Japonlar "bok çukuru" tabirinin direkt çevirisinden kaçınmalı ve klasiklere geri dönmelidir...Les Japonais devraient éviter une traduction littérale de “shithole” et se tourner vers les classiques...
Japonlar "bok çukuru" tabirinin direkt çevirisinden kaçınmalı ve klasiklere geri dönmelidir...Los japoneses deberían evitar la traducción directa de "shithole" y recurri a lo clásico...
Japonlar "bok çukuru" tabirinin direkt çevirisinden kaçınmalı ve klasiklere geri dönmelidir...Οι Γιαπωνέζοι πρέπει να αποφύγουν την άμεση μετάφραση του "shithole" και να στραφούν στα κλασικά...
Japonlar "bok çukuru" tabirinin direkt çevirisinden kaçınmalı ve klasiklere geri dönmelidir...Японцам следует избегать прямого перевода «shithole» и обратиться к классике...
Japon Medyası Trump'ın "Bok Çukuru" Tabirini Çevirirken Çok ZorlandıLes médias japonais peinent à traduire le « Shithole » de Trump
Japon Medyası Trump'ın "Bok Çukuru" Tabirini Çevirirken Çok ZorlandıMedios japoneses tienen problemas para traducir "shithole" de Trump
Japon Medyası Trump'ın "Bok Çukuru" Tabirini Çevirirken Çok ZorlandıΤα Ιαπωνικά ΜΜΕ αγωνίζονται να μεταφράσουν το "σκατότρυπα" του Τραμπ
Japon Medyası Trump'ın "Bok Çukuru" Tabirini Çevirirken Çok ZorlandıЯпонские медиа силятся перевести речь Трампа
Kendinizi direğe bağlamak belki de psikologların tabiriyle bilinen en eski bağlanma aracı örneğidir.Az árbochoz kötözés talán a legrégebbi írásos példa arra, amit a pszichológusok önkéntes kényszernek hívnak.
Kendinizi direğe bağlamak belki de psikologların tabiriyle bilinen en eski bağlanma aracı örneğidir.이렇게 당신 스스로를 돛대에 묶는 것은 심리학자들이 행동장치(commitment device)라고 하는 것의 아마 가장 오래된 예시일 것 입니다.
Kendinizi direğe bağlamak belki de psikologların tabiriyle bilinen en eski bağlanma aracı örneğidir.Прив'язати себе до щогли - це, мабуть, найдавніший зразок так званого добровільного примусу.
Kendinizi direğe bağlamak belki de psikologların tabiriyle bilinen en eski bağlanma aracı örneğidir.לקשור את עצמך לתורן זו אולי הדוגמה העתיקה ביותר למה שפסיכולוגים מכנים "כלי מחויבות."
Kendinizi direğe bağlamak belki de psikologların tabiriyle bilinen en eski bağlanma aracı örneğidir.ان ربط نفسك بالسارية ربما هو اقدم حيلة مكتوبة كما يقول عنه اطباء النفس انه " آلية الالتزام "
Kendinizi direğe bağlamak belki de psikologların tabiriyle bilinen en eski bağlanma aracı örneğidir.自らの動きを制限するこのやり方 心理学者が背水の陣法と呼ぶものです。 冷静に自身を抑制することで
'Lanetli uzun bir araştırma,' diye, tabiri caizse, mantar üfleme söyledi."A átkozott hosszú kutatás," mondta, fúj a dugót ki, hogy úgy mondjam.
'Lanetli uzun bir araştırma,' diye, tabiri caizse, mantar üfleme söyledi."A damnable dolgo raziskave," je dejal, piha iz plute, tako rekoč.
'Lanetli uzun bir araştırma,' diye, tabiri caizse, mantar üfleme söyledi."A la recherche damnable longtemps", dit-il, soufflant le bouchon, pour ainsi dire.
'Lanetli uzun bir araştırma,' diye, tabiri caizse, mantar üfleme söyledi.'A pesquisa condenável longa ", disse ele, soprando a rolha para fora, por assim dizer.
'Lanetli uzun bir araştırma,' diye, tabiri caizse, mantar üfleme söyledi.A sietämätön pitkä tutkimus, "sanoi hän, puhaltamalla korkki pois, niin sanoakseni.
'Lanetli uzun bir araştırma,' diye, tabiri caizse, mantar üfleme söyledi.'A البحوث damnable طويلة ، وقال انه ، تهب من الفلين ، إذا جاز التعبير.
'Lanetli uzun bir araştırma,' diye, tabiri caizse, mantar üfleme söyledi.Đáng tội dài nghiên cứu, cho biết ông, thổi nút chai ra, do đó, để nói chuyện.
'Lanetli uzun bir araştırma,' diye, tabiri caizse, mantar üfleme söyledi.'Een vervloekte lang onderzoek,' zei hij, het blazen van de kurk uit, zo te zeggen.
'Lanetli uzun bir araştırma,' diye, tabiri caizse, mantar üfleme söyledi."Eine verdammte lange Forschung", sagte er und blies den Korken aus, so zu sprechen.
'Lanetli uzun bir araştırma,' diye, tabiri caizse, mantar üfleme söyledi."En jäkla lång forskning," sade han, blåser korken ut, så att säga.
'Lanetli uzun bir araştırma,' diye, tabiri caizse, mantar üfleme söyledi.'저주받을만한 오랜 연구'그는 말하자면, 코르크 마개를 폭파했다.
'Lanetli uzun bir araştırma,' diye, tabiri caizse, mantar üfleme söyledi."O cercetare condamnabil lung", a spus el, suflare plută afară, ca să spunem aşa.
'Lanetli uzun bir araştırma,' diye, tabiri caizse, mantar üfleme söyledi."Odsúdeniahodný dlhý výskum," povedal, fúkanie korku von, aby som tak povedal.
'Lanetli uzun bir araştırma,' diye, tabiri caizse, mantar üfleme söyledi."Przeklętych długich badań," powiedział, dmuchanie korek się, że tak powiem.
'Lanetli uzun bir araştırma,' diye, tabiri caizse, mantar üfleme söyledi.'Sebuah penelitian panjang yang terkutuk, "katanya, gabus meniup keluar, sehingga untuk berbicara.
'Lanetli uzun bir araştırma,' diye, tabiri caizse, mantar üfleme söyledi."Una investigación a largo condenable", dijo, soplando el corcho, por así decirlo.
'Lanetli uzun bir araştırma,' diye, tabiri caizse, mantar üfleme söyledi.'Una ricerca lunga maledetta', ha detto, soffiando il tappo, per così dire.
'Lanetli uzun bir araştırma,' diye, tabiri caizse, mantar üfleme söyledi."Zavrženíhodný dlouhý výzkum," řekl, foukání korek ven, abych tak řekl.
'Lanetli uzun bir araştırma,' diye, tabiri caizse, mantar üfleme söyledi."Μια μεγάλη έρευνα καταδικαστέος", είπε ο ίδιος, φυσά ο φελλός έξω, να το πω έτσι.
'Lanetli uzun bir araştırma,' diye, tabiri caizse, mantar üfleme söyledi."Гибелни дълги изследвания", каза той, разпенващ корк, така да се каже.
'Lanetli uzun bir araştırma,' diye, tabiri caizse, mantar üfleme söyledi."Проклятими довгих досліджень, сказав він, дмухаючи пробку, так сказати.
'Lanetli uzun bir araştırma,' diye, tabiri caizse, mantar üfleme söyledi."Проклятыми долгих исследований, сказал он, дуя пробку, так сказать.
'Lanetli uzun bir araştırma,' diye, tabiri caizse, mantar üfleme söyledi."ああ、"私は言ったとout苦情が来た。
Lansman öncesi oyuna yaptığımız bu son ayarları, tabiri caizse "artyakıcılarımızı açarak" yapıyoruz.Wszystkie te zmiany wprowadzamy, pracując na "zwiększonych obrotach".
O da kendisinin tabiriyle küçük çaplı fedakarlık.Det var vad han kallade "finkornig utvaldhet".
O da kendisinin tabiriyle küçük çaplı fedakarlık.Dia menyebutnya 'pelepasan secara halus'.
O da kendisinin tabiriyle küçük çaplı fedakarlık.Era ceea ce el numea abandonare nuanțată.
O da kendisinin tabiriyle küçük çaplı fedakarlık.Er nannte sie "feinkörnigen Verzicht".
O da kendisinin tabiriyle küçük çaplı fedakarlık.Het was wat hij 'fijnmazig loslaten' noemde.
O da kendisinin tabiriyle küçük çaplı fedakarlık.Il appelait cela la renonciation minutieuse.
O da kendisinin tabiriyle küçük çaplı fedakarlık.바로 그가 '고운 포기'라고 부르는 것이었는데
O da kendisinin tabiriyle küçük çaplı fedakarlık.Lo que él llamó renunciamiento fino.
O da kendisinin tabiriyle küçük çaplı fedakarlık.Nazval ho drobnozrnným zrieknutím sa.
O da kendisinin tabiriyle küçük çaplı fedakarlık.Nazwał je drobnoziarnistą rezygnacją.
O da kendisinin tabiriyle küçük çaplı fedakarlık.Ő ezt úgy nevezte, hogy finomszemcsés lemondás.
O da kendisinin tabiriyle küçük çaplı fedakarlık.Ông ấy gọi là "từ bỏ tinh tế".
O da kendisinin tabiriyle küçük çaplı fedakarlık.Quello che lui chiamava 'abbandono al setaccio'.
O da kendisinin tabiriyle küçük çaplı fedakarlık.Нарича го фино отстъпление.
O da kendisinin tabiriyle küçük çaplı fedakarlık.Это было названо мелкомодульным отказом.
O da kendisinin tabiriyle küçük çaplı fedakarlık.זה היה ויתור בקנה מידה עדין.
O da kendisinin tabiriyle küçük çaplı fedakarlık.وكان ما أسماه "الهجر المجزأ".
O da kendisinin tabiriyle küçük çaplı fedakarlık.危険な類の科学を放棄し 良いものだけを残すのです
Onlara genel tabirle "gruplar" diyoruz.Chúng ta gọi họ không chính thức là "các nhóm".
Onlara genel tabirle "gruplar" diyoruz.Diese bezeichnen wir lose als "Gruppen".
Onlara genel tabirle "gruplar" diyoruz.En términos generales los denominamos "grupos".
Onlara genel tabirle "gruplar" diyoruz.Ezeket egyszerűen csak csoportoknak nevezzük.