taşıma ile cümle
taşıma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Barabbas'ın hikâyesi, toplumsal olarak özel anlamlar taşımaktadır.حيث يفسرون أفكار بوليفار من منظور اشتراكي.
Yol haritalarının ortaya çıkması aynı zamanda toplu taşımacılık altyapısının da gelişmesine yardımcı olur.وفي نفس الوقت كان ظهور خارطة الطريق تساعد أيضاً في تطوير البنية التحتية للنقل العام.
Kanıtlar, başkalarıyla cinsel ilişkiye girmeyen heteroseksüel çiftlerin risk taşımadığını desteklemektedir.الدليل يؤكد عدم وجود أي خطر للممارسة الجنسية مغايرة الجنس بين الأزواج الذين لا يمارسون الجنس مع آخرين.
Telekomünikasyon, otomotiv ve ilaç sanayisi de büyük önem taşımaktadır.الاتصالات السلكية واللاسلكية وصناعة السيارات والصناعات الدوائية هي أيضا ذات أهمية كبيرة.
Pratibha Patil bugüne kadar tartışmalı bir seçimi kaybetmemiş olması özelliğini taşımaktadır.ويذكر أن براتيبها باتيل لم تخسر في حياتها أية انتخابات خاضتها.
Hızlı bir taşıma türü olan hava yolu taşımacılığı diğer ulaşım metotlarına göre daha masraflıdır.فعلى سبيل المثال، يكون نموذج الطيران بالعدو السريع أكثر توفيرًا للطاقة عند مقارنته بالفرضيات الأخرى البديلة.
Ürün kısa zamanda müşteriye ulaştırılmakta ve taşıma maliyeti az olmaktadır.وبالنتيجة يتم تسليم كمية كبيرة من الطعام إلى العملاء في فترة قصيرة من الزمن وبجودة عالية.
Hukukî anlamda Islahat Fermanı, misak değil bir fermandır ve anayasal belge özelliği taşımaktadır.السرقة الأدبية ليست جريمة بحد ذاتها، ولكنها تعدّ انتهاكا لحقوق النشر والتأليف.
Bir Amerikan deniz uçağı taşıma gemisi Japon deniz uçağı taşıma gemisi1981 - اصطدام غواصة نووية أمريكية بسفينة شحن يابانية.
Bu uçak, uçak parçaları taşımak için değişime uğramıştır.قام رو ببناء طائرات جديدة من قطع الغيار.
Film, kült film statüsü taşımaktadır.فأخرج فيلما بعنوان إرحل.
İstanbul'daki Davutpaşa semti onun adını taşımaktadır.يحمل حي بيرم باشا في إسطنبول اسمه حتى اليوم.
Bu da milli değerleri unutmamak açısından önem taşımaktadır.بهذه الطريقة يتم تفادي التركيز على الجانب المالي فقط.
Cinsel yönelimleri tedavilerinde çok ya da az önem taşıyabilir ya da hiç önem taşımayabilir.يمكنها إدارة جميع الممتلكات العقارية مع القليل من الإشراف أو بدونه.
Tupolev Tu-204 çift motorlu orta menzilli jet uçağı olarak, 210 yolcu taşıma kapasitesine sahiptir.توبوليف تي يو - 204 هي طائرة بمحركين متوسطة المدى روسية الصنع، قادرة على حمل 212 راكبا.
Bakü'deki 203 numaralı ortaokul onun adını taşımaktadır..المدرسة رقم 133 في يريفان سميت باسمه.
Belirli Antik Roma yollari bir özel yol isimi tasimaktaydi.عملت شركات خاصة على مكافحة حرائق روما قديما.
İlköğretim vardır fakat kullanılmamaktadır, taşımalı eğitimde yoktur.يحتاج إلى بعض المساعدة لكنه يستطيع السير دون مساعدة.
2002 yılında yaklaşık 14 milyon ton yük taşımacılığı gerçekleştirilmiş bulunmaktadır.عام 2002 شهد تسجيل حوالي أربعة ملايين سفينة صيد.
Yevgeni Mravinski'nin eserinde Russov!a taşımak istediği özelliklerdir.قائمة البراكين في روسيا You must specify vnum when using {{cite gvp}}.
Birçok tank 40 mm top taşımaktaydı.ولكن معظم الطائرات حملت خزانات وقود سعة 400 لتر.
Aktif taşımaعملية النقل النشط.
Avrupa’nın ana ulaşım ve taşıma hatlarından olan Tuna, bölge içi gemi taşımacılığını domine eder.يُهيمن نهر الدانوب الذي يعدّ من خطوط النقل والمواصلات البحرية في أوروبا، على سفن الشحن البحري داخل المنطقة.
Eğitim taşımalı sisteme göre Saçmalıpınar merkez ilköğüretim okulunda yapılmaktadır.أنه شديد الكلام لدرجة السخافة وهو القلب النابض في المدرسة.
Nüfusu az olduğu için ikinci kademe Değirmenli kasabasına taşımalı gitmektedir.ثم هاجر الهجرة الثانية إلى المدينة المنورة.
Kongo Nehri ile birlikte Bangui ve Brazzaville arasındaki nehir taşımacılığı için önemli yollar sağlar.ويمثل هذا النهر، مع نهر الكونغو، شريانًا مائيًا لنقل القوارب النهرية بين بانغوي وبرازافيل.
Gemilerin taşıma yapabileceği sadece Benue nehri bulunmaktadır.كما ان هنالك العديد من روافد نهر بينيوس التي تجري في المنطقة.
Standart lançerinden üç füze taşımaktadır.وهو صاروخ ثلاثي المراحل.
Yüksek patlayıcı özellikte savaş başlığı taşımaktadır.تقوم بحمل رأس من المتفجرات الشديدة.
Bu yardım daha fazla yakıt taşımaktan daha fazla kullanışlıdır.هذه الطريقة كانت تستهلك كمية أكبر من الوقود.
Hava taşıma işlemlerini gerçekleştirme kapasitesi.قدرتها على تحمل تقلبات الطقس.
Albüm kapağındaki yazı "İlk elektronik canlı-dijital albüm" anlamı taşımaktadır.إن تحديد نقطة واحدة خلال هذا المشوار على أنها «أول حاسوب اليكتروني رقمي» أمر صعب جدا.
ICAO standardı elektronik pasaportlarda "çip içinde" () sembolü taşımaz.ونتيجة لذلك، جوازات السفر الالكترونية في جمهورية الدومينيكان لا تحمل "رقاقة داخل" رمز الجواز الإلكتروني .
Bu otel, toplu taşımaya uygun bir yerde bulunuyor.يقع هذا الفندق في مكان مناسب فيما يخص النقل العمومي.
Gemi Endonezya'dan ham madde taşımaktadır.تنقل السفن المواد الخام من أَنْدونِيسيَا
Gözetim uçakları genellikle silah taşımazlar veya yalnızca sınırlı savunma silahları taşırlar.As aeronaves de vigilância, normalmente, estão sem armamento ou apenas com armamento defensivo limitado.
Çin'in insan taşıması için tasarlanan ilk uzay aracı Ocak 1968'de Shuguang-1 (曙光一号) olarak adlandırıldı.A primeira nave espacial tripulada chinesa foi nomeada Shuguang-1 (曙光一号) em janeiro de 1968.
Judith'in Holofernes'in kesik kellesini taşıması (restorasyondan önce) .Judite carregando a cabeça de Holofernes (antes da última restauração).
Aynı zamanda su taşımacılığı da gelişti.O transporte de água também melhorou.
Birlikte çaldığı son grup Joe Strummer & The Mescaleros adını taşımaktadır.Ele também abriu concertos para Joe Strummer & The Mescaleros.
Savaştan sonra bir marangoz olarak çalıştı ve daha sonra Nice kentinde kendi taşımacılık şirketini kurdu.Após a guerra, trabalhou como marceneiro e mais tarde fundou a sua própria empresa de transporte, em Nice.
Hat üzerinde şu an sadece yük taşımacılığı yapılmaktadır.Hoje há apenas transporte de cargas.
1939 - Nazi Almanyası tüm Yahudi vatandaşların "sarı Yahudi yıldızı" taşımasını zorunlu kıldı.1: A Alemanha obriga os judeus a usar a estrela amarela.
Adada taksiler dışında halk taşımacılığı yoktur.Com exceção dos táxis, não há nenhum serviço de transporte público na ilha.
Bu silaha ait altı mermi ve aletleride taşımaktaydı.Foram necessários seis mil desses canhões.
Sınavlar ve liyakat kültürü, günümüz Çin'de yine büyük önem taşımaktadır.Os exames e a cultura do mérito ainda permanecem muito valorizados na China atual.
Günde ortalama 90.000 yolcu taşımaktadır.Diariamente são transportadas 90 mil pessoas.
Ayrıca, Sümerliler için güneybatı rüzgarını, fırtınaları taşımayı, temsil ederdi.Ele também representava o vento sudoeste, que trazia as tempestades e a estiagem.
24 tona kadar taşıma kapasitesi vardı.Tinha capacidade de carga para até 62 toneladas.
Ayrıca, Linux'u taşımak için çalışıldı.Ele foi organizada também em Linux.
Örneğin taşıma kapasitesi arttırıldı.Sua capacidade para transportar carga aumentou.
Ödül efsanevi oyuncu Alfredo Di Stéfano'nun adını taşımaktadır.O prêmio é nomeado pelo lendário jogador, Alfredo Di Stéfano.
Metro sistemi günlük 1.38 milyon yolcu taşımaktadır.Transporta diariamente cerca de 1,38 milhões de passageiros.
Fidye ödeyerek esirlerin serbest bırakılmasını sağlamak için yanında 120,000 altın meblağ taşımaktaydı.Uma soma de 120 000 peças de ouro foi paga pela liberdade dos prisioneiros.
Meksika ve İtalyan kanı taşımaktadır.McCarthy tem sangue Mexicano e Canadense.
Kostüm PETİT imzası taşımaktadır.Ele usa um modelo de assinatura.
13,010,000 TEU'luk kargo taşımacılığı gerçekleştirilmiştir.O porto manipula carga de 13,010,000 TEUs.
İlk 24 saat içinde yük taşımaya devam edebilir.Podia carregar até 24 minas.
Oneworld aynı zamanda dünyanın en büyük üç global havayolu taşımacılığı birliğinden biridir.Oneworld é uma das maiores alianças entre empresas aéreas atualmente.
Bu bitmemiş görevi, bu cesur insanların bu kadar ilerlettiği noktadan alıp daha ileriye taşımalıyız.Precisamos de uma nação suficientemente corajosa que nos leve nesta direcção.