Ana içeriğe geç
Sözlük

tabir ile cümle

tabir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Eski silah kontrolcünün tabiriyle: " Güven ama denetle. "Het is de oude stelregel in wapenbeheersing: "Vertrouw, maar verifieer."
Eski silah kontrolcünün tabiriyle: " Güven ama denetle. "여러분은 "어떻게 그들을 믿을 수가 있죠?"라고 말하겠죠. 좋습니다. 우리는 믿을 수 없죠.
Eski silah kontrolcünün tabiriyle: " Güven ama denetle. "Poviete, "Ako im môžeme veriť?" Nuž, neveríme.
Eski silah kontrolcünün tabiriyle: " Güven ama denetle. "Powiecie: "Jak możemy im ufać?" Nie możemy.
Eski silah kontrolcünün tabiriyle: " Güven ama denetle. "Sie fragen: "Wie können wir ihnen vertrauen?" Das tun wir nicht.
Eski silah kontrolcünün tabiriyle: " Güven ama denetle. "Ви скажете, "Як ми можемо їм довіряти?" Ну, взагалі- то, не можемо.
Eski silah kontrolcünün tabiriyle: " Güven ama denetle. "Вы скажите: "Как мы можем им верить?" Хорошо, мы им не доверяем.
Eski silah kontrolcünün tabiriyle: " Güven ama denetle. "Не можем. Както гласи максимата:
Eski silah kontrolcünün tabiriyle: " Güven ama denetle. "ובכן, אנו לא בוטחים בהם. זה אותו הביטוי מימי הפיקוח על הנשק:
Eski silah kontrolcünün tabiriyle: " Güven ama denetle. "ستقولون:"كيف سنتمكن من الثقة بهم؟" لكننا لن نفعل
Eski silah kontrolcünün tabiriyle: " Güven ama denetle. "実は私たちも信用はしません。 古い引用句があります。
Fakat Trump'ın bu argo tabirinin nasıl çevrileceği hususunda Japon medyası bir fikir birliğine varamamıştır.Pero parece que no hubo consenso entre los medios japoneses sobre cómo traducir la vulgaridad del presidente.
Fakat Trump'ın bu argo tabirinin nasıl çevrileceği hususunda Japon medyası bir fikir birliğine varamamıştır.Но, кажется, согласия по вопросу перевода вульгарного высказывания президента США японские медиа не достигли.
Genel olarak model tabanlı tasarım diye tabir olunan bir sistem kullanıyoruz.A dolog alapját a modellalapú tervezés adja.
Genel olarak model tabanlı tasarım diye tabir olunan bir sistem kullanıyoruz.Chúng tôi sử dụng khá rộng rãi một thiết kế được gọi là thiết kế mô hình
Genel olarak model tabanlı tasarım diye tabir olunan bir sistem kullanıyoruz.Folosim ceea ce se numește "proiectare pe bază de model".
Genel olarak model tabanlı tasarım diye tabir olunan bir sistem kullanıyoruz.In grote lijnen door wat we modelgebaseerd ontwerp noemen.
Genel olarak model tabanlı tasarım diye tabir olunan bir sistem kullanıyoruz.Kami menggunakan sesuatu yang disebut desain berbasis model.
Genel olarak model tabanlı tasarım diye tabir olunan bir sistem kullanıyoruz.저희는 흔히 모델 기반 설계라고 불리는 것을 사용했습니다.
Genel olarak model tabanlı tasarım diye tabir olunan bir sistem kullanıyoruz.Nous utilisons quelque chose qui est généralement appelé la conception basée sur modèle.
Genel olarak model tabanlı tasarım diye tabir olunan bir sistem kullanıyoruz.Uporabimo nekaj, čemur pravimo na modelih temelječ dizajn.
Genel olarak model tabanlı tasarım diye tabir olunan bir sistem kullanıyoruz.Usamos algo genericamente designado por desenho baseado em modelos.
Genel olarak model tabanlı tasarım diye tabir olunan bir sistem kullanıyoruz.Usiamo una progettazione comunemente chiamata 'model based design'.
Genel olarak model tabanlı tasarım diye tabir olunan bir sistem kullanıyoruz.Utilizamos algo llamado en términos generales diseño basado en el modelo.
Genel olarak model tabanlı tasarım diye tabir olunan bir sistem kullanıyoruz.Używamy projektowania opartego na wzorcach.
Genel olarak model tabanlı tasarım diye tabir olunan bir sistem kullanıyoruz.Vi bruger noget der bredt kaldes for modelbaseret design.
Genel olarak model tabanlı tasarım diye tabir olunan bir sistem kullanıyoruz.Wir verwenden den sog. modellbasierten Ansatz.
Genel olarak model tabanlı tasarım diye tabir olunan bir sistem kullanıyoruz.Με τον ευρέως γνωστό σχεδιασμό με χρήση μοντέλων.
Genel olarak model tabanlı tasarım diye tabir olunan bir sistem kullanıyoruz.Използваме така наречения най-общо казано моделно базиран дизайн.
Genel olarak model tabanlı tasarım diye tabir olunan bir sistem kullanıyoruz.Ми використовуємо проектування, що базується на моделюванні.
Genel olarak model tabanlı tasarım diye tabir olunan bir sistem kullanıyoruz.Мы пользуемся так называемым модельно-ориентированном проектированием.
Genel olarak model tabanlı tasarım diye tabir olunan bir sistem kullanıyoruz.אנו משתמשים במה שנקרא בגדול תכנון מבוסס-מודלים.
