Ana içeriğe geç
Sözlük

tabak ile cümle

tabak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Meksika'nın üst tabakası 19. yüzyılda Fransız mutfağına yönelmiştir.Im 19. Jahrhundert orientierte sich die Oberschicht an der französischen Küche.
Üst tabaka, İspanyol Mutfağı'nın öğün şemasına uyar.Die Oberschichten orientieren sich an der Mahlzeitenstruktur der spanischen Küche.
Aktopraklık A, Ilıpınar V tabakasıyla benzerlik göstermektedir.A wirkt wie ein Druckausgleichgefäß.
Tabakam senin yadigârın...Ihre Entstehungsgeschichte ...
1973 yılına gelindiğinde tüm elit Hutu tabakası ya öldürülmüş ya da yurt dışına kaçmıştı.Die gesamte Hutu-Elite war Mitte 1973 tot oder im Exil.
Bulanık bir tabaka çıkacak.Eine trübe Schicht fällt aus.
Cahiliye Dönemi'nde kadınlar alt tabaka insanı olarak görülmüştür.Auch in der Neuzeit wurde die Frau als minderwertiges Wesen betrachtet.
Resimlerde birçok sıva tabakasının kullanıldığı da görülür.Typischerweise müssen bei dem Test mehrere Farbtafeln betrachtet werden.
A tabakasında el yapımı çanak çömlek bulunurken B tabakasında artık çoğunlukla çark yapımıdırlar.In der Spätphase von Fabric B kommen Töpfe auf, die in ihrer Form bereits an Kugeltöpfe erinnern.
Stern tabaka Alman asıllı fizikçi Otto Stern tarafından bulunmuştur.Stern war entfernt mit dem Nobelpreisträger für Physik Otto Stern verwandt.
Arka cebinde tütün tabakası olduğu için, ona bir şey olmaz.Bei den hinteren Sitzen in den Schiebetüren hat er Scheiben.
Bu arada, A açmasının 3. tabakası Frig yerleşmesi olarak değerlendirilmiştir.Die erste Generation 1A des Triebwerks wurde ablativ gekühlt.
Hiyerarşik bir düzen vardır, en üst tabakada kraliçe bulunur.Da gibt es ein Sicherheitsnetz… dass mit der alten Königin im Text eigentlich ich gemeint bin.
Plato kesiminde beş tabaka belirlenmiştir.Es wurde 5-mal mit Platin ausgezeichnet.
Erken Tunç Çağı tabakalarında, iki basit toprak mezar ortaya çıkarılmıştır.Neben einigen urgeschichtlichen Siedlungsgruben wurden zwei jungsteinzeitliche Körpergräber freigelegt.
Bu gaz tabakaları görünen o ki yeni gökadaların oluşumuyla ilgilidir.Diese Gaswolken wiederum scheinen die Bildung neuer Galaxien zu beeinflussen.
Alt tabakada sert kütleye geldiğinde onu da aşındırmaya devam eder.Selbst als sie ihn in kleine Stücke zersägen, wehrt er sich immer noch.
Bu tabaka için çanak çömlek buluntularının niteliği yönünde bilgi verilmemiştir.Es sind keine Untersuchungen über die langfristige Dichtheit solcher Fugen bekannt.
Onun altındaki 2. tabaka sadece yanık dolgularla temsil edilmektedir.Die zweite Form im Wappen ist die Darstellung nur des Sensenblattes.
Işının bu şekilde ortalama bir polarizasyonu bile birçok tabaka gerektirir.In Materie bildet sich allerdings auch eine longitudinale Polarisation aus.
Kalın bir kaymak tabakası bağlarlar.Zu einem bunten Strauß gebunden.
Tam belirlenme olmasa da üç tabaka görülmektedir.Es sind drei undeutliche, heller behaarte Längsbinden erkennbar.
Çanak çömlek olarak sadece yangın geçirmiş 3. tabakadan toplama yapılmıştır.Das ist das dritte, das als Branderbe genommen worden ist.
Bu tabakada iki tane daha taş sanduka mezar bulunmuştur.In der Nähe wurden zwei weitere Steinkisten gefunden.
En yüksek iki tabaka yüksekliği vardır.Die Taktik sei zu zweit am höchsten.
Kazılarda höyükte üç ana kültür evresinde 12 tabaka belirlenmiştir.In Anlehnung an die Zwölf Schritte haben sich für die Gemeinschaftsebene Zwölf Traditionen entwickelt.
Çayönü yerleşmesinin geç tabakalarındaki bu türden buluntularla benzerlik gösterdiği belirtilmektedir.Es ist jedoch ungewöhnlich, menschliche Überreste in dieser Weise zu einem so späten Zeitpunkt zu finden.
Bu tabakada sadece çanak çömlek kırıkları ele geçmiştir.Vom Schwanz sind nur die rumpfnahen Wirbel erhalten.
Bu nedenle tabaklar ızgaranın üzerinde ısıtılır.Dann werden die Aalstücke warmgestellt.
Ancak kazılarda Helenistik ve Ortaçağ tabakaları açığa çıkarılmıştır.Bei Ausgrabungen wurden slawische und mittelalterliche Scherben gefunden.
Ozon tabakasındaki bir incelmedir.Denkschrift über das Ozon.
Sümük tabakasına benzemektedir.Es ähnelt dem Gewindestrehlen.
Bunun nedeni Estonyada 19. yüzyıla kadar üst tabakanın almanca konuşmasıydı.Die Oberschicht Estlands war bis Ende des 19. Jahrhunderts deutschsprachig.
İkinci tabakanın malları daha kabadır.Die zweite Markenausgabe ist größer.
2B tabakasında ele geçenlerde özensiz bir işçilik görülür.Professionell arbeitete Feeling B zu keinem Zeitpunkt.
Tabak, aynı yıl iddialı bir kadro kuran Fenerbahçe'ye transfer oldu.Das Postamt Metelen wurde im selben Jahr in eine Postagentur, unterstellt Burgsteinfurt, umgewandelt.
Ancak Güneş koronası (taç tabaka) görünmez.Was wäre die Welt ohne Sonnenschein ..
Çok sayıda kloroplast içeren palizat hücrelerinin olduğu tabakadır.Die Zellen enthalten zahlreiche Chloroplasten.
Bu yüzden, tabakala birbirlerinin üzerinde kolayca kayar.Die Bänke stehen zueinander leicht geneigt.
Orada hiç temiz tabak yok.Il n'y a là aucune assiette propre.
Merkür'ün tabakalanması Ay'a çok benzer.L'environnement de Mercure diffère aussi sensiblement de celui de la Lune.
Mars'ın atmosferi, Mars'ı çevreleyen gaz tabakasıdır.L’atmosphère de Mars est la couche de gaz entourant la planète Mars.
Bu tabakada sadece çanak çömlek kırıkları ele geçmiştir.Là, il suffit juste de redresser les prothèses tordues.
Esas tabaka Erken Tunç Çağı tabakası olarak verilmektedir.Le nombre maximum de thread doit être connu à l'avance.
Buz tabakasının kalınlığı yer yer 1000 m'yi bulur.L'épaisseur de la couche de glace atteint 1 000 m par endroits.
Eşiniz tabakları düşürmeden ne kadar süre taşıyabilir?Jusqu’à quel point l’artiste peut-il transgresser les tabous de son temps ?
1b İnhibitör Nöron: Tabaka V, VI, VII'de bulunur.Neurones inhibiteurs 1b : présents dans la Lamina V, VI, VII.
Bunlar tabakasız oldukları gibi tabakalı da olabilirler.Il peut aussi être avec du poisson fumé.
Pasif bağışıklığın bazı tabakaları anne tarafından sağlanır.Plusieurs mécanismes de mémoire immunitaire passive leur sont transmis par la mère durant la vie fœtale.
Tabaka 3:Muhtemelen yeknesaktır.Variation 3 : Scherzando.
Dini ve etnik bölünmeler, toplumsal tabakalaşmaya sebep oldu.Mais les divisions linguistiques et religieuses les ont conduits à lutter en ordre dispersé.
Kaseler,vazolar ve tabaklar üretildi.Bunlar sıklıkla Boğaz manzarasını resmediyordu.Faites-en des cassettes, des CDs, des vinyles... Vous avez toujours rêvé de créer votre propre label ?
Dört çeşit Varna vardır: Brahmanlar (Entelektüel bir tabakadır.C'est un des quatre buts de l'existence (purushartha) d'un brahmane.
Bu tabaka için çanak çömlek buluntularının niteliği yönünde bilgi verilmemiştir.Nous ne disposons pas d'assez de données concernant cette espèce pour déterminer avec certitude son endémisme.
Erciyes’i de kalın bir buzul tabakası kapladı.Cela fit que le Gondwana fut recouvert d'un épais bouclier de glace.
Volkanik kış, olarak alt atmosfer tabakasının bir yanardağ patlaması sonucu soğuması fenomeni.Un hiver volcanique serait la conséquence directe de l'éruption d'un supervolcan.
Tabakam senin yadigârın...Tes états d'âme...
Tabakalaşma, toplumun sosyal yapısından bağımsız değildir.Le marché n'est pas indépendant de la société.
Etrafta birkaç tabak yemek oluşmasını sağlar.Il existe mille et une manières de le cuisiner.
Üçüncü dönem kazılarında üç tabaka saptanmıştır.Il expose ensuite trois tableaux au 3e Salon d’Automne.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod