Ana içeriğe geç
Sözlük

tabak ile cümle

tabak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Küçük bir sıcak tabak mı?Nie je malý prenosný varič?
Küçük bir sıcak tabak mı?No capto la idea.
Küçük bir sıcak tabak mı?Nó có phải là một cái đĩa nhỏ không?
Küçük bir sıcak tabak mı?Είναι μια μικρή ζεστή πλάκα;
Küçük bir sıcak tabak mı?Маленька електроплитка?
Küçük bir sıcak tabak mı?Маленькая электроплитка?
Küçük tabaklar kullanıyorlar, böylece her oturuşta daha az kalori tüketiyorlar.작은 접시에 음식을 담으니 가능한 적은 칼로리의 음식을 먹게됩니다.
Küçük tabaklar kullanıyorlar, böylece her oturuşta daha az kalori tüketiyorlar.les assiettes sont de plus en plus petites, donc ils mangent moins de calories à chaque plat.
Küçük tabaklar kullanıyorlar, böylece her oturuşta daha az kalori tüketiyorlar.Sie essen von kleineren Tellern, so dass sie eher weniger Kalorien mit jeder Mahlzeit aufnehmen.
Küçük tabaklar kullanıyorlar, böylece her oturuşta daha az kalori tüketiyorlar.Хранят се в по-малки чинии, за да са склонни да ядат по-малко калории на всяко хранене.
Küçük tabaklar kullanıyorlar, böylece her oturuşta daha az kalori tüketiyorlar.הם אוכלים מצלחות קטנות, וכך אוכלים פחות קלוריות בכל ארוחה.
Küçük tabaklar kullanıyorlar, böylece her oturuşta daha az kalori tüketiyorlar.فهم يأكلون في صحون صغيره , لذلك فهم يتناولون سعرات أقل في الجلسه .
Küçük tabaklar kullanıyorlar, böylece her oturuşta daha az kalori tüketiyorlar.ファミリースタイルの食卓で
Kuzey Kutbu'nda deniz üzerindeki buz tabakasında azalmaCroissance plus élevée des forêts banquise Arctique
Kuzey Kutbu'nda deniz üzerindeki buz tabakasında azalmaDiminuarea acoperirii cu gheaţă a Mării Arctice
Kuzey Kutbu'nda deniz üzerindeki buz tabakasında azalmaJokien virtaaman kasvu Suurempi metsien kasvu Suuremmat satomäärät
Kuzey Kutbu'nda deniz üzerindeki buz tabakasında azalmaMenos nieve y menos placa de hielo en lagos y ríos Riesgo más elevado de daños por tormentas invernales
Kuzey Kutbu'nda deniz üzerindeki buz tabakasında azalmaMniej śniegu, mniej lodu na jeziorach i rzekach
Kuzey Kutbu'nda deniz üzerindeki buz tabakasında azalmaNoordpoolgebied Minder ijsdekking in de Noordelijke
Kuzey Kutbu'nda deniz üzerindeki buz tabakasında azalmaÖkad risk för förlust av biologisk
Kuzey Kutbu'nda deniz üzerindeki buz tabakasında azalmaPovečan pretok rek Pospešena rast gozdov
Kuzey Kutbu'nda deniz üzerindeki buz tabakasında azalmaSeverní ledový oceán Úbytek ledové pokrývky Severního ledového oceánu Ztráta ledového příkrovu Grónska
Kuzey Kutbu'nda deniz üzerindeki buz tabakasında azalmaΑύξηση ροών piοταμών
Kuzey Kutbu'nda deniz üzerindeki buz tabakasında azalmaУвеличение на водните потоци
Kuzey ormanlarının yok olması3. Grönland buz tabakasının erimesi4.Αpiώλεια θαλάσσιου piάγου της Αρκτικής2.
Kuzey yarımkürede muazzam buz tabakaları büyüyordu.Auf der Nordhalbkugel wuchsen massive Eisschichten.
Kuzey yarımkürede muazzam buz tabakaları büyüyordu.Belahan bumi utara punya lapisan es yang sangat tebal.
Kuzey yarımkürede muazzam buz tabakaları büyüyordu.El hemisferio norte tenía enormes capas de hielo creciendo.
Kuzey yarımkürede muazzam buz tabakaları büyüyordu.Emisfera nordică era acoperită de straturi masive de gheaţă în continuă creştere.
Kuzey yarımkürede muazzam buz tabakaları büyüyordu.Het noordelijk halfrond had grote en groeiende ijskappen.
Kuzey yarımkürede muazzam buz tabakaları büyüyordu.L'emisfero settentrionale era ricoperto da lastre di ghiaccio.
Kuzey yarımkürede muazzam buz tabakaları büyüyordu.L'hémisphère nord se recouvrait d'énormes nappes de glace.
Kuzey yarımkürede muazzam buz tabakaları büyüyordu.Północną półkulę pokrywały masywne lodowce.
Kuzey yarımkürede muazzam buz tabakaları büyüyordu.Северное полушарие было покрыто толстым слоем льда, который продолжал расти.
Kuzey yarımkürede muazzam buz tabakaları büyüyordu.Северното полукълбо имало огромни нарастващи ледникови пластове.
Liderler daha çok halk tabakalarına dayanmak zorunda oldukları için gücü paylaşmaya başladılar.Ahogy a vezetők egyre inkább rászorultak a népességre, elkezdték megosztani a hatalmat.
Liderler daha çok halk tabakalarına dayanmak zorunda oldukları için gücü paylaşmaya başladılar.A jak vůdcové začínali více záviset na obyvatelstvu, začali se dělit o moc.
Liderler daha çok halk tabakalarına dayanmak zorunda oldukları için gücü paylaşmaya başladılar.Como os líderes dependiam mais do povo, começaram a partilhar o poder.
Liderler daha çok halk tabakalarına dayanmak zorunda oldukları için gücü paylaşmaya başladılar.Et alors que les dirigeants devaient compter sur plus de population, ils commencèrent à partager le pouvoir.
Liderler daha çok halk tabakalarına dayanmak zorunda oldukları için gücü paylaşmaya başladılar.지배자들은 더욱 국민들에게 의존해야 했기에 힘을 공유하기 시작했어요.
Liderler daha çok halk tabakalarına dayanmak zorunda oldukları için gücü paylaşmaya başladılar.När ledarna blev mera beroende av sin befolkning, började de dela med sig av makten.
Liderler daha çok halk tabakalarına dayanmak zorunda oldukları için gücü paylaşmaya başladılar.Pentru că liderii se bazau din ce în ce mai mult pe populație, au început să împartă puterea.
Liderler daha çok halk tabakalarına dayanmak zorunda oldukları için gücü paylaşmaya başladılar.Und als Führer sich mehr auf ihr Volk verlassen mussten, fingen sie an, die Macht zu teilen.
Liderler daha çok halk tabakalarına dayanmak zorunda oldukları için gücü paylaşmaya başladılar.Và khi các nhà lãnh đạo phải phụ thuộc vào dân chúng của mình họ bắt đầu chia sẻ quyền lực
Liderler daha çok halk tabakalarına dayanmak zorunda oldukları için gücü paylaşmaya başladılar.Władcy musieli bardziej polegać na ludności, więc musieli się także dzielić władzą.
Liderler daha çok halk tabakalarına dayanmak zorunda oldukları için gücü paylaşmaya başladılar.Y conforme los líderes tuvieron que depender más de su población, empezaron a compartir el poder.
Liderler daha çok halk tabakalarına dayanmak zorunda oldukları için gücü paylaşmaya başladılar.Και καθώς οι ηγέτες έπρεπε να βασίζονται περισσότερο στον λαό τους, άρχισαν να μοιράζουν την εξουσία.
Liderler daha çok halk tabakalarına dayanmak zorunda oldukları için gücü paylaşmaya başladılar.И поскольку главам государств всё больше приходилось полагаться на свой народ, они стали делиться властью.
Liderler daha çok halk tabakalarına dayanmak zorunda oldukları için gücü paylaşmaya başladılar.Лідери були змушені щораз більше покладатись на свій народ і тому стали ділитись владою.
Liderler daha çok halk tabakalarına dayanmak zorunda oldukları için gücü paylaşmaya başladılar.וככל שמנהיגים נאלצו לסמוך על יותר מבני העם שלהם, כך הם החלו לחלוק בכוח.
Liderler daha çok halk tabakalarına dayanmak zorunda oldukları için gücü paylaşmaya başladılar.وكان على القادة الاعتماد على المزيد من جماهيرهم، وعندها بدأت تقاسمهم السلطة.
Liderler daha çok halk tabakalarına dayanmak zorunda oldukları için gücü paylaşmaya başladılar.力が共有されるようになりました そして代議制が 形成されだします
Masa için saf altından tabaklar, sahanlar, dökmelik sunu testileri, tasları yap.Farai anche i suoi accessori, piatti, coppe, anfore e tazze per le libazioni: li farai d'oro puro
Masa için saf altından tabaklar, sahanlar, dökmelik sunu testileri, tasları yap.In naredi zanjo sklede, torila, konvice in vrčke, s katerimi se bo izlivalo; iz čistega zlata jih naredi.
Masa için saf altından tabaklar, sahanlar, dökmelik sunu testileri, tasları yap.너는 대접과 숟가락과 병과 붓는 잔을 만들되 정금으로 만들지며
Masa için saf altından tabaklar, sahanlar, dökmelik sunu testileri, tasları yap.Lại hãy lấy vàng ròng mà làm dĩa, chén, chậu, và ly đặng dùng làm lễ quán.
Masa için saf altından tabaklar, sahanlar, dökmelik sunu testileri, tasları yap.Lại hãy lấy vàng_ròng mà làm dĩa , chén , chậu , và ly đặng dùng làm lễ quán .
Masa için saf altından tabaklar, sahanlar, dökmelik sunu testileri, tasları yap.Maak schotels, schalen, kannen en kommen van zuiver goud
Masa için saf altından tabaklar, sahanlar, dökmelik sunu testileri, tasları yap.Să -i faci farfurii, căţui, potire şi ceşti, ca să slujească la jertfele de băutură: să le faci de aur curat.
Masa için saf altından tabaklar, sahanlar, dökmelik sunu testileri, tasları yap.Tee myös siihen vadit ja kupit, kannut ja maljat, joista juomauhrit vuodatetaan; tee ne puhtaasta kullasta.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
tabak ile cümle - Sayfa 41 - tabak kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App