Ana içeriğe geç
Sözlük

tabir ile cümle

tabir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Sanki "Evet, ben tür sizin için sorumlu, tabiri caizse ediyorum."Е, аз съм така да се каже, така да се каже, вид, отговорни за вас.
Sanki "Evet, ben tür sizin için sorumlu, tabiri caizse ediyorum."Ну, я так сказати, як би, свого роду відповідальність за вас.
Sanki "Evet, ben tür sizin için sorumlu, tabiri caizse ediyorum."Ну, я так сказать, как бы, своего рода ответственность за вас.
Sanki "Evet, ben tür sizin için sorumlu, tabiri caizse ediyorum."حسنا ، أنا إذا جاز التعبير ، كما انها كانت ، نوعا من المسؤول عنك.
Sanki "Evet, ben tür sizin için sorumlu, tabiri caizse ediyorum.私が言うことを意味すると、この種のことをやって行けば、私はスープに得るためにAPTよ、です。
Sıradan ve bildiğimiz şevkat ile korunuyor. Güney Afrika'da, 'Ubuntu' diye bir tabirimiz vardır.En Sudáfrica existe una frase llamada ubuntu.
Sıradan ve bildiğimiz şevkat ile korunuyor. Güney Afrika'da, 'Ubuntu' diye bir tabirimiz vardır.În Africa de Sud este o expresie numită "ubuntu".
Sıradan ve bildiğimiz şevkat ile korunuyor. Güney Afrika'da, 'Ubuntu' diye bir tabirimiz vardır.In Zuid Afrika hebben ze het begrip 'ubuntu'.
Sokrates'in "hayatin sinanmasi" diyerek tabir ettigi sey.소크라테스는 이를 "성찰하는 삶"이라고 했습니다
Sokrates'in "hayatin sinanmasi" diyerek tabir ettigi sey.lo que Sócrates llamó "la vida examinada".
Sokrates'in "hayatin sinanmasi" diyerek tabir ettigi sey.Sokrates nazwał to "życiem przebadanym".
Sokrates'in "hayatin sinanmasi" diyerek tabir ettigi sey.Sokrates tomu říkal "prozkoumaný život".
Sokrates'in "hayatin sinanmasi" diyerek tabir ettigi sey.סוקרטס קרא לזה "החיים הנבחנים."
Sokrates'in "hayatin sinanmasi" diyerek tabir ettigi sey.ما دعاه سقراط بـ "الحياة المجربة".
Sokrates'in "hayatin sinanmasi" diyerek tabir ettigi sey.ソクラテスは自身の無知を認めた賢い人でした
Sokrates'in "hayatin sinanmasi" diyerek tabir ettigi sey.蘇格拉底稱之為"受考驗唧生活"。
"Sosyal bataklıkta durmak" diye tabir ettiği durum."a sta în nisipuri sociale mişcătoare".
"Sosyal bataklıkta durmak" diye tabir ettiği durum."at stå i socialt kviksand."
"Sosyal bataklıkta durmak" diye tabir ettiği durum."berdiri di dalam pasir apung sosial." (percakapan membosankan yang tidak bisa dihentikan)
"Sosyal bataklıkta durmak" diye tabir ettiği durum.Det får verkligen kortisolet att rusa.
"Sosyal bataklıkta durmak" diye tabir ettiği durum.'đứng giữa lún cát xã hội'.
"Sosyal bataklıkta durmak" diye tabir ettiği durum.Het doet je cortisol pieken.
"Sosyal bataklıkta durmak" diye tabir ettiği durum."im sozialen Treibsand stehen."
"Sosyal bataklıkta durmak" diye tabir ettiği durum."모래구덩이 속으로 빠지는 기분" 이라고 묘사 했듯 말입니다.
"Sosyal bataklıkta durmak" diye tabir ettiği durum."pararse sobre arena movediza".
"Sosyal bataklıkta durmak" diye tabir ettiği durum."se tenir sur des sables mouvants sociaux"
"Sosyal bataklıkta durmak" diye tabir ettiği durum."sosiaalisessa juoksuhiekassa seisomiseksi".
"Sosyal bataklıkta durmak" diye tabir ettiği durum."stare nelle sabbie mobili sociali."
"Sosyal bataklıkta durmak" diye tabir ettiği durum."státie v spoločenskom pohyblivom piesku."
"Sosyal bataklıkta durmak" diye tabir ettiği durum."stati v družbenem živem pesku."
"Sosyal bataklıkta durmak" diye tabir ettiği durum."stát v pohyblivém písku."
"Sosyal bataklıkta durmak" diye tabir ettiği durum."znalezieniem się na towarzyskich ruchomych piaskach".
"Sosyal bataklıkta durmak" diye tabir ettiği durum."να πατάς σε κοινωνική κινούμενη άμμο".
"Sosyal bataklıkta durmak" diye tabir ettiği durum."стоене в движещ се социален пясък".
"Sosyal bataklıkta durmak" diye tabir ettiği durum."у соціальній трясовині".
"Sosyal bataklıkta durmak" diye tabir ettiği durum."утопание в социальном болоте".
"Sosyal bataklıkta durmak" diye tabir ettiği durum."לעמוד בחול טובעני חברתי".
"Sosyal bataklıkta durmak" diye tabir ettiği durum."الوقوف على رمال إجتماعية متحركة"
"Sosyal bataklıkta durmak" diye tabir ettiği durum.コルチゾールが急増します
Tabiri caizse, bu hikâyenin haiku (Japon şiiri)'sudur.Det är en haiku, kan man säga, av berättelsen.
Tabiri caizse, bu hikâyenin haiku (Japon şiiri)'sudur.Det er en haiku, om man vil, af historien.
Tabiri caizse, bu hikâyenin haiku (Japon şiiri)'sudur.Es ist ein Haiku der Geschichte, wenn Sie so möchten.
Tabiri caizse, bu hikâyenin haiku (Japon şiiri)'sudur.Este o haiku, dacă vreţi, a poveştii.
Tabiri caizse, bu hikâyenin haiku (Japon şiiri)'sudur.Es un haiku, si lo prefieren, de la historia.
Tabiri caizse, bu hikâyenin haiku (Japon şiiri)'sudur.É um haiku, se me permitem, da história.
Tabiri caizse, bu hikâyenin haiku (Japon şiiri)'sudur.È un haiku, della storia, se volete.
Tabiri caizse, bu hikâyenin haiku (Japon şiiri)'sudur.Ha úgy tetszik, a történet haikuja.
Tabiri caizse, bu hikâyenin haiku (Japon şiiri)'sudur.Het is een haiku van het verhaal, als je wil.
Tabiri caizse, bu hikâyenin haiku (Japon şiiri)'sudur.Il s'agit d'un haïku, si vous voulez, de l'histoire.
Tabiri caizse, bu hikâyenin haiku (Japon şiiri)'sudur.Je to haiku, dá-li se to tak nazvat, tohoto příběhu.
Tabiri caizse, bu hikâyenin haiku (Japon şiiri)'sudur.Je to haiku príbehu, ak chcete.
Tabiri caizse, bu hikâyenin haiku (Japon şiiri)'sudur.Nó là bài thơ haiku, nếu bạn có thể, về câu chuyện.
Tabiri caizse, bu hikâyenin haiku (Japon şiiri)'sudur.Sebuah haiku (puisi Jepang) dari ceritanya.
Tabiri caizse, bu hikâyenin haiku (Japon şiiri)'sudur.To haiku, powiedzmy, opowieści.
Tabiri caizse, bu hikâyenin haiku (Japon şiiri)'sudur.Είναι το χαϊκού, αν θέλετε, της ιστορίας.
Tabiri caizse, bu hikâyenin haiku (Japon şiiri)'sudur.Тя е хайку, ако искате, на историята.
Tabiri caizse, bu hikâyenin haiku (Japon şiiri)'sudur.Це, якщо хочете, хайку з історії.
Tabiri caizse, bu hikâyenin haiku (Japon şiiri)'sudur.Это хайку, если пожелаете, любой истории.
Tabiri caizse, bu hikâyenin haiku (Japon şiiri)'sudur.זה כמו היקו, אם תרצו, של הסיפור.
Tabiri caizse, bu hikâyenin haiku (Japon şiiri)'sudur.إنها هايكو، القصة، إن صح التعبير.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod