2003 yılında Finlandiya vatandaşlığına geçti, oyuncu günümüzde Rus pasaportunu da taşımaktadır.Ha acquisito la cittadinanza finlandese nel 2003 ed ha anche il passaporto russo.
Fidye ödeyerek esirlerin serbest bırakılmasını sağlamak için yanında 120,000 altın meblağ taşımaktaydı.Una somma di 120 000 monete d'oro fu versata per il pagamento della libertà dei prigionieri.
Bitkilerin yaklaşık 80 türü Banks adını taşımaktadır.Circa 80 specie di piante portano il suo nome.
Otograf metin Lovely Day for the Races (Türkçe Yarışlar İçin Harika Bir Gün) başlığını taşımaktaydı.Il manoscritto porta il titolo di Lovely Day for the Races.
Sınavlar ve liyakat kültürü, günümüz Çin'de yine büyük önem taşımaktadır.Gli esami e la cultura del merito rimangono oggi grandemente apprezzati in Cina.
7 Mayıs 1919'da açılan üniversite, 1955 yılından beri Polonyalı şair Adam Mickiewicz'in adını taşımaktadır.Inaugurata il 7 maggio del 1919, ha acquisito dal 1955 il nome del famoso poeta polacco Adam Mickiewicz.
Amerika Birleşik Devletleri Donanmasının iki faal gemisi ismini taşımaktadır.A lui sono intitolate due navi della United States Navy.
Beren ve Lúthien'in hikâyesi ayrıca çeşitli halk masallarından da izler taşımaktadır.Il racconto di Beren e Luthien condivide anche degli elementi con altri racconti popolari.
Bu fazladan masraflar ödenmek zorundaydı ve bu da aracın ortalama masrafını yukarılara taşımaktaydı.Questi costi extra vanno recuperati, e ciò fa salire il costo medio di un veicolo.
Türk pasaportu taşımaktadır.Possiede il passaporto turco.
Ayrıca bu obüse ait mühimmatıda taşımaktadır.Può trasportare con sé munizioni extra.
Aynı zamanda, LucasArts'ın üç boyutlu grafikler kullanan ilk macera oyunu olma niteliğini de taşımaktadır.È stata la prima avventura di LucasArts ad utilizzare grafica tridimensionale.
Ucuz hava yolları seferleri için Milano'ya yolcu taşımaktadır.Non manca comunque il pendolarismo verso Milano.
Öğretim faaliyetleri KGG' nün NATO standartları çizgisine doğru geliştirilmesi amacını taşımaktaydı.Gli sforzi di tutoraggio dovevano sviluppare la KSF in linea con gli standard della NATO.
Günümüzdeki mahalleleri hâlâ bu eski toprak sahiplerinin adlarını taşımaktadır.Difatti, parte delle contrade attuali posseggono i nomi dei vecchi proprietari terrieri.
Üzerimizde taşımak sevap mıdır?"Siamo noi che avemmo torto, o lo hanno loro? ...»
Meksika ve İtalyan kanı taşımaktadır.Il corpo e il sangue d'Italia.
Bunun için en uygun olan yöntem, kitapları eşeklerle taşımaktır.Il metodo migliore per sistemare le bottiglie è utilizzare degli scaffali.
İstanbul'un Bayrampaşa ilçesi onun adını taşımaktadır.Lo stadio di Belfort porta il suo nome.
Sürekli gelişimde her zaman en iyiyi yakalamak arzusu TKY de hep bir ileri safhaya taşımaktadır.Come sempre le cose si risolvono per il meglio e il cattivo viene catturato.
Şarkının sözü ve müziği Sinan Akçıl imzası taşımaktadır.La musica tranquilla e soave accompagna il testo.
Sinema ve çizgi filmlerde büyük önem taşımaktadır.Nei suoi film i dialoghi e la parola hanno un ruolo centrale.
Ayrıca İtalyan pasaportu da taşımaktadır.Mantenne sempre il passaporto italiano.
Daha çok uluslararası ticarette önem taşımaktadır.Più e più nazioni abbracciarono il commercio internazionale.
Mahallenin gelenek ve görenekleri Karadeniz yöresinin özelliklerini taşımaktadır.Della Cella raccoglie osservazioni sul carattere e costumi degli abitanti del paese.
Harezmşahlar her yönüyle İran kültürünü taşımaktadır.Il tutto in cambio della neutralità iraniana.
Köyün büyük çoğunluğu BülBül soyadını taşımaktadır.La maggior parte delle province porta il nome del capoluogo.
Team Rose'un kurulma sebebini taşımaktadır.Il duca ordina l'arresto di Rosa.
Bazıları ise nükleer başlık da taşımaktadır.La Francia possiede anche un certo numero di bombardieri nucleari.
Köy tamamıyla bir orman içi köyü olup güzel bir tatil köyü niteliği taşımaktadır.Ma qualcuno vuole trasformare il campeggio in una lussuoso villaggio vacanze.
Son romanı ‘Gönül Yakınlıkları’ (Die Wahlverwandschaften), dönemin iç deneyimlerinin izlerini taşımaktadır.Intanto lo staff della "Mode" ha a che fare con le conseguenze dei recenti avvenimenti.
Eskiden insanların yük taşımak için kullandıkları araç.Vettura pensata per il trasporto di persone.
Yine de tanrıça Neftis ve Hathor'un kireçtaşından yapılma heykelleri, çağın zenginliğinden izler taşımaktadır.I versi della Divina Commedia e dell’Orlando Furioso fanno parte dei ricordi della sua infanzia.
Günde ortalama 450.000 yolcu taşımaktadır.Si stima che trasporti quotidianamente più di 450 000 passeggeri.
2011 yılından bu yana Fifa kokartı taşımakta ve UEFA'nın elit hakemleri arasında yer almaktadır.Dal 2015 fa parte della categoria élite degli arbitri UEFA.
İşi otele gelen müşterilerin bavullarını taşımaktır.Quest'ultima viene eseguita con dei carrelli per i bagagli tipici di un hotel.
Torpido bot, savaşta torpido taşımak için tasarlanmış nispeten küçük ve hızlı bir savaş gemisidir.Un cacciasommergibili è un piccolo e veloce vascello, progettato e destinato alla lotta antisommergibile.
Fakat içlerinden biri çok tehlikeli bir sırrı da taşımaktadır.Uno dei tre frati nasconde un pericoloso segreto.
Günümüzde geleneksel kıyafetlerini çeşitli kutlamalarda taşımaktadırlar.Oggi il costume tradizionale si indossa solo in occasione di grandi feste popolari.
Bu ağır metal kutuları taşımak için yeterince güçlüyüm.У меня достаточно силы, чтобы нести эти тяжелые металлические ящики.
Bu seri, Sid Meier'in Pirates oyun serisi ile büyük benzerlikler taşımaktadır.Так, Sid Meier's Pirates! относится к играм такого типа.
Üzerimizde taşımak sevap mıdır?"Почему же они нас выгнали?»
Tanrı'nın Musa'ya indirdiği yazılı olmayan Sözlü Tora vahyin gizli bilgisini taşımaktadır.Лишь страшные знамения вынудили его не препятствовать Моисею.
Türkiye’de ise merak ve korkuyu aynı anda hissetme anlamını taşımaktadır.Потому поездка в Лондон манит и страшит его одновременно.
Erice 1934'a kadar Monte San Giuliano adını taşımaktaydı.До 1934 г. называлась Монте-Сан-Джулиано.
Yojimbo, Japonca'da koruma anlamını taşımaktadır.Энрё — необходимость сдержанности в Японии.
Elektrik ile çalışan vagonlar saatte 540 yolcuyu taşımaktadır.По железной дороге ходят три поезда с пропускной способностью 540 пассажиров в час.
Warren G'nin 2005 yılında çıkardığı 5. albümü In The Mid-Nite Hour adını taşımaktaydı.Warren G выпустил новый альбом 11 октября 2005 года, который назывался In the Mid-Nite Hour.
Halen, buralarda birçok yer Çerkes (Adıge) adları taşımaktadır.Множество, в котором найдётся подмножество, равномощное некоторому (ненулевому) предельному ординалу.
Bakü şehrinde bulunan sokaklardan biri onun ismini taşımaktadır.Одна из улиц этого города носит его имя.
Mektuplar, edebî mektup özelliği taşımaktadır.Вологда Письма, письма лично на почту ношу.
Rusya'nı ndeniz yoluyla taşınan petrolünün yüzde 20'sini Gunvor taşımaktadır.Более 80 % чая, продаваемого на территории России, фасуется там же.
Üçüncü koşul daha az önem taşımaktadır.Третий уровень имеет пока наименьшее распространение.
Tarım da kasaba ekonomisinde önem taşımaktadır.Сельское хозяйство занимает ведущее место в экономике города.
Ayrıca, Linux'u taşımak için çalışıldı.Ведётся работа над портированием Linux.
Bu nedenle Orta Çağ'da çok ölümcül bir silah özelliği taşımaktadır.В эпоху Средневековья зарождается огнестрельное оружие.
Kadınların birinin elinde flüt vardır, diğeri ise sürahi taşımaktadır.Одна женщина держит в руках книгу и меч, другая — цветок.
Türkler doğu kültürlerini batıya ve batı kültürlerini doğuya taşımakla da önemli bir rol oynamışlardır.Его труды сыграли важную роль в процессе сближения культур Востока и Запада.
Sagartian süvarisi ise hançe taşımakla birlikte esas silahları kementtir.Её телохранитель, вопреки правилам безопасности оставляет при себе оружие.
Ödül efsanevi oyuncu Alfredo Di Stéfano'nun adını taşımaktadır.Награда названа в честь легендарного игрока Альфредо Ди Стефано.