Ana içeriğe geç
Sözlük

taarruz ile cümle

taarruz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Esas genel bir taarruz, bir sonraki gün başladı.La vraie bataille débute le lendemain.
9 Nisan - Kerç Yarımadası'nda Kızıl Ordu yeniden taarruza geçti.Le 9 mai, elle rencontre l'Armée Rouge à Erlauf.
Mareşal Rokossovski'in 2. Beyaz Rusya Cephesi Berlin'in kuzeyinden kendi taarruzunu başlattı.El 2do Frente bielorruso de Rokossovsky comenzó su ofensiva hacia el norte de Berlín.
Daha sonra Ağustos Taarruzlarına katılmışlardır.Se enmarca en las fiestas de agosto.
Bu yüzden gerek Cephe Komutanlığı, gerek Üst Komutanlık, sınırlı bir taarruz olduğu izlenimine kapılmıştır.Así adquirió fama de ser un comandante bajo, es decir, de baja categoría.
Ancak bu taarruz, aynı başarıyı göstermedi.Después de ese hit, no tuvo el mismo éxito.
Ordular yeniden gruplanıp, toplanıp 5 Şubat'ta taarruz edecektir.Los Estados Generales serían prorrogados y convocados nuevamente para el 3 de febrero de 1357.
Her iki taarruz, sert Alman direnciyle durduruldu.Ambos ataques fueron detenidos por una resistencia alemana extremadamente poderosa.
Esasen bu bölgeden bir taarruza girişmek her iki taraf için de oldukça güçtür.Muy poco para rescatar de esa etapa de ambos lados.
Bu karşı taarruz durumu beklenmedik bir biçimde tersine çevirdi.Vuelve a recuperar la categoría de manera inesperada.
Bu kuvvetler dalgalar halinde bir cephe taarruzuna giriştiler.Lo cierto que es que ellos sorprendieron a un ala de nuestra emboscada.
F2 modelinden sonraki) tankı ve SdKfz.142 Sturmgeschütz III (StuG III) taarruz topu (Ausf.F2 y posteriores) y del cañón de asalto StuG III (variante Ausf.
Taarruz 15 Ocak'ta başlatıldı.El suero llegó el 15 de febrero.
Taarruz topuna monte dilen modeline Sturmkanone 40 (StuK 40) denildi.Montado en cañones de asalto, su designación era Sturmkanone 40 (StuK 40).
Mogilev Taarruzu, sadece kenti almak değil, tüm başlangıç hedeflerine ulaştı.Udo van Meeteren no solo quería fabricar la acción sino también el rifle completo.
Sonuçta yarar sağlamayan bir taarruzdu.Un tercer intento resultó inútil.
Taarruz öncesinde İtalyan Komutanlığı'nın hedefi Süveyş Kanalı idi.El objetivo era la captura del canal de Suez.
Fakat güçlü bir direnme bu taarruzu durdurmayı başardı.Gracias a esta alianza pudo resistir.
Bu tarz bir taarruz, düşman hatlarının dağıtılmasına yöneliktir.Un concepto nuevo es el de romper partes del enemigo.
Seddülbahir Cephesi’nde ise gece taarruzu olarak uygulanmıştır.El mismo trayecto está incluido en el servicio nocturno.
Tahir'in süvari birliği bir süvari taarruzuna geçti.Ya cerca del paso Gower encontró un cuerpo de milicias de caballería.
Önce Musul tarsfina bir taarruz yoklaması yaptı.Y por último contenía una escalera móvil.
Ancak her iki taarruzda zayiat verilerek püskürtüldü.Hubo, sin embargo, un enfriamiento en ambos lados.
Saat 18:00 dolaylarında taarruz, Kılıçbayır sırtlarına ulaşmıştır.A las 18:00 la Escuadra llegó al fondeadero.
Gün sonunda müttefikler, taarruz başlangıç hatlarına geri çekilmişlerdir.A mediodía, las tropas finlandesas se retiraron hacia sus posiciones iniciales.
8 Ağustos günü Rumlar taarruza geçti.El 8 de agosto se registró la voz.
Bu minval üzere geçirdikten sonra sabah yine taarruza başladık.Regresamos así, al comienzo de nuestra historia.
1992 Haziran - Temmuz Karabağ Savaşı taarruzları, Karabağ Savaşı'nda olmuş bir muharebe dizisidir.12 de febrero: Tiene lugar la Batalla de los Arenques dentro de la Guerra de los Cien Años.
Gün sonunda taarruz ancak Bomba Tepe'nin eteklerine ulaşabilmiştir.Cão llegó sólo hasta la altura de la actual Matadi.
Toplantıda 26 Ağustos taarruz günü olarak belirlendi.El programa se convirtió en una serie semanal el 26 de agosto de 1999.
İlk iki taarruz dalgası Rumen savunması tarafından püskürtüldü.El primer asalto al parecer fue repelido por los defensores dacios.
Bu taarruz için Romalılar hazır değillerdi .Por ello, los romanos no debían tentar la suerte.
Ancak Osmanlı askerleri, gece taarruzuna girişmediler.Los hombres grises no pueden entrar en casa de Hora.
Bu taarruz, Yükseksırt – Cesaret Tepe hattı üzerinden Kılıçbayır’ın işgal edilmesini hedeflemektedir.Su nombre significa: Intención de ser valiente con la espada cortadora de césped.
Don Nehri'nin batı kıyıları boyunca güney yönünde taarruzlarını sürdüreceklerdir.El río Yeşilırmak discurre al oeste.
Taarruz, Albay Halil Bey komutasındaki 7. Tümen mevzilerine yönelmektedir.Con este resultado, Chivas queda en el lugar 7 de la tabla general.
Duhovşçina Taarruzu da bu karşı taarruz operasyonlarından biridir.El entrenador lo tiene de polivalente en cualquiera de esas demarcaciones.
Seddülbahir Cephesi’nde ise harekata gece taarruzu olarak uygulanmıştı.Para concluir el trabajo, se prosiguió con el traslado del acervo en el transcurso de una noche.
Aynı gün, Kızıl Ordu taarruzu durduruldu.El día que mataron a Carrero Blanco.
24 Ekim günü, Karabekir kuvvetleri Kars üzerine büyük bir taarruz başlattı.El 24 de octubre, las fuerzas de Karabekir lanzaron una campaña masiva en Kars.
Alman taarruzu tam bir sürpriz oldu.La reacción alemana fue contundente.
Bu sefer Japonya'dan zombiler taarruz ediyor.Altro magnate, questa volta del Giappone.
Sovyet taarruzunun iki hedefi vardı.L'offensiva sovietica aveva due obiettivi.
İkinci gün, 7 Mayıs'taki taarruzlar da aynı şekilde sonuçlanmıştır.Il test successivo, il 24 maggio, ebbe lo stesso esito.
13 Temmuz günü Sovyet Mareşali İvan Konev komutasındaki Kızılordu birlikleri taarruza geçer.Il 13 luglio, le forze sovietiche sotto il comando del Maresciallo Ivan Konev lanciarono il loro attacco.
Esas genel bir taarruz, bir sonraki gün başladı.L'esercizio ordinario nello scalo ebbe invece inizio il giorno successivo.
Mezkur alayın 3. Taburu bütün mevcuduyla harbe girdi ve taarruza başladı.L'intero 3º reggimento si mise in posizione di battaglia e cominciò a risalire il pendio.
Taarruz, bir yıkım oldu.Palermo, che rammarico.
Bu yüzden taarruz öncesi İngiliz siperlerinden çıkış yapılmıştır.A questo punto si perdono le tracce della spedizione inglese.
Taarruz günü olan 18 Mart 1915 perşembe sabahı bulutsuz ve rüzgarsız, sakin bir sabahtır.Harrison giurò giovedì 4 marzo 1841, una giornata fredda e umida.
Sonra Ardenler Taarruzu'nda general Hasso von Manteuffel'in altında hizmet etti.In seguito servì sotto il generale Hasso von Manteuffel nell'Offensiva delle Ardenne.
Bu tarihte Alman ve Rumen birlikleri kasabaya taarruz ederek direnişi kırmayı başardı.Fino alla notte le truppe russe e francesi riuscirono a mantenere le loro posizioni.
Gün sonunda müttefikler, taarruz başlangıç hatlarına geri çekilmişlerdir.I Federali furono costretti a retrocedere sulle posizioni iniziali.
Üç gün süren Osmanlı karşı taarruzları kanlı çatışmalarla sürmüş, lakin siperler geri alınamamıştır.Nei tre giorni della rivolta, non una goccia di sangue fu versata.
Öte yandan Alman mevzilerine yönelen karşı taarruzları, püskürtüldü.Gli attacchi ai fianchi dell'avanzata tedesca vengono respinti.
Bu genel taarruzun karşısında NKVD sınır birlikleri ve Sovyet 1. kademe tümenleri yer almıştır.Da questo Btl. e da altri prigionieri di guerra ex sovietici veniva formata la 1.
Her dalga, bir öncekinden 2 dakika sonra taarruza kalkacaktır.L'attività raggiunge il picco nelle prime due ore dopo il tramonto.
Alman birlikleri de Kaunas'ın batısı ve güneybatısından birkaç karşı taarruz gerçekleştirdiler.Nel pomeriggio i tedeschi attuarono due contrattacchi da sud e da ovest.
Çünkü her iki genel taarruzun aynı anda sürdürülme olanağı bulunmamaktadır.In realtà è possibile salire entrambe senza molta perdita di tempo.
Seddülbahir Cephesi’nde ise gece taarruzu olarak uygulanmıştır.Il sito è regolarmente gestito con servizio di guardiania notturna.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod