taşıma ile cümle
taşıma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Köyde ilköğretim okulları vardır fakat eğitim-öğretim kapalıdır. taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır."Och du har fått skolor och utbildning – men duger du till att skura golv?
Çünkü Zekât Arapça’da “Tahâret” anlamını taşımaktadır.På arabiska betyder Adam (آدم) "skapad av jorden".
Kur’an’ın 71. suresi onun adını taşımaktadır.Den sjuttioförsta suran i Koranen är uppkallad efter Nuh.
Bu grupların bazı üyeleri fotosentetik değildir, bazıları plastid taşımaz ya da kloroplastları yoktur.Några innehåller plastider men inte kloroplaster och några saknar till och med kloroplaster.
Bu denklem onun adını taşımakta.Fortifikationslinjen bär hans namn.
Ayrıca, Sümerliler için güneybatı rüzgarını, fırtınaları taşımayı, temsil ederdi.Han representerade den sydvästra vinden, stormens bärare.
İtalyanca'nın Toskano lehçesiyle benzer özellikler taşımaktadır.Korsikanska är nära besläktat med toskanska dialekter av italienska.
Sahneyi taşımak için iki Boeing 747 tipi uçak kiralandı.Två Boeing 707-plan följde efter fraktplanen.
Birçok değişimler geçiren meydan az da olsa hala sosyalizm döneminin simgelerini taşımaktadır.Kyrkan, som har genomgått få förändringar, är typisk för byggnadstidens historicism.
Greyhound Lines otobüs firması ise Otobüs taşımacılığı hizmeti sunmaktadır.Greyhound Lines är det dominerande bussbolaget.
Bu okulların pek çoğu taşımalı hale getirilmiştir.Ofta var det skolorna som fick ta på sig den uppgiften.
Özellikle, insanları tutuklamak için ve silah taşımaya izin verilmez.Det är i regel förbjudet för privatpersoner att inneha vapen.
Adada taksiler dışında halk taşımacılığı yoktur.Det förekommer ingen privat biltrafik på ön.
Üstelik bunların bir bölümü farklı kültür ve gelenekler taşımakta, kimi tek kelime Türkçe dahi bilmemekteydi.Många slavar hade alltså en annan kultur och ibland ett annat språk än slavägarna.
Bell firması tarafından üretilen askeri amaçlı taşıma helikopteri.Transporterna sker av hjälp av helikoptrar av märket Bell.
Aynı zamanda posta da taşımaktaydı.Här förlades även poststationen.
İlköğretim taşımalı olarak Çiftlikköy'deki ilköğretim okulu ile entegredir.Men först måste hon gå på lantbruksskola.
SpaceX özel sektör tarafından finanse edilen bir uzay taşımacılığı şirketidir.SpaceX Dragon är en rymdkapsel som utvecklas av det privatägda företaget SpaceX.
Terim, genellikle deniz taşımacılığı ile ilgili olarak kullanılır.Mer ovanligt är att fartyget används för trafik.
Bu okullarımızın öğrencileri taşımalı eğitim uygulamasından yararlanmaktadır.Det är trafikskolorna som har till uppgift att lära ut denna kunskap.
El Burrito yani eşek sıpası lakabını taşımaktadır.För andra betydelser, se Quebrada El Burro.
Bu şarkı Ajda Pekkan'ın plağa alınmış ilk şarkısı olama unvanını da taşımaktadır.Det kommer innehåller sång av Keenan inspelad innan hennes bortgång.
Biri bu hastalığı taşırken diğeri taşımayabilir.En person kan alltså bära på sjukdomen utan att veta om det.
Aktif taşımaTillgänglig elektronisk:
Avrupa birliğinde 27 devletten 20'sinde nehir taşımacılığı yapılmaktadır.Genom EU:s tillträde skyddas nu i 27 stater.
Günümüzde Metrobüs, yaklaşık olarak günde ortalama 800.000 kişi taşımaktadır.Numera dödas omkring 800 valar i genomsnitt om året.
Yük taşınması esas olarak demiryolu taşımacılığı ile sağlanmaktadır.Orsaken till dröjsmålet låg i järnvägens finansiering.
Vapur, çoğunlukla kısa mesafelerde yolcu taşımacılığında kullanılan bir deniz taşıtı.Den används mest då långväga fartygstransporter ingår i transporten.
Gonca Borova davası onun için çok büyük bir önem taşımaktadır.Fallet mot Katarina Bure hade stor betydelse.
Lise eğitimi taşımalı eğitim sistemi ile devam etmektedir.Lanserade begreppet livslångt lärande.
Bu araç hem mürettebatı hem de yedek mühimmatı taşımak için üretildi.Denna hade som syfte att transportera kanonbesättningen och ytterligare ammunition.
Ödül efsanevi oyuncu Alfredo Di Stéfano'nun adını taşımaktadır.Det tidigare rekordet hölls av den legendariske spelaren Alfredo Di Stéfano.
Radyo ve televizyon yayınları durmaktadır, havaalanları kapalıdır ve toplu taşıma araçları çalışmaz.All radio- och TV-sändning är låst så att det ej går att se utländska program via satellit.
Georg Wilhelm Friedrich Hegel (1770–1831) diyalektik düşünceyi zirveye taşıması ile bilinen düşünürdür.I den tyske historiefilosofen Friedrich Hegel (1770-1831) idévärld domineras historien av förnuftet.
Şarkının sözü ve müziği Emre Aydın, aranjesi ise Çağatay Şen imzası taşımaktadır.Ja, jag tror att Gud hör bön är refrängtexten till sången Om jag blivit blott en enda gång.
Yani, gemi yasal olarak gereken filika sayısından daha fazlasını taşımaktaydı.Sålunda hade Titanic fler livbåtar än vad som lagligen krävdes.
Hotmail'i Windows 2000'e taşımak için bir proje başlatıldı.För att Hotmail skulle klara av Windows 2000 initierades ett utvecklingsprojekt.
TCP/IP'yi de içeren şebeke protokolleri taşıma ve adresleme işlevlerini iletir.Nätverksprotokoll inklusive TCP/IP delar ut transport och adressfunktion i sådana nätverk.
Bu onsenler turizm için büyük önem taşımaktadır.Gällivare kommun satsar mycket på turism.
Lyon Metrosu Fransa'nın Lyon kentinde bulunan hızlı toplu taşıma sistemidir.Lyons tunnelbana (franska Métro de Lyon) är ett tunnelbanesystem i Frankrikes näst största stad Lyon.
Opisthosoma desen taşımaz.Baksidan saknar tryck.
Belirli Antik Roma yollari bir özel yol isimi tasimaktaydi.I romarriket fanns ett särskilt namnbruk.
Taşıma kapasitesi: 63 yolcu.Passagerarkapaciteten är 193 passagerare.
2004 yılındaki çalışmalarda 460 metre derinlikte elde edilen bulgular çalışmalar açısından risk taşımaktaydı.Under 2008 utmanade han på allvar Wariner på 400 meter.
Örnek olarak, elektrik taşıması verilebilir.Därmed kan skeppet förses med elektricitet.
Zira bu türler iyon taşıma sistemini seferber ederek oksidatif sinyallemede rol oynamaktadırlar.De gör det genom att aktivt transportera väl valda joner genom membranet.
Elektron taşıma zincirinin terminal elektron alıcısıdır.De använder sulfat som terminal elektronacceptor i deras elektrontransportkedja.
Kargo uçağı veya nakliye uçağı, yolcudan çok malzeme taşımak için tasarlanmış sabit kanatlı bir uçaktır.Ett fraktflygplan eller lastflygplan är ett flygplan som används för att frakta gods.
Şelalelerden birisi Türkiye'nin en yüksek ve dünyanın ikinci en yüksek şelalesi olma özelliğini taşımaktadır.Det gör den till största ön och Tryggö till den näst största.
Grup, analitik felsefe yapma tarzını İngilizce konuşan dünya dışına taşımayı başarmıştır.Den nazistiska kulturförstörelsen drabbade hårt den logiskt-analytiska filosofin i Europa.
Birincisi, kasabanın Azap adını taşımasındandır.Спочатку місто мало назву Дур-Унташ (місто Унташ).
Üyelerin daima bir tıkaç taşıması gerekiyor.Члени завжди повинні носити з собою корок.
21 Ağustos 2013'te Crytek, bir sonraki CryEngine'in herhangi bir sürüm numarası taşımayacağını bildirdi.21 січня 2013 року Crytek оголосив, що наступний CryEngine не буде мати номер версії.
Fakat gelişmekte olan ülkelerin birçoğunda kadınlar erkeklere göre iki kat fazla risk taşımaktadır.Тим не менш, у багатьох країнах, що розвиваються, жінки у два рази більше ризикують, ніж чоловіки.
Aynı zamanda su taşımacılığı da gelişti.Водний транспорт також покращився.
Avrupa'nın kavşak noktası olduğu için taşımacılık ve ulaşım çok gelişmiştir.Під час європейської експансії значно покращилися зв'язок та транспорт.
Bu yollar, uluslararası taşımacılıkta önemli bir yere sahiptir.Транспорт займає особливе місце в міжнародному товарообігу.
Manga Önderi anlamını taşımakta olup Astsubay Çavuş rütbesine denktir."Важливість створення якісного рівня підготовки сержантського корпусу".
Çekinik bozukluğun oluşması için her iki ebeveynin de çekinik geni taşıması gerekir.Для того щоб успадкувати його, обоє батьків мають бути носіями пошкодженого гену.
Santo Domingo metrosu, Dominik Cumhuriyeti'nin başkenti Santo Domingo'da bulunan bir toplu taşıma servisidir.Metro de Santo Domingo) — система ліній метрополітена у Санто-Домінго, Домініканська республіка.