Ana içeriğe geç
Sözlük

taşınma ile cümle

taşınma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Dört tarafın her birinde yükün taşınmasını karşılayabilmek için geniş kemerli açıklıklar vardır.На клинке с каждой стороны имеются широкие долы.
Annesiyle birlikte dedesinin evine taşınmak zorunda kaldı.От неё Прико переезжает к бабушке.
Tüpler için toplam 16 torpido taşınmaktaydı.В боекомплект входит 16 торпед .
Aile birkaç kez taşınmak zorunda kaldı.اضطرت عائلة المليحان إلى الانتقال عدة مرات.
Gadea ve Guevara, siyasi baskılar yüzünden Meksika'ya taşınmak zorunda kaldılar.جاديا وغيفارا انتقلا إلى المكسيك بسبب ضغوط من سياسات بلادهما.
On altı yaşına geldiğinde Uruguay'dan Arjantin'e taşınmaya ve kariyerini orada devam ettirmeye karar verdi.وعندما بلغت سن السادسة عشر انتقلت من الأوروغواي إلى الأرجنتين ، وقررت مواصلة مسيرتها الفنية هناك.
Kendinden tahrikli bu araç ağır topların taşınması amacıyla Fransız Ordusu için geliştirilmiştir.وتطورت هذه الآلة من أجل الجيش الفرنسي بهدف نقل المدافع الثقيلة.
Ama, soğuk plazmanın dışa taşınmasını açıklayacak hiçbir mekanizma henüz bilinmiyor.فلا يوجد آلية معروفة حتي الآن توضح كيفية نقل البلازما الباردة إلي الخارج.
Cihaz biraz ağır ve kabadır ve elde taşınması biraz zordur.بالإضافة إلى أن الكونترباص كبير وضخم ويصعب نقله.
Ancak yaralıların taşınmasına olanak yoktu.عدم القدرة على تحريك العضو المصاب.
Amacı Türkiye'de sinema sektörünün gelişmesi ve üst platformlara taşınmasıdır.يهدف المهرجان إلى تشجيع السينما في تركيا وترويج لها .
Taşınması ve nakliyesi kolaydır.نقل ومرافقة الشحنات.
1937'de Hollywood'a taşınmasından sonra aktör oldu ve birkaç önemli yapımda yer aldı.انتقل إلى هوليوود في عام 1937، وأصبح ممثلا ولعب دور البطولة في عدد من الإنتاجات الكبيرة.
Babasının işi nedeniyle sık sık taşınmak zorunda kalmışlardır.وكانت تغير مكانها بإستمرار بسبب مهنة والدها.
Tabutun omuzlarda, hızlı adımlarla taşınması gerekir.اعتمد في تنقلاته على التحرك على قدميه لمسافات أميالا طويلة.
Sınırlı ayni haklar ise, irtifak hakkı, rehin hakkı ve taşınmaz yükü olmak üzere üç gruba ayrılır.حق الجار على ثلاث مراتب: أدناها كف الأذى عنه، ثم احتمال الأذى منه، وأعلاها وأكملها: إكرامه والإحسان إليه.
Ailesiyle beraber Semendire’ye taşınmaya diretti.ثم سمح لأسرته بأن تأتي إلى سامراء كذلك.
Taşınması ve depolanması açısından güvenlidir.وهذا يستلزم عناية كبيرة عند نقله وتخزينه.
Konstantin, doğuya taşınmaya istek gösteren senatörlere bedava toprak ve tahıl önermiştir.Constantino ofereceu terras e grãos para os senadores que quisessem se mudar para o oriente.
Bill, eve taşınmak için Doktor'dan yardım alır.Bill pede para o Doutor ajudar na mudança.
Ama, soğuk plazmanın dışa taşınmasını açıklayacak hiçbir mekanizma henüz bilinmiyor.Não se conhece ainda o mecanismo que possa explicar o transporte de plasma frio em direção oposta ao planeta.
Bu, aylarca kaynakların ve üst düzey IŞİD liderlerinin Rakka'dan Mayadin'e kademeli olarak taşınmasını izledi.Isso seguiu meses de deslocalização gradual dos recursos e líderes seniores do EIIL de Raqqa para Mayadin.
El Fayed kiraladığı Paris'teki konak da dahil olmak üzere mali olmayan taşınmaz malların çoğunu satın aldı.Al-Fayed comprou boa parte das propriedades não financeiras, incluindo o arrendamento da mansão parisiense.
Parachutes'ın bazı şarkılarının kaydı için Liverpool'a taşınmaya karar vermişlerdi.Eles decidiram voltar para Liverpool, onde gravaram algumas das canções de Parachutes.
Çünkü ailesinin işleri yüzünden birçok kere taşınmak zorunda kalmışlardır.Devido ao trabalho de seu pai, a família mudou-se diversas vezes.
Babasının işi nedeniyle sık sık taşınmak zorunda kalmışlardır.A família de Nasser viajava frequentemente devido ao trabalho de seu pai.
Bir terim olarak “dalga” sıklıkla bir mekânsal bozulmanın taşınması ile ilgili olduğu anlaşılır.Por exemplo, o "sorriso" de um macaco é muitas vezes um sinal de agressão.
Değiştirilen unsur ise verinin sunucu ve istemci arasında çerçevelenme ve taşınma şeklidir.(S) Conversão direta: troca-se o sujeito pelo predicado e vice-versa.
Elijah'in Cennete taşınması.A Assunção de Maria ao Céu.
Bu yüzden ailesi sürekli taşınma ihtiyacı duymuştur.Sua família se mudava constantemente.
Aile birkaç kez taşınmak zorunda kaldı.Teve que mudar de emprego várias vezes.
Taşınması ve depolanması açısından güvenlidir.Facilmente desmontado e armazenado.
Tepki kütlesi roket ile birlikte taşınmalı ve kullanldığında geri dönemez şekilde tüketilmelidir.Esta deve ser transportada juntamente com o foguete e é irrecuperavelmente perdida quando usada.
Ancak kulüp taşınmayı reddetti.Porém, optou por continuar no clube.
İsrail çölleri için tasarlandığından, bir yerden bir yere havadan taşınmak için oldukça ağırdır.Por estar praticamente no meio do deserto, o cerco a Gaza foi fácil de ser arquitetado.
Dünya ticaretinde aktarılan malların % 92'si, yılda 5,7 milyar ton, deniz yolu üzerinden taşınmaktadır.Em termos de valor transacionado, estima-se que 95,8% do comércio entre os dois se dê por via marítima.
Jack ve Kate sahile dönerler ve oradakilere mağaralara taşınma fikrinden bahsederler.Jack e Kate vão até a Tempestade e no caminho os dois discutem sobre Kate ter ficado na vila.
Ancak biz takımı satmadan taşınma gerçekleşmeyecek.Posso sobreviver sem a venda do troféu.
Ayrıca bu eşyaların taşınması da kolay değildir.Mudar de cidade não é nada fácil.
Taşınabilen yapılar su seviyesinin üzerine taşınmaktadır.As nanocebolas produzidas ficam flutuando na superfície da água.
Aile, evlerinden ayrılıp çok daha küçük bir eve taşınmak zorunda kaldı.Abandonou a casa da família mudando-se para um pequeno apartamento.
Karbondisülfür dikkatli depolanmalı ve taşınmalıdır.O crioprecipitado deve ser imediatamente armazenado e recongelado.
Ancak yaralıların taşınmasına olanak yoktu.Mas você não pode mandar as pessoas mudarem.
Batum limanı, Kazakistan ve Türkmenistan'dan gelen petrolün taşınması için kullanılır.Aí em Batumi chega o Petróleo vindo do Cazaquistão e do Turcomenistão.
Bu yolculuk sırasında kolay taşınması için ikiye bölündü ve Paris’te yeniden birleştirildi.Durante a viagem o quadro foi cortado em dois e costurado de novo em Paris.
Marianna ve Manolis 2002 yılında Girit'e taşınmaya karar verdiler.Marianna e Manolis decidiram partir para a ilha de Creta.
Ksilemde taşınma, aşağıdan yukarıya doğru tek yönlüdür.O visto de uma perspectiva de cima para baixo.
1993 yılında, Gagarina'nın babasının ölmesiyle beraber annesi Rusya'ya taşınmaya karar vermiştir.In 1993 stierf Gagarina's vader, waarna haar moeder besloot met haar gezin terug te keren naar Rusland.
Aile, evlerinden ayrılıp çok daha küçük bir eve taşınmak zorunda kaldı.Het achtergebleven gezin moest verhuizen naar een veel eenvoudigere woning.
Bu yüzden gözlemler genellikle balonlarla veya uzay gözlemevleriyle atmosfer dışına taşınmak zorundadır.Deze waarnemingen worden dus veelal ook vanuit de ruimte gedaan, of vanuit luchtballonnen.
Aile birkaç kez taşınmak zorunda kaldı.Het dorp is een paar keer verplaatst geweest.
Ancak yaralıların taşınmasına olanak yoktu.Bovendien kon men de gewonden ook niet afvoeren.
Alabama ve Clarence uyuşturucunun satışından kazanıkları parayla Cancún’a taşınmaktan bahsetmektedirler.Clarence en Alabama rijden nietsvermoedend naar Californië om de drugs te verkopen.
Bu yüzden ailesi sürekli taşınma ihtiyacı duymuştur.Het gezin moest daarom regelmatig verhuizen.
Babasının işi nedeniyle sık sık taşınmak zorunda kalmışlardır.Hij moest vaak verhuizen vanwege zijn vaders werk.
Giri (義理) taşınması çok ağır yük, görev demektir.Gigabytes opslaan, betekende een zware investering.
Ajer ailesinin Kristiansand'a taşınmasıyla 2014 yılında Start'a transfer oldu.In juli 2014 verruilde Ajer Lillestrøm SK voor IK Start aangezien zijn ouders verhuisden naar Kristiansand.
Taşınması ve depolanması açısından güvenlidir.Het werd geheel gedemonteerd en opgeslagen.
Taşınma sırasında yaklaşık 100 çalışanı bulunmaktaydı.Meer dan honderd arbeiders werkten in de werkplaats.
Ancak kulüp taşınmayı reddetti.De club hield op te bestaan.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod