Bir sorun ve bu defa kız şehirden taşınmak istiyor.這一次 他們即將為愛轉身!
Taşınmaz Mal Komisyonu.以挪移金錢事勒令閑住。
Aracın taşınması için bu bölme kaldırılabilmektedir.此廣場允許車輛進出。
Aile birkaç kez taşınmak zorunda kaldı.在此之后,它曾经数次搬迁。
Boşalan yapılara herhangi bir kurum taşınmadığı gibi, yapılara onarımda da bulunulmadı.而壞掉的建築未修繕者也不計其數。
Kongre, Merkez Komite'nin ve parti gazetesinin Rusya'ya taşınması konusunda Lenin'e baskıda bulundu.此次会议决定将中央委员会和党报搬到俄国,以迫使列宁回到俄国。
Bu rol ona Los Angeles'a taşınmasından bir ay sonra, 18 yaşına girmesinin hemen ardından teklif edilmişti.之後在她18歲時為了繼續演戲而搬到洛杉磯,但在五個月後就幾乎快放棄了。
Böylelikle metaller kendi yüklerinin bir konumdan diğer bir konuma taşınmasına izin verirler.電傳導指的是電流從物質的某位置移動到另一個位置。
Ayrıca bu eşyaların taşınması da kolay değildir.또, 복구역시 쉽지 않다.
Mallar taşınmadıklarında veya işlenmediklerinde, beklemededir.그러나 故意 또는 過失로 因하여 心神喪失을 招來한 때에는 그러하지 아니하다.
Babasının işi nedeniyle sık sık taşınmak zorunda kalmışlardır.성장기에는 아버지의 부임지를 따라 자주 이사를 다녔다.
Ancak yaralıların taşınmasına olanak yoktu.대신 부상자 1명을 수송할 수도 있다.
Bu nedenle şirket, daha ucuz, daha uzak bir yere taşınmak yerine bölgede inşa etme kararı aldı.따라서 값이 싸고 먼 곳으로 이주하기보다 이 지역에 건설하기로 결정하였다.
(Daha önce bahsi geçen yangın olayından sonra buraya taşınması).(이 사건 이후 초기에는 왜 불을 일찍 끄지 못하였나가 주 초점이였다.
Karbondisülfür dikkatli depolanmalı ve taşınmalıdır.동사는 접두사로 주어와 호응해야 한다.
Esirlerin taşınması için tren kullanılır.상하행 열차가 교행을 한다.
Borchert, esirlerin taşınması sırasında kaçmayı başardı.클레이스테네스는 참주의 출현을 방지하기 위해 도편 추방을 도입하였다.
S-Video ile ses sinyali taşınmaz.비동기 통신이므로 동기 신호가 전달되지 않는다.
Tüpler için toplam 16 torpido taşınmaktaydı.터미널에 승차홈은 16개가 설치되어 있다.
Taşınmaya hazır olmalarını ve Cehennem Ağzı'na gideceklerini söyler.그는 의금부에 가서 자신의 소신을 밝히고 죽으리라고 장담하였다.
1671'de 50 tane Yahudi ailesine Berlin'e Avusturya'dan taşınma izini verildi.ב-1671 חמישים משפחות יהודיות מאוסטריה קיבלו בתים בברלין.
Gadea ve Guevara, siyasi baskılar yüzünden Meksika'ya taşınmak zorunda kaldılar.גדיאה וצ'ה הגרו למקסיקו בשל לחץ פוליטי.
Aile birkaç kez taşınmak zorunda kaldı.המשפחה החליפה מקומות מגורים כמה פעמים.
Lily ve Marshall, Lily'nin ailesinin hediye ettikleri eve taşınmaya karar verirler.מרשל ולילי עוברים ללונג איילנד, לדירה שסבא וסבתא של לילי נתנו להם במתנה.
25-26 Şubat 2003: İlk payandanın taşınması 2003: Son ayakların tamamlanması.25 בפברואר-26 בפברואר 2003: התחלת החלקת הכביש על העמודים.
Biyodizel, taşınması ve depolanması güvenli bir yakıttır.תהליך הייצור, ההובלה והשינוע, חוסך באנרגיה.
Aile, evlerinden ayrılıp çok daha küçük bir eve taşınmak zorunda kaldı.המצב הכלכלי של המשפחה מידרדר והם נאלצים לעבור לדירה קטנה יותר באותו הבית.
Bu taşıma sisteminde birden fazla yolcu taşınmakla, enerji tasarrufu yapılır.בשיטה זו של חלוקה ממאוורר אחד יש יותר איבודי אנרגיה.
Aslında taşınma işi ekonomik bir mantık içinde yapılmştı.מטרת השותפות היא התייעלות כלכלית.
Babasının işi nedeniyle sık sık taşınmak zorunda kalmışlardır.בשל עיסוקו של אביו, המשפחה נסעה רבות.
Batum limanı, Kazakistan ve Türkmenistan'dan gelen petrolün taşınması için kullanılır.Пристанището на Батуми се използва за превоз на нефт от Казахстан и Туркменистан.
Taşınması ve depolanması açısından güvenlidir.Издръжлив на транспортиране и съхранение.
Öğrencilerin taşınması işi ihale ile verilmiş olup minibüs ve midibüslerle gerçekleştirilmektedir.Извозването до училище и обратно се извършва ежедневно със собствени автобуси и микробус.
ABD'de toplam yüklerin %22'si iç sularda taşınmaktadır.Следват САЩ с 22% от износа.
Kilisenin çan kulesi, iki kolon tarafından taşınmaktadır.Наосът на църквата е отделен от притвора с две колони.
Örneğin, bu parçacıklar her zaman ışık hızıyla taşınması gerekir ve dolayısıyla deneyim süresi değildir.Например, тези частици трябва винаги да се движат със скоростта на светлината.
Eğer sivrisinekte dang varsa, virus salyasında taşınmaktadır.Ако комарът има денга, вирусът се пренася чрез слюнката му.
Bir nükleer savaş başlığı taşınmak istenmişti.Светът е изправен пред ядрена война.
1993 yılında, Gagarina'nın babasının ölmesiyle beraber annesi Rusya'ya taşınmaya karar vermiştir.През 1993 г. почива баща ѝ, и майка ѝ решава да се преместят в Русия.
Aile birkaç kez taşınmak zorunda kaldı.Мястото на съборите се е премествало много пъти.
Bu yüzden ailesi sürekli taşınma ihtiyacı duymuştur.Вследствие на това, семейство му се местело често.
Feribotlar ayrıca demiryolu taşıtlarının taşınması için de kullanılmaktadır.Използвани са също и за извозване на товарни влакове.
Tüccar, 1625 yılında Amsterdam'a taşınmaya karar verdi.През 1670-те се мести да живее в Амстердам.
Tüpler için toplam 16 torpido taşınmaktaydı.Боезапаса торпеда е увеличен до 16.
Annesiyle birlikte dedesinin evine taşınmak zorunda kaldı.Майка му е принудена да се пресели в къщата на брат си.
Aile birkaç kez taşınmak zorunda kaldı.U mladosti mu se obitelj nekoliko puta selila.
Jack ve Kate sahile dönerler ve oradakilere mağaralara taşınma fikrinden bahsederler.Jack i Kate vraćaju se na plažu i Jack počne nagovarati ostatak preživjelih da se s plaže presele u pećine.
Aile, evlerinden ayrılıp çok daha küçük bir eve taşınmak zorunda kaldı.Također su se preselili u manji dom.
Claire sinirlenerek mağaralardan sahile taşınmak üzere oradan ayrılır.Sve to naljuti Claire koja se iz pećina ponovno vrati na plažu.
Babasının işi nedeniyle sık sık taşınmak zorunda kalmışlardır.Zajedno s obitelji često se selila zbog očeve karijere vojnog suca.
Taşınma 1940'ın ilk yarısında tamamlandı.Umirovio se u prvoj polovici 1960-ih.
Lee'nin ailesi iş için taşınmak zorunda kaldıklarından, Lee birçok farklı okulda eğitim almak zorunda kaldı.Otac mu je zbog potrebe službe često selio, tako da je Severin osnovnu školu pohađao u različitim mjestima.
Sıkıştırılmamış dijital video verisinin taşınmasını amaçlamaktadır.Primárne je určený na prenos nekomprimovaných digitálnych videodát.
Aile birkaç kez taşınmak zorunda kaldı.Rodina sa často sťahovala.
Taşınma sırasında yaklaşık 100 çalışanı bulunmaktaydı.V čase rozkvetu tu žilo asi 800 ľudí.
Hafif olması bu silahın elde kolayca taşınmasını da sağlıyordu.Hora dokonca dokázal nepozorovane vrátiť zbraň.
Çünkü ailesinin işleri yüzünden birçok kere taşınmak zorunda kalmışlardır.Kvôli finančným problémom sa celá rodina niekoľkokrát presťahovala.
Panelin ortası İsa'nın mezara taşınmasını tasvir eder.V dolnej časti je ukladanie Krista do hrobu.
Çok geçmeden Koupal'da Ohio'ya taşınması sebebiyle gruptan ayrılmak zorunda kaldı.Napokon sa z existenčných dôvodov vysťahoval do štátu Ohio v USA.
Polis başka bir yere taşınmasını ve adını değiştirmesini tavsiye eder.Ministerstvo viackrát zmenilo názov a upravilo svoju pôsobnosť.