Taşınmalarından bir ay sonra İsrail Devleti kuruldu.Za měsíc od svého vzniku byl stát rozpuštěn.
Ross Emily'i New York'a taşınmaya ikna etmeye çalışır.Ross požádal Emily o ruku, protože chtěl, aby se za ním nastěhovala do New Yorku.
(Daha önce bahsi geçen yangın olayından sonra buraya taşınması).(Po požáru se mluví o shoření právě této bašty).
Ölümünden beş yıl önce Bishop's Waltham, Hampshire'a taşınmadan önce Long Eaton, Derbyshire'da yaşadı.Pět let před svou smrtí se přestěhoval do Bishop's Waltham v Hampshire.
Bu açısal momentumun taşınması için bir hidrodinamik mekanizmanın varlığını önler.To vylučuje existenci hydrodynamického mechanismu přenosu momentu hybnosti.
Aile, yaşadıkları maddi sorunlar nedeniyle babaanne Saadet'in yanına taşınmak zorunda kalır.Jeho matka ho kvůli finančním problémům musela předat do náhradní rodiny.
Tüpler için toplam 16 torpido taşınmaktaydı.Mohly naložit 16 torpéd.
Polis başka bir yere taşınmasını ve adını değiştirmesini tavsiye eder.Nakonec byl nucen z města prchnout a změnit si jméno.
Taşınma sırasında yaklaşık 100 çalışanı bulunmaktaydı.V meziválečném období zaměstnával přibližně 40 pracovníků.
Hormonlara benzerler ancak kanla taşınmazlar ve lokal etki gösterirler.Na rozdíl od hormonů je netvoří specializované buňky (žlázy) a nepřenášejí se krví, nýbrž účinkují místně.
Taşınması ve depolanması açısından güvenlidir.Je velmi vhodná ke skladování a transportu.
Babasının işi nedeniyle sık sık taşınmak zorunda kalmışlardır.Z důvodu otcova povolání se rodina často stěhovala.
Daha sonra Ejder komiser daireden taşınmak zorunda kalır.V pozdější době byl Panský dům upraven na byty.
Bu arma, kulübün 1913 yılında Highbury'e taşınmasından sonra bir daha kullanılmadı.Znak se změnil po přesunu na Highbury v roce 1913.
Aile, evlerinden ayrılıp çok daha küçük bir eve taşınmak zorunda kaldı.Když se rodině začalo trochu dařit, přestěhovali se do malého domku v lepší části města.
Bu sayfa Vikikitap'a taşınmaya adaydır.Tato stránka je kandidátem na přesunutí na Wikiknihy.
Valencia yakın gelecekte inşası devam eden Nou Mestalla Stadyumu'na taşınmayı planlamaktadır.Vedení mošavu v nejbližší budoucnosti plánuje stavební expanzi vesnice.
Taşınması ve nakliyesi kolaydır.Stavba se snadno skládá a převáží.
Paket silah ve benzeri eşyaların bagajda daha güvenli bir şekilde taşınmasını sağlar.Palubní tašky a cestovní brašny vhodná jako kabinová zavazadla.
Sıkıştırılmamış dijital video verisinin taşınmasını amaçlamaktadır.Pozor na nezabezpečené videokonference.
Pıhtının bir parçasının taşınması "tromboemboli" olarak adlandırılır.Snížení počtu destiček se označuje jako trombocytopenie.
Poultney’e taşınmasından kısa süre sonra, Miller Baptist geçmişini reddederek Deist oldu.Curând după mutarea lui în Poultney, Miller a respins învățăturile baptiste și a devenit deist.
Aile, evlerinden ayrılıp çok daha küçük bir eve taşınmak zorunda kaldı.Familia sa a fost silită să își părăsească locuința, trebuind să se mute într-o zonă mărginașă a orașului.
Ross Emily'i New York'a taşınmaya ikna etmeye çalışır.Atunci îl roagă pe Ross să o conducă pe Emily la operă.
Aile birkaç kez taşınmak zorunda kaldı.Numeroase familii au fost despărțite.
Daha sonra Ejder komiser daireden taşınmak zorunda kalır.Ulterior, sediul protopopiatului se mută în Turda .
İlköğretim öğrencileri Çiftlik İlköğretim Okulu'na taşınmaktadır.Imobilul a adăpostit o bună perioadă de timp Liceul Agricol din localitate.
Tüm sahnenin sökülmesi üç saat sürdü ve başka mekânlara taşınması için 21 kamyon kullanıldı.A teljes felszerelés lebontása három órába telt és 21 kamion szállította át az egyik helyszínről a másikra.
1671'de 50 tane Yahudi ailesine Berlin'e Avusturya'dan taşınma izini verildi.1671-ben 50 ausztriai zsidó családnak engedélyezte a letelepedést.
Ancak, 1880 yılında mekan sahibi kira artışı talep edince kulüp taşınmaya karar verdi.1880-ban a tulajdonos felemelte a bérleti díjat, ami miatt a klubnak ismét költöznie kellett.
Babasının reklâm memuru olması dolayısıyla ailesi 1763’te Lorch’a taşınmak zorunda kaldı.Az apa foglalkozása miatt többször lakhelyet változtattak: 1763-ban a család Lorchba költözött.
Taşınma sırasında yaklaşık 100 çalışanı bulunmaktaydı.Működése csúcsán kb. 100 embert foglalkoztatott.
Aile birkaç kez taşınmak zorunda kaldı.Családja gyakran költözött.
Babasının işi nedeniyle sık sık taşınmak zorunda kalmışlardır.Apja munkájának köszönhetően gyakran költözködtek.
Annesiyle birlikte dedesinin evine taşınmak zorunda kaldı.Később apjával a nagymamához költöztek.
Bu taşınma takriben 1520'den sonra oluşmaktadır.A dóm építése 1520 után maradt abba.
Karbondisülfür dikkatli depolanmalı ve taşınmalıdır.A szállításhoz a hidrogént hűteni és cseppfolyósítani kell.
Günde yaklaşık 1.500 araç taşınmaktadır.Megközelítőleg 2500 autó kel át rajta nap mint nap.
Bu sayede döşenmesi ve taşınması daha güvenli hale geldi.Meggyorsította és egyben biztonságosabbá is tette a töltést.
(Daha önce bahsi geçen yangın olayından sonra buraya taşınması).(A korábbi épület tűzvész martaléka lett.)
Bant köşelerinin taşınması ayrıca azaltılmıştır.A födémek súlyát pedig csökkentették.
Ayrıca Sangha Buda'nın öğretilerinin korunması, çevrilmesi, ileriye taşınması ve yayılmasından sorumludur.A szangha felelős Buddha tanításainak karbantartásáért, lefordításáért, fejlesztéséért és terjesztéséért.
Ancak kulüp taşınmayı reddetti.A színház nem tiltakozott távozása ellen.
Taşınması ve depolanması açısından güvenlidir.Jól szállítható és tárolható.
1870 yılındaki Beyoğlu yangınında evlerini kaybeden Levantenler zamanla bu bölgeye taşınmaya başladılar.Az 1870-es nagy beyoğlui tűzvészkor fedél nélkül maradt levanteiek kezdték el benépesíteni.
En yaygın sırtta taşınma biçimi taşıyıcının omzunda taşınmadır.A rézcsövek leggyakoribb kötésmódja az épületgépészetben a kapilláris forrasztás.
Taşınmama yardım etti.Segített költözködni.
Batum limanı, Kazakistan ve Türkmenistan'dan gelen petrolün taşınması için kullanılır.Satamaa käytetään mm. öljykuljetuksiin Kazakstanista ja Turkmenistanista.
İlahiyat okulundan mezun olduktan sonra Viktor, sanat eğitimi için Sankt-Peterburg'a taşınmaya karar verdi.Seminaarista valmistuttuaan Viktor päätti muuttaa Pietariin opiskelemaan taidetta.
Ancak kulüp taşınmayı reddetti.Seura kuitenkin kieltäytyi neuvottelemasta siirrosta.
Yük taşınması esas olarak demiryolu taşımacılığı ile sağlanmaktadır.Rautatien odotetaan lisäävän erityisesti rahtiliikenteen tehokkuutta.
1933'te Amerika Birleşik Devletleri'ne taşınmaya karar verdi.Hän muutti Yhdysvaltoihin vuonna 1933.
Ayrıca bu eşyaların taşınması da kolay değildir.Filmit eivät täten myöskään katkea helposti.
Sahne donanımı ve setler içeri taşınmamalıdır.Rekvisiittaa tai lavasteita ei saa tuoda paikalle.
Hornets, New Orleans'a taşınmadan önceki Charlotte'daki son sezonunu geçirdi.Charlotte Hornets pelasi viimeisen kautensa Charlottessa ja muutti kauden päätyttyä New Orleansiin.
Taşınma sırasında yaklaşık 100 çalışanı bulunmaktaydı.Yhdistymishetkellä yrityksessä oli noin sata työntekijää.
Dizi Cleveland Brown'ın oğluyla beraber Quahog'dan ayrılıp Stoolbend, Virginia'ya taşınmasıyla başlar.Cleveland muutti poikansa kanssa Californiaan, mutta päätyikin matkalla Stoolbendin, Virginiaan.
Bu durum hikâyede ana karakterlerin Kyūshū'dan Tokyo'ya da taşınması olarak anlatılmıştır.Pian hänet nimittettiin pääohjaajaksi Kyokushinin päädojolle Tokioon.
Babasının işi nedeniyle sık sık taşınmak zorunda kalmışlardır.Perhe vaihtoi isän insinöörintyön takia usein asuinpaikkakuntaa.
Aile, evlerinden ayrılıp çok daha küçük bir eve taşınmak zorunda kaldı.Perhe muutti Maskussa entistä isompaan taloon.