taşıma ile cümle
taşıma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Dünyanın ilk ve en eski ulusal parkı olma özelliğini taşımaktadır.Tai pirmasis, o todėl seniausias nacionalinis parkas pasaulyje.
Bu süreç içinde halifeliği Mısır'a taşımaya çalışmış ancak başarılı olamamıştır.Iš čia jie bandė užimti Egiptą, bet buvo sutriuškinti.
Ancak taşımalı eğitimden faydalanılmaktadır.Tačiau tai galima išvystyti treniruotėmis.
Bu okulların pek çoğu taşımalı hale getirilmiştir.Didžioji dalis mokyklų buvo kilnojamos.
Gemi 1897-1898 yılında, asker taşıma gemisi olarak kullanıldı.1877–1892 m. tarnavo kariname jūrų laivyne.
İlk prototipi DynaTac 8000x adını taşımaktaydı.1983 m. išleistas pirmasis portatyvinis mobilusis telefonas „Motorola DynaTAC 8000X“.
1993-1995 yıllarında Karayolu taşımacılığı müdürlüğü yapmıştır.1993–1995 m. vadovavo įmonei „Skalbimo mašinos“.
Tır aldıktan sonra oyuncu, çeşitli hayali firmalarda yük taşımaya başlar.Tai padaręs jis pradeda vežioti įvairių išgalvotų kompanijų krovinius į įvairius miestus.
Kent, Kuzey Amerika'da İngilizler tarafından kurulan en eski kent olma unvanını taşımaktadır.Sent Džonsas – seniausias anglų įkurtas miestas Šiaurės Amerikoje.
Torba, küçük malları taşımaya yarar.Tačiau tai mažai gelbsti norint vežti stambių gabaritų daiktus.
Reich kavramı Alman tarihi için önem taşımaktadır.Pagrindinis straipsnis – Vokietijos istorija.
M1A1 tankı Alman Leopard 2 tankında da kullanılan M256 120 mm smoothbore top taşımaktadır.M1A1 versija jau turėjo 120 mm M256 patranką, pagaminta Vokietijoje ir skirtą Leopard 2 tankui.
Taşıması kolaydır.Juos lengva dresuoti.
Okul açılamayacak kadar az öğrenci olan bölgelerde eğitim taşımalı olarak verilmektedir.Mokykla skirta bendrojo lavinimo mokyklose nepritapusiems, mokymosi motyvų stokojantiems moksleiviams.
İlave olarak köle yetiştiriciliği ve egzotik hayvanların yakalanması ve taşımacılığı işi yapılırdı.Pateikė pasiūlymų laukinių gyvūnų gaudymo, imobilizacijos ir transportavimo klausimais.
Tren feribotu demiryolu araçlarını taşımak için tasarlanmış feribot.Traukinių keltas – laivas, skirtas plukdyti traukinio vagonus.
Bu nedenle Hartford, biraz abartılı olarak, "Dünya'nın sigortacılık başkenti" gayri-resmi ismini taşımaktadır.Todėl miestelis neoficialiai vadinamas pasaulio vandens pramogų sostine.
Ada, yaban hayatı açısından önem taşımaktadır.Vedose rasa įkūnija gyvybę palaikančią esmę.
İlköğretim okulu kapalıdır, ama taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır.Uždarymo pavyko išvengti, bet mokykla turėjo iš Batinjolio išsikraustyti.
2004'ten bu yana yolcu taşımacılığına yapmaktadır.Nuo 2004 m. organizuojamos ekskursijos turistams.
İtalyanca'nın Toskano lehçesiyle benzer özellikler taşımaktadır.Korsikiečių kalba yra artima italų kalbos Toskanos dialektui.
Ayrıca bu albüm bir nevi siyasi özellik te taşımaktadır.Taip pat šis albumas išlaiko lengvo jausmingumo pojūtį.
Bitkilerin yaklaşık 80 türü Banks adını taşımaktadır.Gentyje yra apie 80 vabzdžiaėdžių augalų rūšių.
Afrikalı ve İrlandalı kanı taşımaktadır.Jos gyslomis teka airių ir italų kraujas.
Özellikle, insanları tutuklamak için ve silah taşımaya izin verilmez.Taip pat jam uždrausta įsigyti ir laikyti ginklą.
Ana görevi askeri birlik, topçu ünitesi ve mühimmat taşımaktır.Pagrindinė funkcija - artilerija ir kranto gynyba.
30-40 türü sıtmaya neden olan parazit taşımaktadır.Prostatą sudaro 30-50 išsišakojusių pūslelinių liaukų.
Yarışçıların bazen bisikletten inerek yürümeleri ve bisikletlerini omuzlarında taşımaları gerekir.Pėsčiųjų ir dviračių taku leidžiama eiti pėstiesiems ir važiuoti dviračiais.
2000'den bu yana FIFA kokartı taşımaktadır.Nuo 2000 m. leidžiamas spalvotai.
Mars Bilim Laboratuvarı'nın geri kalan kısmı bu taşıma görevi ve iniş esnasında atılmıştır.Taikomosios fizikos laboratorijos misijų valdymo centre atliekamas ir visas zondo valdymas po paleidimo.
Bazıları ise nükleer başlık da taşımaktadır.Dalis jų praranda branduolį.
Sahneyi taşımak için iki Boeing 747 tipi uçak kiralandı.Šiam skrydžiui buvo naudojamas Boeing 777 lėktuvas.
Bu da milli değerleri unutmamak açısından önem taşımaktadır.Vidaus politikos reikšmė ignoruojama.
GAZ-22 Volga, firmanın ürettiği ilk station wagon olma özelliği taşımaktadır.GAZ-21 „Volga“ buvo laikomas prestižiniu tarybiniu automobiliu.
SpaceX özel sektör tarafından finanse edilen bir uzay taşımacılığı şirketidir.SpaceX on eravahenditest rahastatav kosmosetranspordiettevõte.
Afrika'daki bazı ülkelerde nüfusun %10'undan fazlası HIV taşımaktadır.Mõnedes Aafrika maades on nakatunud kuni 40% lastest.
O silah taşımayı ve kullanmayı çocukken geçirdiği bir kazan nedeniyle sevmiyor.Ta keeldub lapsepõlves juhtunud õnnetuse tõttu relva kandmast.
Doğduğundan beri Yüksek Majesteleri Prens Andrew unvanını taşımaktadır.Tema tiitel oli sünnist saati Tema Kuninglik Kõrgus prints Andrew.
Rus Ordusu nun günümüzde kullandığı 2S4 Tyulpan (Tulipin) ise 240 mm ağır havan taşımaktadır.Vene armee kasutab näiteks 2S4 Tulp 240 mm iseliikuvat rasket miinipildujat.
O günden beri basılan her Marvel çizgiromanı "Stan Lee sunar" etiketi taşımaktadır.Sellest ajast hakkas kõigi koomiksite esilehel olema kiri "Stan Lee Presents".
Bu hâkimiyet Floransalıların kendi topraklarını tehdit niteliği taşımaktaydı.Seda aga nägi Veneetsia ohuna oma maismaavaldustega seotud huvidele.
Taşımalı sistemle eğitim yapılmaktadır.Lubab harjutada süsteemi laadimist.
Sarı lakabını taşıması da, kendisinin sarışın olduğu ifade ediyor olabilir.Blondiininaljade peategelast võib samuti pidada blondiks beibeks.
Materyalin herhangi bir kopyasının, değiştirilmiş dahi olsa, aynı lisansı taşımasını şart koşar.See sätestab, et kõik koopiad lähtematerjalist, isegi muudetud kujul, peavad olema sama litsentsi all.
Georg Wilhelm Friedrich Hegel (1770–1831) diyalektik düşünceyi zirveye taşıması ile bilinen düşünürdür.Georg Wilhelm Friedrich Hegel (1770–1831) kujundas filosoofia, mis on sarnane kabalaga.
Bir Sih her zaman bu materyali yanında taşımalıdır.Seda kaarti on vaja alati kaasas kanda.
Kent, savaşın izlerini hâlâ taşımaktadır.Mõned kaevikud on ikka veel näha ja piirkonnas leitakse jätkuvalt sõja jälgi.
5., 6., 7. ve 8. sınıflar taşımalı eğitim kapsamındadır.6., 7. ja 8. sadakond said väljaõppe formeerimise kohas.
Kanın koruma, taşıma, savunma ve düzenleme görevleri bulunmaktadır.Organismis on neil transpordi-, kaitse-, struktuurne ja regulatoorne funktsioon.
Günde ortalama 450.000 yolcu taşımaktadır.Seda kasutas päevas keskmiselt 40,4 tuhat reisijat.
2002 yılında yaklaşık 14 milyon ton yük taşımacılığı gerçekleştirilmiş bulunmaktadır.Aastal 2002 käis sadamast läbi 4 miljonit tonni kaupu.
O dönemde hat sadece yolcu taşımacılığı değil yük taşımacılığı için kullanılmaktaydı.See polnud mõeldud reisijate, vaid üksnes kaupade veoks.
Afrikalı ve İrlandalı kanı taşımaktadır.Temas voolas saksa ja iiri verd.
Yeni Dünya’daki en eski şehirlerden birisi olup, koloni Brezilya’sının ilk başkenti unvanını da taşımaktadır.Kõigi Pühakute lahe kõrgele kaldale rajati Brasiilia esimene pealinn.
Limmat bir zamanlar özellikle yük taşımacılığında yararlanılan bir su yolu idi.Algselt oli tõukekelk pigem transpordivahend koorma vedamiseks.
Diğer bir kısmı ise halen aynı soyadı taşımaktadırlar.Sama nime kannavad ka mitmed muud asjad.
Adada taksiler dışında halk taşımacılığı yoktur.Ühistransporti ei ole, saarel on palju taksosid.
Güneş pilleri ilaçları soğuk hava deposunda taşıma amacıyla güç sağlamaktadırlar.Tervishoius saab kasutada päikesepaneele, et hoiustada külmikus meditsiinitarbeid.
Bir taşıma bandı sistemi birçok taşıma sistemi türünden biridir.Transposoonid on üks paljudest mobiilsete elementide tüüpidest.
Üçüncü bölüm ve son bölüm, "Çelik" adını taşımaktadır.Viimane ja kolmas etapp on "kinnikülmutamine".