taşıma ile cümle
taşıma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Başka bir örnek toplu taşımacılıktır.Innym modelem jest model powłokowy.
Bunun yanında taşımacılık yapılmaktadır.Oprócz tego oblicza się parowanie.
Savaş sonrasında pek çok C-47 sivil taşımacılık amacı ile yeniden elden geçirilmiştir.Po zakończeniu wojny tysiące C-47 przekazano jako nadwyżkę wojskową dla celów cywilnych operacji lotniczych.
Bu koku "Eau de Cologne" (Köln suyu) adını taşımaktadır.Dom jest miejscem narodzin "wody kolońskiej" (Eau de Cologne).
Bu İspanyolca adı taşımasının nedeni ABD'ye Meksika'dan gelmiş olmasıdır.Jak sama nazwa wskazuje, pochodzi on z Hiszpanii.
Şehir içi halk taşımacılığı ise sadece otobüsler ile yapılmaktadır.Komunikacja miejska jest realizowana niemal wyłącznie przez autobusy.
Air France, 1977 yılından itibaren Paris-New York arasında sesten hızlı uçaklarla yolcu taşımaya başladı.Air France i BA do 2003 roku obsługiwały codziennie loty do Nowego Jorku.
Köy tamamıyla bir orman içi köyü olup güzel bir tatil köyü niteliği taşımaktadır.Wieś, dookoła otoczona lasami, jest doskonałym miejscem do wypoczynku.
Ayrıca, Linux'u taşımak için çalışıldı.Aktualnie trwają prace nad przeniesieniem go do jądra Linux.
Diğer tahıl ürünleri fazla önem taşımaz.Inne płody rolne nie mają większego znaczenia.
Havalimanına toplu taşıma araçları ile ulaşım olanağı da vardır.Na wyposażeniu każdego wagonu są również drabinki ewakuacyjne.
Her bir kayık 26 yolcu taşıma kapasitesindedir.Pojazd przewozić mógł 26 pasażerów na miejscach siedzących.
Kulübünde ve millî takımda 6 numaralı formayı taşımaktadır.W tabeli wszech czasów I ligi drużyna znajduje się na 6. miejscu.
Dünya Eş Taşıma Şampiyonası 1992 yılından bu yana her yıl Sonkajärvi'de düzenlenmektedir.Mistrzostwa Świata w Rogainingu odbywają się od 1992 roku.
Ancak bazı sunucular özel taşıma protokolü uygulamaktadır.Niektóre protokoły z warstwy aplikacji wykorzystują tylko pewne protokoły z warstwy transportowej.
Ayrıca Yeni Zelanda Taşımacılık Ajansı'nın başkan yardımcısıdır.Był zastępcą przewodniczącego komitetu ds. zaopatrzenia nadzwyczajnego w Jerozolimie.
Köy ilçe merkezi Köyceğiz ile aynı ismi taşımaktadır.Do miasteczka przylega wieś o tej samej nazwie.
Tarım da kasaba ekonomisinde önem taşımaktadır.Produkcja wina również zalicza się do lokalnej gospodarki.
Yıllık taşıma kapasitsi 7 milyon varildir.Roczna praca eksploatacyjna wyniosła niespełna 7 mln wzkm.
İlköğretim okulu yoktur, ama taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır.Nie uczy się najlepiej, jednak jest wysportowana.
Köyden birçok şehirlarası yolcu taşımacılığı yapan otobüs firması geçmektedir.Z miasta kursuje wielu prywatnych przewoźników.
Tokyo Metro, 2014 yılı itibarı ile günde ortalama 6.84 milyon yolcu taşımaktadır.Każdego roku metro w Kopenhadze przewozi 61 mln pasażerów (2016).
2004'ten bu yana yolcu taşımacılığına yapmaktadır.Od 2004 posiada nowoczesny terminal pasażerski.
Savaş taktikleri açısından, Heruliler kalkan ve kalın bir ceketten başka bir koruyucu zırh taşımazlardı.Przy ubiorze polowym żołnierze obrony narodowej nosili nie usztywnioną i bez ozdób czapkę rogatywkę ON.
Kamp daha sonra esirleri başka kamplara taşımak için kullanılmıştır.Obóz został zlikwidowany, a pozostali przy życiu więźniowie przeniesieni do innych obozów.
El Burrito yani eşek sıpası lakabını taşımaktadır.Nosi przydomek el Burrito (Osiołek).
Bir hükmün İslami nitelik taşıması bu kaynaklardan en az birisine dayandırılmasına bağlıdır.Obalenie koniunkcji oznacza odrzucenie co najmniej jednego z jej składników.
Ayrica Dursunbey-Oda Koy ilköğretim okulu taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır.Ale co za korzyść mogłaby być ze żmudnego wzięcia pod uwagę nauk naszej szkoły?
Köyün başlıca geliri yolcu taşımacılığı ve gümrükte evrak takipçiliğidir.Najważniejszym źródłem dochodów URE są środki z tytułu opłat za koncesje i licencje.
Büyük Helsinki bölgesinde, toplu taşıma Helsinki Bölgesel Ulaştırma idaresi tarafından yönetilmektedir.Do Parku Narodowego Nuuksio można dojechać z Helsinek korzystając z komunikacji miejskiej.
Ona masasını taşıması için yardım ettim.Pomogłem mu przenieść stół.
Üzerimizde taşımak sevap mıdır?"Hur är det med ditt löfte till oss?"
Bu yüzden Kyo korkunç bir lanet taşımaktadır.Och på grund av detta bär Kyo på en förbannelse.
Kısacası "Zû’l-Nûn el-Mısrî" lâkabı, Mısır’ın Yûnus’u anlamını taşımaktadır.Zawiya of Zayn al-Din Yusuf (arabiska: زاوية زين الدين يوسف) är ett monument i Egypten.
Kanıtlar, başkalarıyla cinsel ilişkiye girmeyen heteroseksüel çiftlerin risk taşımadığını desteklemektedir.Bevisen stöder att det inte finns någon risk för heterosexuella par som inte har sex med andra personer.
Bu moleküller enzimler arasında kimyasal gruplar taşımaya yararlar.Dessa molekyler överför kemiska grupper mellan enzymer.
İnsana ait kusurları taşımaz, fakat onun tüm erdemlerine sahiptir."Människornas handlingar, inte deras ord, avslöjar dem."
Bakü şehrinde bulunan sokaklardan biri onun ismini taşımaktadır.Med all rätt bär en av gatorna i dessa kvarter hans namn.
1995 İngiltere okul taşımacılığında kullanılan minibüslerde emniyet kemeri kullanımını zorunlu hale getirdi.Storbritannien inför krav på säkerhetsbälten i alla minibussar som används i skoltransporter.
İlk olarak bu silahlar, taşımak için fazla ağırdı.Speciellt kanonerna var mycket tunga att flytta.
Fakat içlerinden biri çok tehlikeli bir sırrı da taşımaktadır.Men även ett paradis döljer farliga hemligheter.
Taşıması, depolaması çok daha kolaydır.Den kan därför transporteras och lagras effektivare.
Hakemliğin yanı sıra öğretmeni olan O'Leary, 2003 yılından bu yana FIFA kokartı taşımaktadır.O'Leary har varit FIFA-domare sedan 2003.
Jeepney (Filipince: Dyipni), Filipinler'de toplu taşıma içn kullanılan popüler bir araçtır.Jeepney är en enkel busstyp som används i kollektivtrafiken på Filippinerna.
Okulun kullanılmasının yanı sıra taşımalı eğitimden de yararlanılmaktadır.Den ökade självsäkerheten bär de med sig också efter skolan.
Köy, kurulduğundan beri aynı adı taşımaktadır.Tornet har haft samma namn sedan det byggdes.
Santo Domingo metrosu, Dominik Cumhuriyeti'nin başkenti Santo Domingo'da bulunan bir toplu taşıma servisidir.Santo Domingos tunnelbana är en tunnelbana i Dominikanska republikens huvudstad Santo Domingo.
Taşıma kooperatifi her yıl Konya'ya, 100.000 ton şeker pancarı ve 60.000 ton hububat nakliyesi yapmaktadır.Jordbrukskooperativet transporterar varje år 100 000 ton sockerbetor och 60 000 ton spannmål till Konya.
Kent, savaşın izlerini hâlâ taşımaktadır.Man kan ännu se spåren från kriget.
Yolcu taşımacılığında kullanılmıştır.Den kom att användas för passagerartrafik.
Davada taraf olan kimselerin, taraf sıfatını gerçekten taşıyıp taşımadıkları ise maddi hukukun konusudur.Detta är deras straff för att de inte kunde dela med sig av maten med andra som behövde den.
Afrika'daki diğer başkentlerle karşılaştırıldığında toplu taşımacıık sistemi iyi bir düzeydedir.Jämfört med andra kollektivtrafikföretag i andra städer är Miskolcs system ganska bra.
Osmanlı bahriyelileri, bu tarihte çıkarılan tüzükten sonra meç taşımaya başladı.Den japanska flottan hade kontinuerligt tränat eldgivning sedan kriget hade börjat.
Firmanın üretimi öncelikle sivil kullanım amacı taşımaktadır.Föreningens syfte ska huvudsakligen vara att främja allmännyttiga ändamål.
Ancak bu taşımacılık türü daha çok kısa mesafeler için tercih edilir.Tätare vill man helst inte ha annat än på kortare sträckor.
Bunun yerine taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır.De ska istället genomgå en fortbildning.
Banka, günümüzde de hizmet veren dünyanın en eski bankası olma özelliğini taşımaktadır.Banken var till dess landets äldsta ännu existerande affärsbank.
Belçikanın arma simgesi, “Birlikten Güç Oluşur” anlamını taşımaktadır.Det bulgariska valspråket översätts på liknande vis till "Enigheten gör styrkan".
Oneworld aynı zamanda dünyanın en büyük üç global havayolu taşımacılığı birliğinden biridir.Oneworld är den tredje största flygbolagsalliansen i världen.
Ayrıca İtalyan pasaportu taşımaktadır.Han har även italienskt pass.