Belçika limanlarının çatışmada sağladığı stratejik avantajlar büyük bir önem taşımaktaydı.Den psykologiske effekten av den belgiske motstanden på resten av Europa var av like stor betydning.
Film, aynı yıl vefat ettiği için, John Huston'ın son filmi olma özelliğini taşımaktadır.Uten feste, som ble regissert av John Huston, skulle vise seg å bli Monroes siste fullførte film.
2005 itibarıyla 25 pub aynı ismi taşımaktadır.Det fantes i 2015 21 bærere av navnet.
Jumong'un soyundan gelen modern torunları hala "Go" aile adını taşımaktadırlar.Dagens etterkommere av Ju-Mong bærer hans etternavn Go.
Uçak, askeri teçhizat ve mühimmatın yanı sıra askeri birlik de taşımaktaydı.Hæren manglet mannskapsreserver, utstyr og frem for alt ammunisjon.
Her fırlatma sistemi üç ray içerir, yani bir sistem üç füze taşımaktadır.Utskytningsseksjonen opererte tre utskytningsramper (launchere), hver med tre missiler.
At, sürmek ve eşya taşımak için kullanılmıştır.Ble og blir brukt til ridning.
Tarım da kasaba ekonomisinde önem taşımaktadır.Landbruk er også viktig for regionen.
Hat, günlük ortalama 1,5 milyon yolcu taşımaktadır.Det frakter i gjennomsnitt over 1,6 millioner passasjerer daglig.
Bitkilerin yaklaşık 80 türü Banks adını taşımaktadır.Kira-kira hampir 80 spesies tumbuhan dinamai menurut nama Banks.
Showtime Arabia, Orta Doğulu izleyiciler için kanalı taşımaktadır.Showtime Arabia menyiarkan saluran ini bagi penonton Timur Tengah.
Bulunan eserlerin tasarımı ve bezemesi Vietnam ve Kamboçya eserleriyle benzerlik taşımaktadır.Desain dan dekorasi artifak memiliki kesamaan dengan artifak dari Vietnam dan Kamboja.
Neredeyse bütün modern sınıf savaş gemileri bir çeşit CIWS taşımaktadır.Hampir semua kelas kapal perang modern dilengkapi dengan beberapa jenis perangkat CIWS.
Fidye ödeyerek esirlerin serbest bırakılmasını sağlamak için yanında 120,000 altın meblağ taşımaktaydı.120.000 lempengan emas dibayarkan untuk kebebasan tahanan itu.
Bu maç, iki takım arasındaki ilk resmî maç olma özelliğini de taşımaktaydı.Pertandingan ini sekaligus juga menandai pertandingan derbi pertama antara dua tim ini.
Ayrıca çantadaki onca nesne sıkıştırılarak çantayı taşımak kolay hale getirilmiştir.Serta, massa objek yang ditempatkan di tasnya akan ditiadakan, membuat tas mudah dibawa.
Ayrıca İtalyan pasaportu taşımaktadır.Ia juga pemegang paspor Italia.
Bu magazin Suudi prens Al-Waleed bin Talal ve prenses Amira al-Taweel için seçkin bir nitelik taşımaktadır.Pemilik majalah ini begitu eksklusif yaitu Putri Al Taweel Amira dan Pangeran Al-Waleed bin Talal.
Çünkü Ma’arif tarzında yazılmış bir eser özelliğini taşımaktadır.Akan tetapi dengan suatu catatan kekecualian yang sangat melonggarkan kelakuannya.
Ağırlık taşımak da gücü arttırır.Membasahinya dengan air juga dapat meningkatkan berat.
Ağır makineli tüfeği taşımaktadır.Senapan mesin sedang Senapan mesin berat
Dünya'da insanların %50'sinden fazlasının üst gastrointestinal bölgede H. pylori taşımaktadır.Lebih dari 50% dari populasi dunia memiliki H. pylori di saluran pencernaan bagian atas mereka.
Kur’anın 14. suresi onun adını taşımaktadır.Surat ke-19 diambil dari namanya.
Bu nedenle Hartford, biraz abartılı olarak, "Dünya'nın sigortacılık başkenti" gayri-resmi ismini taşımaktadır.Hari ini, Hartford dijuluki sebagai "Ibu Kota Asuransi Dunia".
Eskiden insanların yük taşımak için kullandıkları araç.Gerbong adalah wagon kendaraan yang digunakan untuk mengangkut barang.
On altı tanesi duvarlara bitişik olan kırk paye, caminin üst örtüsünü taşımaktadır.Sebanyak 40 lobang tembok ditembus oleh jalan untuk kendaraan.
Bu seri, Sid Meier'in Pirates oyun serisi ile büyük benzerlikler taşımaktadır.Terutama jika dibandingkan dengan permainan serupa, Pirates! dari Sid Meier.
Bu seferki görev ise çoktan çökmüş olan dünyayı ve beraberinde insanlığı daha temiz bir dünyaya taşımak.Tugas itu diemban pula karena konstelasi kehidupan dalam semesta sudah dan selalumenyempurnakan manusia.
Bu maskotlar genellikle ev sahibi ülkelerin simgelerini ve kültürlerini taşımaktadır.Tantangan-tantangan ini umumnya berhubungan dengan negara tuan rumah atau budaya negara tersebut.
Bu oyunlar Güney Amerika kıtasında yapılan ilk olimpiyat oyunları özelliğini de taşımaktadır..Olimpiade ini juga menjadi Olimpiade pertama yang diselenggarakan di negara penutur bahasa Portugis.
Diğer ejderhalar üzerlerinde yiyecek taşımaktadır.Các con rồng khác phải đem thức ăn đến cho nó.
Bazıları ise nükleer başlık da taşımaktadır.Một số chúng thì có mang đầu đạn hạt nhân.
Diva anlam olarak prima donna ile benzer özellikler taşımaktadır.Nghĩa của chữ Diva tương tự như chữ Prima Donna.
DNA böylede biyolojik bilgi taşımak için değil, yapısal bir malzeme olarak kullanılır.Do vậy DNA được sử dụng như là vật liệu cấu trúc hơn là vật liệu mang thông tin sinh học.
Hotmail'i Windows 2000'e taşımak için bir proje başlatıldı.Một dự án đã được bắt đầu để chuyển Hotmail sang Windows vào năm 2000.
Grand Theft Auto gibi, bu görev paketi de kısa kısa kesilmiş sahneler taşımaktadır.Giống như Grand Theft Auto, gói nhiệm vụ được chia thành các phần phụ với những đoạn cắt cảnh ngắn ở giữa.
2000 yılında Hollanda'da 474 kilo eroin taşımaktan dolayı 11 yıl hapse çarptırıldı.Năm 2000, ông bị một toà án Hà Lan kết án 11 năm tù giam vì tội buôn bán 474 kg cocain.
Dünya'da insanların %50'sinden fazlasının üst gastrointestinal bölgede H. pylori taşımaktadır.Hơn 50% dân số thế giới chứa H. pylori ở đường tiêu hóa trên của họ.
1989'da yayımlanan "Express Yourself" videosu da Fritz Lang'in sessiz filmi Metropolis'ten izler taşımaktaydı.Video cho "Express Yourself" (1989) lấy cảm hứng từ bộ phim câm Metropolis (1927) của Fritz Lang.
Bitkilerin yaklaşık 80 türü Banks adını taşımaktadır.Khoảng 80 loài cây mang tên ông.
Ancak sigortacının hasar giderleri azalacağından sovtaj önem taşımaktadır.Nó cho phép hãng bảo hiểm gốc giảm rủi ro bảo hiểm.
Bir kaide üzerinde yükselmekte ve kıvrımlı başlık taşımaktadır.Một giàn phía trên mang đầu in chuyển động.
"The Way You Make Me Feel"in müziği blues armonileri taşımaktadır.Nhạc của "The Way You Make Me Feel" bao gồm những bản hòa âm.
Üçüncü koşul daha az önem taşımaktadır.Tên miền cấp 3 ít hạn chế hơn.
Böylelikle Dünya oldukça özgür bir şekilde hareket edebiliyor ama ışığı taşımak için katı olması gerekiyordu.Do đó mà Trái Đất có thể chuyển động tự do trong ête, và ête đủ rắn để truyền ánh sáng.
Afrikalı ve İrlandalı kanı taşımaktadır.Cô mang trong mình hai dòng máu Croatia và Ireland.
Bu maç, iki takım arasındaki ilk resmî maç olma özelliğini de taşımaktaydı.Đây sẽ là cuộc đối đầu đầu tiên giữa hai đội.
12,4 km uzunluğuna sahip olan hat, günde yaklaşık 250.000 kişi taşımaktadır.Thậm chí, một người trên 60 tuổi cũng đi khoảng 15.000 bước mỗi ngày.
Albümdeki tüm beste ve aranjeler Ender Çabuker imzası taşımaktadır.Tất cả các album và đĩa đơn đều do Lantis phát hành.
Müze ulusal bir müze özelliği taşımaktadır.Bảo tàng Orsay là một bảo tàng quốc gia.
Eskiden insanların yük taşımak için kullandıkları araç.Ngày xưa, người ta nuôi ngựa dùng để kéo xe, thồ hàng.
Bu torpidolar 5.1 metre uzunluktaydılar, 87.5 kg'lık TNT savaş başlığı taşımaktadılar.Ngư lôi là kiểu dài 5,1 m (200 in), mang theo đầu đạn chứa 87,5 kg (193 lb) thuốc nổ TNT.
Orta tempolu bir R&B şarkısı olan "Party", 1980'lerin funk ve soul müziğinden izler taşımaktadır.Là một bản R&B, "Party" có nhịp điệu từ những bản funk và soul từ những năm 80.
Telekomünikasyon, otomotiv ve ilaç sanayisi de büyük önem taşımaktadır.Viễn thông, ngành công nghiệp ô tô và các ngành công nghiệp dược phẩm cũng quan trọng.
Üzerimizde taşımak sevap mıdır?"』(わたしたちにはかべがある。
Günde ortalama 90.000 yolcu taşımaktadır.一日平均90,000人の旅客を輸送している。
Onu melekler taşımaktadır.天神地祇を祀る。
Erice 1934'a kadar Monte San Giuliano adını taşımaktaydı.12世紀から1934年まではモンテ・サン・ジュリアーノ(Monte San Giuliano)と呼ばれた。
Aynı zamanda posta da taşımaktaydı.同時に郵便物を運ぶサービスも行っていた。
Hatta 3 faz taşımak esastır.3行程度で送って欲しいとの事。