Ana içeriğe geç
Sözlük

taşra ile cümle

taşra kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Hatta Hindistan'in varoşlarında bile taşra çocuklarının yuzde 50'si özel okullara gidiyorlar.인도의 빈민가에서조차도 반이 넘는 학생들이 사립학교에 다닙니다
Hatta Hindistan'in varoşlarında bile taşra çocuklarının yuzde 50'si özel okullara gidiyorlar.Még az indiai városok nyomornegyedeiben élő gyerekeknek is több mint a fele magániskolába jár.
Hatta Hindistan'in varoşlarında bile taşra çocuklarının yuzde 50'si özel okullara gidiyorlar.Même dans les bidonvilles indiens plus de 50 % des enfants vont dans des écoles privées.
Hatta Hindistan'in varoşlarında bile taşra çocuklarının yuzde 50'si özel okullara gidiyorlar.Nawet w slumsach indyjskich ponad 50% miejskich dzieci uczęszcza do prywatnych szkół.
Hatta Hindistan'in varoşlarında bile taşra çocuklarının yuzde 50'si özel okullara gidiyorlar.Ngay cả những khu ổ chuột ở Ấn Độ, hơn 50% trẻ sống ở ngoại ô đi học trường dân lập.
Hatta Hindistan'in varoşlarında bile taşra çocuklarının yuzde 50'si özel okullara gidiyorlar.Sogar in den indischen Slums gehen 50% der Stadtkinder in private Schulen.
Hatta Hindistan'in varoşlarında bile taşra çocuklarının yuzde 50'si özel okullara gidiyorlar.Zelfs in de sloppenwijken van India gaat meer dan 50 procent van de stedelijke kinderen naar privéscholen.
Hatta Hindistan'in varoşlarında bile taşra çocuklarının yuzde 50'si özel okullara gidiyorlar.В Индии, даже среди детей городских трущоб, более 50% ходят в частные школы.
Hatta Hindistan'in varoşlarında bile taşra çocuklarının yuzde 50'si özel okullara gidiyorlar.Дори в бедняшките квартали в Индия повече от 50 процента от градските деца ходят в частни училища.
Hatta Hindistan'in varoşlarında bile taşra çocuklarının yuzde 50'si özel okullara gidiyorlar.אפילו בשכונות העוני של הודו יותר מ50% מהילדים העירוניים הולכים לבתי ספר פרטיים
Hatta Hindistan'in varoşlarında bile taşra çocuklarının yuzde 50'si özel okullara gidiyorlar.وحتى في الأحياء الفقيرة في الهند أكثر من 50% من أطفال المناطق الحضرية يرتادون مدارس خاصة
Illinois taşrası bugün kullandığımız sanal, çevrimiçi evrenin çoğunun doğum yeriymiş.Illinois szívében a szülőhelye volt annak a virtuális és online univerzum nagy részének, amiben ma élünk."
Illinois taşrası bugün kullandığımız sanal, çevrimiçi evrenin çoğunun doğum yeriymiş.제 고향이야말로 지금 우리가 누리고 있는 많은 가상 온라인 세상의 발원지가 아닐까 생각됩니다
Illinois taşrası bugün kullandığımız sanal, çevrimiçi evrenin çoğunun doğum yeriymiş.là nơi khai sinh ra phần lớn thế giới online mà chúng ta có ngày nay.
Illinois taşrası bugün kullandığımız sanal, çevrimiçi evrenin çoğunun doğum yeriymiş.באילינוי היתה מקום הלידה של הרבה מהעולם הוירטואלי בו אנו נמצאים היום.
Illinois taşrası bugün kullandığımız sanal, çevrimiçi evrenin çoğunun doğum yeriymiş.في وسط مدينة الينوي كان مولد العديد من العوالم الالكترونية التي نعيش فيها اليوم
Illinois taşrası bugün kullandığımız sanal, çevrimiçi evrenin çoğunun doğum yeriymiş.現在 我々の生きる バーチャルな ネット世界の生誕地だったんです 商工会議所に頼まれて 宣伝している訳ではありません(笑)
İngiliz taşrasında at arabalarına karşı yarıştırarak.연으로 끄는 마차를 처음 사용하였습니다.
İngiliz taşrasında at arabalarına karşı yarıştırarak.במירוצים נגד כרכרות סוסים באיזורי הכפר של אנגליה.
İngiliz taşrasında at arabalarına karşı yarıştırarak.في السباقات بدل السحب باستعمال الخيل في الريف الانجليزي
İngiliz taşrasında at arabalarına karşı yarıştırarak.そしてもちろん、航空産業の黎明期には
Kırgız “Dans Eden 'Kelin" Erken Evlilik ile Taşra Gelinlerinin Haşin Hayat Şartlarına Dikkat Çekmekte“Kelin balarina” protesta por matrimonio precoz y llama la atención a la dura realidad de las novias rurales
Kör bir taşralı ahmakla dalga geçiyor.Ella esta burlandose de un campesino paleto y ciego.
Kör bir taşralı ahmakla dalga geçiyor.Si sta prendendo gioco di un cieco.
Kör bir taşralı ahmakla dalga geçiyor.Tu es un fils de paysan, aveugle en plus. Elle se moque de toi.
Kör bir taşralı ahmakla dalga geçiyor.Κοροϊδεύει έναν τυφλό επαρχιώτη.
Kör bir taşralı ahmakla dalga geçiyor.Она держит тебя за дурака, поэтому думает, что тебя легко обмануть!
Şehrin ortasında kocaman bina yapılıyordu o yüzden taşradaki minicik yerdeydik.중간 지구에 아주 커다란 건물을 짓는 중이었는데 아주 작은 오지에 있었던 거에요
Şehrin ortasında kocaman bina yapılıyordu o yüzden taşradaki minicik yerdeydik.Stavamo costruendo, il grande, grande palazzo a Midtown ma ci trovavamo ancora in una piccola zona sperduta.
Şehrin ortasında kocaman bina yapılıyordu o yüzden taşradaki minicik yerdeydik.We bouwden het grote, grote, grote gebouw in Midtown dus waren we in een of ander vergeten gebied.
Şehrin ortasında kocaman bina yapılıyordu o yüzden taşradaki minicik yerdeydik.Строяхме голямата, голяма, голяма, голяма сграда в Мидтаун, затова бяхме в малките, малки, малки пущинаци.
Şehrin ortasında kocaman bina yapılıyordu o yüzden taşradaki minicik yerdeydik.בנינו את הבניין הממש, ממש, ממש גדול במרכז העיר, אז היינו באזור הכפרי הממש, ממש קטן.
Şehrin ortasında kocaman bina yapılıyordu o yüzden taşradaki minicik yerdeydik.لقد قمنا ببناء أكبر، أكبر، أكبر، أكبر مبنى في وسط المدينة حيث بدونا أصغر، أصغر، أصغر نعمة من السماء.
Şehrin ortasında kocaman bina yapılıyordu o yüzden taşradaki minicik yerdeydik.クイーンズの狭い 狭い場所にいました 私のキャリアの中でも 最も楽しかった時のひとつです
Şimdi şöyle düşünebilirsiniz, tamam, Çin'deki bu taşra kasabasında bunu yapıyorlar ama biz yapmıyoruz.Acum v-aţi putea zice: OK, în acel oraş de provincie din China se întâmplă asta, dar nu şi la noi.
Şimdi şöyle düşünebilirsiniz, tamam, Çin'deki bu taşra kasabasında bunu yapıyorlar ama biz yapmıyoruz.A teďka si řikáte, no dobře, v provinčním městě v Číně toto dělají, ale my ne.
Şimdi şöyle düşünebilirsiniz, tamam, Çin'deki bu taşra kasabasında bunu yapıyorlar ama biz yapmıyoruz.E agora podem pensar, ok, nesta povoação provinciana chinesa eles fazem isso, mas nós não.
Şimdi şöyle düşünebilirsiniz, tamam, Çin'deki bu taşra kasabasında bunu yapıyorlar ama biz yapmıyoruz.E voi direte, "OK, in questa città della Cina fanno queste cose, noi no".
Şimdi şöyle düşünebilirsiniz, tamam, Çin'deki bu taşra kasabasında bunu yapıyorlar ama biz yapmıyoruz.그리고 이제 여러분은 중국의 이 지방에서만 먹는, 우리는 아니라고 생각하시겠죠.
Şimdi şöyle düşünebilirsiniz, tamam, Çin'deki bu taşra kasabasında bunu yapıyorlar ama biz yapmıyoruz.Maintenant, vous pensez peut-être, bon, dans cette ville de province en Chine, ils font ça, mais pas nous.
Şimdi şöyle düşünebilirsiniz, tamam, Çin'deki bu taşra kasabasında bunu yapıyorlar ama biz yapmıyoruz.Most azt gondolhatják, rendben, ebben a kis kínai városban talán eszik őket, de mi ugyan nem.
Şimdi şöyle düşünebilirsiniz, tamam, Çin'deki bu taşra kasabasında bunu yapıyorlar ama biz yapmıyoruz.Nu kun je denken, oké, in die provinciestad in China doen ze dat, maar wij niet.
Şimdi şöyle düşünebilirsiniz, tamam, Çin'deki bu taşra kasabasında bunu yapıyorlar ama biz yapmıyoruz.Nyt voitte hyvin ajatella, että niitä nautitaan kiinalaisessa pikkukaupungissa, ei meillä.
Şimdi şöyle düşünebilirsiniz, tamam, Çin'deki bu taşra kasabasında bunu yapıyorlar ama biz yapmıyoruz.Och nu kanske ni tänker att okej, i den här lilla byn i Kina äter de sånt, men inte vi.
Şimdi şöyle düşünebilirsiniz, tamam, Çin'deki bu taşra kasabasında bunu yapıyorlar ama biz yapmıyoruz.Sekarang Anda mungkin berpikir, di kota kecil di Cina mereka makan serangga, tapi kita tidak.
Şimdi şöyle düşünebilirsiniz, tamam, Çin'deki bu taşra kasabasında bunu yapıyorlar ama biz yapmıyoruz.Tak a teraz si poviete, no dobre, v tom provinčnom meste v Číne to robia, ale my to nerobíme.
Şimdi şöyle düşünebilirsiniz, tamam, Çin'deki bu taşra kasabasında bunu yapıyorlar ama biz yapmıyoruz.Und jetzt denken Sie vielleicht, okay, in dieser kleinen chinesischen Stadt machen die das, aber nicht wir.
Şimdi şöyle düşünebilirsiniz, tamam, Çin'deki bu taşra kasabasında bunu yapıyorlar ama biz yapmıyoruz.Y pueden pensar, bueno, lo hacen en este pueblito provinciano de China, pero nosotros no.
Şimdi şöyle düşünebilirsiniz, tamam, Çin'deki bu taşra kasabasında bunu yapıyorlar ama biz yapmıyoruz.Ви подумаєте: "Гаразд, це в провінційному китайському містечку, але не в нас".
Şimdi şöyle düşünebilirsiniz, tamam, Çin'deki bu taşra kasabasında bunu yapıyorlar ama biz yapmıyoruz.Вы можете подумать: "Ладно, это в провинциальном китайском городке, но не у нас".
Şimdi şöyle düşünebilirsiniz, tamam, Çin'deki bu taşra kasabasında bunu yapıyorlar ama biz yapmıyoruz.Сега може би си мислите, добре, в този провинциален град в Китай те правят това, но не и ние.
Şimdi şöyle düşünebilirsiniz, tamam, Çin'deki bu taşra kasabasında bunu yapıyorlar ama biz yapmıyoruz.עכשיו אתם יכולים לחשוב, בסדר, זה מה שעושים בעיר הקטנה הזאת בסין, אבל לא אנחנו.
Şimdi şöyle düşünebilirsiniz, tamam, Çin'deki bu taşra kasabasında bunu yapıyorlar ama biz yapmıyoruz.والآن قد تعتقد، أوكي، هذه البلدة من مقاطعات الصين يفعلون ذلك، ولكن لا نقوم بذلك.
Şimdi şöyle düşünebilirsiniz, tamam, Çin'deki bu taşra kasabasında bunu yapıyorlar ama biz yapmıyoruz.中国の田舎街では虫を食べるかもしれないが 我々は違う、と すでに この会場のかなりの人が
Şimdiyse aynı şeyi her taşralı kadın yapabilir.Adesso, tutte le donne rurali possono farlo.
Şimdiyse aynı şeyi her taşralı kadın yapabilir.Dorénavant toutes les femmes de la campagne peuvent le faire.
Şimdiyse aynı şeyi her taşralı kadın yapabilir.Giờ đây, bất kỳ người phụ nữ nông thôn nào cũng có thể.
Şimdiyse aynı şeyi her taşralı kadın yapabilir.Jetzt kann es jede Frau vom Land.
Şimdiyse aynı şeyi her taşralı kadın yapabilir.Kini setiap wanita desa bisa melakukannya.
Şimdiyse aynı şeyi her taşralı kadın yapabilir.이제 어떤 시골에 사는 여성들이든 저렴한 가격에 생리대를 만들 수 있습니다.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod