taşıma ile cümle

taşıma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Köyün kültürü İç Anadolu Bölgesi geleneklerini taşımaktadır.Tío de Nadal má původ ve venkovských tradicích předkřesťanské éry.
Tarihi, Bronz Çağı'na dayanan kent, kabartmalarıyla tarihi bir değer taşımaktadır.Dnešní využití Bratislavského hradu důstojně navazuje na jeho historický odkaz.
Bununla beraber bu tür uğraşlar her zaman için risk taşımaktadır.Permanentní tetování s sebou vždy přináší i určitý druh rizika.
Ana kullanım amaçları motorlu taşıt ulaşımı, metro ve demiryolu ulaşımı ve su taşımaktır.V popředí jejich priorit stoji stále motor, převodovka a podvozek.
Türküleri çoğunlukla uzun hava özelliği taşımaktadır.Tyto vlhkoměry se vyznačují zejména dlouhodobou stabilitou.
Erice 1934'a kadar Monte San Giuliano adını taşımaktaydı.Do roku 1946 nesla obec název Julienau.
Demiryolu taşımacılığında önemli bir geçittir.Je významným železničním dopravním uzlem.
Pilot, Fransız pasaportu taşımasına karşın Belçika lisansıyla yarışmaya başlamıştır.Jezdil s belgickou superlicencí s francouzským pasem.
Burada 3. sınıfa kadar eğitim verilmekte, üst sınıflar taşımalı eğitimden yararlanmaktadır.Aby někdo mohl obdržet 3. třídu, musí mu být před tím udělena třída 4.
Mahallede, ilköğretim okulu vardır ancak ögrenci az oldugu için taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır.V Horním Kostelci se nachází základní škola, která ovšem poskytuje vzdělání pouze na nižším stupni ZŠ.
TCDD Taşımacılık tarafından günlük karşılıklı 1 sefer işletilmektedir.KFC otevírá na světě průměrně jednu restauraci denně.
Birincisi yükletene verilir, ikincisi mallara eşlik eder, üçüncüsü de taşımacıda kalır.První jej nabyde, druhá jej udržuje a třetí generaci dojde.
Bulunan eserlerin tasarımı ve bezemesi Vietnam ve Kamboçya eserleriyle benzerlik taşımaktadır.Proiectarea și decorarea artefactelor au asemănări cu artefacte din Vietnam și Cambodgia.
Aynı zamanda su taşımacılığı da gelişti.Transportul pe apă s-a îmbunătățit și el.
Ayrıca, Sümerliler için güneybatı rüzgarını, fırtınaları taşımayı, temsil ederdi.El reprezenta, de asemenea, vântul dinspre sud-vest, purtător de furtuni și de secetă.
Kötence'de toplu taşıma sistemi Regia Autonoma de Transport in Comun Constanta (RATC) dir.Principala companie este Regia Autonomă de Transport Constanța (RATC).
Harkov'da otobüsler yılda yaklaşık 12 milyon yolcu taşımaktadır.Anual, autobuzele orășenești transportă aproximativ 12 milioane de călători.
Ayrıca İtalyan pasaportu taşımaktadır.El deține un pașaport italian.
Dünya'da insanların %50'sinden fazlasının üst gastrointestinal bölgede H. pylori taşımaktadır.Mai mult de 50% din populația globului au H. pylori în partea superioară a tractului lor gastrointestinal.
Akan suyun hızı azaldıkça, askı halindeki bu maddeleri taşıma yetisi de azalır.Când însă s-a sfârșit apa din burduf, a lepădat ea copilul sub un mărăcine.
Hollandalı bilim adamı Johannes Diderik van der Waals'ın adını taşımaktadır.Acestea au fost denumite după savantul olandez Johannes Diderik van der Waals.
Bilimsel yükleri taşımak için tasarlanmıştır.A elaborat inducția științifică.
Team Rose'un kurulma sebebini taşımaktadır.Acesta este desemnat instructorul lui Rose.
Bu magazin Suudi prens Al-Waleed bin Talal ve prenses Amira al-Taweel için seçkin bir nitelik taşımaktadır.Revista aparține Prințesei Amira al-Taweel și Prințului saudit Al-Waleed bin Talal.
Adada taksiler dışında halk taşımacılığı yoktur.Nu există transport public pe insulă, însă se pot găsi taxiuri.
"İtalya'nın Manchester'i" lakabını taşımaktaydı.Scopul lui a fost de a „demitiza” proiectul Manchester.
2002 yılında, Kazakoil ile Petrol ve Doğal Gaz Taşıma şirketleri birleştirilerek kurulmuştur.A fost fondată în anul 2002 prin fuziunea „Kazakhoil” și „Oil and Gas Transportation”.
George Miller'in yazıp yönettiği film, Çılgın Max serisinin dördüncü filmi olma özelliğini taşımaktadır.Este regizat de George Miller, cel care a regizat și primele trei filme Mad Max.
İtalyan Maniyerimini Fransa'ya taşımakla tanınmıştır.Nu se știe cum manuscrisul a fost adus ulterior în Franța.
Havayolu şirketi yolcu ve kargo taşımacılığı yapmaktadır.Pe lângă pasageri compania aerienă Air Moldova transportă cargo și poștă.
Opisthosoma desen taşımaz.Opistosoma este nesegmentată.
Su kemeri - Su taşıma işi için kullanılan yapı.Dragă absorbantă - Utilaj pentru lucrul sub apă.
Bu terim, yalnızca deniz ya da nehir taşımacılığında kullanılabilir.Acest termen poate fi folosit numai pentru transportul maritim sau pe apele interioare.
Aynı zamanda posta da taşımaktaydı.De asemenea s-a ocupat cu telegrafia.
Kongo Nehri ile birlikte Bangui ve Brazzaville arasındaki nehir taşımacılığı için önemli yollar sağlar.Port pe fluviul Oubangui cu legături navale spre Bangui și Brazzaville.
Tek ayaklı taşıma sehpasının süspansiyonu ve lastikli tekerleği bulunuyordu.În ultima locație erau produse doar chitarele electrice cu corp solid.
Şehirde bir modern şehir kamusal taşıma enfrasturukturu geliştirilmiştir.Un sistem extins de transport public modern îmbină orașul.
Türkiye’de de aynı anlamı taşımaktadır.Cuvântul păstrează acest sens în Scoția.
Dünya nüfusunun üçte biri ile yarısı arasında bir kesim Hp bakterisini taşımaktadır.Aproximativ o treime din populația lumii este infectată cu „M. tuberculosis”.
Yani hepsi aynı özellikleri taşımaz.Acestea nu prezintă toate același nivel de interes.
Fakat akım taşıma kapasiteleri sınırlıdır.Se simțea insuficiența forței de tracțiune.
Elif yani karnında kendi bebeğini taşımaktadır.Soției i-au scos copilul din burtă cu baionetă.
Bir yamaç paraşütünü sırt çantası gibi alıp taşımak mümkündür.Nu putea fi transportată într-o geantă ca bagaj de mână.
İkiz olarak tasarlanan maskotlar ev sahipleri Polonya ve Ukrayna'nın ulusal renklerini taşımaktadır.Ei sunt gemeni și reprezintă fotbaliștii țarilor gazdă, polonez și ucrainean, în culorile naționale.
İstasyon TCDD Taşımacılık trenleri trenleri tarafından kullanılmaktadır.Sistemul European de Control al Trenurilor (ETCS) de nivelul 2 va fi instalat pentru controlul trenurilor.
Bu seri, Sid Meier'in Pirates oyun serisi ile büyük benzerlikler taşımaktadır.Stilul de joc este foarte similar cu seria de jocuri pentru PC Sid Meier's Railroad Tycoon.
Ayrıca karakter geliştirme gibi role-playing öğeleride taşımaktadır.În plus darts se joacă și la nivel profesionist.
Örneğin taşıma kapasitesi arttırıldı.Are o transportabilitatea sporită.
Şehir içi halk taşımacılığı ise sadece otobüsler ile yapılmaktadır.În orașele din împrejurimi transferul se face cu linii de autobuz.
Mahalleye herhangi bir toplu taşıma aracı yoktur.Nu există legătură directă de călători pe întreaga linie.
Bu noktalardan Torbuk'a ise sadece iç taşıma kullanılmak zorundadır.În perioada interbelică s-a întrebuințat numai la tăbăcit.
Bakü şehrinde bulunan sokaklardan biri onun ismini taşımaktadır.O stradă rezidențială a orașului îi poartă numele.
Deniz taşımacılığının ticaretin gelişiminde ve dolayısıyla ekonominin gelişiminde önemli bir rolü olmuştur.În economia sa negoțul maritim a fost un factor determinant.
Afrika'daki bazı ülkelerde nüfusun %10'undan fazlası HIV taşımaktadır.În câteva dintre țările Americii Centrale, prevalarea națională a HIV este de aproximativ 1%.
Dünya genelinde yaklaşık 2.5 milyon çocuk HIV taşımaktadır.În jur de 2,5 miliarde de oameni locuiesc în mediul urban.
Dergide "New Age Standard Comic" başlığını taşımaktadır.A magazin a „New Age Standard Comic” címet viseli.
Hotmail'i Windows 2000'e taşımak için bir proje başlatıldı.Így projekt indult a Hotmail áthelyezésére Windows 2000-be.
Jay-Z'nin biri silah taşıma, diğeri de saldırı suçundan bekleyen iki ceza davası vardı.A munkálatok során két eljárás is folyt Jay-Z ellen, az egyik fegyverbirtoklásért, a másik bántalmazásért.
Harkov'da otobüsler yılda yaklaşık 12 milyon yolcu taşımaktadır.A helyi buszok évente körülbelül 12 millió utast szolgálnak ki.
2004'ten bu yana yolcu taşımacılığına yapmaktadır.1991-től csak személyszállítás folyik.

İlgili Sayfalar