taşıma ile cümle
taşıma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Öğretim faaliyetleri KGG' nün NATO standartları çizgisine doğru geliştirilmesi amacını taşımaktaydı.Gli sforzi di tutoraggio dovevano sviluppare la KSF in linea con gli standard della NATO.
Günümüzdeki mahalleleri hâlâ bu eski toprak sahiplerinin adlarını taşımaktadır.Difatti, parte delle contrade attuali posseggono i nomi dei vecchi proprietari terrieri.
Üzerimizde taşımak sevap mıdır?"Siamo noi che avemmo torto, o lo hanno loro? ...»
Meksika ve İtalyan kanı taşımaktadır.Il corpo e il sangue d'Italia.
Nil nehri tarih boyunca ve günümüzde taşımacılıkta da yoğun olarak kullanılmaktadır.Il Nilo è stato ed è tuttora utilizzato per il trasporto di merci lungo il suo percorso.
Kurallara uygun ekipmanları taşımayan sporcular diskalifiye edilir.Nuove sanzioni per le squadre che non rispettano le regole.
Bunun için en uygun olan yöntem, kitapları eşeklerle taşımaktır.Il metodo migliore per sistemare le bottiglie è utilizzare degli scaffali.
Bir tekne mühimmat taşıma maksadı ile kullanılmaktadır.Si può scommettere il carico di una nave.
İstanbul'un Bayrampaşa ilçesi onun adını taşımaktadır.Lo stadio di Belfort porta il suo nome.
Sürekli gelişimde her zaman en iyiyi yakalamak arzusu TKY de hep bir ileri safhaya taşımaktadır.Come sempre le cose si risolvono per il meglio e il cattivo viene catturato.
Şarkının sözü ve müziği Sinan Akçıl imzası taşımaktadır.La musica tranquilla e soave accompagna il testo.
Sinema ve çizgi filmlerde büyük önem taşımaktadır.Nei suoi film i dialoghi e la parola hanno un ruolo centrale.
Ancak son yıllarda taşımalı eğitim yapılmaktadır.Negli ultimi mesi si era allenato con...
Aynı zamanda taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır.Ha quindi il vantaggio di essere contemporaneamente un percorso formativo.
Ayrıca İtalyan pasaportu da taşımaktadır.Mantenne sempre il passaporto italiano.
Bir Sih her zaman bu materyali yanında taşımalıdır.Ha sempre con sé un dispositivo cercamine.
Koca tanrı, Atlas'a büyük bir ceza verdi; Atlas, sonsuza kadar Gök Kubbe'yi sırtında taşımalıydı!Però Zeus mandò in esilio Menezio e condannò Atlante a portare il Cielo sulle spalle per sempre.
Yük taşıma geliri toplam gelirin yaklaşık üçte ikisini oluşturuyordu.Il costo della migrazione si stimava così ridotto di un terzo.
Hat üzerinde şu an sadece yük taşımacılığı yapılmaktadır.Oggi a livello industriale si occupa solo di imballaggi.
Daha çok uluslararası ticarette önem taşımaktadır.Più e più nazioni abbracciarono il commercio internazionale.
Mahallenin gelenek ve görenekleri Karadeniz yöresinin özelliklerini taşımaktadır.Della Cella raccoglie osservazioni sul carattere e costumi degli abitanti del paese.
Harezmşahlar her yönüyle İran kültürünü taşımaktadır.Il tutto in cambio della neutralità iraniana.
Euro palet sistemi demiryolu taşımacılığında kullanılan tahata paletlere dayanamaɬktadır.È raggiungibile dalle stazioni EUR Palasport e EUR Fermi.
Bu yollar, uluslararası taşımacılıkta önemli bir yere sahiptir.La linea è ancora molto importante per il trasporto merci internazionale.
23 Aralık'ta Yavuz ve Hamidiye Kruvazörü üç taşıma gemisine Trabzon'a dek eskortluk yaptı.Il 23 dicembre scortarono tre navi da trasporto a Trebisonda.
Soyuz, üç mürettebata kadar taşıma ve yaklaşık 30 güne kadar yaşam desteği sağlayabilir.Il Sojuz poteva trasportare tre cosmonauti e provvedere alla loro vita per 30 giorni-uomo.
Osmanlı'nın yükseliş döneminde tavla çok büyük bir önem taşımaya başlamıştı.A Verona il clima iniziava ad essere molto teso.
Silah taşıma, rozet takma ve tutuklama yetkisine sahiptir.Diritto a portare e detenere armi.
SpaceX özel sektör tarafından finanse edilen bir uzay taşımacılığı şirketidir.SpaceX è un'azienda di trasporto aerospaziale privata.
Köyün büyük çoğunluğu BülBül soyadını taşımaktadır.La maggior parte delle province porta il nome del capoluogo.
Pilot, Fransız pasaportu taşımasına karşın Belçika lisansıyla yarışmaya başlamıştır.Il team passerà a correre con licenza britannica.
Ancak Sonraki Eğitim dönemi Taşımalı olarak yararlanılmaktadır.L'unica differenza è il tempo che impiegano a formarsi.
Team Rose'un kurulma sebebini taşımaktadır.Il duca ordina l'arresto di Rosa.
Bazıları ise nükleer başlık da taşımaktadır.La Francia possiede anche un certo numero di bombardieri nucleari.
Köy tamamıyla bir orman içi köyü olup güzel bir tatil köyü niteliği taşımaktadır.Ma qualcuno vuole trasformare il campeggio in una lussuoso villaggio vacanze.
Adada taksiler dışında halk taşımacılığı yoktur.Sull'isola non esistono mezzi pubblici.
UDP ve TCP için taşımaları için RTSP protokolü için varsayılan port 554'dür.La porta di default per il protocollo RTSP è 554 sia che si utilizzi TCP che UDP per il trasporto.
Bu öneriler henüz resmi bir nitelik taşımamaktadır.Ma per ora sono solo voci senza conferme ufficiali.
Ulaşım, özel ve kamu toplu taşıma araçları ile yapılmaktadır.La base della montagna è facilmente raggiungibile con mezzi di trasporto pubblici e privati.
O sene silah taşıma ve tutuklamaya karşı gelme suçlarından hapse girdi.Ha scontato tempo in prigione per contrabbando e sparatorie.
Yük taşınması esas olarak demiryolu taşımacılığı ile sağlanmaktadır.Questa rotta è trafficata soprattutto per il rifornimento di merci.
Son romanı ‘Gönül Yakınlıkları’ (Die Wahlverwandschaften), dönemin iç deneyimlerinin izlerini taşımaktadır.Intanto lo staff della "Mode" ha a che fare con le conseguenze dei recenti avvenimenti.
Eskiden insanların yük taşımak için kullandıkları araç.Vettura pensata per il trasporto di persone.
Yine de tanrıça Neftis ve Hathor'un kireçtaşından yapılma heykelleri, çağın zenginliğinden izler taşımaktadır.I versi della Divina Commedia e dell’Orlando Furioso fanno parte dei ricordi della sua infanzia.
Kampanyayı başlatanlar, kampanyanın bireysel olduğu, siyasi hiçbir unsur taşımadığını dile getirdiler.Questo ha suggerito ai critici che la nazione non ha una strategia militare.
Günde ortalama 450.000 yolcu taşımaktadır.Si stima che trasporti quotidianamente più di 450 000 passeggeri.
2011 yılından bu yana Fifa kokartı taşımakta ve UEFA'nın elit hakemleri arasında yer almaktadır.Dal 2015 fa parte della categoria élite degli arbitri UEFA.
Mahallede, ilköğretim okulu 5. sınıfa kadar bulunmaktadır. taşımalı eğitimden de yararlanılmaktadır.Anche lui sta cercando di essere ammesso alla scuola ed è al quinto tentativo.
İşi otele gelen müşterilerin bavullarını taşımaktır.Quest'ultima viene eseguita con dei carrelli per i bagagli tipici di un hotel.
Mahallede, ilköğretim okulu vardır ancak bazı sınılar taşımalı sistemle yararlanılmaktadır.Un argomento che può sembrare scolastico ma in realtà ha numerose possibilità di spaziare.
Torpido bot, savaşta torpido taşımak için tasarlanmış nispeten küçük ve hızlı bir savaş gemisidir.Un cacciasommergibili è un piccolo e veloce vascello, progettato e destinato alla lotta antisommergibile.
Şehir tarihi eserleri bakımından herhangi bir hükümranlık dönemine ilişkin baskın özellikler taşımaz.Come già detto manca invece nelle città ogni traccia di un potere regale.
Nehir taşımacılığı kara içinde yapılacak diğer taşımacılık faaliyetlerine göre oldukça avantajlıdır.L'arma si rivelò particolarmente adatta alle operazioni portate avanti in clandestinità.
Ortaokul öğrencileri Karacaköy Ortaokulu'na taşımalı olarak gitmektedir.Necessario per passare alla scuola media.
Fakat içlerinden biri çok tehlikeli bir sırrı da taşımaktadır.Uno dei tre frati nasconde un pericoloso segreto.
Her mineral cevher değeri taşımaz.Ricordiamo che i semi non hanno alcun valore.
Köyde ilköğretim okulu vardır; ancak kullanılmamakta; fakat taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır.Le lezioni sono facoltative; esiste un orario, ma vale solo per gli insegnanti.
Köyde, ilköğretim okulu vardır fakat öğrencileri taşımalı olarak terke ilköğretim okuluna gitmektedir.Credono che sia una festa, ma il liceo che frequenteranno loro si rivela severissimo.
Son olarak, bazı sistemlerde, OTP'ler kullanıcının taşıması gereken bir kağıda basılmıştır.In una di queste circostanze vennero a mancare delle derrate che un compratore stava aspettando.
Günümüzde geleneksel kıyafetlerini çeşitli kutlamalarda taşımaktadırlar.Oggi il costume tradizionale si indossa solo in occasione di grandi feste popolari.