tabaka ile cümle

tabaka kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
İslam dünyasında muşhur olan Tabakat (Kitâbu't-Tabaķati’l-Kebir) adlı kitabıyla bilinir.In Tal Net Utjowne Hânskriften ("Knowest Thou Halbertsma from Deventer?
50.000 km2'den daha küçük olan buz kütleleri Buz tabakası olarak nitelendirilir.Masses of ice covering less than 50,000 km2 are termed an ice cap.
İç yüzeyi sedef tabakası ile örtülmüştür.The capsule is coated with a wart-like covering.
Temel fikir dokunmatik modül camını ince bir yalıtım malzemesi tabakası ile değiştirmektir.The basic idea is to replace the touch module glass with a thin layer of insulating material.
Daha yumuşak tabaka camı daha elastik yapar ve bu sayede parçalanmak yerine esneyebilmektedir.The softer layer makes the glass more elastic, so it can flex instead of shatter.
Bu tabakayı seçmek, tüm nesneleri tek bir gövde olarak taşımaya izin verir.Selecting that layer permits moving all of the objects as a single body...
Katun sırtının üzerinde bulut tabakası sabah.In the morning there will be fog under the earth.
Gözdeki mavi iris, irisin içindeki düzensiz bir tabakada Tyndall saçılımından dolayıdır.A blue iris in an eye is due to Tyndall scattering in a translucent layer in the iris.
Cahiliye Dönemi'nde kadınlar alt tabaka insanı olarak görülmüştür.At the time of the Gurus women were considered very low in society.
Sınır tabakalar laminar ya da türbülanslı olabilir.Boundary layers can be either laminar or turbulent.
Bu alanın kullanımı daha sonra bırakılmış, kalın bir toprak tabakasıyla doldurularak düzlenmiştir.Then black earth was added to a raised bed over this floor, made of dark manure.
Tabakaların vurgu eksikliği IETF ve OSI yaklaşımlar arasındaki önemli bir farkdır.The lack of emphasis on layering is a major difference between the IETF and OSI approaches.
Günümüz fillerinin aksine üst dişler bir mine tabakasıyla kaplıydı.Unlike modern elephants, the upper tusks were covered by a layer of enamel.
Bu bağlamda Kumtepe Ib tabakasıyla çağdaş görünmektedir.Only the Marxes seem contemporary with Dada.
Bu tabakalarda çok sayıda çakmak taşı, fakat az sayıda obsidiyen malzeme bulunmuştur.Many of the stones have elaborate low relief, but some stone are simple obelisks.
"I" tabakası ise iyonlaşmanın olmadığı bir bölgedir.As such K a b {\displaystyle K^{ab}} is non-local.
Hemen hemen sabit tuzluluk ve yavaş yavaş azalan sıcaklık ile derin tabaka oluşur.The deep layer with nearly constant salinity and slowly decreasing temperature.
Bu tabakaların oluşturduğu çizgilere "Retriuz çizgileri" denir.These trisecting lines are called "restraining lines."
Floroalkenler, klor veya brom atomları içermediklerinden ozon tabakasına zarar vermezler.Fluoroalkenes are not ozone depleting, as they contain no chlorine or bromine atoms.
Birinci tabakada ise yerleşimin bir surla çevrildiği görülür.First look at the ground made the task a suicide one.
III. tabakanın çanak çömleği hakkında bilgi verilmemiştir.She knows nothing about the missing cigarette box.
Pişmiş topraktan yapılmış idoller I. ve IV. tabakalarda ele geçmiştir.Specific binding sites in collagen I and IV have been identified.
Ozon tabakası (ozonosfer)Enhanced Ozone Monitoring (PAMS)
Bununla birlikte yerleşmede iki tabaka olduğu anlaşılmaktadır.However, it seems to contain at least two groups.
Çünkü sonra aynı yüke sahip olacaklarından gövde ve tabaka birbirini iter.Because they then have the same charge, the stem and leaf repel each other.
Tümü Mezolitik kültürleri içeren 6 tabaka tespit edilmiştir.Of these, 20 are encoded by the universal genetic code.
II. tabaka MÖ 6. binyılın ikinci yarısına tarihlenmektedir.Corresponds with the second half of leg 6.
Alt tabakalara doğru siyah açkılı mal buluntuları artmaktadır.Some levels retain original black bean veneer fire doors.
Bu tabakada hayvan figürlere pek rastlanmaz.In animal fats, this is not the case.
III. tabaka, MÖ 1. binin ilk yarısına tarihlenmektedir.Paper 1 accounts for half of the final grade.
Vücutlarının bütün bölümleri kalın tabakalarla kaplıydı.And the whole body was full of bruises.
Daha kalın plastik malzeme genellikle “tabaka” olarak adlandırılır.Thicker plastic material is often called a “sheet”.
Tüm tabakalardan ele geçen çanak çömlek buluntuları aynı mal özellikleri gösterir.Every gymnast performing the same vault will receive the same number of points.
Dini ve etnik bölünmeler, toplumsal tabakalaşmaya sebep oldu.With political and geographic division came religious division.
Merkür'ün tabakalanması Ay'a çok benzer.The stratigraphy of Mercury is very similar to the lunar case.
Burada bazaltik kabuk birkaç kilometre kalınlıkta ince bir tabaka halinde uzanır.There is extensive shattering in a belt several kilometres wide along the fault.
Bu kez içerideki tabakayı sıkıştırır.He's pulling that stuff out from inside somewhere.
Bitki ve hayvan vücutlarını örten mum tabakaları su kaybını önler.Cattle and horses will readily eat its abundant foliage.
Karalarda daha az yoğunlu tatlı su okyanustaki tuzlu su üzerinde tabaka oluşturur.Less dense fresh water from the land forms a layer over salt water from the ocean.
Dondurmanın tersi bir tabaka sütlü çikolata ile kaplanır.The reverse of the ice cream is coated with a layer of milk chocolate.
Germ tabakası, hayvan ve memeli embriyogenezi sırasında oluşan hücre kümesidir.A germ layer is a collection of cells, formed during animal and mammalian embryogenesis.
Bu Malpigi tabakasının (stratum bazale ve stratum spinozum) kalınlaşmasına işaret eder.It implies increased thickness of the Malpighian layer (stratum basale and stratum spinosum).
Piştikçe dış tabaka Döner bıcağıyla yaprak gibi dilimlenir.Like all storks, they fly with their neck outstretched.
Onun altındaki 2. tabaka sadece yanık dolgularla temsil edilmektedir.The effect of the latter compound is present only at low concentrations.
Ozon tabakası da Dünya'yı zararlı ultraviyole ışınlardan korur.The ozone layer protects people from the sun's most damaging ultraviolet rays.
Tabaka zırhlar, bütün bir vücudu kaplayan şekliyle kullanılmıyordu.All the bodies were thrown into an unused well.
Bu bölgede en alt tabaka kaya "Triassik" dönemde oluşan "kumtaşı"'dır.Only rock younger than the Triassic is known in this zone.
Ozon tabakasındaki bir incelmedir.Spoglądając przez ozonową dziurę.
Söz konusu kısa kazı çalışmasında dördüncü tabakaya kadar inildiği belirtilmektedir.It is still Affirmed as they come to the quarter pole.
Birçok veritabani sistemleri bir abstraction tabakası yoluyla desteklendi.Most of the actions are handled with an abstract combat system.
Bu tabakanın oldukça kalın bir dolgu verdiği belirtilmektedir.Its bite is reportedly quite painful.
Gram-pozitiflerde ise s-katmanı, peptidoglikan tabakasına yapışıktır.In gram-positive bacteria, the S-layer is attached to the peptidoglycan layer.
Tüm tortul kayaçlar Dünya'nın yüzeyinde veya yüzeyine yakın tabakalarında oluşur.The majority of its food is taken at or near the surface of the water.
Neolitik Çağ tabakalarında ağır bir yangın geçirdiği anlaşılan bir yapı ortaya çıkarılmıştır.This gives the appearance of a time-worn antique in a new firearm.
Geri kalanı namlu içinde ince bir kurum tabakası olarak kalır.The rest of the cast is in excellent order.
Havadan yakaladığımız kirlerin tabakasının uzunluğunda kurşun kalemler yapıyoruz.And we make pencils the length of which measures the grime that we've pulled out of the air.
Kuzey yarımkürede muazzam buz tabakaları büyüyordu.The Northern Hemisphere had massive growing ice sheets.
New York, Chicago, Seattle hepsi buz tabakasıyla kaplıydı.New York City, Chicago, Seattle, all under a sheet of ice.
Ama onları tabakalar olarak düşünün.But think of them as layers.
Dondurucu soğuk ve ince hava tabakası sizi gerçekten zorluyor.It's freezing cold, and that thin air really gets you.

İlgili Sayfalar