taşıma ile cümle

taşıma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Yani, gemi yasal olarak gereken filika sayısından daha fazlasını taşımaktaydı.Porém, acredita-se que o barco estava transportando mais pessoas do que estava registrado.
Muhtıra, ihtar kökeninden gelmektedir ve ihtar edilen şey anlamını taşımaktadır.Deriva do latim cadere (cair, perecer) e que formou, também, caducar.
Greyhound ve Jefferson otobüs firmaları şehirlerarası yolcu taşımacılığı hizmeti verirler.A Amtrak e a Greyhound fornecem serviço de transporte de passageiros interurbano através do uso de ônibus.
Müzikal açıdan albüm 1970'lerin glam rock müzisyenleri David Bowie ve Queen'den esintiler taşımaktadır.O álbum atraiu influências de músicos de glam rock do final dos anos 1970 como David Bowie e a banda Queen.
Üzerimizde taşımak sevap mıdır?"Que nos é lícito esperar?"
Hikâye, Rus folkloründen izler taşımakta ve otobiyografik göndermeler içermektedir.A história tem ecos do folclore russo e pode conter referências autobiográficas.
Bu yazıların birçoğu otobiyografik özellik taşımaktadır.Alguns destes ensaios são autobiográficos.
DNA böylede biyolojik bilgi taşımak için değil, yapısal bir malzeme olarak kullanılır.Neste caso, o ADN utiliza-se como um material estrutural, mais que como um portador de informação biológica.
Diğer bir kısmı ise halen aynı soyadı taşımaktadırlar.Alguns destes centros mantiveram o mesmo nome.
Aracın müretttebatı MG 34 veya MG 42 taşımaktaydı.M em favor da MG 34 ou MG 42 carregada pela tripulação.
Nisan 2008 itibarıyla havalimanına toplu taşıma bulunmamaktadır.Desta forma, ele não pode fazer o tour com a banda até 2008.
Bu güney tali hattı uzun zamandır düzenli yolcu taşımacılığı yapmıyor.Não há um serviço de trem de longa distância regular.
Bu gösterim belirsizlik taşımaktadır.Esta representação é imprecisa.
Bu iki proto-Gotik kabile birçok birbirine benzer karakterler taşımaktaydı.Estas divindades pan-finlandesas controlavam vários aspectos da natureza.
Bununla beraber bu tür uğraşlar her zaman için risk taşımaktadır.Os riscos, seja como for, estão sempre presentes.
Bu çözelmiş kompleksler aktif taşıma ile hücre içine alınırlar.Estas moléculas maiores terão que ser transportadas para o interior do núcleo de maneira ativa.
İZBAN, şehirdeki diğer toplu taşıma sistemleriyle entegre durumdadır.Integração: O sistema se integra aos demais modais de transportes.
Bu sayede toplu taşıma araçları ile tek biletle şehrin her yerine ulaşım mümkündür.É possível ir para qualquer lugar da cidade pagando-se apenas uma passagem.
Opisthosoma desen taşımaz.A traseira não é removível.
Mahallede ilköğretim okulu yoktur ancak taşımalı eğitim yapılmaktadır.Não há linhas de transporte coletivo na zona urbana, apenas transporte escolar.
Sürekli gelişimde her zaman en iyiyi yakalamak arzusu TKY de hep bir ileri safhaya taşımaktadır.Do desejo de procurar sempre a felicidade, onde quer que ela esteja.
İZBAN'da yolcu taşımacılığı 30 Ağustos 2010'da başladı.O início dos voos regulares de passageiros naquela rota foi em 10 de agosto de 2010.
Taşıma ve iletişim ağır sanayideki gelişmeyi yakalamak için geliştirir.O transporte e as comunicações tinham se desenvolvido para apoiar o desenvolvimento da indústria pesada.
Eğitim taşımalı eğitim olarak yapılmaktadır.Como tornar o ensino eficaz.
Şu anda taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır.Actualmente dedica-se à formação.
Keygen programını yazmak, kullanmak ve bellekte taşımak bir suçtur ve bilişim suçlarından sayılmaktadır.Fundar, subvencionar e manter uma escola constitui um ato de misericórdia.
Aerodinamik merkez Taşıma merkeziEm nome da aerodinâmica
Mahallede taşımalı eğitim yapılmakta ve PTT Acentesi bulunmamaktadır.Dentro do local não é permitido andar de bicicleta e skate.
Konteyner taşımacılığının kökenleri İngiltere’deki maden sanayisine dayanır.As principais explorações de minérios de estrôncio são efetuadas na Inglaterra.
Çift kılıç taşımaya dayişo adı verilir.Permite usar a espada dupla.
Özellikle, insanları tutuklamak için ve silah taşımaya izin verilmez.Geralmente, os cidadãos privados não estão autorizados a possuir armas.
Ortaokul öğrencileri ise taşımalı eğitim görmektedirler.Mulheres no país precisam de permissão para estudar.
Bu da taşıma proteinlerinin artmasıyla sonuçlanır.Na difusão facilitada, ocorre com a ajuda de proteínas transportadoras.
Sakarya Nehri yılda 5 milyar m³ su taşımaktadır.«Comboios no Algarve custam cinco milhões por ano».
Bomba taşıma düzeneği ağırlık kaygısı ile konulmamış.E os sensores não dispararam o alarme.
Hatta 3 faz taşımak esastır.Será preciso ofertar as mesmas 3 vazas positivas.
Kın, kılıç ya da diğer kesici silahları tutmak, taşımak veya saklamak için kullanılan kılıftır.Uma bainha é um estojo para segurar ou proteger uma espada, faca ou outra grande lâmina.
Bu yöntemler çekme, taşıma ya da basitçe araca havada yakıt ikmali yaparak elde edilir.A circulação e a troca de gases são provavelmente realizadas por difusão simples.
En büyük torunu eşinin adını taşımaktadır.O primeiro diretor tomou o nome do animal de estimação de sua esposa.
Günümüzde insanları üzerinde taşımaya devam eden köprü, 1998 yılında yeniden restore edilmiştir.Uma importante ponte que existia neste rio teve de ser restaurada em 2006.
Koşucuların, aynı zamanda kuyruk arkası olarak da bilinirler, görevi ise koşu oyunlarında topu taşımaktır.Missões secundárias, como participar em corridas, podem ocupar o jogador durante horas.
Beovoz (Sırpça: Беовоз), Belgrad'da toplu taşıma hizmeti sağlayan bir banliyö treni.No sistema BHBUS, cada linha é organizada em grupos que prestam um serviço de transporte na cidade.
Çoğunluğu Avrupa olmak üzere 67'den fazla uçuş noktasına kargo taşımacılığı yapmaktadır.A TNT Airways transporta carga para cerca de 67 aeroportos diariamente, na sua maioria na Europa.
Askeri taşımayla, Sivastopol'den Türkiye'ye kaçtı ve Rusya'ya bir daha dönmedi.Ao abandonar a expedição em Kamtschatka regressou à Rússia via Sibéria.
Buna bağlı olarak taşımacılık gelişmiştir.Sobre ela a trama é desenvolvida.
Soyuz, üç mürettebata kadar taşıma ve yaklaşık 30 güne kadar yaşam desteği sağlayabilir.Ela transporta até três cosmonautas com condições de sobrevivência por até trinta dias.
Yolcu vagonu, yolcu taşımak için tasarlanmış bir demiryolu vagonudur.Um vagão fechado é um tipo de vagão de trem usado para transporte de cargas.
Stadyum 60.000 kişi kapasitesi taşımaktaydı.Os estádios candidatos deveriam ter a capacidade mínima de 60 000 lugares.
1968 yılından beri taşıma planı üzerinde çalışılmaktadır.Atuava no setor de transporte e trânsito desde 1968.
Ocak 2016 tarihinde grubun Taşımacılık ve Lojistik bölümünün CEO'luk görevine geldi.Em fevereiro de 2016 foi terminada a reforma no local feita pela Secretaria de Serviços e Obras.
DC-7 ilk dönemlerde sadece Amerika'daki taşıma şirketlerine satıldı.De eerste DC-7's werden alleen aan Amerikaanse luchtvaartmaatschappijen verkocht.
Jeepney (Filipince: Dyipni), Filipinler'de toplu taşıma içn kullanılan popüler bir araçtır.Jeepney, een soortgelijk vervoermiddel die in de Filipijnen wordt gebruikt.
Desargues teoremi, Desargues grafiği ve Ay üzerindeki Desargues krateri, onun adını taşımaktadır.Naar hem zijn de stelling van Desargues en de krater Desargues op de maan genoemd.
Aynı zamanda su taşımacılığı da gelişti.Ook de waterverplaatsing werd verhoogd.
Halen, buralarda birçok yer Çerkes (Adıge) adları taşımaktadır.Zo was hij in het bezit van tal van domeinen die nog steeds zijn naam dragen.
Ancak sigortacının hasar giderleri azalacağından sovtaj önem taşımaktadır.Hierdoor wordt de schadelast van de verzekeraar beperkt.
Hücre içindeki büyük moleküllerin hücre dışına atılmasını sağlayan taşıma şeklidir.Hierdoor worden grote moleculen uit de cel gehouden.
Bazıları ise nükleer başlık da taşımaktadır.Sommige zijn uitgerust met nucleaire raketten.
Grup gemi inşasına ek olarak 9 gemisiyle taşımacılık yapmaktadır.Er zijn negen schepen volgens het oorspronkelijk concept gebouwd.
Boeing 80 Boeing şirketinin ilk yolcu taşıma amaçlı uçağıdır.Boeing Air Transport introduceerde ook als eerste de stewardess op de Boeing 80.

İlgili Sayfalar