Ana içeriğe geç
Sözlük

taşımak ile cümle

taşımak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Dünya genelinde yaklaşık olarak 500 milyon insan ya Hepatit B ya da Hepatit C hastalığı taşımaktadır.Ocenia się, że już ponad 500 milionów chorych było lub jest leczonych biolekami.
Ağırlık taşımak da gücü arttırır.Zbroja zwiększa też jego siłę.
Eğlenceli, mizah içeren bir pankart taşımak istedik.Polega na zastosowaniu koszyczka zanętowego i drgającej szczytówki.
Aynı zamanda posta da taşımaktaydı.Była tu również poczta.
Bilimsel yükleri taşımak için tasarlanmıştır.Wykorzystywane były do wykonywania skomplikowanych obliczeń naukowych.
Belçika limanlarının çatışmada sağladığı stratejik avantajlar büyük bir önem taşımaktaydı.Z powodu sytuacji politycznej podróż zespołów na Grand Prix Belgradu wiązała się z trudnościami.
Aydın Köyü, Türk İslam kültürünün karakteristik bütün özelliklerini tamamıyla taşımaktadır.Ważną częścią utworu są pełne zachwytu opisy ukraińskiej przyrody.
Ayrıca yukarıda bahsedildiği gibi Pascal üçgeni ve Pascal’ın kumarı da hala onun adını taşımaktadır.Nazwisko uczonego pojawia się również, jak wyżej wspomniano, w trójkącie Pascala i zakładzie Pascala.
Burada mahkûmiyet, ağır ağır ölmekle aynı anlamı taşımaktadır.Z tym że pojmanie do niewoli było niemal równoznaczne ze śmiercią.
Bu düzenek vinç ile benzerlik taşımaktadır.Konstrukcja będzie podobna do ELT.
Bu koku "Eau de Cologne" (Köln suyu) adını taşımaktadır.Dom jest miejscem narodzin "wody kolońskiej" (Eau de Cologne).
Köy tamamıyla bir orman içi köyü olup güzel bir tatil köyü niteliği taşımaktadır.Wieś, dookoła otoczona lasami, jest doskonałym miejscem do wypoczynku.
Ayrıca, Linux'u taşımak için çalışıldı.Aktualnie trwają prace nad przeniesieniem go do jądra Linux.
Kulübünde ve millî takımda 6 numaralı formayı taşımaktadır.W tabeli wszech czasów I ligi drużyna znajduje się na 6. miejscu.
Köy ilçe merkezi Köyceğiz ile aynı ismi taşımaktadır.Do miasteczka przylega wieś o tej samej nazwie.
Tarım da kasaba ekonomisinde önem taşımaktadır.Produkcja wina również zalicza się do lokalnej gospodarki.
Tokyo Metro, 2014 yılı itibarı ile günde ortalama 6.84 milyon yolcu taşımaktadır.Każdego roku metro w Kopenhadze przewozi 61 mln pasażerów (2016).
Kamp daha sonra esirleri başka kamplara taşımak için kullanılmıştır.Obóz został zlikwidowany, a pozostali przy życiu więźniowie przeniesieni do innych obozów.
El Burrito yani eşek sıpası lakabını taşımaktadır.Nosi przydomek el Burrito (Osiołek).
Üzerimizde taşımak sevap mıdır?"Hur är det med ditt löfte till oss?"
Bu yüzden Kyo korkunç bir lanet taşımaktadır.Och på grund av detta bär Kyo på en förbannelse.
Kısacası "Zû’l-Nûn el-Mısrî" lâkabı, Mısır’ın Yûnus’u anlamını taşımaktadır.Zawiya of Zayn al-Din Yusuf (arabiska: زاوية زين الدين يوسف) är ett monument i Egypten.
Bakü şehrinde bulunan sokaklardan biri onun ismini taşımaktadır.Med all rätt bär en av gatorna i dessa kvarter hans namn.
İlk olarak bu silahlar, taşımak için fazla ağırdı.Speciellt kanonerna var mycket tunga att flytta.
Fakat içlerinden biri çok tehlikeli bir sırrı da taşımaktadır.Men även ett paradis döljer farliga hemligheter.
Hakemliğin yanı sıra öğretmeni olan O'Leary, 2003 yılından bu yana FIFA kokartı taşımaktadır.O'Leary har varit FIFA-domare sedan 2003.
Köy, kurulduğundan beri aynı adı taşımaktadır.Tornet har haft samma namn sedan det byggdes.
Kent, savaşın izlerini hâlâ taşımaktadır.Man kan ännu se spåren från kriget.
Firmanın üretimi öncelikle sivil kullanım amacı taşımaktadır.Föreningens syfte ska huvudsakligen vara att främja allmännyttiga ändamål.
Banka, günümüzde de hizmet veren dünyanın en eski bankası olma özelliğini taşımaktadır.Banken var till dess landets äldsta ännu existerande affärsbank.
Belçikanın arma simgesi, “Birlikten Güç Oluşur” anlamını taşımaktadır.Det bulgariska valspråket översätts på liknande vis till "Enigheten gör styrkan".
Ayrıca İtalyan pasaportu taşımaktadır.Han har även italienskt pass.
Çünkü Zekât Arapça’da “Tahâret” anlamını taşımaktadır.På arabiska betyder Adam (آدم) "skapad av jorden".
Kur’an’ın 71. suresi onun adını taşımaktadır.Den sjuttioförsta suran i Koranen är uppkallad efter Nuh.
Bu denklem onun adını taşımakta.Fortifikationslinjen bär hans namn.
İtalyanca'nın Toskano lehçesiyle benzer özellikler taşımaktadır.Korsikanska är nära besläktat med toskanska dialekter av italienska.
Sahneyi taşımak için iki Boeing 747 tipi uçak kiralandı.Två Boeing 707-plan följde efter fraktplanen.
Birçok değişimler geçiren meydan az da olsa hala sosyalizm döneminin simgelerini taşımaktadır.Kyrkan, som har genomgått få förändringar, är typisk för byggnadstidens historicism.
Üstelik bunların bir bölümü farklı kültür ve gelenekler taşımakta, kimi tek kelime Türkçe dahi bilmemekteydi.Många slavar hade alltså en annan kultur och ibland ett annat språk än slavägarna.
Aynı zamanda posta da taşımaktaydı.Här förlades även poststationen.
El Burrito yani eşek sıpası lakabını taşımaktadır.För andra betydelser, se Quebrada El Burro.
Bu şarkı Ajda Pekkan'ın plağa alınmış ilk şarkısı olama unvanını da taşımaktadır.Det kommer innehåller sång av Keenan inspelad innan hennes bortgång.
Günümüzde Metrobüs, yaklaşık olarak günde ortalama 800.000 kişi taşımaktadır.Numera dödas omkring 800 valar i genomsnitt om året.
Gonca Borova davası onun için çok büyük bir önem taşımaktadır.Fallet mot Katarina Bure hade stor betydelse.
Bu araç hem mürettebatı hem de yedek mühimmatı taşımak için üretildi.Denna hade som syfte att transportera kanonbesättningen och ytterligare ammunition.
Ödül efsanevi oyuncu Alfredo Di Stéfano'nun adını taşımaktadır.Det tidigare rekordet hölls av den legendariske spelaren Alfredo Di Stéfano.
Şarkının sözü ve müziği Emre Aydın, aranjesi ise Çağatay Şen imzası taşımaktadır.Ja, jag tror att Gud hör bön är refrängtexten till sången Om jag blivit blott en enda gång.
Yani, gemi yasal olarak gereken filika sayısından daha fazlasını taşımaktaydı.Sålunda hade Titanic fler livbåtar än vad som lagligen krävdes.
Hotmail'i Windows 2000'e taşımak için bir proje başlatıldı.För att Hotmail skulle klara av Windows 2000 initierades ett utvecklingsprojekt.
Bu onsenler turizm için büyük önem taşımaktadır.Gällivare kommun satsar mycket på turism.
Belirli Antik Roma yollari bir özel yol isimi tasimaktaydi.I romarriket fanns ett särskilt namnbruk.
2004 yılındaki çalışmalarda 460 metre derinlikte elde edilen bulgular çalışmalar açısından risk taşımaktaydı.Under 2008 utmanade han på allvar Wariner på 400 meter.
Kargo uçağı veya nakliye uçağı, yolcudan çok malzeme taşımak için tasarlanmış sabit kanatlı bir uçaktır.Ett fraktflygplan eller lastflygplan är ett flygplan som används för att frakta gods.
Şelalelerden birisi Türkiye'nin en yüksek ve dünyanın ikinci en yüksek şelalesi olma özelliğini taşımaktadır.Det gör den till största ön och Tryggö till den näst största.
Fakat gelişmekte olan ülkelerin birçoğunda kadınlar erkeklere göre iki kat fazla risk taşımaktadır.Тим не менш, у багатьох країнах, що розвиваються, жінки у два рази більше ризикують, ніж чоловіки.
Manga Önderi anlamını taşımakta olup Astsubay Çavuş rütbesine denktir."Важливість створення якісного рівня підготовки сержантського корпусу".
Bu eser Jean de Montreuil'e bir yanıt niteliği taşımaktadır.Проте останній негативно ставився до Жана де Монфора.
Türk pasaportu taşımaktadır.Має також турецький паспорт.
Ayrıca lig aşağıdaki şartları taşımaktadır: Takımlar aynı zamanda profesyonel şirkettir.Це право також поширюється на громадські організації, що відстоюють професійні права людей - профспілки.
Günde ortalama 90.000 yolcu taşımaktadır.Щоденний пасажирообіг 90.000 осіб.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod