Ana içeriğe geç
Sözlük

tabaka ile cümle

tabaka kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Beynimiz plak tabakası ile kaplanabilir ve Alzheimer hastası olabiliriz.Мозг - может забиться тромбами. А можно заработать болезнь Альцгеймера.
Beynimiz plak tabakası ile kaplanabilir ve Alzheimer hastası olabiliriz.Мозок може забитися тромбами, а ще можна захворіти на хворобу Альцгеймера.
Beynimiz plak tabakası ile kaplanabilir ve Alzheimer hastası olabiliriz.Мозъците ни могат да се задръстят с плака и може да развием Алцхаймер.
Beynimiz plak tabakası ile kaplanabilir ve Alzheimer hastası olabiliriz.ואנחנו יכולים לקבל אלצהיימר.
Beynimiz plak tabakası ile kaplanabilir ve Alzheimer hastası olabiliriz.و سنصاب بمرض ألزهايمر.
Beynimiz plak tabakası ile kaplanabilir ve Alzheimer hastası olabiliriz.悪くなる理由はいくらでもあります
Birbirlerine yapışıyor, katmanlar oluşturuyor ve bize yüzeyde bir tabaka veriyorlar.A spájajúc sa dokopy formujú vrstvy a vytvárajú povrchovú vrstvu.
Birbirlerine yapışıyor, katmanlar oluşturuyor ve bize yüzeyde bir tabaka veriyorlar.Bakteri ini menyatu, membentuk lapisan dan memberi kita lembaran di permukaan.
Birbirlerine yapışıyor, katmanlar oluşturuyor ve bize yüzeyde bir tabaka veriyorlar.Diese kleben zusammen, bilden Schichten und wir erhalten ein Blatt an der Oberfläche.
Birbirlerine yapışıyor, katmanlar oluşturuyor ve bize yüzeyde bir tabaka veriyorlar.E si aggregano, formando vari livelli e producendo uno strato in superficie.
Birbirlerine yapışıyor, katmanlar oluşturuyor ve bize yüzeyde bir tabaka veriyorlar.Estão, então, a fiar estas minúsculas nano-fibras de pura celulose.
Birbirlerine yapışıyor, katmanlar oluşturuyor ve bize yüzeyde bir tabaka veriyorlar.Et les bactéries se nourrissent des nutriments du sucre présents dans le liquide.
Birbirlerine yapışıyor, katmanlar oluşturuyor ve bize yüzeyde bir tabaka veriyorlar.Ezek összeragadnak, rétegeket alakítanak és egy leplet képeznek a felszínen.
Birbirlerine yapışıyor, katmanlar oluşturuyor ve bize yüzeyde bir tabaka veriyorlar.그것들이 함께 뭉쳐서 층을 만들고 표면에 앏은 천을 형성합니다.
Birbirlerine yapışıyor, katmanlar oluşturuyor ve bize yüzeyde bir tabaka veriyorlar.Łącząc się razem, tworzą warstwy tworząc płachtę na powierzchni.
Birbirlerine yapışıyor, katmanlar oluşturuyor ve bize yüzeyde bir tabaka veriyorlar.Le-ta se sprijemajo in oblikujejo plasti, ki nam na površini dajo plahto.
Birbirlerine yapışıyor, katmanlar oluşturuyor ve bize yüzeyde bir tabaka veriyorlar.Se lipesc unele de altele, formând straturi și creează o foaie la suprafaţă.
Birbirlerine yapışıyor, katmanlar oluşturuyor ve bize yüzeyde bir tabaka veriyorlar.Spojují se do vrstev a vytvářejí na povrchu tenkou vrstvu.
Birbirlerine yapışıyor, katmanlar oluşturuyor ve bize yüzeyde bir tabaka veriyorlar.Và chúng dần dính lại với nhau, tạo nên các lớp rồi cho ta một lớp trên mặt chất lỏng.
Birbirlerine yapışıyor, katmanlar oluşturuyor ve bize yüzeyde bir tabaka veriyorlar.Y se están aglutinando, formando capas, produciendo una lámina en la superficie.
Birbirlerine yapışıyor, katmanlar oluşturuyor ve bize yüzeyde bir tabaka veriyorlar.Ze klitten samen tot lagen waardoor er een vel op het oppervlak ontstaat.
Birbirlerine yapışıyor, katmanlar oluşturuyor ve bize yüzeyde bir tabaka veriyorlar.Και κολλάνε μαζί, δημιουργώντας στρώσεις και δίνοντας μας ένα σεντόνι στην επιφάνεια.
Birbirlerine yapışıyor, katmanlar oluşturuyor ve bize yüzeyde bir tabaka veriyorlar.И они скрепляются друг с другом, формируя слои, и образуя некий холст на поверхности.
Birbirlerine yapışıyor, katmanlar oluşturuyor ve bize yüzeyde bir tabaka veriyorlar.И се слепват, образувайки слоеве и правейки лист на повърхността.
Birbirlerine yapışıyor, katmanlar oluşturuyor ve bize yüzeyde bir tabaka veriyorlar.Потім вони злипаються разом і утворюють шари і в результаті ми маємо плівку на поверхні.
Birbirlerine yapışıyor, katmanlar oluşturuyor ve bize yüzeyde bir tabaka veriyorlar.שנצמדים אלה לאלה ויוצרים שכבות ונותנים לנו יריעה על פני השטח.
Birbirlerine yapışıyor, katmanlar oluşturuyor ve bize yüzeyde bir tabaka veriyorlar.وهي تلتصق ببعضها، مشكلة طبقات وتعطينا غطاء على السطح.
Birbirlerine yapışıyor, katmanlar oluşturuyor ve bize yüzeyde bir tabaka veriyorlar.表面でシート状になります 数週間ほど経つと
Bu bölgede Orta Krallığa kadar uzanan yoğun bir yerleşim tabakamız var.Așadar, avem un strat dens de vestigii arheologice datând din timpul Regatului Mijlociu și localizat aici.
Bu bölgede Orta Krallığa kadar uzanan yoğun bir yerleşim tabakamız var.Donc nous avons ici une dense couche d'occupation humaine datant du Moyen Empire.
Bu bölgede Orta Krallığa kadar uzanan yoğun bir yerleşim tabakamız var.Dunque, abbiamo un denso strato di occupazione risalente al Regno di Mezzo in questo luogo.
Bu bölgede Orta Krallığa kadar uzanan yoğun bir yerleşim tabakamız var.Então, temos uma densa camada de ocupação que remonta ao Império Médio, neste local.
Bu bölgede Orta Krallığa kadar uzanan yoğun bir yerleşim tabakamız var.Entonces, tenemos una capa densa de ocupación que data del Imperio Medio en este lugar.
Bu bölgede Orta Krallığa kadar uzanan yoğun bir yerleşim tabakamız var.Imamo torej debelo plast, ki kaže na poselitev. ki sega v obdobje Srednje države na tem območju.
Bu bölgede Orta Krallığa kadar uzanan yoğun bir yerleşim tabakamız var.Jadi ada lapisan peradaban yang kaya yang menunjukkan zaman Kerajaan Pertengahan di lokasi ini.
Bu bölgede Orta Krallığa kadar uzanan yoğun bir yerleşim tabakamız var.이 지역에서 중기 왕조까지 있던 직업의 종류를 잘 보여주죠 .
Bu bölgede Orta Krallığa kadar uzanan yoğun bir yerleşim tabakamız var.Takže, máme objemnú vrstvu činnosti, ktorá sa datuje k Strednej ríši, priamo na toto miesto.
Bu bölgede Orta Krallığa kadar uzanan yoğun bir yerleşim tabakamız var.Takže, narazili jsme zde na výraznou vrstvu prokazující lidskou činnost, která sahá do dob Střední říše.
Bu bölgede Orta Krallığa kadar uzanan yoğun bir yerleşim tabakamız var.Tehát van egy sűrű emberlakta rétegünk, amit a Középbirodalom idejére datálhatunk, ezen a területen.
Bu bölgede Orta Krallığa kadar uzanan yoğun bir yerleşim tabakamız var.Vậy, ta có một lớp dày hơn thể hiện sự định cư dài lâu hơn vào thời kì Vương Quốc Trung Tâm ở nơi này.
Bu bölgede Orta Krallığa kadar uzanan yoğun bir yerleşim tabakamız var.Warstwa wskazująca na zamieszkanie jest datowana na okres Średniego Państwa.
Bu bölgede Orta Krallığa kadar uzanan yoğun bir yerleşim tabakamız var.We hebben dus een dichte laag van bewoning daterend uit het Middenrijk op deze site.
Bu bölgede Orta Krallığa kadar uzanan yoğun bir yerleşim tabakamız var.Wir fanden also eine dichte Schicht der Bewohnung an dieser Stätte, die auf das Mittlere Reich zurückging.
Bu bölgede Orta Krallığa kadar uzanan yoğun bir yerleşim tabakamız var.Έχουμε, λοιπόν, ένα πυκνό στρώμα κατοίκησης που χρονολογείται στο Μέσο Βασίλειο σε αυτή την περιοχή.
Bu bölgede Orta Krallığa kadar uzanan yoğun bir yerleşim tabakamız var.И така ние имаме гъст слой на обитаване датиращ от Средното кралство в този район.
Bu bölgede Orta Krallığa kadar uzanan yoğun bir yerleşim tabakamız var.Итак, у нас есть слой, заполненный артефактами жизни человека, датируемые временем Среднего Царства.
Bu bölgede Orta Krallığa kadar uzanan yoğun bir yerleşim tabakamız var.Тож ми маємо шар, заповнений артефактами життя людей періоду Середнього царства.
Bu bölgede Orta Krallığa kadar uzanan yoğun bir yerleşim tabakamız var.אז יש לנו שכבה דחוסה מאוד של התיישבות שמתוארכת לזמן של הממלכה האמצעית.
Bu bölgede Orta Krallığa kadar uzanan yoğun bir yerleşim tabakamız var.لذا، لدينا طبقة كثيفة من الاحتلال يرجع تاريخها إلى المملكة الوسطى في هذا الموقع.
Bu bölgede Orta Krallığa kadar uzanan yoğun bir yerleşim tabakamız var.宜家我哋發現咗一層有著 好多人類活動痕跡嘅岩層 呢層岩層仲可以 追溯到中王國時期
Bu bölgede Orta Krallığa kadar uzanan yoğun bir yerleşim tabakamız var.密集した地層が あったわけですが 宝石加工所の形跡が 意味することは
Bu buz tabakası kısmen yüzüyor ve okyanusa, okyanus ısına maruz kalıyor.Banchiza plutește partial și este expusă oceanului, căldurii oceanice.
Bu buz tabakası kısmen yüzüyor ve okyanusa, okyanus ısına maruz kalıyor.Das Schelf schwimmt also teilweise, und ist dem Meer und seiner Wärme ausgesetzt.
Bu buz tabakası kısmen yüzüyor ve okyanusa, okyanus ısına maruz kalıyor.Die ijskap is deels drijvend, en ze is blootgesteld aan de oceaan en de oceaanwarmte.
Bu buz tabakası kısmen yüzüyor ve okyanusa, okyanus ısına maruz kalıyor.Donc cette plaque de glace est en partie flottante, et elle est exposée à l'océan, à la chaleur de l'océan.
Bu buz tabakası kısmen yüzüyor ve okyanusa, okyanus ısına maruz kalıyor.Esa capa de hielo en parte está flotando expuesta al océano, al calor del océano.
Bu buz tabakası kısmen yüzüyor ve okyanusa, okyanus ısına maruz kalıyor.Este manto de gelo está parcialmente a flutuar, e está exposto ao oceano, ao calor do oceano.
Bu buz tabakası kısmen yüzüyor ve okyanusa, okyanus ısına maruz kalıyor.그래서 저 대륙빙하의 일부는 떠다니면서 바다와 바다열에 노출됩니다.
Bu buz tabakası kısmen yüzüyor ve okyanusa, okyanus ısına maruz kalıyor.Quindi quella piattaforma di ghiaccio galleggia in parte, ed è esposta all'oceano, al suo calore.
Bu buz tabakası kısmen yüzüyor ve okyanusa, okyanus ısına maruz kalıyor.Sehingga sebagian lapisan es mengapung, dan terkena panas dari samudera.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod