taşıma ile cümle
taşıma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Toplu taşıma kullanıcılarının yalnızca %2,5'u tarafından kullanılan bir sistemdir.Naar schatting kan slechts zo’n 2,5% van de bevolking laagfrequent geluid waarnemen.
OH-1 tamamen Japonya'da üretilen ilk helikopter olma özelliğini taşımaktadır.De SH-1000 is ook de eerste geïntegreerde synth die in Japan werd geproduceerd.
Veriler tek başlarına herhangi bir anlam taşımamaktadır.Op die manier zijn de geschriften helemaal niet zonder betekenis.
Araç otomobilden daha çok yolcu taşımak amacıyla kullanılır.Er zijn grotere voertuigen nodig om meer reizigers te kunnen vervoeren.
Türkiye’de de aynı anlamı taşımaktadır.Voor Ierland geldt hetzelfde.
Yerleşimde ilköğretim okulu vardır fakat faal değildir. taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır.Daar woont hij zonder materiële bezittingen en hij vindt er plezier in het lesgeven.
Üçüncü koşul daha az önem taşımaktadır.De rest heeft een lage prioriteit.
Ve bu da 1. tekil şahsın ifadelerinin gerçekte hiçbir değer taşımadığını gösterir.Gedeelte waarin de eerste signalen worden gegeven dat het geen echte speech is.
1996 - Havaalanı yolunda Silah taşımaktan tutuklandı.In 1956 werd de vrachtwagen uitgevoerd met luchtremmen.
Dünya Eş Taşıma Şampiyonası 1992 yılından bu yana her yıl Sonkajärvi'de düzenlenmektedir.Sinds 2000 wordt er ieder jaar een wereldkampioenschap gehouden in de Splash.
Temmuz-Ağustos-Eylül aylarında epeyce azalırsa da yine de bir miktar su taşımaktadır.De maanden juli tot en met september zijn echter wel wat droger.
Sarı lakabını taşıması da, kendisinin sarışın olduğu ifade ediyor olabilir.Met het blonde gen wordt het gen bedoeld, dat ervoor zorgt, dat haar blond is.
Aracın müretttebatı MG 34 veya MG 42 taşımaktaydı.Er bestond een variant op de MG 34, de MG 34/41.
14 yaşından itibaren Hollanda'da kimlik taşımak zorunluluğu vardır.Vanaf 14 jaar moet je in Nederland een legitimatiebewijs bij je hebben.
Üzerimizde taşımak sevap mıdır?"A jeśli tak, to dlaczego się z nami nie kontaktują?”.
Genellikle taşımacılıkta ölen kişi sayısı hayatta kalan esirlerin sayısını aştı.Niejednokrotnie liczba zmarłych w transporcie przewyższała liczbę ocalałych jeńców.
21 Ağustos 2013'te Crytek, bir sonraki CryEngine'in herhangi bir sürüm numarası taşımayacağını bildirdi.21 stycznia 2013, Crytek ogłosiło, że następny CryEngine nie będzie posiadać numeru wersji.
Bu albüm, Flo Rida'nın Parental Advisory etiketi taşımayan ilk albümü oldu.Jest to pierwszy album Flo Ridy, niezawierający naklejki Parental Advisory.
Bulunan eserlerin tasarımı ve bezemesi Vietnam ve Kamboçya eserleriyle benzerlik taşımaktadır.Forma i dekoracja przedmiotów wskazują, że ich kultura była związana z Wietnamem i Kambodżą.
Bu kızıl akbaba üzerinde bir GPS cihazı ve ayaklarında “Tel-Aviv Üniversitesi” etiketi taşımaktaydı.Miał on na sobie odbiornik GPS oraz obrączkę na nodze z napisem „Uniwersytet Telawiwski”.
Toplu taşıma hizmeti öğrencilere ücretsiz olarak veriliyor.Uczestnikom wymiany studenckiej przysługują bezpłatne wizy.
Azerbaycan hammadde taşımacılığında da önemli bir ekonomik merkezdir.Azerbejdżan jest również ważnym ośrodkiem gospodarczym w transporcie surowców.
Bell firması tarafından üretilen askeri amaçlı taşıma helikopteri.Prace nad takim śmigłowcem podjęto w firmie Bell.
Örneğin taşıma kapasitesi arttırıldı.Dzięki temu zwiększyła się zdolność przewozowa.
Aynı zamanda, LucasArts'ın üç boyutlu grafikler kullanan ilk macera oyunu olma niteliğini de taşımaktadır.Jest to pierwsza przygodowa gra firmy LucasArts korzystająca z grafiki trójwymiarowej.
Ağır makineli tüfeği taşımaktadır.Używa ciężkiego karabinu maszynowego.
Ayrıca bu albüm bir nevi siyasi özellik te taşımaktadır.Pośrednio album nabrał także politycznego znaczenia.
Şirket, ülkedeki tüm demiryolu altyapısı ve taşımacılığından sorumludur.Spółka odpowiada również za opracowanie i aktualizowanie rozkładu jazdy pociągów w skali całego kraju.
Bu topta aynen 5.5 inç topta kullanılan taşıma sehpası kullanıldı.Zastosowano w nich tym razem pięcioprocentowy próg zaporowy.
Klip Türkiyede High Definition olarak çekilen ilk klip olma özelliğini taşımaktadır.Jako pierwszy serial meksykański został w całości nakręcony w High Definition.
Nargis Dutt Award, bir ulusal Hint Film Ödülü, onun adını taşımaktadır.Nagroda Nargis Dutt to nagroda indyjskiej National Film Award, promująca filmy wzmacniające jedność Indii.
Mart 1980'de havayolu taşımacılığı başladı.W marcu 1980 uruchomiono regularne połączenia lotnicze.
Opisthosoma desen taşımaz.Zalążnia nie jest powcinana.
İnsana ait kusurları taşımaz, fakat onun tüm erdemlerine sahiptir."Tout homme est faillible. → Wszyscy ludzie są omylni (nie ma nieomylnych).
Bazıları ise nükleer başlık da taşımaktadır.Niektórzy wzywali nawet do użycia broni nuklearnej.
Free Bird Hava Yolları (Hürkuş Hava Yolu Taşımacılık ve Ticaret A.Ş.)Hot Air Skyway (Podniebna Droga – w wolnym tłumaczeniu.
1996 - Havaalanı yolunda Silah taşımaktan tutuklandı.W 1994 roku został aresztowany za wniesienie broni na pokład samolotu.
Dünya genelinde yaklaşık olarak 500 milyon insan ya Hepatit B ya da Hepatit C hastalığı taşımaktadır.Ocenia się, że już ponad 500 milionów chorych było lub jest leczonych biolekami.
Nüfusu az olduğu için ikinci kademe Değirmenli kasabasına taşımalı gitmektedir.Z niedostatku pożywienia wrona musi lecieć do pobliskiego miasta.
Ağırlık taşımak da gücü arttırır.Zbroja zwiększa też jego siłę.
Eğlenceli, mizah içeren bir pankart taşımak istedik.Polega na zastosowaniu koszyczka zanętowego i drgającej szczytówki.
Taşıma kapasitesi: 63 yolcu.Jego maksymalna pojemność to 30 pasażerów.
Aynı zamanda posta da taşımaktaydı.Była tu również poczta.
Bu süreç içinde halifeliği Mısır'a taşımaya çalışmış ancak başarılı olamamıştır.Ten zgadza się wyruszyć wraz z nim do Egiptu niczego jednak nie obiecując.
Bilimsel yükleri taşımak için tasarlanmıştır.Wykorzystywane były do wykonywania skomplikowanych obliczeń naukowych.
Şirket yurtdışı ile yük taşımacılığını gerçekleştirmeye çaba harcadı.Wielkie przedsiębiorstwa kontrolowały natomiast w pełni transport bananów za granicę.
Belçika limanlarının çatışmada sağladığı stratejik avantajlar büyük bir önem taşımaktaydı.Z powodu sytuacji politycznej podróż zespołów na Grand Prix Belgradu wiązała się z trudnościami.
Bir Sih her zaman bu materyali yanında taşımalıdır.Zawsze nosi przy sobie jakieś narzędzia.
Mahallede, ilköğretim okulu yoktur ve başka yerlerdeki okullara taşımalı eğitim yapılmaktadır.Nie ma szkół wyższych, dlatego studia odbywa się za granicą.
Aydın Köyü, Türk İslam kültürünün karakteristik bütün özelliklerini tamamıyla taşımaktadır.Ważną częścią utworu są pełne zachwytu opisy ukraińskiej przyrody.
Ayrıca yukarıda bahsedildiği gibi Pascal üçgeni ve Pascal’ın kumarı da hala onun adını taşımaktadır.Nazwisko uczonego pojawia się również, jak wyżej wspomniano, w trójkącie Pascala i zakładzie Pascala.
Bu hatlarda insan taşımacılığının yanı sıra ürün taşımacılığı da yapılmaktadır.Oprócz przewozów osobowych zajmuje się również transportem towarowym.
İlköğretim vardır fakat kullanılmamaktadır, taşımalı eğitimde yoktur.Tego nie można się nauczyć, tego nie da się wytrenować.
Şehirler arası taşımacılık.Odległość między miastami.
Luis'in babası Atina'da maden suyu satar ve oğlu da taşımasına yardım ederdi.Jego ojciec sprzedawał wodę mineralną w Atenach, a młody Spiridon zajmował się jej rozwożeniem po mieście.
Örnek olarak, elektrik taşıması verilebilir.Przykładem może być produkcja i transport energii elektrycznej.
Doğal gazı en verimli ve en ucuz taşıma yöntemi boru hattı kullanımıdır.Bezpośrednie spalanie gazu jest najprostszą i najtańszą metodą jego wykorzystania.
Burada mahkûmiyet, ağır ağır ölmekle aynı anlamı taşımaktadır.Z tym że pojmanie do niewoli było niemal równoznaczne ze śmiercią.
2000 yılı itibarıyla taşımalı eğitim yapılmaktadır.Później przypisuje mu się dowodzenie 2000 jazdy.
Bu düzenek vinç ile benzerlik taşımaktadır.Konstrukcja będzie podobna do ELT.