Ana içeriğe geç
Sözlük

taşınma ile cümle

taşınma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Dale'in kariyeri 2000'de ABD'ye taşınmasından sonra yeniden dirildi.Grays carrière begon na haar verhuizing naar Los Angeles in 2000.
Bir sorun ve bu defa kız şehirden taşınmak istiyor.Ze verlaat de stad, deze maal ongehinderd.
Günde yaklaşık 1.500 araç taşınmaktadır.Per jaar passeren ongeveer 1500 boten de vaart.
Diğer bölümlerinde 2010 yılında umuttepeye taşınması planlanmaktatır.Tramnet in 2010 met de toekomstplannen er ingetekend.
Bir nükleer savaş başlığı taşınmak istenmişti.Kwam om in een nucleaire oorlog.
Polis başka bir yere taşınmasını ve adını değiştirmesini tavsiye eder.Ze hoeven immers slechts hun nicknaam te wijzigen en naar een ander forum te verhuizen.
2015 yılının Mayıs ayında site kurucusu Sedat Kapanoğlu'nun ABD'ye taşınmasıyla site yönetiminin başına geçti.In mei 2015 verloor zij haar zetel aan een lid van de Conservatieven.
Demir yollarının şehir dışına taşınması için çalışmlar yapılmaktadır.Ten behoeve van de bewegwijzering wordt gebruikgemaakt van stadsroutes.
Komponent video bağlantısında ses bilgisi taşınmamaktadır.Net zoals bij composiet video draagt component video geen audiosignaal met zich mee.
Bir sorun ve bu defa kız şehirden taşınmak istiyor.Tym razem jakaś dziewczynka chce się do nich przyłączyć.
Hornets, New Orleans'a taşınmadan önceki Charlotte'daki son sezonunu geçirdi.Był to pierwszy powrót Hornets do Charlotte, odkąd przenieśli się do Nowego Orleanu.
22 Kasım'da ele geçirilen vagonlarla esirlerin taşınması yasaklandı.22 listopada zakazano również przewożenia jeńców odkrytymi wagonami-platformami.
Babasının işi nedeniyle sık sık taşınmak zorunda kalmışlardır.Jego rodzice często się przeprowadzali z powodu pracy jego matki.
Taşınma sırasında yaklaşık 100 çalışanı bulunmaktaydı.W fazie budowy przy przedsięwzięciu zatrudnionych było łącznie około 100 osób.
Taşınabilen yapılar su seviyesinin üzerine taşınmaktadır.Rośliny unoszące się wolno na powierzchni wody.
Aile birkaç kez taşınmak zorunda kaldı.Rodzina często się przeprowadzała.
Daha sonra Ejder komiser daireden taşınmak zorunda kalır.Prezbiterium przebudowano na mieszkanie dla komendanta.
Ancak kulüp taşınmayı reddetti.Wtedy postanowił odejść z klubu.
Annesi Hildegard, onunla berâber taşınmayı reddederek boşanmak istedi.Ilekroć Ferdynand odmawia, grozi mu rozwodem.
Kütüphanenin taşınmasından sonra Bayezid Medresesi Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından restore edildi.Odnowienie biblioteki po wznowieniu działalności kolegium było możliwe dzięki darowiznom.
Biyodizel, taşınması ve depolanması güvenli bir yakıttır.Proces koszenia, suszenia i magazynowania to sianokosy.
Panelin ortası İsa'nın mezara taşınmasını tasvir eder.Trzeci obraz przedstawia złożenie Pana Jezusa do grobu.
Demir yollarının şehir dışına taşınması için çalışmlar yapılmaktadır.Obecnie prowadzone są działania w kierunku umożliwienia powrotu kolei do miasta.
Aile, evlerinden ayrılıp çok daha küçük bir eve taşınmak zorunda kaldı.Rodzina przeprowadza się do mniejszego domu.
1914 yılında geminin Afrikaya taşınması için demonte edilir.W październiku 1949 roku okręt został przeniesiony do rezerwy.
Bir nükleer savaş başlığı taşınmak istenmişti.Jego zadaniem jest zapobiegnięcie wojnie nuklearnej.
Bu patlamalar, maddenin evrende bir noktadan başka noktalara taşınması işine yarar.Bezwładność ta występuje tylko dlatego, że istnieje pozostała materia we Wszechświecie.
Griezmann'ın ailesi başlangıçta İspanya'ya taşınmak için isteksiz oldular fakat bir zaman sonra kabul ettiler.Kossakowski początkowo chce odejść, ale decyduje się zostać.
Tepki kütlesi roket ile birlikte taşınmalı ve kullanldığında geri dönemez şekilde tüketilmelidir.Inaczej mówiąc – ośrodek, od którego rakieta się odpycha, musi ona zabrać ze sobą.
17 Şubat 1916 tarihinde yeni bir uygulama ile rütbeler ispalet şeklinde omuzlarda taşınmaya başladı.13 grudnia 1916 wprowadzono dla wszystkich wersji Miecze noszone na wstędze.
Boşalan yapılara herhangi bir kurum taşınmadığı gibi, yapılara onarımda da bulunulmadı.W czasie rekonstrukcji nie wybudowano nowych obiektów czy części budowli.
Birlikte taşınmayı düşünüyorlar.Myślą o wspólnej przeprowadzce.
Batum limanı, Kazakistan ve Türkmenistan'dan gelen petrolün taşınması için kullanılır.Hamnen i Batumi används för transport av olja från Kazakstan och Turkmenistan.
1671'de 50 tane Yahudi ailesine Berlin'e Avusturya'dan taşınma izini verildi.År 1671 blev Berlin nytt hem för 50 judiska familjer från Österrike.
Aile, evlerinden ayrılıp çok daha küçük bir eve taşınmak zorunda kaldı.Han tvingades snart att flytta från sitt hus till en billigare bostad.
Aile birkaç kez taşınmak zorunda kaldı.Familjen flyttade ofta.
Tüpler için toplam 16 torpido taşınmaktaydı.Dessa försågs med 16 torpeder.
Karbondisülfür dikkatli depolanmalı ve taşınmalıdır.Kokvattnet är giftigt och måste hällas bort.
Dizi Cleveland Brown'ın oğluyla beraber Quahog'dan ayrılıp Stoolbend, Virginia'ya taşınmasıyla başlar.I pilotavsnittet flyttar han tillsammans med Cleveland Jr tillbaka till sin uppväxtstad Stoolbend, Virginia.
Yük taşınması esas olarak demiryolu taşımacılığı ile sağlanmaktadır.Orsaken till dröjsmålet låg i järnvägens finansiering.
1-5 sınıflar mahallede eğitim alırken 6-7-8 sınıflar Beşkonak PİYO ya taşınmaktadır.Enligt Folkhälsomyndigheten lever 4–5 barn per skolklass i hushåll där någon vuxen riskkonsumerar alkohol.
Feribotlar ayrıca demiryolu taşıtlarının taşınması için de kullanılmaktadır.Det finns även vändskivor som används för att vända järnvägsvagnar.
Tutulu satış genellikle taşınmaz mal (çoğunlukla da yapı) satınalımlarında kullanılır.Till exempel vid köpavtal (köp av kapitalvaror) är det vanligt att man erlägger handpenning, ofta kontant.
1671'de 50 tane Yahudi ailesine Berlin'e Avusturya'dan taşınma izini verildi.1671 року 50 єврейських родин переселили з Австрії до Берліна.
Bu rol ona Los Angeles'a taşınmasından bir ay sonra, 18 yaşına girmesinin hemen ardından teklif edilmişti.Вона отримала цю роль через місяць після приїзду в Лос-Анджелес у вісімнадцятирічному віці.
Ama, soğuk plazmanın dışa taşınmasını açıklayacak hiçbir mekanizma henüz bilinmiyor.Однак механізм, що переносить холодну плазму назовні поки що невідомий.
Aile birkaç kez taşınmak zorunda kaldı.Сім'я часто переїжджала.
Taşınması ve depolanması açısından güvenlidir.Зручність у транспортуванні та зберіганні.
Babasının işi nedeniyle sık sık taşınmak zorunda kalmışlardır.Через роботу батьків змушений часто переїжджати.
Okul eğitim- öğretime kapalı olup öğrenciler İlçe merkezimize taşınmaktadır.Приспів: Школа наша відкриває Дітям шлях до життя.
Ancak kulüp taşınmayı reddetti.Втім той відмовився балотуватися.
Annesiyle birlikte dedesinin evine taşınmak zorunda kaldı.Я з бабусею ходив до магазину.
Taşınma sırasında yaklaşık 100 çalışanı bulunmaktaydı.На підприємстві працювало близько 200 працівників.
1933'te Amerika Birleşik Devletleri'ne taşınmaya karar verdi.У 1933 переїхала в США.
Günde yaklaşık 1.500 araç taşınmaktadır.Щодня перевозяться 15 000 осіб.
Daha sonra Ejder komiser daireden taşınmak zorunda kalır.Незабаром Фібі переїздить з сімейного будинку у власну квартиру.
Aracın taşınması için bu bölme kaldırılabilmektedir.Все це може призвести до перекидання автомобіля.
Farklı bir ülkeye taşınmam gerekiyor.Мені потрібно переїхати до іншої країни.
Polis başka bir yere taşınmasını ve adını değiştirmesini tavsiye eder.Поліція рекомендує Терезі переїхати кудись і змінити ім'я.
Aile birkaç kez taşınmak zorunda kaldı.Rodina se několikrát stěhovala.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod