Bu buz tabakası kısmen yüzüyor ve okyanusa, okyanus ısına maruz kalıyor.Ta pokrywa lodowa jest częściowo pływająca i jest narażona na działanie oceanu, na jego ciepło.
Bu buz tabakası kısmen yüzüyor ve okyanusa, okyanus ısına maruz kalıyor.Tehát ez a jégtakaró, részben lebeg a vízben, ezért ki van téve az óceán hőmérsékletének.
Bu buz tabakası kısmen yüzüyor ve okyanusa, okyanus ısına maruz kalıyor.Vậy thì phiến băng đó chỉ đang trôi một phần và nó bị phơi bày ra trước biển, trước sức nóng đại dương
Bu buz tabakası kısmen yüzüyor ve okyanusa, okyanus ısına maruz kalıyor.Επομένως, ο ύφαλος πάγου αιωρείται μερικώς και είναι εκτεθειμένος στον ωκεανό και στη ζέστη του ωκεανού.
Bu buz tabakası kısmen yüzüyor ve okyanusa, okyanus ısına maruz kalıyor.И така този леден лист е частично плаващ, и е изложен на океана, на топлината на окена.
Bu buz tabakası kısmen yüzüyor ve okyanusa, okyanus ısına maruz kalıyor.Часть ледника находится в плавучем состоянии под влиянием океана, океанического тепла.
Bu buz tabakası kısmen yüzüyor ve okyanusa, okyanus ısına maruz kalıyor.אז יריעת הקרח הזו צפה למחצה, והיא חשופה לאוקיינוס, לחום של האוקיינוס.
Bu buz tabakası kısmen yüzüyor ve okyanusa, okyanus ısına maruz kalıyor.ذلك الغطاء الجليدي يعوم جزئياً، ويتعرض للمحيط، لحرارة المحيط.
Bu buz tabakası kısmen yüzüyor ve okyanusa, okyanus ısına maruz kalıyor.海の熱にさらされているのです このことが心配の種なのです
Bu dış tabaka, insan beyninin etrafındaki, olağanüstü damar sistemidir.Acest strat exterior, vascularizația, în jurul creierului uman e incredibilă.
Bu dış tabaka, insan beyninin etrafındaki, olağanüstü damar sistemidir.Dan lapisan luar ini, ini adalah pembuluh darah yang sangat luar biasa, mengelilingi otak manusia.
Bu dış tabaka, insan beyninin etrafındaki, olağanüstü damar sistemidir.Dat van een menselijk brein is buitengewoon.
Bu dış tabaka, insan beyninin etrafındaki, olağanüstü damar sistemidir.E esta camada exterior, é a vascularização, que é incrível, à volta de um cérebro humano.
Bu dış tabaka, insan beyninin etrafındaki, olağanüstü damar sistemidir.Esta capa exterior es la vasculatura; algo que recubre al cerebro humano.
Bu dış tabaka, insan beyninin etrafındaki, olağanüstü damar sistemidir.Et cette couche externe, c'est le système vasculaire, qui est incroyable, autour d'un cerveau humain.
Bu dış tabaka, insan beyninin etrafındaki, olağanüstü damar sistemidir.Ez a külső réteg, ez az érrendszer, ami hihetetlen, az emberi agy körül.
Bu dış tabaka, insan beyninin etrafındaki, olağanüstü damar sistemidir.그리고 이 바깥막은, 두뇌를 둘러싸고 있는 것은 맥관구조로서 대단한 존재입니다.
Bu dış tabaka, insan beyninin etrafındaki, olağanüstü damar sistemidir.Och det här yttre lagret, det är vaskulaturen, som är fantastisk, runt en mänsklig hjärna.
Bu dış tabaka, insan beyninin etrafındaki, olağanüstü damar sistemidir.Og dette ydre lag, dette er blodkarvævet, som er utroligt, rundt om den menneskelige hjerne.
Bu dış tabaka, insan beyninin etrafındaki, olağanüstü damar sistemidir.Questo strato più esterno è il sistema vascolare. Quello di un cervello umano è straordinario.
Bu dış tabaka, insan beyninin etrafındaki, olağanüstü damar sistemidir.Surová tkáň má tzv. vaskulaturu. U lidí je opravdu impozantní.
Bu dış tabaka, insan beyninin etrafındaki, olağanüstü damar sistemidir.To jest warstwa zewnętrzna, to unaczynienie, które jest niesamowite, wokół ludzkiego mózgu.
Bu dış tabaka, insan beyninin etrafındaki, olağanüstü damar sistemidir.Und diese Aussenschicht, das Gefäßsystem - welches unglaublich ist - umgibt das menschliche Gehirn.
Bu dış tabaka, insan beyninin etrafındaki, olağanüstü damar sistemidir.Và lớp vỏ ban ngoài này, đây là hệ mạch máu nằm một cách lạ thường quanh não bộ.
Bu dış tabaka, insan beyninin etrafındaki, olağanüstü damar sistemidir.А этот внешний слой, это сеть сосудов, это удивительно, она расположена вокруг мозга.
Bu dış tabaka, insan beyninin etrafındaki, olağanüstü damar sistemidir.И този външен слой, това са кръвоносни съдове, което е невероятно, те са разположени около човешкия мозък.
Bu dış tabaka, insan beyninin etrafındaki, olağanüstü damar sistemidir.І цей верхній шар - це судинна сітка, розташована довкола людського мозку.
Bu dış tabaka, insan beyninin etrafındaki, olağanüstü damar sistemidir.שיכבה חיצונית זו, זוהי מערכת כלי-דם, שהיא מדהימה, סביב המוח האנושי.
Bu dış tabaka, insan beyninin etrafındaki, olağanüstü damar sistemidir.وهذه الطبقة الخارجية ، عبارة عن شبكة من الأوعية الدموية. وهي مدهشة ، وتحيط بالدماغ البشري.
Bu dış tabaka, insan beyninin etrafındaki, olağanüstü damar sistemidir.脈管系です 赤い部分は血管です
Bu görüntü aktif bir okyanusun uydunun üst tabakası altında mevcut olduğunu gösteriyor.Cela suppose qu'un ocean en activite coule en dessous de la croute gelee de la lune.
Bu görüntü aktif bir okyanusun uydunun üst tabakası altında mevcut olduğunu gösteriyor.Ciò suggerisce che sotto la crosta congelata di questa luna si agita un oceano attivo.
Bu görüntü aktif bir okyanusun uydunun üst tabakası altında mevcut olduğunu gösteriyor.Điều này cho rằng có một đại dương đang hoạt động dao động dưới lớp vỏ bề mặt đóng băng
Bu görüntü aktif bir okyanusun uydunun üst tabakası altında mevcut olduğunu gösteriyor.Isto sugere que está a surgir um oceano ativo por baixo da crosta congelada da lua.
Bu görüntü aktif bir okyanusun uydunun üst tabakası altında mevcut olduğunu gösteriyor.이것은 빙각안에 활동적인 바다가 흐르고 있다는 것을 의미하는데요.
Bu görüntü aktif bir okyanusun uydunun üst tabakası altında mevcut olduğunu gösteriyor.Sugueruje to, że pod lodową powłoką znajdować się może aktywny ocean.
Bu görüntü aktif bir okyanusun uydunun üst tabakası altında mevcut olduğunu gösteriyor.Αυτό είναι ένδειξη ωκεανού κάτω από την παγωμένη επιφάνεια της σελήνης.
Bu görüntü aktif bir okyanusun uydunun üst tabakası altında mevcut olduğunu gösteriyor.זה רומז לאפשרות שקיים אוקיאנוס פעיל מתחת לפני הקרום הקפוא של הירח.
Bu görüntü aktif bir okyanusun uydunun üst tabakası altında mevcut olduğunu gösteriyor.どこから液化する熱をもらっているのでしょう
Bu ince alçı tabakası, heykeltraşın büstü yaparken yüzdeki zarif ifadeyi verebilmesini sağlamış.بطبقة رفيعة من مادة الجص وهذا يمكن النحات من تحقيق مؤثرات طبيعية
Bunun üzerine ben de kumsaldaki deniz kabuklarından alıp dedim ki: "Tortu tabakalaşması nedir?Então, apanhei umas conchas na praia e perguntei-lhes:
Bu ormanların zeminleri zengin volkanik toprağın delikli lav üzerinde tabaka tabaka birleşmesiyle oluşurAceste bazine din pădure sunt formate din straturi de sol vulcanic, tasate deasupra lavei poroase.
Bu ormanların zeminleri zengin volkanik toprağın delikli lav üzerinde tabaka tabaka birleşmesiyle oluşurNhững cánh rừng trũng này được tạo bởi các lớp tro núi lửa trên lớp dung nham xốp.
Bu ormanların zeminleri zengin volkanik toprağın delikli lav üzerinde tabaka tabaka birleşmesiyle oluşurTato lesní jezírka vznikla na vrstvách organické zeminy usazené na porézní lávě.
Bu ormanların zeminleri zengin volkanik toprağın delikli lav üzerinde tabaka tabaka birleşmesiyle oluşurЭти лесные массивы сформировались благодаря толстому слою минеральных вулканических отложений и пористой лаве.
Bu ormanların zeminleri zengin volkanik toprağın delikli lav üzerinde tabaka tabaka birleşmesiyle oluşurאגני היערות האלה נוצרו שכבה מעל שכבה של אדמה אורגנית .געשית דחוסה מעל נקבוביות הלבה
Büstün boyun ve saç bölgesindeki alçı tabakası ise nispeten daha kalın.Ale na szyi i czepcu, którym udekorowana jest głowa, gips jest grubszy.
Büstün boyun ve saç bölgesindeki alçı tabakası ise nispeten daha kalın.Díky tomu bylo možné dosáhnout jemných detailů v obličeji.
Büstün boyun ve saç bölgesindeki alçı tabakası ise nispeten daha kalın.In de nek en bij de haartooit is de plaaster veel dikker aangebracht.
Büstün boyun ve saç bölgesindeki alçı tabakası ise nispeten daha kalın.Але на шиї та головному уборі суха суміш набагато товстіша.
Büstün boyun ve saç bölgesindeki alçı tabakası ise nispeten daha kalın.تغطي وجهها. ولكن في العنق وغطاء الرأس
Bu tabaka aslında yutarken besine dokunan tabaka burada da sindirim oluyor,Dit is de laag die in feite in aanraking komt met het voedsel dat je inslikt en verteert.
Bu tabaka aslında yutarken besine dokunan tabaka burada da sindirim oluyor,이층은 실제로 삼키고 소화시키는 음식을 접하는 층입니다
Bu tabaka aslında yutarken besine dokunan tabaka burada da sindirim oluyor, lümen içinde.Acesta este stratul care intră în contact cu mâncarea înghiţită şi pe care o digerăm, şi anume lumenul.
Bu tabaka aslında yutarken besine dokunan tabaka burada da sindirim oluyor, lümen içinde.Đây chính là lớp mà sẽ tiếp xúc với thức ăn bạn nuốt vào và bạn tiêu hóa, gọi là không gian đường ruột.
Bu tabaka aslında yutarken besine dokunan tabaka burada da sindirim oluyor, lümen içinde.Detta är det lager som faktiskt rör vid den mat ni sväljer, och smälter, som finns i lumen.
Bu tabaka aslında yutarken besine dokunan tabaka burada da sindirim oluyor, lümen içinde.Dies ist die Schicht, die im Kontakt mit dem geschlucktem Essen ist und es verdaut, den Innenraum darstellt.
Bu tabaka aslında yutarken besine dokunan tabaka burada da sindirim oluyor, lümen içinde.Esta é a camada que verdadeiramente toca a comida que engolimos e que digerimos, que é o lúmen.
Bu tabaka aslında yutarken besine dokunan tabaka burada da sindirim oluyor, lümen içinde.Esta es la capa que en realidad toca la comida que uno traga y digiere, que es el lumen.
Bu tabaka aslında yutarken besine dokunan tabaka burada da sindirim oluyor, lümen içinde.Ez az a réteg, amely ténylegesen érintkezik az étellel, amit lenyelünk, amit emésztünk, ami a bél belseje.