösterilmiştir.Le corps de la maîtresse de maison a été retrouvé dans le tablinum.
Bu oldukça önemli ve büyük bir tabloydu.C'était un disque vraiment important pour nous.
O sene ressam tabloyu sanat tüccarı Paul Durand-Ruel'ya teslim etti.Le tableau fut la propriété du marchand d'art Paul Durand-Ruel.
Aşağıdaki tabloda Saint-Josse-ten-Noode'de ikâmet edenlerin tâbiyetleri ile ilgili bilgiler yer almaktadır.Cet article recense le patrimoine immobilier protégé à Saint-Josse-ten-Noode.
Tablo bir manzara resmi ya da tarihi resim değildir.La sécurité n’est pas un statut ou une image mais un processus continu.
Tablo yapıldığı günden bu zamana kadar birçok ressam ve sanatçıya ilham kaynağı olmuştur.Mais le récit a inspiré entretemps plusieurs auteurs et artistes.
Bu nicelikler Tablo 1 de gösterilmiştir.Un plus ample échantillon est représenté dans le tableau 1.
Bu hikâye ortaçağ ve Rönesans tablolarında sıkça resmedilmiştir.L'évènement a été reproduit dans beaucoup de peintures médiévales et de la Renaissance.
Manet, bu iki tabloda izleyiciyi de resmin bir katılımcısı yapma konusunda uzmanlaşmıştır.Comme chez Manet, le regard des deux enfants est dirigé vers le spectateur.
Tablolardaki kompozisyon, döneme göre oldukça yenilikçidir.La composition du tableau reste assez archaïsante pour l’époque.
5. periyot elementi, periyodik tablonun 5. periyodunda yer alan her bir element için kullanılan kavramdır.La période 5 du tableau périodique est la cinquième ligne, ou période, du tableau périodique des éléments.
Bu maçlar tabloya 12. hafta maçlarından sonra dahil edilmiştir.Lors de ce match, il est avertit à la 12e minute.
Lakin, bu tablo ikinciden farklı.Or ces vitraux se différencient pourtant du tableau.
Tablo hiçbir hikâye anlatmıyordu ya da bir dram betimlenmemişti.On ne connaît pas de tableau, ni de dessin de lui.
Tabloda, iki kişi kolları yanlarındaki masanın üzerinde olacak şekilde resmedilmiştir.La jeune femme écrivant a les deux avant-bras posés sur la table.
Ressamın tabloyu geri almasına ve teyzesine göndermesine izin verilmiştir.Mais le peintre l'invite à visiter son atelier et lui montre son tableau.
Norveç'li ressam Edvard Munch da tablodan etkilenen sanatçılardan biridir.En Norvège, Edvard Munch peint La danse de la vie.
Aşağıdaki tabloda Dünya genelinde kullanılan majör tabancalar listelenmektedir.Sur le socle sont gravés les faits d’armes du général.
Birçok ayrım tablo değişkenleri fdisk olarak tanınır.Les taux de change entre les différents taels étaient bien connus.
Veba, İsviçreli sembolist ressam Arnold Böcklin tarafından 1898 yılında çizilen tablo.La Guerre est un tableau du peintre suisse Arnold Böcklin (1896).
Bu olayı tasvir eden başka bir tablo İtalyan sanatçı Giambettino Cignaroli tarafından yapılmıştır.Un tableau représentant cet événement a été peint par le peintre Giotto.
Aşağıdaki tabloda ters trigonometrik fonksiyonların asılları listelenmiştir.Ci-dessous les défauts des thermoplastiques injectés.
İlk bakışta tabloda üç figür gözükmektedir: erkek, kadın ve köpek.En effet le tableau se compose majoritairement de trois figures : le cavalier, le cheval ainsi que le chien.
Tabloları günümüzde dünyanın belli başlı müzelerinde ve galerilerinde sergilenir.Aujourd'hui, il expose ses tableaux dans les musées et galeries du monde entier.
Tablonun sağ ucunda, kucağındaki bebeğe bacayı gösteren bir çocuk vardır.Sur le côté gauche, il y a l'image d'une mère tenant un fils dans ses bras.
Bu sayaç tablosuna öngörücü denir.Le pourboire se dit propina.
Bu tablo Vatikan tarafından Roma'daki Dal Vaticano Floransa Müzesi'ne alınmıştır.Il est exposé au musée du Vatican, à Rome.
Tablo 2015 Dünya Kayak Şampiyonası ardından güncellenmiştir.Mise à jour après les championnats du monde 2015.
Yukarıdaki tabloda sarı renkli bölmeler 1866-cı yıldan evvelde ilçe olanları işaret eder.Entre les fenêtres de l'étage sont insérés de petits cartouches ovales marqués « Anno 1664 ».
Kasabanın modern tablosu, yüzyıl dönümünde kuruldu.Le visage actuel de la commune prend forme au Xe siècle.
Pablo Picasso 1937'de Guernica isimli tabloyu, olaydan etkilenerek çizdi.Pablo Picasso a peint l'horreur de cet événement dans le tableau Guernica.
Başlıca üretici ülkelerin yıllara göre kabuklu fındık üretim miktarını gösteren tablo (ton).Le tableau ci-contre montre les consommations par pays par année (en tonne).
Nana, Fransız ressam Édouard Manet tarafından çizilmiş tablo.Nana est un tableau d'Édouard Manet.
Gol ve sonuç tablosu.Loco et Disco Inferno.
7. periyot elementi, periyodik tablonun 7. periyodunda yer alan her bir element için kullanılan kavramdır.La période 7 du tableau périodique est la septième ligne, ou période, du tableau périodique des éléments.
Aşağıdaki tablo d'nin birkaç değerini gösteriyor.Le dessin 2D ci-dessous illustre cette volumétrie.
Bu tablo halen Venedik Akademisi'nde bulunmaktadır.Cette œuvre est maintenant aux Gallerie dell'Accademia de Venise.
Bu tabloyu ancak 1570'te bitirdi.L’édifice n’est donc achevé qu’en 1517.
4096 girdili bir geçmiş tablosu vardır.Elle est percée d'un portail classique en 1669.
Bu dilerin hepsi aşağıdaki tabloda mevcuttur.Tous ces matériels sont indiqués dans les tableaux ci-dessous.
Asıl tablo (1891).Le Diable (1891).
Mozağin eksik bölümleri, resimli yüzeyin parçalanmış bir tablo gibi görünmesine sebep oluyordu.Les cheveux en désordre semblent percer la surface du tableau.
Cüce, çıplak olduğu tabloda ise şarap tanrısı Bacchus kılığındaydı.Sur le plafond sont peints des reliefs à la gloire du dieu du vin, Bacchus.
Öpücük - Gustav Klimt'in 1907 tarihli tablosu.Champ de coquelicots, tableau de Gustav Klimt peint en 1907.
Bir Picasso tablosu satın aldım.Compré un Picasso.
Bu tabloların boyutları farklı.Estas pinturas son de tamaños distintos.
Bu, onun yaptığı tablodur.Es el cuadro que pintó ella.
Bu tablolar ve heykeller Gotama Buda ve hayatı ile ilgilidir.Estas pinturas y estatuas están relacionadas con Buda y su vida.
1503: Leonardo da Vinci, üç dört yıl sonra tamamlayacağı Mona Lisa adlı tablosuna başladı.1503: Leonardo da Vinci comienza a trabajar en su famoso cuadro La Mona Lisa, que acabará tres años después.
League321.com - Hırvat futbol liglerinin tabloları, kayıtları ve istatistikleri.League321.com - Tablas, estadíticas y records de la ligas del fútbol de Francia.
Bu tablo, şu anda mevcut olan yerelleştirilmiş Cortana versiyonlarını tanımlamaktadır.Esta tabla identifica la versión localizada de Cortana actualmente disponible.
Periyodik tabloda p bloğunda yer alır ve 7. periyodun son elementidir.En la tabla periódica es un elemento del bloque p y el último del periodo 7.
Standart genetik kod aşağıdaki tablolarda gösterilmiştir.El código genético estándar se refleja en las siguientes tablas.

İlgili Sayfalar