Genel olarak model tabanlı tasarım diye tabir olunan bir sistem kullanıyoruz.نحن نستخدم ما يسمى عموما بالتصميم المعتمد على النموذج.
Genel olarak model tabanlı tasarım diye tabir olunan bir sistem kullanıyoruz.まず機械の動き方を 数学的モデルを使い
Genel olarak model tabanlı tasarım diye tabir olunan bir sistem kullanıyoruz.我哋利用廣義稱為 「以模型為基礎嘅設計方法」
Güney Afrika'da, 'Ubuntu' diye bir tabirimiz vardır.Dél-Afrikában van egy ubuntu nevezetű kifejezés.
Güney Afrika'da, 'Ubuntu' diye bir tabirimiz vardır.En Afrique du Sud, ils ont une expression, "ubuntu".
Güney Afrika'da, 'Ubuntu' diye bir tabirimiz vardır.In Sudafrica esiste un'espressione chiamata ubuntu.
Güney Afrika'da, 'Ubuntu' diye bir tabirimiz vardır.In Südafrika gibt es einen Ausdruck namens 'ubuntu'.
Güney Afrika'da, 'Ubuntu' diye bir tabirimiz vardır.Na África do Sul há uma expressão chamada "ubuntu".
Güney Afrika'da, 'Ubuntu' diye bir tabirimiz vardır.Ở Nam Phi họ có một cụm từ gọi là "ubuntu".
Güney Afrika'da, 'Ubuntu' diye bir tabirimiz vardır.남아프리카에 유분투(Ubuntu)라는 말이 있습니다.
Güney Afrika'da, 'Ubuntu' diye bir tabirimiz vardır.Ubuntu とは哲学的思想でこういう意味です
Güney Afrika'da, 'Ubuntu' diye bir tabirimiz vardır.W Afryce Południowej mają wyrażenie "ubuntu".
Güney Afrika'da, 'Ubuntu' diye bir tabirimiz vardır.В ПАР є такий вираз: "убунту"
Güney Afrika'da, 'Ubuntu' diye bir tabirimiz vardır.В ЮАР есть такое выражение, "убунту"
Güney Afrika'da, 'Ubuntu' diye bir tabirimiz vardır.В Южна Африка имат един израз, убунту.
Güney Afrika'da, 'Ubuntu' diye bir tabirimiz vardır.בדרום אפריקה ישנו ביטוי הנקרא אובונטו.
Güney Afrika'da, 'Ubuntu' diye bir tabirimiz vardır.في جنوب إفريقيا، هناك عبارة تدعى "أوبونتو".
‘Herhangi bir yasadışı uyuşturu’ tabiri esrar, amfetamin, kokain, crack, ecstay, LSD ve eroini kapsamaktadır.El término «cualquier droga ilícita» incluye cannabis, anfetaminas, cocaína, crack, éxtasis, LSD y heroína.
‘Herhangi bir yasadışı uyuşturu’ tabiri esrar, amfetamin, kokain, crack, ecstay, LSD ve eroini kapsamaktadır.Käsite ”laiton huume” kattaa kannabiksen, amfetamiinit, kokaiinin, crackin, ekstaasin, LSD:n ja heroiinin.
‘Herhangi bir yasadışı uyuşturu’ tabiri esrar, amfetamin, kokain, crack, ecstay, LSD ve eroini kapsamaktadır.Onder ‘illegale drug’ wordt verstaan: cannabis, amfetaminen, cocaïne, crack, ecstasy, lsd en heroïne.
‘Herhangi bir yasadışı uyuşturu’ tabiri esrar, amfetamin, kokain, crack, ecstay, LSD ve eroini kapsamaktadır.O termos “qualquer droga ilícita” inclui cannabis, anfetaminas, cocaína, crack, ecstasy, LSD e heroína.
‘Herhangi bir yasadışı uyuşturu’ tabiri esrar, amfetamin, kokain, crack, ecstay, LSD ve eroini kapsamaktadır.Pojem „jakákoliv nelegální droga“ zahrnuje konopné látky, amfetaminy, kokain, crack, extázi, LSD a heroin.
‘Herhangi bir yasadışı uyuşturu’ tabiri esrar, amfetamin, kokain, crack, ecstay, LSD ve eroini kapsamaktadır.Termenul „orice drog ilicit” include canabis, amfetamine, cocaină, cocaină crack, ecstasy, LSD și heroină.
‘Herhangi bir yasadışı uyuşturu’ tabiri esrar, amfetamin, kokain, crack, ecstay, LSD ve eroini kapsamaktadır.Velika večina dijakov, ki so poskusili prepovedane droge, je uživala konopljo.
İşte o zaman, tabiri caizse, üssünü, Elder Michaux'nun kitapevi'nin önüne kurmuştu.Also etablierte er seinen Platz vor dem Buchgeschäft von Elder Michaux.
İşte o zaman, tabiri caizse, üssünü, Elder Michaux'nun kitapevi'nin önüne kurmuştu.그래서 그는 그의 기반을 구축 말할 수도 장 미 쇼의 서 점 앞.
İşte o zaman, tabiri caizse, üssünü, Elder Michaux'nun kitapevi'nin önüne kurmuştu.Έτσι ίδρυσε την βάση του, μπορείτε να πείτε, μπροστά στο βιβλιοπωλείο του Έλντερ Μισό.
İşte o zaman, tabiri caizse, üssünü, Elder Michaux'nun kitapevi'nin önüne kurmuştu.لذا أسس قاعدته، قد تقول، أمام مكتبة "Elder Michaux".
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod