taşıma ile cümle

taşıma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
"Kondüktörler", kaçakları bir istasyondan bir diğerine yönlendirmekte veya taşımaktaydı.“售票员”将逃亡奴隶从一个车站领到或运送另一个车站。
Aslında, bağlantının her zamanki kavramı paralel taşımanın sonsuz küçük analogudur.事实上,通常的联络概念是平行移动的无穷小类比。
Onu melekler taşımaktadır.天神以太占卜之。
Bu sürümde, OpenSSH'ı diğer işletim sistemlerine taşımak için alan oluşturulmuş oldu.从该版本开始,OpenSSH又逐渐移植到了其他操作系统上面。
Taşıma kapasitesi: 1 ton.握力1噸。
Aslında “when your time is up” cümlesi iki anlam taşımaktadır.時過境遷,「兩個聲」一詞又有了不同的含義。
EEPROM'un silinmesi, EPROM'un silinmesi ile aynı anlamı taşımamaktadır.(但埃希德並不了解他們的用意,而他對於事物彷彿就像對玩具一樣。
Bu bitmemiş görevi, bu cesur insanların bu kadar ilerlettiği noktadan alıp daha ileriye taşımalıyız.我们需要一个足够勇敢的国家来领导我们走向这一方向。
Bu gösterim belirsizlik taşımaktadır.這引致圖像模糊。
2006 yılında Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği (IATA) Yönetim Kurulu Üyeliğine seçilmiştir.2006年当选国际自动控制联合会(IFAC)会士。
1991 - Alman Parlamentosu, ülkenin başkentini Bonn'dan tekrar Berlin'e taşıma kararı aldı.1991年,德国议会投票决定在2000年之前将首都从波恩迁回柏林。
İnsanları yukarı ya da aşağı taşımaya yararlar.它们一同向上和向下移动。
Kavram farklı bilim dallarında farklı anlamlar taşımaktadır.光度在科學的不同領域中有不同的意義。
1995 yılında Lockheed Martin, Marshall uzay uçuş merkezi için gelişmiş bir taşıma sistemi çalışması üretti.洛克希德·马丁于1995年与马歇尔太空飞行中心开展了一项先进运输系统计划(ATSS)。
Bu tür eğri kaldırma bazen referans çerçevelerinin paralel taşıması olarak düşünülebilir.这种曲线提升方式有时被认为是参考标架的平行移动。
Ayrıca İtalyan pasaportu taşımaktadır.他也擁有意大利護照。
23 Aralık'ta Yavuz ve Hamidiye Kruvazörü üç taşıma gemisine Trabzon'a dek eskortluk yaptı.12月23日,严君号与哈米迪号(英语:Ottoman cruiser Hamidiye)又再护送三艘运兵船前往特拉比松。
"Ulu insan", "lider" anlamları taşımaktadır.「鬼」得猜誰為「領袖」。
Jeepney (Filipince: Dyipni), Filipinler'de toplu taşıma içn kullanılan popüler bir araçtır.吉普尼(英语:Jeepney)是菲律宾国最流行的公共交通工具。
Şehirde toplu taşıma elektrikli otobüsler ile gerçekleştirilir.城市交通全部采用电动汽车。
California’daki Berkeley kenti de onun adını taşımaktadır.美國加州的柏克萊市便是以他的名字命名。
Böylelikle Dünya oldukça özgür bir şekilde hareket edebiliyor ama ışığı taşımak için katı olması gerekiyordu.这样的话对于地球来说,以太足够柔软以让其自由运动,同时对传输光来说又足够的硬。
SSM-N-8 Regulus nükleer savaş başlığı taşımak için tasarlanmıştır.SSM-N-8天獅星飛彈(SSM-N-8 Regulus)也設計可以載裝核彈頭。
Takım sahiplerinden biri olarak, güzel konuşmak ve gençlere örnek olmak sorumluluğunu taşıması gerekir." dedi.作為其中一位班主,他有責任發表一些有風度的言論,並為年輕人樹立榜樣。
Bu nedenle yarın için endişe taşımazlar, yarının rızkını bugünden düşünmezler.天下谓以人易珠,今日恐以人易珠亦不可得。
10 Mart - Silah taşıma ve alma izin belgeleri iptal edildi.11月10日 - 取消售票及檢票服務。
Diğer kavramlar bağlantının donanımı ile burada kendi paralel taşıma sistemleri yanı sıra gelir.其他联络概念也装备了它们自己的平行移动系统。
Bu film on iki çocuklu bir ailenin dışında kitapla hiçbir aynı özellik taşımamaktadır.原作中除了五位弟妹以外,沒有其他關於家庭的描寫。
Bunda dolayı aşındırma ve taşıma gücü de fazla olur.上未之察,更為疏極論其事,言益切至。
Tasarımları modern mühendislik ve toplu taşıma konusunda devrim yaratmıştır.他革命性地推动了公共交通、现代工程等领域。
Kongo Nehri ile birlikte Bangui ve Brazzaville arasındaki nehir taşımacılığı için önemli yollar sağlar.乌班吉河和刚果河是班吉与布拉柴维尔之间的交通要道。
Ekzositoz Aktif taşıma ^/ 精密動作性 - ?
Sıfır sayısı hesaplama kolaylığı açısından önem taşımaktadır.我认为这是用心算计算的最大数。
Varsayılan taşıma katmanı port numarası 554'dür.開通當時的車站編號是554。
Ayrıca taşımacılık yapılmaktadır.另外还有轮渡运营。
Büyük Helsinki bölgesinde, toplu taşıma Helsinki Bölgesel Ulaştırma idaresi tarafından yönetilmektedir.在赫尔辛基都会区,公交系统是由赫尔辛基地区交通管理局(英语:Helsinki Regional Transport Authority)来管理的。
Üstelik patlayıcı kullanmak yerine taşıma yükü olarak bakırı kullanmak daha ucuzdu.此外,相对于爆炸物来说,使用铜作为荷载更加廉价。
Örnek olarak Symbian OS'de bir dosya, aynı adı taşımak şartı ile yenisi ile yer değiştirilebilmektedir.对于阿蒙霍特普四世,更特殊的是他还出于政治目的改过一次名字。
Sinema ve çizgi filmlerde büyük önem taşımaktadır.对于录像和电影感兴趣到了全神贯注的境界。
Demiryolu taşımacılık işlemlerini simüle eder.铁路股道为东西走向。
Hat üzerinde şu an sadece yük taşımacılığı yapılmaktadır.目前仅办理专用线货运运输。
Rakamlara yolcu taşıma amaçlı olan ya da olmayan, şehir içi veya şehirlerarası tüm hatlar dahildir.所有交流道中,如果連接道路名中沒有內容,則連接市/町道。
Bazı deliller aktif taşımayı işaret eder.原点标志设置了踩踏功能。
Navlun komisyoncusu veya taşımacılık şirketi tarafından alıcının adına düzenlenir.由江南公交客运有限公司负责运营。
Fakat şu unutulmamalıdır ki çocuklar için ölüm yetişkinlerindeki deneyimindeki anlamını taşımamaktadır.目的是為了不讓孩童在幼年時經歷家庭的破碎。
Yükü Taşıma / İlerletme (YT): Bir el hareketi ile bir nesneyi hareket ettirme.同时應確保手臂要與心臟同高,並且將手心向上,放鬆不要施力。
Beşinci sınıftan sonrası taşımalı eğitim verilmektedir.後來在該校完成中五課程離校。
Aynı zamanda su taşımacılığı da gelişti.水上交通也得到了改善。
2002 yılında yaklaşık 14 milyon ton yük taşımacılığı gerçekleştirilmiş bulunmaktadır.2002年货运量突破100万吨。
"The Way You Make Me Feel"in müziği blues armonileri taşımaktadır.在音乐上,“The Way You Make Me Feel”是一个由节奏蓝调歌曲布鲁斯和声组成的歌。
Firavun olmak için anne tarafından soylu kan taşımanın daha önemli olduğuna inanılırdı.他認為自己為了上帝的名譽浴血奮戰,所求的無非妻子的平安。
Kamp daha sonra esirleri başka kamplara taşımak için kullanılmıştır.之後,他們隨着另一批囚犯被押回營房。
Göl etrafındaki kiliselerden suya yarı batık durumdaki Aziz Nikolas Kilisesi turistik değer taşımaktadır.另一個特殊的景點是半沉入水中的聖尼可拉斯教堂。
Bununla birlikte, doğrusallık koşulu, süperpozisyon prensibi ile eşdeğerlik taşımaktadır.结果是占星術的预言与实际的观察相符合。
1939 - Nazi Almanyası tüm Yahudi vatandaşların "sarı Yahudi yıldızı" taşımasını zorunlu kıldı.1日:德国命令犹太人戴上黄色星星。
Fiat Oggi ile aynı karoseri taşımaktadır.和TODAY同樣有製作真車。
Toplu taşıma ve taksicilik oldukça düzenlidir.正殿、配殿格局十分规整。
Köy öğrencilerin bir kısmı Akören, bir kısmı Yeşilyurt köylerinden taşımalı eğitim ile gelmektedir.他周围聚集了一圈学生,人们成群结队而来,有的甚至来自幼发拉底河地区。
Şirket, 1885 yılında kurulmuş olup ülkedeki demiryolu taşımacılığından sorumludur.1885年他开始收购并重组铁路公司。
Şehiriçi, şehirlerarası ve uluslararası taşımacılığın yapıldığı büyük merkezlere sahiptir.外觀為一艘有著完整都市機能的大型艦艇。

İlgili Sayfalar