Ana içeriğe geç
Sözlük

taşınma ile cümle

taşınma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ostrogotlar taşınır ve taşınmaz mallarının sahipliliğini korudular.Berkemahlah mereka mengepungnya dan didirikan merekalah tembok pengepungan sekelilingnya.
Annesiyle birlikte dedesinin evine taşınmak zorunda kaldı.Mereka dipaksa untuk pindah dengan kakak ibunya.
Amaç rahatsızlık vererek komşuyu taşınmaya zorlamaktır.Untuk menghindari ejekan tetangga, ia pindah.
Lee'nin ailesi iş için taşınmak zorunda kaldıklarından, Lee birçok farklı okulda eğitim almak zorunda kaldı.Karena pekerjaan ayahnya sering berpindah tempat, Eita sering pindah sekolah.
Karbondisülfür dikkatli depolanmalı ve taşınmalıdır.Proses pembuatan kue kareh-kareh rumit dan harus teratur.
Eğer sivrisinekte dang varsa, virus salyasında taşınmaktadır.Jika nyamuk tersebut mengandung dengue, virus terbawa dalam air liurnya.
Gadea ve Guevara, siyasi baskılar yüzünden Meksika'ya taşınmak zorunda kaldılar.Gadea và Guevara chuyển đến Mexico do áp lực từ chính trị của họ.
Fare uygulamada geri taşınmak, tekrar görünmesine neden olur.Di chuyển chuột lại vào ứng dụng sẽ làm chúng xuất hiện trở lại.
Taşınma 1940'ın ilk yarısında tamamlandı.Việc di chuyển được hoàn tất trong nửa năm 1941.
Tüpler için toplam 16 torpido taşınmaktaydı.Chúng được cung cấp tổng cộng 16 quả ngư lôi.
Ancak Novorossiysk'a taşınma hazırlığı başladı.Các cuộc chiến trên đường phố Novorossiysk bắt đầu.
Köstekli denmesinin sebebi de bu zincir vasıtasıyla taşınmasıdır.Việc truyền đạt thông tin nên được thực hiện theo chuỗi này.
Virüsler sivrisinekler tarafından taşınmaz.Muỗi không thể truyền HIV.
Geçici Hükümet ise başkentin Moskova’ya taşınmasını ister.Các tướng lĩnh Đức chủ trương phương án tiến thẳng đến thủ đô Moskva.
Aile birkaç kez taşınmak zorunda kaldı.Ông có đi sứ nhà Nguyên vài lần.
Borchert, esirlerin taşınması sırasında kaçmayı başardı.Lúc ấy, Dobby độn thổ vào hầm giam để giải cứu các tù nhân.
Handa'nın taşınmasından beri bastırılmış yaoi çıkarlarıyla mücadele ediyor.Cô ấy cố gắng vượt qua sự đàn áp của yaoi khi mà Handa chuyển tới.
Polis başka bir yere taşınmasını ve adını değiştirmesini tavsiye eder.Lê Cảnh Tuân phải đổi tên đi trốn một thời gian.
Bu sayede döşenmesi ve taşınması daha güvenli hale geldi.Điều này làm cho quá trình này an toàn hơn và hiệu quả hơn.
Daha sonra Ejder komiser daireden taşınmak zorunda kalır.Sau đó, chủ nhà cày ba luống làm lệ trên nền làm nhà.
On altı yaşına geldiğinde Uruguay'dan Arjantin'e taşınmaya ve kariyerini orada devam ettirmeye karar verdi.Năm 16 tuổi, cô chuyển đến Argentina để làm việc ở đó và giải phóng tham vọng trở thành một ngôi sao.
Örneğin, taşınmaz malların satış sözleşmesinin resmi biçimde yapılması zorunludur.Việc làm đại lý mua bán hàng hóa phải được xác lập bằng hợp đồng.
