Ve bütün bunlar sona erdiğinde, bir Çin lokantasına gidip altı tabak ördek yemeği yiyoruz.Po obchodach idziemy do chińskiej restauracji na 6-daniową kolację z kaczki.
Ve bütün bunlar sona erdiğinde, bir Çin lokantasına gidip altı tabak ördek yemeği yiyoruz.Und am Ende gehen wir zum Chinesen und bestellen sechs Gänge mit Ente.
Ve bütün bunlar sona erdiğinde, bir Çin lokantasına gidip altı tabak ördek yemeği yiyoruz.Và khi kết thúc, chúng ta hãy đến một nhà hàng trung hoa và chúng ta sẽ có một bữa tối với vịt 6 món.
Ve bütün bunlar sona erdiğinde, bir Çin lokantasına gidip altı tabak ördek yemeği yiyoruz.Y cuando terminamos, nos vamos a un restaurante chino y cenamos pato.
Ve bütün bunlar sona erdiğinde, bir Çin lokantasına gidip altı tabak ördek yemeği yiyoruz.Και όταν τελειώνει, πηγαίνουμε σε ένα Κινέζικο εστιατόριο και τρώμε δείπνο με πάπια.
Ve bütün bunlar sona erdiğinde, bir Çin lokantasına gidip altı tabak ördek yemeği yiyoruz.По завершенні заходу ми всі йдемо в китайський ресторан і замовляємо вечерю з шести качиних блюд.
Ve bütün bunlar sona erdiğinde, bir Çin lokantasına gidip altı tabak ördek yemeği yiyoruz.По окончанию всех обсуждений мы идём в китайский ресторан и заказываем ужин из 6-ти утиных блюд.
Ve bütün bunlar sona erdiğinde, bir Çin lokantasına gidip altı tabak ördek yemeği yiyoruz.ואחרי המפגש אנו הולכים למסעדה סינית ואוכלים ארוחת ערב עם שש מנות ברווז.
Ve bütün bunlar sona erdiğinde, bir Çin lokantasına gidip altı tabak ördek yemeği yiyoruz.ثمّ نذهب إلى مطعم صينيّ ونشتري عشاء بطّ.
Ve bütün bunlar sona erdiğinde, bir Çin lokantasına gidip altı tabak ördek yemeği yiyoruz.アヒルのフルコースを食べます 来年は皆さんと
Ve çatı katında herhangi bir tavan bulunmuyordu, sadece yarım bir sac tabaka vardı.Dan tidak memiliki atap langit-langit, hanya setengah lapisan seng tipis
Ve çatı katında herhangi bir tavan bulunmuyordu, sadece yarım bir sac tabaka vardı.E quel tetto non aveva un soffitto, solo una mezza lamiera.
Ve çatı katında herhangi bir tavan bulunmuyordu, sadece yarım bir sac tabaka vardı.És annak a háztetőnek nem volt mennyezete, csupán félig, bádoglemezből.
Ve çatı katında herhangi bir tavan bulunmuyordu, sadece yarım bir sac tabaka vardı.Essa foi a nossa primeira escola. 165 crianças. O ano letivo indiano começa em junho.
Ve çatı katında herhangi bir tavan bulunmuyordu, sadece yarım bir sac tabaka vardı.Et ce toit n'avait pas de plafond, juste la moitié d'une tôle en fer-blanc.
Ve çatı katında herhangi bir tavan bulunmuyordu, sadece yarım bir sac tabaka vardı.Geen plafond boven ons hoofd, enkel een dunne tinnen plaat.
Ve çatı katında herhangi bir tavan bulunmuyordu, sadece yarım bir sac tabaka vardı.그리고 그 옥상에는 어떤 천장도 없었고, 단지 반토막난 양철 시트뿐이었습니다.
Ve çatı katında herhangi bir tavan bulunmuyordu, sadece yarım bir sac tabaka vardı.Şi acel acoperiş nu avea niciun fel de tavan, ci doar o jumătate de foaie de tablă.
Ve çatı katında herhangi bir tavan bulunmuyordu, sadece yarım bir sac tabaka vardı.Ta střešní místnost neměla žádný strop, střechu tvořil pouze kus plechu.
Ve çatı katında herhangi bir tavan bulunmuyordu, sadece yarım bir sac tabaka vardı.Ten dach nie miał żadnego stropu, jego połowę pokrywał arkusz blachy.
Ve çatı katında herhangi bir tavan bulunmuyordu, sadece yarım bir sac tabaka vardı.Und das Hausdach selbst hatte kein Dach, nur ein halbes Blechdach.
Ve çatı katında herhangi bir tavan bulunmuyordu, sadece yarım bir sac tabaka vardı.Y esa azotea no tenía techo, sólo la mitad de una plancha de lata.
Ve çatı katında herhangi bir tavan bulunmuyordu, sadece yarım bir sac tabaka vardı.Και η ταράτσα δεν είχε κάποιο σκέπαστρο, μονάχα μισή λαμαρίνα.
Ve çatı katında herhangi bir tavan bulunmuyordu, sadece yarım bir sac tabaka vardı.А на онзи покрив нямаше никакъв таван, само половин лист ламарина.
Ve çatı katında herhangi bir tavan bulunmuyordu, sadece yarım bir sac tabaka vardı.И там не было никакого потолка, только половина жестяного листа.
Ve çatı katında herhangi bir tavan bulunmuyordu, sadece yarım bir sac tabaka vardı.לגג לא היתה תקרה, רק חצי יריעת פח.
Ve çatı katında herhangi bir tavan bulunmuyordu, sadece yarım bir sac tabaka vardı.وذلك السطح لم يكن يحتوي على سقف, مجرد نصف شريحة من القصدير
Ve çatı katında herhangi bir tavan bulunmuyordu, sadece yarım bir sac tabaka vardı.気持ち程度のトタン屋根があるだけでした これが最初の学校です 生徒は165人
Ve çocuklar doğum günü pastalarına koyulmasını istedikleri resimleri getirip şeker tabakalarına bastırırlardı.A děti si mohli donést kresbu a nechat si ji vytisknout na cukrový talíř na vrch jejich narozeninového dortu.
Ve çocuklar doğum günü pastalarına koyulmasını istedikleri resimleri getirip şeker tabakalarına bastırırlardı.A deti si mohli doniesť kresby a obchod im ich vytlačil do cukru na vrch narodeninovej torty.
Ve çocuklar doğum günü pastalarına koyulmasını istedikleri resimleri getirip şeker tabakalarına bastırırlardı.Dzieciaki przynosiły rysunki, a w sklepie przerysowywały je cukrem na górze tortu urodzinowego.
Ve çocuklar doğum günü pastalarına koyulmasını istedikleri resimleri getirip şeker tabakalarına bastırırlardı.És a gyerekek behozhattak rajzokat, és rányomtathatták egy ostyára, a születésnapi tortájuk tetejére.
Ve çocuklar doğum günü pastalarına koyulmasını istedikleri resimleri getirip şeker tabakalarına bastırırlardı.어린이의 생일 케이크를 만들 때 그 아이가 그린 그림을 설탕판에 인쇄해 장식으로 사용하곤 했습니다.
Ve çocuklar doğum günü pastalarına koyulmasını istedikleri resimleri getirip şeker tabakalarına bastırırlardı.Los niños podían llevar dibujos y allí les imprimían una placa para decorar la torta de cumpleaños.
Ve çocuklar doğum günü pastalarına koyulmasını istedikleri resimleri getirip şeker tabakalarına bastırırlardı.Şi copii puteau aduce desene şi magazinul putea să le imprime o foaie de zahăr pentru tortul de ziua lor.
Ve çocuklar doğum günü pastalarına koyulmasını istedikleri resimleri getirip şeker tabakalarına bastırırlardı.Дети могли принести рисунок, а пекарня печатала его на глазури сверху торта на день рождения.
Ve çocuklar doğum günü pastalarına koyulmasını istedikleri resimleri getirip şeker tabakalarına bastırırlardı.І діти могли приносити малюнки, щоб у магазині їх надрукували на глазурі для їхнього торту на іменини.
Ve çocuklar doğum günü pastalarına koyulmasını istedikleri resimleri getirip şeker tabakalarına bastırırlardı.ילדים היו מביאים ציורים כדי שהמכונה תדפיס על גבי ציפוי הסוכר של עוגת יום ההולדת שלהם.
Ve çocuklar doğum günü pastalarına koyulmasını istedikleri resimleri getirip şeker tabakalarına bastırırlardı.ويستطيع الأطفال إحضار رسومات وجعل المتجر يطبعها على لوحة سكر لوضعها فوق كعكة عيد الميلاد.
Ve çocuklar doğum günü pastalarına koyulmasını istedikleri resimleri getirip şeker tabakalarına bastırırlardı.砂糖の板にして バースデーケーキの上に 載せていたんです 子どもたちが よく描きたがるのは
Ve çünkü geleceğin yerbilimcileri şu anda oluşan kaya tabakalarında bir tür keskin değişim görebilir.A to preto, že geológovia budúcnosti uvidia celkom prudkú zmenu vo vrstve hornín, ktorá sa usadzuje teraz.
Ve çünkü geleceğin yerbilimcileri şu anda oluşan kaya tabakalarında bir tür keskin değişim görebilir.Azért, mert a jövő geológusai egy éles elváltozást látnak majd abban a kőzetrétegben ami most keletkezik.
Ve çünkü geleceğin yerbilimcileri şu anda oluşan kaya tabakalarında bir tür keskin değişim görebilir.De reden is dat toekomstige geologen een snelle overgang zouden zien in de aardlagen die nu ontstaan.
Ve çünkü geleceğin yerbilimcileri şu anda oluşan kaya tabakalarında bir tür keskin değişim görebilir.Geologové budoucnosti totiž budou pozorovat náhlou změnu ve vrstvě hornin, která se v dnešní době ukládá.
Ve çünkü geleceğin yerbilimcileri şu anda oluşan kaya tabakalarında bir tür keskin değişim görebilir.그것은 왜냐면 미래의 지질학자들은 현재 놓여 있는 암반의 지층의 내부에서 급격한 변동이 일어나는 것을 볼 것이기 때문입니다.
Ve çünkü geleceğin yerbilimcileri şu anda oluşan kaya tabakalarında bir tür keskin değişim görebilir.Przecież geolodzy przyszłości zobaczyliby wyraźną zmianę w dzisiejszej warstwie skalnej.
Ve çünkü geleceğin yerbilimcileri şu anda oluşan kaya tabakalarında bir tür keskin değişim görebilir.Все это потому что геологи будущего вроде как увидят резкий сдвиг в толще пород, которая откладываются сейчас.
Ve çünkü geleceğin yerbilimcileri şu anda oluşan kaya tabakalarında bir tür keskin değişim görebilir.И това е така, защото бъдещите геолози ще видят резки промени в слоевете от скали, които се наслагват сега.
Ve çünkü geleceğin yerbilimcileri şu anda oluşan kaya tabakalarında bir tür keskin değişim görebilir.І все це тому, що геологи майбутнього ніби побачать різку зміну у нашаруваннях порід, які зараз відкладаються.
Ve çünkü geleceğin yerbilimcileri şu anda oluşan kaya tabakalarında bir tür keskin değişim görebilir.וזה בגלל שגאולוגי העתיד יראו מעין שינוי חד ברובד הסלעים אשר שוקע זה עתה.
Ve çünkü geleceğin yerbilimcileri şu anda oluşan kaya tabakalarında bir tür keskin değişim görebilir.وهذا بسب ان الجيولوجين في المستقبل .. سوف يرون تغير كبير .. في تطبقات الصخور التي يتم ترسيبها اليوم ..
Ve çünkü geleceğin yerbilimcileri şu anda oluşan kaya tabakalarında bir tür keskin değişim görebilir.今の地層から 急激な変化を観測することになるからです チェルノブイリの放射能や
Ve diplomasi ve alt tabakadan gelen güçler arasında bir iletişim oldu.Da war ein Austausch zwischen Diplomatie und der Macht von unten.
Ve diplomasi ve alt tabakadan gelen güçler arasında bir iletişim oldu.E c'era un'interazione tra la diplomazia e il potere che arrivava dal basso.
Ve diplomasi ve alt tabakadan gelen güçler arasında bir iletişim oldu.E houve uma interacção entre a diplomacia e o poder vindo de baixo para cima.
Ve diplomasi ve alt tabakadan gelen güçler arasında bir iletişim oldu.Er was interactie tussen diplomatie en de breed gedragen krachten.
Ve diplomasi ve alt tabakadan gelen güçler arasında bir iletişim oldu.És létrejött a kapcsolat a diplomácia és az alulról jövő kezdeményezések között.
Ve diplomasi ve alt tabakadan gelen güçler arasında bir iletişim oldu.Et il y avait une interaction entre la diplomatie et la puissance ascendante,
Ve diplomasi ve alt tabakadan gelen güçler arasında bir iletişim oldu.그리고 외교와 아래로 부터 시작된 세력사이에 상호작용이 있었습니다.
Ve diplomasi ve alt tabakadan gelen güçler arasında bir iletişim oldu.Miała miejsce interakcja pomiędzy dyplomacją i siłami oddolnymi.