Bu taşınma ayrıca yangınlarla mücadele eden şehre kolaylık sağlamayı amaçladı.La mudanza también tuvo la intención de prevenir los incendios en la ciudad.
Telefonda 140 MB boş taşınmaz yer var.El teléfono dispone de 140 MB de espacio disponible interno.
Jack ve Kate sahile dönerler ve oradakilere mağaralara taşınma fikrinden bahsederler.Jack y Kate vuelven a la playa y Jack comienza a dirigirse a la gente sobre el movimiento a las cuevas.
Tabutu yarım ton ağırlığındaydı ve 12 kişi tarafından taşınması gerekiyordu.El ataúd medía 3 metros de largo, pesaba media tonelada y requirió de doce hombres para ser llevado a hombros.
Polis başka bir yere taşınmasını ve adını değiştirmesini tavsiye eder.Se traslada a Nueva York y se cambia el nombre.
1933'te Amerika Birleşik Devletleri'ne taşınmaya karar verdi.En 1933 se trasladó a los Estados Unidos.
Ayrıca Sangha Buda'nın öğretilerinin korunması, çevrilmesi, ileriye taşınması ve yayılmasından sorumludur.Los budistas consideran a la sangha como la responsable de mantener, traducir, hacer avanzar.
Bu da silahın çekilerek taşınmasını imkânsız hale getirdi.Ello hace imposible que el arma sea recargada.
Jazz; Salt Lake City, Utah'a taşınmadan sonraki New Orleans, Louisiana'daki son sezonunu oynadı.Los Jazz jugaron su última temporada en Nueva Orleans, Louisiana, antes de trasladarse a Salt Lake City, Utah.
Taşınması ve nakliyesi kolaydır.Era de fácil transporte y depósito.
Halen acıgöl mevkiinde bulunan bu imalathanelerin Konya yoluna taşınma süreci devam etmektedir.Todavía hoy en círculos protestantes se sigue esta línea de pensamiento.
Ostrogotlar taşınır ve taşınmaz mallarının sahipliliğini korudular.Pierden sus bienes y se hospedan con una miserable anciana.
Taşınma sırasında yaklaşık 100 çalışanı bulunmaktaydı.Por aquella época había unas 100 personas empleadas en la propiedad.
Borchert, esirlerin taşınması sırasında kaçmayı başardı.Burnett pidió un cambio de sede debido al cual los prisioneros pudieron escapar.
Taşınması ve depolanması açısından güvenlidir.Fácil y seguro de almacenar y transportar.
Asya'da daha çok elde taşınmayan, yere sabit versiyonları kullanılmıştır.Como sucede actualmente se usó con mucha frecuencia una versión simplificada sin el águila.
Kütüphanenin taşınmasından sonra Bayezid Medresesi Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından restore edildi.Alberga la biblioteca municipal después de haber sido restaurada.
Charlie, Claire'i daha güvenli olan mağaralara taşınmaya ikna eder.Charlie convince Claire a trasferirsi alle grotte.
Elijah'in Cennete taşınması.Viaggio di Elia in paradiso.
Taylor, Berchtesgaden'de bir otele taşınması için Kesselring ve onun personeline yardımcı olmuştur.Taylor si preoccupò inoltre che Kesselring e il suo staff potessero alloggiare in un albergo a Berchtesgaden.
Batum limanı, Kazakistan ve Türkmenistan'dan gelen petrolün taşınması için kullanılır.Il porto di Batumi viene utilizzato per la spedizione del petrolio proveniente dal Kazakistan e Turkmenistan.
Hamilton ayrılırken, Toby konuşmayı bitirmek için tekrar taşınmayı önerir.Mentre Hamilton si congeda, Toby suggerisce di incontrarsi di nuovo presto per "finire la conversazione".
Aile birkaç kez taşınmak zorunda kaldı.La famiglia cambiò residenza molte volte.
Babasının işi nedeniyle sık sık taşınmak zorunda kalmışlardır.A causa dell'attività del padre, la famiglia traslocò spesso.
Bir sorun ve bu defa kız şehirden taşınmak istiyor.Stavolta gli porterà via l'intera città.
Bu taşınma takriben 1520'den sonra oluşmaktadır.La sua data di nascita dovrebbe collocarsi intorno al 1520.
Günde yaklaşık 1.500 araç taşınmaktadır.Ogni anno vengono prodotti circa 1500 veicoli.
Sanatçılar ve yaratıcı meslek grupları yerleşkeye taşınmaya başladı.Lascia il gruppo "Creatori e industriali" per mettersi in proprio.
Parachutes'ın bazı şarkılarının kaydı için Liverpool'a taşınmaya karar vermişlerdi.Decisero quindi di trasferirsi a Liverpool, dove avevano registrato alcune canzoni di Parachutes.
Jack ve Kate sahile dönerler ve oradakilere mağaralara taşınma fikrinden bahsederler.Jack e Kate ritornano in spiaggia e Jack inizia ad esortare la gente ad andare alle grotte.
Taşınması çok daha kolay, daha küçük çaplı toplar kullanıldı.Si muovono abbastanza lentamente e bastano le armi più semplici per abbatterli.
Los Angeles'a taşınmadan önce Wall Street'te çalışmıştır.Dopo il college, prima di trasferirsi a Los Angeles, ha lavorato a Wall Street.
(Patrikliğin Beyrut'a taşınmasına kadar.)(Come farai a tenerli alla fattoria dopo che hanno visto Parigi?).
Yük taşınması esas olarak demiryolu taşımacılığı ile sağlanmaktadır.Questa rotta è trafficata soprattutto per il rifornimento di merci.
Ross Emily'i New York'a taşınmaya ikna etmeye çalışır.Intanto Alex chiede ad Eva di trasferirsi con lui a New York.
ABD'de toplam yüklerin %22'si iç sularda taşınmaktadır.Negli Stati Uniti il 42% ha usato la cannabis.
Konstantin, doğuya taşınmaya istek gösteren senatörlere bedava toprak ve tahıl önermiştir.Costantino offrì terra e grano gratis a tutti i senatori romani che erano disposti a trasferirsi in Oriente.
Mezun olmasının ardından New York şehrine taşınmaya karar verdi.Dopo la laurea, si trasferì a New York City.
Bill, eve taşınmak için Doktor'dan yardım alır.Билл просит Доктора помочь ей с переездом.
Daha sonra Ejder komiser daireden taşınmak zorunda kalır.Вскоре художник переехал на съёмную квартиру.
1671'de 50 tane Yahudi ailesine Berlin'e Avusturya'dan taşınma izini verildi.В 1671 году в Берлине обрели новую родину 50 еврейских семей, изгнанных из Австрии.
Bu rol ona Los Angeles'a taşınmasından bir ay sonra, 18 yaşına girmesinin hemen ardından teklif edilmişti.Она получила эту роль через месяц после приезда в Лос-Анджелес в восемнадцатилетнем возрасте.
Ailesiyle beraber Semendire’ye taşınmaya diretti.Вместе с семьёй переехал в Семиречье.
Babasının işi nedeniyle sık sık taşınmak zorunda kalmışlardır.Семья часто переезжала из-за работы отца.
Taşınma sırasında yaklaşık 100 çalışanı bulunmaktaydı.На производстве было занято около 100 рабочих.
Ama, soğuk plazmanın dışa taşınmasını açıklayacak hiçbir mekanizma henüz bilinmiyor.Однако механизм переносящий холодную плазму вовне пока не известен.
Ancak yaralıların taşınmasına olanak yoktu.Возможности переправить раненых в госпиталь не было.
Polis çekilmemiş çekleri geri getirir ve Bay Wilson taşınmamaya karar verir.Кос вернул письмо нераспечатанным, сообщив, что он отказывается переписываться с повстанцами.
Aile birkaç kez taşınmak zorunda kaldı.Семья часто переезжала.
Taşınma 1940'ın ilk yarısında tamamlandı.Стажировка окончилась в первой половине 1960 года.
İlk etapta hattan yıllık 1 milyon yolcu ve 6.5 milyon ton yük taşınması hedeflenmektedir.Предполагаемая пропускная способность - 1 миллион пассажиров и 6,5 миллиона тонн грузов.
Taşınabilen yapılar su seviyesinin üzerine taşınmaktadır.Теперь можно перемещаться поверху движущегося транспорта.
Polis başka bir yere taşınmasını ve adını değiştirmesini tavsiye eder.Полиция рекомендует ей пожить в другом месте.
Bu taşınma ile müze materyalleri epey zarara uğramıştır.Значительно выросли посещаемость и доходы этих музеев.
Fare uygulamada geri taşınmak, tekrar görünmesine neden olur.Перемещение мыши обратно в приложение заставляет их снова появиться.
Ostrogotlar taşınır ve taşınmaz mallarının sahipliliğini korudular.Караванные пути стали не только безопасными, но и благоустроенными.
Esirlerin taşınması için tren kullanılır.Пути используются для разъезда транспортных поездов.
Bir sorun ve bu defa kız şehirden taşınmak istiyor.Затем он снова убегает, на этот раз от упреков девушки.
Yük taşınması esas olarak demiryolu taşımacılığı ile sağlanmaktadır.Её состояние в первую очередь строилось на перевозке грузов по железной дороге.
Jack ve Kate sahile dönerler ve oradakilere mağaralara taşınma fikrinden bahsederler.Вернувшись на пляж, Джек предложил людям переселиться в пещеры.