2006'da başka bir deneyde ilk dönem dünyasının organik bir sis tabakasıyla örtülü olabileceğini göstermiştir.Nel 2006 un altro esperimento mostrò che una densa foschia organica avvolgesse la Terra primordiale.
Üst tabakalar teriyerleri tilki avında da kullanıyorlardı.Anche i Pennies fuggono precipitosamente alla vista del toro.
Kazılarda, en alttan başlayarak romen rakamlarıyla tanımlanan yedi tabaka saptanmıştır.I sette fogli persi dall'inizio chiaramente contenevano le origini dei Romani.
Bu tabakada hayvan figürlere pek rastlanmaz.Molto difficile risulta trovare delle immagini di questo animale.
Daha yumuşak tabaka camı daha elastik yapar ve bu sayede parçalanmak yerine esneyebilmektedir.Lo strato morbido rende il vetro più elastico, in modo che possa flettere invece di esplodere.
50.000 km2'den daha küçük olan buz kütleleri Buz tabakası olarak nitelendirilir.Masse di ghiaccio che ricoprono una superficie inferiore ai 50.000 km² vengono definite cappa di ghiaccio.
Birinci yerleşim tabakasının üstünde Orta Tunç Çağı dönemi yer alıyordu.Non è noto se l'insediamento alto medioevale ebbe fasi di vita precedenti.
Her bir bölüm üç tabakalıdır ve betonarme yürüyüş yollarıyla bağlantılıdır.Tutti e tre i binari sono dotati di banchina e collegati fra loro da una passerella in cemento.
Derinin altında kalın bir yağ tabakası vardır.Ha sotto il braccio una borsa di cuoio.
Çünkü çamurlu tabaka onların ölümüne sebep olur.Il serpente lo morse provocandone la morte.
Üçüncü dönem kazılarında üç tabaka saptanmıştır.Avanzarono in terza posizione su quattro nel loro girone.
Halaf Dönemi tabakası olan bu tabakada bir yapı kompleksi ortaya çıkarılmıştır.Si dice che durante la costruzione sia stata nascosta una capsula del tempo in una delle mura.
Tarih öncesi çağ tabakalarına ilişkin kuzeydoğu yamaçtaki açmalarda 9 tabaka saptanmıştır.Per questo motivo, è stato cancellato il tour di nove date previste in giro per il Regno Unito.
III. tabakanın çanak çömleği hakkında bilgi verilmemiştir.Non sa di aver lasciato il portasigarette sulla scena del delitto.
Yağ tabakası canlının vücudunu sıcak tutar ve darbelere karşı korur.Il tuo ardore riscalda l'indolente e dà fiducia allo scettico.
Antarktika'nın %98'i buz tabakası ile kaplıdır.Le isole sono ricoperte al 95% dai ghiacci.
Göçleri gerçekleştirenler ve kent ileri gelenleri soylu tabakayı oluşturuyordu.Infatti i consoli che reggevano il comune erano di estrazione nobile.
Bunlar Paryalar olarak bilinir (insanlığın en aşağı tabakasında yer alırlar ve hiçbir hakları yoktur.)Con essa tu colpirai i popoli; e nessuno dovrà stare in piedi al tuo cospetto. (...)
Bu silindir üzerine bir kâğıt tabakası sarılmıştır.Sotto il contenitore accese un falò di carta.
Merkür'ün tabakalanması Ay'a çok benzer.Elpis è grande come la Luna della Terra.
Bu tabaka RFC 1122 ve RFC 1123 ile tanımlanmıştır.Это описано в RFC 1122 и RFC 1123.
Göl 4000 m lik buz tabakası altında bulunmakta ve yaklaşık 250 × 50 km'lik boyutları vardır.Озеро расположено под ледяным щитом толщиной около 4000 м и имеет размеры приблизительно 250×50 км.
Mars'ın atmosferi, Mars'ı çevreleyen gaz tabakasıdır.Атмосфера Марса — газовая оболочка, окружающая планету Марс.
Hemen hemen sabit tuzluluk ve yavaş yavaş azalan sıcaklık ile derin tabaka oluşur.Глубокий слой с почти постоянной соленостью и медленным понижением температуры.
Cisimlerin üzerini ince, beyaz bir buz tabakası kaplar.Над ним возвышался огромный белый ледник.
Kazı yapılmadığı için çok net bir tabakalanma belirlenememektedir.Не было чётко установленного срока для траура.
Mısır toplumu belirgin biçimde tabakalaşmış bir toplumdu ve sosyal statü kesin olarak katıydı.Египетское общество было высоко стратифицированным, где социальный статус явно отображался.
Birinci tabakada ise yerleşimin bir surla çevrildiği görülür.Про первую ситуацию говорят, что имеет место скачок.
İnce, yumuşak gofret tabakaları genellikle krema dolgulu turta yapmak için kullanılır.Тонкие, мягкие вафельные листы часто используют для приготовления пирогов с кремовой начинкой.
Vücut çeperi 3 tabaka halindedir.Часы управляются тремя боковыми кнопками.
Tabakam senin yadigârın...Мой ответ вам...
Topping beton kaplamanın üst tabakasını sertleştirmek için kullanılan bir karışımdır.То́ппинг (англ. topping) — смесь, используемая для упрочнения верхнего слоя бетонного покрытия.
2B tabakasında ele geçenlerde özensiz bir işçilik görülür.В этих боях 2 БА было безвозвратно потеряно.
IV. kültür tabakası Geç Kalkolitik Çağ olarak verilmektedir.Название по с. Поздняково получила поздняковская культура.
Bu tabaka mercan, sünger ve yumuşakçaları, onlar ise daha büyük canlıları bu ortama çekmektedir.Едкий, словно гранулированный, концентрат пота и чего-то страшнее угадывался в этом запахе.
Sonradan ince bir tabaka bronz ile kaplanmıştır.Затем форму заполняли расплавленной бронзой.
Kökten'in verdiği bilgilere göre yerleşmede dört tabaka bulunmaktadır.По другим данным, на юге даёт четыре поколения.
Antarktika'nın %98'i buz tabakası ile kaplıdır.Более 90% территории острова покрывает ледник.
Bu tabakaların oluşturduğu çizgilere "Retriuz çizgileri" denir.Эту манеру в теннисных источниках называют «ретривер» (англ. retriever).
Bunun altındaki birçok yapı katından oluşan dört ana tabaka prehistorik çağlara tarihlenmektedir.Многолетние напряжённые отношения между этими четырьмя женщинами лежат в основе сюжета.
Bu sayede bardağın üstünde kolayca yok olmayan bir köpük tabakası oluşturulur.Поэтому не ставят на стол лишние рюмки и стаканы.
Duyu hücreleri epidermis tabakasının içinde bulunur.Клетки были найдены в ресничном эпителии.
Kazılarda höyükte 7 tabaka belirlenmiştir.На шхуне было установлено 7 банок.
Atmosferdeki hava tabakasının kalınlığı 150 km'dir.Примерная толщина атмосферы — 110 км.
Fok balıklarının buz tabakasındaki soluk alma deliklerinde pusuya yatar.На леднике сушило рыбное бревенное з затвором...».
Bu tabakada burjuvalar, zanaatkarlar, köylüler ve işçiler bulunuyordu.Здесь жили торговцы, ремесленники и крестьяне.
Bu ısınmanın en güçlü olduğu yer Antarktika Yarımadası'ndaki buz tabakasındadır.Это наиболее часто встречающийся поворот в танцах на льду.
Markanın en lüks otomobili olan bu model yalnızca hükümdarlara ve elit tabakalara yönelik olarak yapılmıştır.وهذا النموذج هو ماركة سيارة الأكثر فخامة والتي صُنعت خصيصاً لأجل الحكام والنخبة فقط.
Ozon tabakasındaki bir incelmedir.تقرير عن ثقب الأوزون.
Su molekülleri ayrıca Ay yüzeyi üzerindeki ince gaz tabakasında tespit edilmiştir.وتم الكشف عن جزيئات الماء أيضا في طبقة رقيقة من الغازات فوق سطح القمر.
Bu tabakaya elektriksel çift tabaka denir.يسمى هذان القضيبان قطبين كهربائيين.
Lizzie yapacağı yalancı şahitlikle yüksek tabakanın kabul ettiği, düzgün bir vatandaş haline gelecektir.ليزى ستُقبل في الطبقة الراقية بشهادتها الزور التى سَتُدلى بها ، وستصبح مواطنة سوية .
Tabakam senin yadigârın...أصون عرضك أبنك ...
Höyüğün tümünü kaplayan geniş bir yangın tabakası ortaya çıkarılmıştır.وعلى الفور، غطت طبقة كثيفة من الدخان السام المنطقة كلها.
Kazılarda üç tabaka saptanmıştır.وهو يرتكز على ثلاث قوائم أثناء الرمي.
Çokonat'ta üç kat gofret tabakası sütlü çikolatayla kaplanmıştır.النبات شوكي يحتوي بداخله على مائع حليبي.
Bu özel durumda çift tabakalar oluşturulmaktadır, yük ayırma, bazı Debye uzunluklarını uzayabilir.بهذه الحالة الخاصة تكون الطبقات المزدوجة متشكلة ويمكن أن يمتد توزيع الشحن إلى عشرات من أطوال ديباي.
Erken Tunç Çağı tabakalarında bir sanduka mezar ve bir çömlek mezar ortaya çıkarılmıştır.ذُكِر التابوت مرة في سورة البقرة ومرة في سورة طه.
Plâstikleştirilmemiş tabaka su buharına geçirgendir ve paketlemede geçirmez hale getirilmek üzere kaplanır.يتسم اليود غير المقيد بأنه متطاير ولابد من معالجته في خزانة أبخرة.
Resimlerde birçok sıva tabakasının kullanıldığı da görülür.كما تظهر صورته على العديد من الطوابع البريدية.