Ana içeriğe geç
Sözlük

taşınma ile cümle

taşınma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
1671'de 50 tane Yahudi ailesine Berlin'e Avusturya'dan taşınma izini verildi.Im Jahr 1671 wurde 50 jüdischen Familien aus Österreich ein Zuhause in Berlin gegeben.
Aile, evlerinden ayrılıp çok daha küçük bir eve taşınmak zorunda kaldı.Seine Familie musste ihre Wohnung verlassen und in eine kleinere, verdreckte Unterkunft umziehen.
Aile birkaç kez taşınmak zorunda kaldı.Zuvor war seine Familie mehrmals umgezogen.
Ayrıca bu eşyaların taşınması da kolay değildir.Der Transport dieser Hilfsmittel ist zudem unkompliziert.
Annesi Hildegard, onunla berâber taşınmayı reddederek boşanmak istedi.Die Mutter Hildegard weigerte sich nachzuziehen und forderte die Scheidung.
Aracın taşınması için bu bölme kaldırılabilmektedir.Diese Unterbrechung kann vom Fahrzeug überbrückt werden.
Günde yaklaşık 1.500 araç taşınmaktadır.Täglich sind rund 1.800 Fahrzeuge im Einsatz.
Bu yüzden ailesi sürekli taşınma ihtiyacı duymuştur.Deshalb musste die Familie oft umziehen.
Bununla birlikte öğrencisi olan ailelerin bir kısmı ilçeye yahut yakın şehirlere taşınmaktadır.Manchmal findet man einzelne Gruppen auch im Rang einer Unterfamilie (-inae) oder einer Subtribus (-ina).
Bir sorun ve bu defa kız şehirden taşınmak istiyor.In einer Verkleidung lockt er diesmal mit seinem Flötenspiel alle Kinder aus der Stadt fort.
Çünkü ailesinin işleri yüzünden birçok kere taşınmak zorunda kalmışlardır.Ihre Familie musste aus Sicherheitsgründen mehrmals umziehen.
Ancak kulüp taşınmayı reddetti.Die Kammer lehnte es ab, sich einzumischen.
Esirlerin taşınması için tren kullanılır.Zum Fahren werden Fahrkandaren eingesetzt.
Aynı zamanda akbaba başlı tanrıça Nekhbet tarafından da taşınmaktadır.Selbst die Göttin der Trägheit ist gerührt.
Taşınma sırasında yaklaşık 100 çalışanı bulunmaktaydı.Damals arbeiteten dort etwa 100 Mitarbeiter.
Bu arada takımlar küçük şehirlerden daha büyük şehirlere taşınmaya başladı.Die Spiele wurden aber zusehends in kleineren Ortschaften ausgetragen.
Taşınması ve depolanması açısından güvenlidir.Ihre Verbreitung und Lagerung.
Üzerinde çalışılan dosyanın durumunu denetleyebilme (silinme, taşınma).Erst dann ist ein Blick in die Verzeichnisse fällig.
İzmir tramvayında günlük yaklaşık 110.000 yolcu taşınmaktadır.Täglich sind mehr als 110.000 Fahrgäste mit der Esko unterwegs.
Ayrıca ağırlığının düşük olması sebebiyle taşınması kolaydı.Danach wechselte er wegen Gewichtsschwierigkeiten in das Leichtgewicht.
Polis başka bir yere taşınmasını ve adını değiştirmesini tavsiye eder.Infolgedessen verließ das Opfer seinen Wohnort und änderte seinen Namen.
Borchert, esirlerin taşınması sırasında kaçmayı başardı.Unterdessen ist Talbot bei einem Gefangenenaustausch freigekommen.
Sanatçılar ve yaratıcı meslek grupları yerleşkeye taşınmaya başladı.Handwerker und Gewerbetreibende haben sich angesiedelt.
Taşınmaya hazır olmalarını ve Cehennem Ağzı'na gideceklerini söyler.Sie halten sich in den Armen und bereiten sich zusammen darauf vor, in den Tod zu gehen.
(Daha önce bahsi geçen yangın olayından sonra buraya taşınması).Sie kamen bei dem anschließenden Feuergefecht ums Leben.
Elijah'in Cennete taşınması.Aufnahme Mariens in den Himmel.
Ancak kulüp taşınmayı reddetti.Chaque club refusant de se déplacer.
Mallar taşınmadıklarında veya işlenmediklerinde, beklemededir.Lorsqu'ils ne s'accolent pas, les sons produits seront sourds (ou non-voisés).
1671'de 50 tane Yahudi ailesine Berlin'e Avusturya'dan taşınma izini verildi.En 1671, il hébergea 50 familles juives fuyant l'Autriche.
1993 yılında, Gagarina'nın babasının ölmesiyle beraber annesi Rusya'ya taşınmaya karar vermiştir.En 1993, le père de Gagarina meurt de crise cardiaque et sa mère décide de revenir en Russie.
Spor dalında ise Wagner'ın mandası, Dodgers ve Giants takımlarının Batı yakasına taşınmaları ile işaretlendi.Au niveau sportif, le mandat de Wagner fut marqué par le départ des Dodgers et des Giants vers la côte ouest.
Aile birkaç kez taşınmak zorunda kaldı.De fait, la famille déménage de nombreuses fois.
Libya’ya örgütün taşınması Mart 1987’de sona erer.L'occupation libyenne a pris fin en mars 1987.
Polis başka bir yere taşınmasını ve adını değiştirmesini tavsiye eder.Sa famille doit fuir et changer de nom.
Babasının işi nedeniyle sık sık taşınmak zorunda kalmışlardır.Son père à cause de son travail est obligé de déménager souvent.
Taylor, Berchtesgaden'de bir otele taşınması için Kesselring ve onun personeline yardımcı olmuştur.Taylor installa Kesselring et son état-major dans un hôtel de Berchtesgaden.
Grenoble'a ve oradan Bar-le-Duc'a taşınmadan önce Montpellier'deki Meteoroloji Komisyonu'nda görev yaptı.Il travaille avec la Commission Météorologique à Montpellier avant de partir à Grenoble et enfin à Bar-le-Duc.
Günde yaklaşık 1.500 araç taşınmaktadır.Il peut assurer un trafic de 1 500 véhicules à l’heure.
Geçici Hükümet ise başkentin Moskova’ya taşınmasını ister.Le centre du pouvoir soviétique se déplace à Moscou.
Yük taşınması esas olarak demiryolu taşımacılığı ile sağlanmaktadır.Le transport de marchandises est principalement assuré par le transport ferroviaire.
Dizi oyuncusu olarak Los Angeles'a taşınmadan önce tiyatroya başladı.Il a d'abord été acteur de théâtre en Allemagne avant de s'installer à Los Angeles.
Taşınmaya hazır olmalarını ve Cehennem Ağzı'na gideceklerini söyler.Il leur dit de se préparer à s’enfuir et se mit à l’ouvrage.
Kendinden tahrikli bu araç ağır topların taşınması amacıyla Fransız Ordusu için geliştirilmiştir.Développé pour le milieu militaire, cet engin autopropulsé est destiné à déplacer de lourds canons.
Karbondisülfür dikkatli depolanmalı ve taşınmalıdır.Le batardeau en béton doit être démoli et évacué.
Örneğin, taşınmaz malların satış sözleşmesinin resmi biçimde yapılması zorunludur.La vente des biens mobiliers doit être réalisée de manière indépendante.
Diğer bölümlerinde 2010 yılında umuttepeye taşınması planlanmaktatır.Parmi eux se cache l'Espoir de l'année 2010.
2015 yılının Mayıs ayında site kurucusu Sedat Kapanoğlu'nun ABD'ye taşınmasıyla site yönetiminin başına geçti.En mai 2015, le propriétaire des lieux a souhaité le fermer pour des raisons de sécurité.
Aile, evlerinden ayrılıp çok daha küçük bir eve taşınmak zorunda kaldı.Il dut s'installer dans une maison plus modeste.
Ross Emily'i New York'a taşınmaya ikna etmeye çalışır.Ross déprime parce qu'Emily doit retourner en Angleterre.
Tren yolu ile taşınmasında ise taşıma maliyeti %150 daha fazla olacaktı.De plus, un tel jeu aurait nécessité 150 % d'espace de stockage supplémentaire.
Bu durum, yolculuk için ilave yakıtın taşınmasını gerektirir.Cela a nécessité de déplacer le réservoir de carburant.
Bu yüzden ailesi sürekli taşınma ihtiyacı duymuştur.Les affaires familiales obligèrent sa famille à régulièrement déménager.
Aile birkaç kez taşınmak zorunda kaldı.La familia se trasladó de domicilio en varias ocasiones.
Hornets, New Orleans'a taşınmadan önceki Charlotte'daki son sezonunu geçirdi.Los Hornets disputaron su última campaña en Charlotte antes de trasladarse a New Orleans.
Bill, eve taşınmak için Doktor'dan yardım alır.Bill consigue que el Doctor le ayude con su mudanza.
Dolayısıyla, primer ve ters transkriptaz, RNA'nın 3' ucuna taşınmalıdır.Por lo tanto, el primer y la transcriptasa inversa deben ser reubicado en el extremo 3 'del ARN viral.
Charlie, Claire'i daha güvenli olan mağaralara taşınmaya ikna eder.Charlie intenta persuadir a Claire para irse a las cuevas.
Bunun üzerine grup San Fransisco'ya taşınma kararı aldı.Esto hizo que el equipo se trasladara a San Juan.
Grenoble'a ve oradan Bar-le-Duc'a taşınmadan önce Montpellier'deki Meteoroloji Komisyonu'nda görev yaptı.Sirvió en la Comisión Meteorológica en Montpellier antes de mudarse a Grenoble y finalmente a Bar-le-duc.
Turing soruların ve cevapların taşınması için o dönemin teknolojisiyle çeşitli çözümler teklif etmişti.Turing escogió responder unas de estas preguntas.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod