Stavka, bu kadar yakın bir tarihte bir karşı taarruz beklemiyordu.Mas Selena não contava com algumas situações difíceis que acabam aparecendo.
10 Mayıs - İkinci Sivastopol Muharebesi, Alman ve Rumen birliklerinin taarruzuyla başladı.22 de Maio – Primeiro combate direto entre brasileiros e alemães.
İki kolordu da taarruzlarına 1 Ağustos'ta başladılar.Atualmente, defende as cores do Primeiro de Agosto.
Bu ordu Sovyet taarruzu başlar başlamaz iki Alman tümeniyle takviye edildi.Os dois exércitos encontraram o que restou de 31 divisões alemãs.
Moskova yönündeki taarruzda 3. Panzer Ordusu 13 Ekim 1941 tarihinde Moskova'ya 140 km. mesafeye ulaşmıştır.Em 13 de outubro, o 3º Grupo Panzer penetrou dentro de 140 km da capital.
Ancak Kara Kuvvetleri Komutanı taarruza devam edilmesini emretti.Com pouca munição, o comandante ordenou a retirada.
Ancak bu taarruz bir sonuç getirmemiştir.A aliança, porém, não parece ter produzido quaisquer frutos.
Hava savaşı, her iki tarafın kara kuvvetlerinin taarruzları için de tehlikeli bir durum ortaya çıkardı.O clima do deserto castigava as tropas de ambos os lados.
Taarruz, zorunlu olarak bu sırttan yapılacaktır.O taekwondo passará a ser modalidade obrigatória a partir dessa edição.
Mongilev Taarruzu'nun, Bagration Harekâtı kapsamında iki temel hedefi vardır.Assim, Storybrooke terá dois Senhores das Trevas.
Saat 18:00 dolaylarında taarruz, Kılıçbayır sırtlarına ulaşmıştır.Às 18:00, a esquadra chegou ao ancoradouro.
Batı Cephesi, Polonya'nın Suvalki kenti yönünde taarruza geçti.A insurreição ocorreu na parte ocidental polonesa da Galícia.
General Busse planına göre taarruzun başını 502.De acordo com Scherzer como Comandante do schwere Panzer-Abteilung 503.
Sayısal üstünlüğe ulaştığında Sovyet hava unsurları karşı taarruza geçtiler.Quando a contra-ofensiva começou, os soviéticos já tinham superioridade numérica sobre a Luftwaffe.
Sonuç olarak İtalyan genel taarruzu yavaş ve düzensiz bir taarruz çıkışı yapmıştır.A construção de uma identidade italiana foi, portanto, lenta e gradual.
Bu taarruz için Romalılar hazır değillerdi .Hierop waren de Romeinen duidelijk niet voorbereid.
Britanyalı 8. Ordusu’nun taarruzu durmuştur.Het 8e Britse Leger is uitgeput.
Hazırlık ateşi ardından Sovyet birlikleri Wehrmacht hatlarını yarmak için taarruza geçtiler.Na een voorbereidend artilleriebombardement trachtten de Sovjettroepen door de Wehrmachtlinies te breken.
Bu sefer Japonya'dan zombiler taarruz ediyor.Deze keer dolven de Japanners het onderspit.
Her iki taarruz, sert Alman direnciyle durduruldu.Beide aanvallen werden gestopt door de zware Duitse weerstand.
Leningrad'a taarruz edilmemesini, kentin açlığa mahkûm edilmesini emretmiştir.Hij had beslist dat Leningrad moest worden uitgehongerd.
Harekât, 14 Eylül’de, Smolensk - Roslavl taarruz harekâtı olarak yeniden başlatıldı.De acties werden op 14 september hervat met het Smolensk-Roslavl offensief.
Tümen taarruzu dağıldı, fakat bazı unsurları Minsk'in kuzeyindeki Alman hatlarına ulaştı.Toch wisten enkele detachementen de Duitse linies te bereiken ten noorden van Minsk.
STAVKA, taarruz eksenini batıya, Yelnya ve Smolensk yönüne kaydırmaya karar verdi.In plaats daarvan besloot de Stavka de aanval naar het westen te verleggen, naar Jelnja en Smolensk.
Alman taarruzu 7 Haziran'da ikinci savunma hattına yönelik olarak başlatıldı.Op 7 juni vielen de Duitsers de tweede verdedigingslinie aan.
Böylece İngilizler 19 Eylül 1918 günü büyük bir taarruza başlamışlardı.Daar hadden de Fransen op 26 september 1918 een groots offensief opgezet.
Almanlar Fransa’ya Belçika üzerinden taarruz etmeyi düşünüyorlardı.De Fransen waren er echter van overtuigd dat Duitsland niet via België op zou trekken.
Sonuçta Sovyet birlikleri, taarruzun bu üç evresinde, 20 günlük sürede 100 – 180 km. ilerleme sağlamışlardı.Gedurende de 20 dagen van deel 3 van het offensief kwamen de Sovjets 100 – 180 km vooruit.
Zaten ayrıntılı bir taarruz planı da yapılmamıştı.Er werd niet eens een opgravingsplan opgesteld.
5 Temmuz - Almanların Kursk taarruzu başladı.Op 5 juli was het duidelijk dat de Duitsers het overwicht hadden.
1 Eylül'de yenilenen taarruz da başarısızdı.De nacht van 3 september lukte het toch.
Bâzı taarruzlarda bulunulduysa da bunda da bir başarı elde edilemedi.Ook met kiepwagens wist hij geen succes te boeken.
Bu taarruz altında 349.Deze telt 349 leden.
Tekrar taarruz etmeye başladık.Wederom werd een doorstart gemaakt.
Ayrıca Alman topçusunun baraj ateşi de taarruza ağır kayıplar verdirdi.Het hevige vuur van de Duitse artillerie zorgde wel voor schade.
Alman kuvvetlerinin yaklaşık olarak üçte biri kadar da Rumen kuvveti taarruza katılmıştır.Bij benadering bestond een derde van de Duitse strijdkrachten uit Roemenen.
24 Ekim 1942 sabahı Alman karargahı, bir hava taarruzuna uğramıştır.De ochtend van 24 oktober begon voor het Duitse hoofdkwartier met rampspoed.
Buna rağmen ileriye yürüyeceğiz ve karşımıza çıkan Türklere taarruz edeceğiz.”"Wij waarschuwen alle toeristen die van plan zijn naar Turkije te komen."
Ertesi gün büyük bir sevinç içinde Rûm (Anadolu) memleketine taarruz ettiler.”Overdag werkte zij op het land en 's avonds weefde zij.
Hasan Paşa, elindeki kuvvetler ile Fas topraklarına taarruz etti.Mozes leidt zijn volk naar het beloofde land.
Kayıplar her ne olursa, Harkov taarruzu Kızıl Ordu açısından büyük bir yenilgi olmuştur.De nederlaag bij Smolensk was een zware nederlaag voor het Rode leger.
Şafakta Sovyet kuvvetleri güneydoğudaki taarruzlarıyla baskıyı arttırdılar.Bij zonsopgang zouden de helikopters het westen van hoogvlakte verder versterken.
Bu durumda ondan taarruzi bir hareket beklenemezdi.Er wachtte hem hier geen gemakkelijke taak.
1 Mart - Kızıl Ordu birlikleri Kırım’da taarruza geçti.1 maart Het Rode Leger lanceert een aanval in de richting van de Krim.
Sonuçta cephedeki kuvvetler savunma hatlarını berkitip karşı tarafın taarruzunu beklemeye koyuldular.De stilte aan het front noopte hen tot wachten.
Girme, imha muharebeleri ve son taarruz.Scherzo, Allegro finale.
Taarruz, zorunlu olarak bu sırttan yapılacaktır.De decoratie was ondergeschikt aan deze vorm.
16 Nisan - Kızıl Ordu birlikleri Berlin’e taarruza başladı.16 april Het Rode Leger start de Slag om Berlijn.
Taarruz Harekâtı 12 Ocak - 2 Şubat 1945 tarihleri arasında icra edilmiştir.Daarna nam het deel aan het Wisła-Oderoffensief tussen 12 januari en 3 februari 1945.
Bu taarruzlar her seferine püskürtüldü.Deze aanvallen werden telkens afgeslagen.
Sehre taarruz ederek şehri ele geçirdi.Straat voor straat moest de stad veroverd worden.
Öncü birliklerin taarruzu iyi gelişti.De eerste linie van de geallieerde infanterie houdt goed stand.
Kızıl Ordu taarruzu değişik yönlerden gelişti.In die bunkers heeft het Rode Leger verschillende gangen dichtgemetseld.
1945'te Varşova-Poznan, Doğu Pomeranya ve Berlin taarruzlarına katılmıştır.Tijdens de zomer van 1946 ontdekte hij de Pyrénées-Orientales, in het bijzonder Port-Vendres en zijn omgeving.
Bu karşı taarruz durumu beklenmedik bir biçimde tersine çevirdi.Het verzetswerk verrichtten zij onzichtbaar.
Her iki taarruz da İngilizler açısından başarısız olur.Beiden mislukten echter waardoor de Engelsen massaal sneuvelden.
Bunun nedeni, Volkhov Cephesi taarruzunun 27 Ağustos'tan önce başlamamasıdır.Spowodowane jest to tym, że ofensywa Frontu Wołchowskiego rozpoczęła się dopiero po 27 sierpnia.
General Busse planına göre taarruzun başını 502.Zgodnie z planem generała Busse ciężkie tygrysy królewskie z 502.
Tüm savaş boyunca Sovyet hava kuvvetleri 2.459 hava taarruzu ve 1.683 bombardıman çıkışı yapmışlardır.Przez całą bitwę radzieckie lotnictwo wykonało 2459 lotów bojowych i 1683 lotów bombowych.
Volkhov Cephesi taarruzu 27 Ağustos sabahı başladı.Ofensywa Frontu Wołchowskiego rozpoczęła się rankiem 27 sierpnia.