Güvenlik nedenleriyle de lentiviral vektörler çoğalmaları için gerekli olan genler taşımazlar.For safety reasons lentiviral vectors never carry the genes required for their replication.
Birkaç aylıkken ailesi İngiltere'ye taşındı ve dört yaşına kadar orada kaldı.Her family moved to England when she was a few months old and stayed until she was four years old.
Latince tessella, mozaik yapmakta kullanılan küp şekilli bir kil, taş veya cam parçasıdır.In Latin, tessella is a small cubical piece of clay, stone or glass used to make mosaics.
Bunların dışında kendi adını taşıyan bir de solo albümü bulunmaktadır.He is the only companion of Muhammad whose name appears in the Quran.
Helikazlar tüm canlılar için hayatî önem taşıyan bir enzim sınıfıdır.Helicases are a class of enzymes vital to all living organisms.
Cesetler, işten sonra 4 mahkûm tarafından tahta kızaklarla taşındı.The corpses were transported, by two, in wooden cases carried by four prisoners after work.
Konfederasyon'un başkenti Haziran 1861'de Montgomery'den Virginia'nın Richmond kentine taşındı.The Confederate capital was moved from Montgomery to Richmond, Virginia, in May 1861.
1943 Mart ayında ailesiyle birlikte Wimington'a taşındı.He moved his family to Wilmington in March 1943.
Riemann emilen lokmanruhunun başka bir dünya veya boyuta taşındığını tahmin etmiştir.Riemann speculated that the absorbed aether is transferred into another world or dimension.
Büyük teraslar ve geniş taş sanat eserleri Pekin yakınındaki taş ocağındaki taşlardan yapıldı.The grand terraces and large stone carvings were made of stone from quarries near Beijing.
Su taşır ve yavaş iletir.It sinks in water and slowly dissolves.
Yaban domuzu biçimindedir, çakra (disk) taşır ve kılıçla savaşır.She has a boar form, wields a chakra (discus) and fights with a sword.
1901’de ailesi Viyana’ya taşındı.In 1901, the family moved to Vienna.
Filistinliler, Tel Aviv’le Kudüs’ü birbirine bağlayan, 443 nolu yoldaki İsrailli araçları taşladı.Palestinians stoned Israeli vehicles on Route 443, a main highway connecting Tel Aviv and Jerusalem.
Ayrıca dünyanın, en geniş taş kemerli köprüsüdür.It is also the world's widest bridge.
VI-R-US adını taşıyan ilk stüdyo albümlerini 2003'te yayınlandı.The group released their first album, VI-R-US, in 2003.
Dale'in kariyeri 2000'de ABD'ye taşınmasından sonra yeniden dirildi.His career was revitalised after he relocated to the United States in 2000.
Sabit rüzgarlar balonu kutup etrafında 2 hafta boyunca taşıdı.Steady winds carried the balloon on a circumpolar flight lasting about two weeks each time.
Kimi kentler için yönlendirmeli toplu taşıma güzergahları.Public transport routing in some cities.
Purkinje hücreleri tıpkı domino taşları gibi birbirinin önüne hizalanmış olarak bulunur.Purkinje cells are aligned like dominos stacked one in front of the other.
1817'de Detroit'te kurulmuş, 1837'de Ann Arbor'a taşınmıştır.The University of Michigan was established in 1817 in Detroit and later moved to Ann Arbor in 1837.
Ailesi o küçükken Kanada'ya taşınmıştır.His family moved to Canada when he was a child.
ADATS gibi bir taşınabilir, M113 tabanlı sistem (1989 içinde) Kanada Ordusu için hizmete girdi.ADATS entered service with the Canadian Army (in 1989) as a mobile, M113 based system.
Daha sonra ailesi ile birlikte Malibu, Kaliforniya'ya taşındılar.Afterwards, the couple moved to Malibu, California.
Marietta, Georgia'ya 12 yaşındayken taşındı.Mitchell moved to Georgia at the age of 24.
Jack ve Kate sahile dönerler ve oradakilere mağaralara taşınma fikrinden bahsederler.Jack and Kate return to the beach and Jack starts talking to people about moving to the caves.
Bağrına taş basıp beklemeye başlamış.She rose and began to wait on him.
Burada kötü bir başlangıca rağmen takımını Euroleague'de TOP 16 aşamasına taşıdı.Despite a slow start, he led the team to the Euroleague Top16.
1931'de Belluno'lu bir ailenin çocuğu olarak doğdu sonradan ailesiyle Conegliano'ya taşındılar.A native of Belluno born in 1931, he later moved to Conegliano.
Aslında taşınma işi ekonomik bir mantık içinde yapılmştı.The effort was justified in terms of economic rationale.
"Bridge over Troubled Water" Simon & Garfunkel'ın albümüyle aynı adı taşıyan şarkısıdır.They performed "Bridge Over Troubled Water" by Simon & Garfunkel.
İşaret, alamet anlamları taşır.Symbols take on great meaning.
Ancak bazı sunucular özel taşıma protokolü uygulamaktadır.However, some vendors implement proprietary transport protocols.
Bir yaşındayken ailesi memleketleri olan County Cork'a taşındı.As part of those duties, he travelled to his native County Cork.
1993 yılında Kore Ulusal Müzesi'nin eski yerinde bulunan mevcut binasına taşındı.In 1993 it opened in its present site, which was the former site of the National Museum of Korea.
Toronto, Ontario'da doğan Bradford, çocukken Arjantin'e taşındı.Born in Toronto, Ontario, Bradford moved to Argentina as a child.
Kobayashi açılışı, go oyununda siyah taşlar için kullanılan bir fusekidir.Kobayashi fuseki is a fuseki for Black stones in the game of Go.
Daha sonra New Orleans, Louisiana'ya taşındılar.He later moved to New Orleans, Louisiana.
Basilika'nın girişinde dikili taş.A stelae at the entrance of the Basilica.
Tapınağın taşlarının çoğu yerinde bırakılmış olup şimdi göl sularının altında yer almaktadır.Most of the rock-cut temple was left in place and is now submerged beneath the waters.
Şehirde taşınamayacak her şey yakılıp şehir ortadan kaldırıldı.The town was set on fire and what was not burnt was destroyed.
Runik Taşlar'da kayıt altına alınmış birçok ölüm şekli vardı.There were many ways to die as reported by the runestones.
Aynı zamanda Konstanz Gölü ve Zürih Gölünde de gemi taşımacılığı yaptı.It also operated shipping on Lake Constance (Bodensee) and Lake Zürich.
2012 baharında müze, Umeå Sanat Kampüsündeki yeni binasına taşındı.In spring 2012, the museum moved into new premises on the Umeå Arts Campus.
Hepsi tüp şeklinde olan çiçekleri ve bunların aralarında bulunan tüyleri taşır.Flowers are arranged in pendulous (hanging) racemes, and are green.
David daha sonra J. J. ile Orlando'ya taşınmış ve Virginia Tech'e dahil olmuştur.He then moved to Orlando with J. J. before going back home and attending Virginia Tech.
Onlarla rapi bugüne taşıdım.We putting that shit together right now.
Jeepney (Filipince: Dyipni), Filipinler'de toplu taşıma içn kullanılan popüler bir araçtır.Jeepneys are the most popular means of public transportation in the Philippines.
Babasının büyükbabası Yunan idi (Mora Yarımadası'ndan Yeni Zelanda'ya taşındı).His paternal grandfather was Greek (he moved from the Peloponnese to New Zealand).
Heat'in baş koçu Van Gundy, takımı 2005 playofflarında Doğu Konferansı finaline taşıdı.Stan Van Gundy coached the Heat to the Conference Finals in 2005.
Bu taşın üstünde genellikle namazgâhı yaptıran kişinin ismi ve ayetler yazılır.The Light in Scripture and Quaker writings is clearly named.
Kooperatsiya ulaşım araçlarını taşıyordu.She was carrying a cargo of vehicles.
Bugüne kadar yapılmış olan en büyük hava taşıtıdır.It is the largest aircraft ever built.
İlk avcı uçakları çoğunlukla hafif makinalı tüfek taşıyan çift kanatlı ahşap modellerdi.Thus, First Air Fleet air attacks would often consist of at least two massed waves of aircraft.
1841'de Prens III. Mihailo Obrenović, başkenti Kragujevac'tan Belgrad'a taşıdı.In 1841, Prince Mihailo Obrenović moved the capital from Kragujevac to Belgrade.
Dişiler, yumurtalarını iki yanda da bulunan keseciklerde taşırlar.They nest in a cup-shaped nest into which two eggs are laid.
Yüzeyleri konak hücrelerinin engellerini geçmek için tasarlanmış özel araçlar taşır.Their surface carries specific tools designed to cross the barriers of their host cells.
Bazı seyirciler bundan ötürü taşıt tutmasına yakalanmış ve bunun sonucu olarak kusmuştu.The witnesses admitted they had been bribed, and went to jail for perjury.
Babasının işi nedeniyle sık sık taşınmak zorunda kalmışlardır.Because of his father's business interests, he frequently moved.
Bunların başlıcaları Taşankara ve Barış Heykeli'dir.Apart from these, there is also a Gurudwara and a Mosque.