taşıma ile cümle

taşıma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Taşıması, depolaması çok daha kolaydır.Facile da impiegare e immagazzinare.
Okul kapalı olup taşımalı kapsamına alınmıştır.La scuola fu chiusa e quindi demolita.
Tom'un onu taşımasına izin ver.Позволь Тому это отнести.
Araba bir taşıma aracıdır.Машина - это транспортное средство.
Bu ağır metal kutuları taşımak için yeterince güçlüyüm.У меня достаточно силы, чтобы нести эти тяжелые металлические ящики.
Taşımalı eğitim yapılmaktadır.Нужно подумать, как водить.
Diğer Hindu tanrılarından farklı olarak Brahma silah taşımaz.В отличие от большинства других индуистских божеств, Брахма не держит в своих руках какого-либо оружия.
Bu seri, Sid Meier'in Pirates oyun serisi ile büyük benzerlikler taşımaktadır.Так, Sid Meier's Pirates! относится к играм такого типа.
Üzerimizde taşımak sevap mıdır?"Почему же они нас выгнали?»
Yolcu taşımacılığında kullanılmıştır.Использовалась для пассажирского движения.
Tanrı'nın Musa'ya indirdiği yazılı olmayan Sözlü Tora vahyin gizli bilgisini taşımaktadır.Лишь страшные знамения вынудили его не препятствовать Моисею.
Türkiye’de ise merak ve korkuyu aynı anda hissetme anlamını taşımaktadır.Потому поездка в Лондон манит и страшит его одновременно.
İkinci kademe öğrencileri taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır.Второй страж несёт ответственность за подготовку учеников.
3.sınıf üstü öğrenciler ise icikler kasabası'na taşımalı olarak gitmektedirler.Вскоре третий класс едет в Столицу штата.
Erice 1934'a kadar Monte San Giuliano adını taşımaktaydı.До 1934 г. называлась Монте-Сан-Джулиано.
Mahallede, ilköğretim okulu vardır ve taşımalı eğitim yapılmaktadır.В тюрьму приходит женщина-тренер и проводит занятия.
Yojimbo, Japonca'da koruma anlamını taşımaktadır.Энрё — необходимость сдержанности в Японии.
Taşıması kolaydır.Легко переносят переезд.
Köstebekleri kurması ve taşıması pahalıdır.Их постройка и содержание стоили дорого.
Elektrik ile çalışan vagonlar saatte 540 yolcuyu taşımaktadır.По железной дороге ходят три поезда с пропускной способностью 540 пассажиров в час.
Warren G'nin 2005 yılında çıkardığı 5. albümü In The Mid-Nite Hour adını taşımaktaydı.Warren G выпустил новый альбом 11 октября 2005 года, который назывался In the Mid-Nite Hour.
Tevhid kelimesini (Lâ ilâhe illallâh) söylemek Allah'tan başka tapınılan şeyleri tanıdıkça bir anlam taşımaz.Значение слов «утвердился», «своими руками», «придёт» применительно к Аллаху доподлинно неизвестно.
Ürün kısa zamanda müşteriye ulaştırılmakta ve taşıma maliyeti az olmaktadır.Доставить потребителю продукцию с минимальными затратами.
İçme suyu ve her türlü erzak yakında bulunan adalardan taşıma yoluyla temin edilebilmektedir.По ним и между ними как по фитилю движется вода.
1939 - Nazi Almanyası tüm Yahudi vatandaşların "sarı Yahudi yıldızı" taşımasını zorunlu kıldı.В начале 1942 года нацисты приказали всем евреям Бельгии носить желтую звезду.
Yükleten aynı zamanda taşımacıya garanti vermelidir.Велобагажник позволяет также позволяет перевозить грузы.
Halen, buralarda birçok yer Çerkes (Adıge) adları taşımaktadır.Множество, в котором найдётся подмножество, равномощное некоторому (ненулевому) предельному ординалу.
1900 yılında uçurdukları ilk planör ancak umduklarının yarısı kadar taşıma sağlamıştı.Подъёмная сила их первого планера, запущенного в 1900 году, составляла около половины ожидаемого уровня.
Savaş sonrasında pek çok C-47 sivil taşımacılık amacı ile yeniden elden geçirilmiştir.После начала войны таким же образом были переоборудованы несколько C-47 военно-воздушных сил Гондураса.
Bakü şehrinde bulunan sokaklardan biri onun ismini taşımaktadır.Одна из улиц этого города носит его имя.
Toplu taşıma hizmeti öğrencilere ücretsiz olarak veriliyor.Все эти услуги предоставляются студентам бесплатно.
Kamyon, ağır yük taşımaya yarayan motorlu araçtır.Грузоподъёмная машина — машина, предназначенная для подъёма грузов.
Mektuplar, edebî mektup özelliği taşımaktadır.Вологда Письма, письма лично на почту ношу.
Takım sahiplerinden biri olarak, güzel konuşmak ve gençlere örnek olmak sorumluluğunu taşıması gerekir." dedi.Правилом его работы было развить хорошие черты ребёнка и сделать из него честного человека».
Rusya'nı ndeniz yoluyla taşınan petrolünün yüzde 20'sini Gunvor taşımaktadır.Более 80 % чая, продаваемого на территории России, фасуется там же.
Ayrıca taşımacılık yapılmaktadır.Это и есть перенос.
Genellikle taşımacılıkta ölen kişi sayısı hayatta kalan esirlerin sayısını aştı.Потери противника убитыми во много раз превышали число захваченных пленных.
Fakat okul 2012 yılından itibaren taşımalı olmuştur.Во всех школах в обязательном порядке - с 2012 года.
Üçüncü koşul daha az önem taşımaktadır.Третий уровень имеет пока наименьшее распространение.
Yükü Taşıma / İlerletme (YT): Bir el hareketi ile bir nesneyi hareket ettirme.Не будь лапотника, не было бы и бархатника (то есть дворянина).
Başladığı zaman o sadece 8 oldu taşıma eğitimi Genç Teknisyenler 'tasarım sınıf.В возрасте 8-ми лет начинает заниматься на станции юных техников в кружке Транспортного дизайна.
36 kişinin öldüğü kazadan sonra bu taşımacılık yönteminden vazgeçildi.После окончания войны от этого вида транспортировки умерших окончательно отказались.
Yıllık taşıma kapasitsi 7 milyon varildir.Мощность перевалки грузов - 7 млн т в год.
Tarım da kasaba ekonomisinde önem taşımaktadır.Сельское хозяйство занимает ведущее место в экономике города.
Taşıma kapasitesi: 63 yolcu.Экипаж: 3 пилота Вместимость: 50 пассажиров.
Ayrıca, Linux'u taşımak için çalışıldı.Ведётся работа над портированием Linux.
Havalimanına direkt toplu taşıma yoktur.Рейсов общественного транспорта прямо до аэропорта не существует.
Bu nedenle Orta Çağ'da çok ölümcül bir silah özelliği taşımaktadır.В эпоху Средневековья зарождается огнестрельное оружие.
Kadınların birinin elinde flüt vardır, diğeri ise sürahi taşımaktadır.Одна женщина держит в руках книгу и меч, другая — цветок.
Türkler doğu kültürlerini batıya ve batı kültürlerini doğuya taşımakla da önemli bir rol oynamışlardır.Его труды сыграли важную роль в процессе сближения культур Востока и Запада.
Sagartian süvarisi ise hançe taşımakla birlikte esas silahları kementtir.Её телохранитель, вопреки правилам безопасности оставляет при себе оружие.
Karayolu taşımacılığı ise yolcu taşıma sektörünün öncüsüdür.Мусорные ворота являются главным пунктом проезда автомобилей.
Uzun mesafe yük taşımacılığı için uygun değildir.Транспортировка на такие расстояния нерентабельна.
Böylesi taşıma biçimine retrograt taşıma denir.Такое движение называют ретроградным.
Her bir kayık 26 yolcu taşıma kapasitesindedir.Машина способна перевозить 6 человек экипажа.
Toplam taşıma, yarısı dolaşımda iken, 70-80 Sv'ye kadar 36 ° c'ye kadar çıkabilir.Так, перебирая их одну за другой, он дошёл до семнадцатифутовой.
Ödül efsanevi oyuncu Alfredo Di Stéfano'nun adını taşımaktadır.Награда названа в честь легендарного игрока Альфредо Ди Стефано.
Metro, 2 dakikada bir yapılan seferlerle, saatte 41 bin, yılda 150 milyon yolcu taşıma kapasitesine sahiptir.Метрополитен позволит перевозить 41 000 человек в час или 150 млн человек в год.
Ticari hava taşımacılığında tüm uçaklarda kabin belirli sınıflara ayrılır.В этом самолёте весь салон оборудован под бизнес-класс.
Bir yıl içinde, Hibbs Fish Company günde 450 kg'dan fazla balık taşımaya başladı.Менее чем через год компания стала продавать более 1000 фунтов (454 кг) рыбы ежедневно.

İlgili Sayfalar