Bu taarruzda 3 subay, 24 er şehit ve 3 subay, 24 er de yaralanmıştı.Sjuttio fångar tog över avdelning fyra och tre samt tog 15 officerare som gisslan.
Zırhlı unsurlarını küçük müfrezeler halinde, zik zaklar çizen bir taarruzda kullandı.Dessa äldre Sparrar förde i sitt vapen en röd sparre i gult fält.
Grup Yenişehir yönünde taarruz etmektedir.Gruppen delar sig vid födosöket.
Bu değişik bir kamuflajı içinde XII. Karl ordusu ile Rus ordusuna taarruza geçti.Han följde sedan Karl XII under fälttåget i Ryssland.
M1 şasesi ayrıca M104 Wolverine ağır taarruz köprüsünde kullanılmaktadır.Шасі M1 також служить основою для мостоукладальника M104 Wolverine для влаштування мостів.
6. Muhafız Ordusu, Riga'yı örttü ve taarruzun kanadını kuzey yönünde genişletti.6-та гвардійська армія прикривала Ригу і розширила фланг проникнення в північному напрямку.
Taarruz, zorunlu olarak bu sırttan yapılacaktır.А також, споруда, побудована таким способом.
Oysa kuşatmayı yarma taarruzları 30 Mayıs'a kadar devam etmiştir.Але зачистка міста тривала ще 30 вересня.
Bunun öncesindeki bir gün boyunca yoklama taarruzları yapılmıştı.Днем раніше туди ж було евакуйовано казначейство.
Her dalga, bir öncekinden 2 dakika sonra taarruza kalkacaktır.Типи шин оприлюднило за два тижні до кожного етапу.
1 Eylül'de yenilenen taarruz da başarısızdı.Наступ корпусу, що відбувся 29 березня також був невдалий.
Bu taarruzda, 203 rakımlı tepenin işgali odak noktası olmuştur.Наразі момент здійснено 206 успішних сходжень на вершину.
Bütün olarak Alman taarruzu yavaşlatılamamıştı.Його зумів заспокоїти лише Германік.
Ağustos'ta Rus taarruzu geri püskürtüldü.Наступного року знову грабував литовські землі.
Sovyet istihbaratı, gelecek Alman yaz taarruzlarının Kursk bölgesini hedef alacağını saptadı.З донесень розвідки було зрозуміло, що влітку німці планують великий наступ в районі Курська.
Taarruz, biri içte diğeri dışta iki katman halinde kuşatmayı öngörmektedir.Дехто гадає, що при цьому певна частина Na2O привнос. ззовні.
Tekrar taarruz etmeye başladık.Знову почалися відпусти.
Osmanlı ordusu, gece taarruzu başlattı.Армія інків відступила в ніч.
Britanya Osmanlı taarruzunu tüm gemilere bildirdi.Німеччина була змушена вивести з Азовського моря усі свої кораблі.
Bu çekilmeler sırasında Kızıl Ordu taarruzları da devam etmiştir.Уночі червоноармійці продовжили грабунки.
Stalin, taarruza bir an önce geçilmesini istiyordu.І кар'єра Лоренцо швидко пішла вгору.
İki başarısız taarruz ardından Ordu 10 Eylül'de savunmaya çekilmiştir.Після двох провальних сезонів, команда зуміла посісти 9 місце.
Sovyet karşı taarruzları ileri hatlardaki 1. Panzer Ordusu'na karşı taarruzlara başladılar.Радянські війська атакують з усіх боків наступаючу на Умань 1-шу танкову групу.
Sehre taarruz ederek şehri ele geçirdi.Взяття кушанами міста Таксила.
Stalin, Alman cephe hattı boyunca taarruz edilmesinden yanaydı.Німеччина зуміла вирівняти лінію фронту.
Bu taarruz harekâtı 22 Ekim'e kadar sürdü.Облога тривала до 22 вересня.
Tümen, kasabanın güneyinden olabildiğince çabuk bir karşı taarruz başlatma emri almıştır.Вихідне положення обирають якомога ближче до переднього краю супротивника.
Bu taarruzda 150.Площа 150 га.
Taarruz Top Taburu ve bazı diğer birliklerdir.Змієвих валів та зведено кілька нових міст).
Sovyetler Birliği'nde, genel eğiliim taarruzları sürdürmek yönündeydi.За часів Радянського Союзу спостерігались деякі тенденції уніфікації.
Bu gecikmelerden sonra taarruz kuvveti Ağıl Dere’de ikiye ayrılmıştır.Подвиг народу (база даних). Oрден Слави 2-го ступеня (рос).
Japon ordusu yeniden gruplaştırıldı ve 24 Ağustos'ta yapılacak Sovyetlere karşı üçüncü taarruzu planlandı.Японське командування Квантунської армії підготувало новий наступ, який було призначено на 24 серпня.
Kızıl Ordu taarruzu Alman savunmasının sağlam bir direnmesiyle karşılaştı.В районі міста Мішкольц Червона Армія зустріла потужний опір німецьких військ.
Fakat Osmanlı taarruzları sonuç almıyordu.Та османський намір не вдався.
Mümkünatın hudutlarını keşfetmenin tek yolu, imkânsız alana taarruza geçmektir.Jediný způsob, jak se můžeme dostat za hranice možného, je ponořit se do nemožného.
Soko J-22 Orao (Kartal), SOKO tarafından üretilen Yugoslav yapımı sesaltı taarruz ve keşif uçağıdır.Soko J-22 Orao (česky orel) je jugoslávský dvoumotorový podzvukový bitevní a průzkumný letoun.
Taarruz başladığında Tümen, harekete geçmişti.Když jsme startovali, už se stmívalo.
Romalılar hemen bunlara taarruz ettiler.Římanům se to hned vyplatilo.
Ağustos'ta Rus taarruzu geri püskürtüldü.V říjnu jej na postu nahradil Tal Ruso.
Sonuçta yarar sağlamayan bir taarruzdu.Poté si připadá neužitečný.
Amerikalı askerleri bu taarruzu makineli tüfeklerle bertaraf etmiştir.Americké vojenské letectvo však stroje této série zabavilo pro své účely.
Piyade Tümeni 15 Kasım'da Balaklava yönünde bir taarruza başladı.Ráno 15. února dorazil konvoj do Balikpapanu.
Taburun taarruzu yarım saat kadar sürdüyse de kesin bir sonuç elde edilemedi.I kdybychom seděli půl hodiny v tiché kavárně, nebylo by to tak snadné.
Başlangıçta sağlanan 20 km'lik bir ilerlemeden sonra sert Alman direnmesi karşısında taarruz durdu.Po čtrnáctikilometrovém nočním pochodu nečekaně zaútočil na první turecký tábor.
Bu taarruz ağır kayıplarla başarısız oldu.Tento neúspěšný útok skončil těžkými ztrátami.
Hitler'in müttefikleri püskürtmek için son taarruzunu gerçekleştirildi.Hitler nakonec svému italskému spojenci musel pomoci z nejhoršího.
Yeni taarruzun 30 Ağustos'ta başlaması planlandı.Třetí pokus o start proběhl 30. srpna.
Bu karşı taarruz durumu beklenmedik bir biçimde tersine çevirdi.Příběh se ale zvrátí nečekaným směrem.
Anzak taarruzunun en sol kanadı da fazla bir ilerleme gösteremedi.Také Laneova brigády na pravém křídle nedokázala výrazněji postoupit.
Mihver taarruzu hemen ertesi sabah başlatıldı.Šibeniku bezpečně dosáhly ráno příštího dne.
Bu geri atmayla, Viyana Taarruzu gerçekleştirildi ve Avusturya'nın büyük bir bölümü işgal edilmiş oldu.Tyto záchranné akce už Burkemu nepomohly, zato prozkoumaly velkou část australského vnitrozemí.
Gün sonunda müttefikler, taarruz başlangıç hatlarına geri çekilmişlerdir.Na konci dne Francouzi ustoupili na svou původní pozici.
Ancak taarruzu güçten düşmeye başladı.Ale jejích centrální moc začala upadat.
Büyük Taarruz zaferle sonuçlandı.Toto žluté písmeno V značilo vítězství.
İki torpido taarruzu manevra edilerek geçildi.Oba torpédomety byly zakrytované.
Ancak taarruz gücünü yitirmesi nedeniyle ana mevzilere taarruz etmeye girişemedi.Díky velké zranitelnosti neměl být využíván v prvních sledech.
Cephe taarruzu tüm gün sürmüştür.Od prvního dne je plno.
Ekim ayında ateşkes antlaşmasının süresinin dolmasından sonra Türk Ordusu yeniden taarruza başladı.Turečtí vojáci, navzdory smlouvě, však Srbsko znovu napadli již následující rok.
"Hitler her zaman olduğu gibi her koşulda taarruzu emrediyordu." .Hitler však neustále prosazoval své „velké řešení“.
Ancak bu karşı taarruz başarılı olmadı.Tento cíl se straně naplnit nepodařilo.