Bazı teknoloji şirketleri burada kurulmaktadır, bazıları ise Las Vegas'a taşınmaktadır.幾つかの技術系会社がラスベガスに移転するかあるいは創業されてきた。
Ölüm döşeğinde iken yatağının zümrüt yeşili ve safir mavisi denizi görebileceği bir yere taşınmasını istedi.彼は臨終の際、ベッドをエメラルド色とサファイア色の海の見える場所へと移すように頼んだという。
Geçici Hükümet ise başkentin Moskova’ya taşınmasını ister.市庁舎・市議会は、モスクワ市政府からモスクワ・シティに移転する予定である。
Aile birkaç kez taşınmak zorunda kaldı.一家は頻繁に引越しをした。
Kamu idarelerine ait taşınmazların yönetim esaslarını belirlemek.その他主審の指示に従わない場合。
1671'de 50 tane Yahudi ailesine Berlin'e Avusturya'dan taşınma izini verildi.1671年、オーストリアから追放された50人のユダヤ人に住居が与えられた。
Ailesi geçici olarak A.B.D.'ye taşınmadan önce 1940 yılında savaş bürosunda çalışmaya başlamıştır.家族が一時的にアメリカに引っ越す前の1940年には陸軍省に務めていた。
Bu taşınma ile kapsamlı bir talimatname hazırlandı.引っ越し準備は慎重に進められた。
Taşınma 1940'ın ilk yarısında tamamlandı.1940年前半にこの移転は完了した。
Jones, babasının Jonestown’a taşınma isteğini annesi yüzünden kabul ettiğini iddia etmektedir.彼はジョーンズタウンへと移住するようにとの父の願いに応えたのは母のためだと語った。
Ancak B'nin taşınmazı iktisap etmesinin temelinde bir hukukî sebep yoktur.Bが犯罪への関与を否定した証拠はない。
Ksilemde taşınma, aşağıdan yukarıya doğru tek yönlüdür.スクロール方向は上から下への1方向のみとなっている。
Taşınabilen yapılar su seviyesinin üzerine taşınmaktadır.表面張力を持った物質は水面に浮遊することができる。
Mozaik parçaları, müze alanına taşınmadan önce, öbekler halinde atölyede birleştirildi.スーツは退職を前に相撲博物館に寄贈した。
Hukuk Fakültesi (2016 yılında Tınaztepe Yerleşkesi'ne taşınması planlanmaktadır.)堀場製作所では法務部に所属(2016年時点)。
Babasının işi nedeniyle sık sık taşınmak zorunda kalmışlardır.父親の仕事の都合で度々転校していた。
Marmaray projesi tamamlandığında saatte tek yönde 75 bin yolcu taşınması hedeflenmektedir.当モノレールは、1方向につき1時間当たり35,000人の乗客を輸送できるように設計されている。
Birleşik Krallık'taki taşınmaz mal piyasası da aynen ABD gibi büyük bir düşüşe geçti.「大英帝国はアメリカの借款と同様に急速に減少している。
Hansson geleneksel sınıflı toplumun "Halkın Evi"ne taşınmasının avukatlığını yaptı.ハンソンは、伝統的な階級社会を「国民の家」(folkhemmet)によって取って代わられなければならない、と力説した。
İlk etapta hattan yıllık 1 milyon yolcu ve 6.5 milyon ton yük taşınması hedeflenmektedir.年間輸送能力は、当初が貨物650万トン、旅客100万人。
Uçbirleştirme ve taşınma gibi başka temel süreçler için de gereklidir.他の農道空港と同様に遊覧飛行や模型飛行機の利用がメインである。
Üzerinde sert kaya bulunmayan kısımlar ise aşınarak taşınmaya başlar.直接触れていない部分も、触れた個所から徐々に朽ち始めてしまう。
Yazılan kodun bir uygulama sunucusuna taşınmasını (deployment) da kolaylaştırmaktadır.ただし問題を簡単にするため、次のような仮定を置く(これらは必ずしもハリスが明記したものではない)。
Floemde madde taşınması çift yönlüdür.降着装置は双フロート。
Taşınma sırasında yaklaşık 100 çalışanı bulunmaktaydı.創設時は、約20名の団員がいた。
Ayrıca bu eşyaların taşınması da kolay değildir.また、葺き替えが容易。
1977’de Varşova’a taşınmadan önce, kendi avlusundaki çalışmalarını hiçbir belge bırakmadan yaktı.1977年,在搬至華沙之前,他在自家的後院焚毀了幾張自己的作品,沒有留下任何相關的文件或樣品。
Kamu idarelerine ait taşınmazların yönetim esaslarını belirlemek.王與直指者論勿協時。
Ailesi geçici olarak A.B.D.'ye taşınmadan önce 1940 yılında savaş bürosunda çalışmaya başlamıştır.在1940年戰爭前與家人臨時遷移到美國前她在陸軍省工作。
Bu toplar için modernizasyon öncesi toplam 2,000 atımlık mühimmat taşınmaktaydı.為了滿足這些後勤需求,每個裝甲師配有2,000輛卡車。
Ross Emily'i New York'a taşınmaya ikna etmeye çalışır.于是瑞秋决定领着Emma搬回到乔伊那里。
Ortalama olarak saatte 540 yolcu taşınmaktadır.每小时运送乘客540人次。
Daha sonra Ejder komiser daireden taşınmak zorunda kalır.清高宗即位後,轉调户部侍郎。
Babasının işi nedeniyle sık sık taşınmak zorunda kalmışlardır.由于父亲的工作情况特殊,她的家庭经常搬迁。
Annesiyle birlikte dedesinin evine taşınmak zorunda kaldı.他不得不搬到姨母家寄宿。
(Daha önce bahsi geçen yangın olayından sonra buraya taşınması).即此所獲道火前相故亦名煖。
Mallar taşınmadıklarında veya işlenmediklerinde, beklemededir.” 至於「誤導」或「隱瞞」,並不一定被視為謊言。
Ancak ateşe hazır iken toplam ağırlığı 12 tonu bulduğundan taşınması sırasında namlusu çıkartılıyordu.这种火炮处于战斗状态时重量接近于12吨,引致它的炮管在运输时必须被取下。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod