Ana içeriğe geç
Sözlük

taşımak ile cümle

taşımak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Müzikal açıdan albüm 1970'lerin glam rock müzisyenleri David Bowie ve Queen'den esintiler taşımaktadır.У музичному плані альбом натхненний також 1970-х роках, глем-рок музикантів, таких як David Bowie і Queen.
Orta Çağda Önemli bir kale niteliği taşımaktaydı.У середньовіччя тут знаходився замок Бузігнано.
Banka, günümüzde de hizmet veren dünyanın en eski bankası olma özelliğini taşımaktadır.Список найстаріших банків у світі які діють по-сьогодні.
Film, aynı yıl vefat ettiği için, John Huston'ın son filmi olma özelliğini taşımaktadır.За мотивами цього оповідання Джон Х'юстон зняв однойменний фільм у 1987 році, який став його останнім фільмом.
1996 - Havaalanı yolunda Silah taşımaktan tutuklandı.1996 року була прокладена тролейбусна лінія до аеропорту.
İsveç-Türk uluslarının kazanmış oldukları utkuların silinmez damgalarını tarih taşımaktadır.Часи венеціансько-турецьких воєн залишили глибокі сліди.
Aynı zamanda posta da taşımaktaydı.Також була необхідність в перевізках пошти.
Günümüzdeki mahalleleri hâlâ bu eski toprak sahiplerinin adlarını taşımaktadır.Землі села носять назви колишніх своїх власників.
Şehir Los Angeles, New York ve San Francisco şehirlerine benzerlik taşımaktadır.Воно нагадує Нью-Йорк, Лос Анджелес і Сан-Франциско.
Bitkilerin yaklaşık 80 türü Banks adını taşımaktadır.Ім'я Бенкса носять близько 80 рослин.
Ödül efsanevi oyuncu Alfredo Di Stéfano'nun adını taşımaktadır.Винагорода названа на честь легендарного гравця Альфредо Ді Стефано.
Meksika ve İtalyan kanı taşımaktadır.У Філді мексиканські та італійське коріння .
Belde olma yolunda aday bir nitelik taşımaktadır.Наразі в країні ведуться дебати щодо дати переходу.
Eskiden insanların yük taşımak için kullandıkları araç.Везли в товарних вагонах, в яких возили худобу.
Bakü şehrinde bulunan sokaklardan biri onun ismini taşımaktadır.Одна з вулиць міста носить його ім'я.
Kendini tanıtmaya başlayan Bin Ladin "Takma ad kullanarak Sudan pasaportu taşımaktayım.З його ініціативи святково відзначили тисячну виставу опери «Запорожець за Дунаєм».
Dünya nüfusunun üçte biri ile yarısı arasında bir kesim Hp bakterisini taşımaktadır.В даний час одна третина світового населення інфікована туберкульозом.
Çoğunlukla nesneleri taşımak ya da muhafaza etmek için kullanılır.Бродіння часто використовується для приготування або збереження продуктів харчування.
Bu liste, onun bölümlerini taşımaktadır.Ви керуєтеся цією частиною.
Diğer önemli eksiklik kruvazör tankları çok küçük kalibreli silah taşımaktaydı.Інші японські крейсера випустили незначна кількість снарядів.
1935 yılında Kızıl Ordu, T-27'leri Tupolev TB-3 uçaklarının gövde altında taşımak için denemelerde bulundu.У 1935 на маневрах Т-27 вперше були доставлені повітрям літаками ТБ-3.
Filmin basılı afişleri koleksiyon değeri taşımaktadır.Друковані афіші фільму мають колективне значення.
Üzerimizde taşımak sevap mıdır?"Znamená to nečinně sedět, dokud nás (nemuslimové) nepřemůžou?
Fakat gelişmekte olan ülkelerin birçoğunda kadınlar erkeklere göre iki kat fazla risk taşımaktadır.V mnoha zemích rozvojového světa však ženy podléhají riziku dvojnásobně vyššímu než muži.
Bu oyunlar Güney Amerika kıtasında yapılan ilk olimpiyat oyunları özelliğini de taşımaktadır..Šlo o vůbec první olympijské hry uspořádané v Jižní Americe.
2007 yılı itibarıyla köy'e belediye otobusleri yolcu taşımaktadır.Do roku 2007 mělo město vlastní linku městské autobusové dopravy.
Günümüzdeki mahalleleri hâlâ bu eski toprak sahiplerinin adlarını taşımaktadır.Většina současných sousedství stále nesou jména těchto starých velkostatkářů.
1541'den şehir olma statüsünü taşımaktadır.Město má znak původem již z roku 1541.
Bununla birlikte Doğu/Batı karşıtlığının tam tanımı belirsizlikler taşımaktadır.Vztahy mezi Východem a Západem se přesto vyznačovaly zjevným napětím.
Buzdolabının içindeki ısıyı dışarı taşımak için kullanılan akışkan maddelerdir.Potřebné skupenské teplo odebírá z vnitřku ledničky.
Amerika Birleşik Devletleri Donanmasının iki faal gemisi ismini taşımaktadır.Dvě lodě francouzského válečného námořnictva nesou jeho jméno.
1996 - Havaalanı yolunda Silah taşımaktan tutuklandı.Do výzbroje letectva byla střela zavedena v roce 1996.
Her fırlatma sistemi üç ray içerir, yani bir sistem üç füze taşımaktadır.Pohonný systém tvoří tři diesely, pohánějící tři lodní šrouby.
Burada mahkûmiyet, ağır ağır ölmekle aynı anlamı taşımaktadır.Tento článek je o smrtelném hříchu ve významu těžký.
Ayrıca bu albüm bir nevi siyasi özellik te taşımaktadır.Album se vyznačuje svým politickým obsahem.
2003 verilerine göre DKC'de 1 milyondan fazla yetişkin HIV virüsü taşımaktadır.Ve věrnostním programu má dm drogerie registrováno přes 1 milion zákazníků.
Firmanın üretimi öncelikle sivil kullanım amacı taşımaktadır.Uplatnění této koncentrační zásady lze nalézt především v civilním procesu.
Aynı zamanda posta da taşımaktaydı.Linka sloužila i přepravě pošty.
California’daki Berkeley kenti de onun adını taşımaktadır.Každá ulice v Liberty City má svoje jméno.
Belde olma yolunda aday bir nitelik taşımaktadır.Na cestě ji zastihuje urgentní telefonát.
Bu uygulamaların amacı işletmeleri başarıya taşımak ve hedefleri tutturmalarına yardımcı olmaktır.Tento druh motivace povzbudí aktivitu a pomůže nasměřovat k cíli.
Torpido bot, savaşta torpido taşımak için tasarlanmış nispeten küçük ve hızlı bir savaş gemisidir.Torpédový člun je relativně malé a rychlé válečné plavidlo, jehož hlavní zbraní jsou torpéda.
1831'de kömürü demir yoluyla taşımak için bir şirket kurdu.Zde v roce 1838 založil podnik na výrobu železa.
Köyün kültürü İç Anadolu Bölgesi geleneklerini taşımaktadır.Tío de Nadal má původ ve venkovských tradicích předkřesťanské éry.
Tarihi, Bronz Çağı'na dayanan kent, kabartmalarıyla tarihi bir değer taşımaktadır.Dnešní využití Bratislavského hradu důstojně navazuje na jeho historický odkaz.
Bununla beraber bu tür uğraşlar her zaman için risk taşımaktadır.Permanentní tetování s sebou vždy přináší i určitý druh rizika.
Ana kullanım amaçları motorlu taşıt ulaşımı, metro ve demiryolu ulaşımı ve su taşımaktır.V popředí jejich priorit stoji stále motor, převodovka a podvozek.
Türküleri çoğunlukla uzun hava özelliği taşımaktadır.Tyto vlhkoměry se vyznačují zejména dlouhodobou stabilitou.
Erice 1934'a kadar Monte San Giuliano adını taşımaktaydı.Do roku 1946 nesla obec název Julienau.
Bulunan eserlerin tasarımı ve bezemesi Vietnam ve Kamboçya eserleriyle benzerlik taşımaktadır.Proiectarea și decorarea artefactelor au asemănări cu artefacte din Vietnam și Cambodgia.
Harkov'da otobüsler yılda yaklaşık 12 milyon yolcu taşımaktadır.Anual, autobuzele orășenești transportă aproximativ 12 milioane de călători.
Ayrıca İtalyan pasaportu taşımaktadır.El deține un pașaport italian.
Dünya'da insanların %50'sinden fazlasının üst gastrointestinal bölgede H. pylori taşımaktadır.Mai mult de 50% din populația globului au H. pylori în partea superioară a tractului lor gastrointestinal.
Hollandalı bilim adamı Johannes Diderik van der Waals'ın adını taşımaktadır.Acestea au fost denumite după savantul olandez Johannes Diderik van der Waals.
Bilimsel yükleri taşımak için tasarlanmıştır.A elaborat inducția științifică.
Team Rose'un kurulma sebebini taşımaktadır.Acesta este desemnat instructorul lui Rose.
Bu magazin Suudi prens Al-Waleed bin Talal ve prenses Amira al-Taweel için seçkin bir nitelik taşımaktadır.Revista aparține Prințesei Amira al-Taweel și Prințului saudit Al-Waleed bin Talal.
"İtalya'nın Manchester'i" lakabını taşımaktaydı.Scopul lui a fost de a „demitiza” proiectul Manchester.
George Miller'in yazıp yönettiği film, Çılgın Max serisinin dördüncü filmi olma özelliğini taşımaktadır.Este regizat de George Miller, cel care a regizat și primele trei filme Mad Max.
İtalyan Maniyerimini Fransa'ya taşımakla tanınmıştır.Nu se știe cum manuscrisul a fost adus ulterior în Franța.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod